Antalya'da boşandığı eşi Hanım Biçer'i 11 Eylül 2025'te öldüren Hızır Çelik, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Haber Giriş Tarihi: 15.10.2026 14:37
Haber Güncellenme Tarihi: 15.10.2026 14:40
Kaynak:
İHA
Antalya'da boşandığı eşi Hanım Biçer'i (32 yaşındaki sanık Hızır Çelik'in eski eşi) eşarpla boğup yüzüne yastık bastırarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan Hızır Çelik, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın haksız tahrik indirimi talebine karşılık cezasında herhangi bir indirim uygulamazken, ölümün ardından cep telefonunu aldığı iddiasıyla yöneltilen hırsızlık suçundan beraatine karar verdi.
Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde boşandığı eşi Hanım Biçer'i öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Hızır Çelik hakkındaki davada karar çıktı.
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti.
Mahkeme heyeti, sanığın savunmalarına rağmen haksız tahrik indirimi uygulamadı. Çelik hakkında ayrıca açılan ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçundan ise beraat kararı verildi.
EŞARPLA BOĞDU, ARDINDAN YÜZÜNE YASTIK BASTIRDI
Olay, 11 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesine bağlı Güzeloba Mahallesi'nde meydana geldi.
İddiaya göre Hızır Çelik, boşandığı eşi Hanım Biçer ile birlikte eve gitti. İkili arasında geçmişte yaşanan meseleler nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü.
Çelik, tartışma sırasında Biçer'i eşarbıyla boğdu, ardından yüzüne yastık bastırarak ölümüne neden oldu.
Olayın ardından yaklaşık üç saat daha evde kalan Çelik, daha sonra adresten ayrıldı.
Olaydan yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini telefonla arayan Çelik'in, ❝Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun.❞ dediği öğrenildi.
Çelik, daha sonra Yeniköy Polis Amirliğine giderek teslim oldu.
İhbar üzerine adrese sevk edilen polis ekipleri, Hanım Biçer'in cansız bedenini evde buldu.
Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Biçer'in cenazesi, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Gözaltına alınan Çelik, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Sanığın ilk ifadesinde, ❝Eve beraber gittik, eski konuları açtı. O esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti.❞ dediği belirtildi.
KAMERALARA BİRLİKTE GİRDİKLERİ EVİ TEK BAŞINA TERK ETTİĞİ YANSIDI
Olay öncesi ve sonrasına ilişkin güvenlik kamerası kayıtları da soruşturma dosyasına girdi.
Görüntülerde Hanım Biçer ile Hızır Çelik'in birlikte siteye girdikleri, Biçer'in kapıyı açmasının ardından eve geçtikleri görüldü.
Bir süre sonra elinde poşetle evden tek başına çıkan Çelik'in, merdivenlerden indikten sonra eve doğru baktığı ve siteden ayrıldığı anlar kameralara yansıdı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Çelik'in eski eşini eşarpla boğarak öldürdüğü ve Biçer'e ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi.
Sanık hakkında ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ ile ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçlarından dava açıldı.
SON SAVUNMASINDA CİNAYETİ İNKÂR ETTİ
Davanın karar duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşmaya tutuklu sanık Hızır Çelik, hayatını kaybeden Hanım Biçer'in ağabeyleri Resul Biçer ve Recep Biçer ile taraf avukatları katıldı.
Son savunmasında cinayet işlediğini reddeden Çelik, ❝Cinayet işlemedim, işlemek isteseydim ilk gün gerçekleştirirdim. Soyut bir şey inkâr edilebilir ama somut bir şeyin inkâr edilmesini anlamıyorum.❞ ifadelerini kullandı.
Eski eşi ve ailesine yönelik çeşitli iddialarda bulunan sanık, boşanmanın ardından uzun süre zor bir dönem geçirdiğini öne sürdü.
Çelik, savunmasında, ❝8 ay boyunca kaçmaya çalıştım, çocuklarımı korumak için her şeyi yaptım. Birini öldürmek istesem inşaat işi yapıyordum, bir yere götürür öldürürdüm. 1 yıl boyunca cinnet halinde yaşadım.❞ dedi.
❝BURADAN ÇIKIP ÇOCUKLARIMI ALIP YURT DIŞINDA YAŞAMAK İSTİYORUM❞
Sanık Çelik'in son savunmasında gelecek planlarından söz etmesi de dikkat çekti.
Hayatı boyunca çalıştığını ve hırsızlık yapmadığını ileri süren Çelik, hayatında Svetlana isimli bir kız arkadaşının bulunduğunu belirtti.
Çelik, ❝Hayatım boyunca çalıştım, hırsızlık yapmadım. Hayatıma yeni düzen kurmak için kız arkadaşım Svetlana var hayatımda. Buradan çıkıp çocuklarımı alıp, yurt dışında yaşamak istiyorum.❞ ifadelerini kullandı.
MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KARARI
Tarafların son beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, sanık hakkındaki kararını açıkladı.
Heyet, Hızır Çelik'i ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Çelik'in Hanım Biçer'e ait cep telefonunu alması nedeniyle yöneltilen ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçundan ise beraatine hükmedildi.
❝HER NE KADAR ÖLEN GERİ GELMESE DE VİCDANIMIZ RAHATLADI❞
Duruşmanın ardından Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına davayı takip eden avukat Yağmur Burçin Sayın Kurt, mahkemenin kararını değerlendirdi.
Bir önceki duruşmada savcılığın esas hakkındaki mütalaasını sunduğunu hatırlatan Kurt, haksız tahrik indirimi uygulanmamasını önemli bulduklarını belirtti.
Kurt, ❝Bir önceki celsede mütalaa verilmişti. Mütalaa doğrultusunda haksız tahrik indirimi uygulanmadan emsal niteliğinde bir karar aldık. Bu kararın diğer cinayet dosyalarında da uygulanmasını istiyoruz.❞ dedi.
Sanığın savunmalarında hayatını kaybeden kadına yönelik iddialarda bulunduğunu ifade eden Kurt, sözlerini şöyle tamamladı:
❝Her ne kadar fazlasıyla haksız tahrik indiriminden faydalanmak için maktullere iftiralar atılmış olsa da bu dosyada bunu görmedik. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Her ne kadar ölen geri gelmese de vicdanımız rahatladı.❞
Mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis kararıyla dava ilk derece mahkemesinde sonuçlandı. Kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin ise henüz bilgi paylaşılmadı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ESKİ EŞİNİ EŞARPLA BOĞAN SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
Antalya'da boşandığı eşi Hanım Biçer'i 11 Eylül 2025'te öldüren Hızır Çelik, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Antalya'da boşandığı eşi Hanım Biçer'i (32 yaşındaki sanık Hızır Çelik'in eski eşi) eşarpla boğup yüzüne yastık bastırarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan Hızır Çelik, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın haksız tahrik indirimi talebine karşılık cezasında herhangi bir indirim uygulamazken, ölümün ardından cep telefonunu aldığı iddiasıyla yöneltilen hırsızlık suçundan beraatine karar verdi.
Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde boşandığı eşi Hanım Biçer'i öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Hızır Çelik hakkındaki davada karar çıktı.
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti.
Mahkeme heyeti, sanığın savunmalarına rağmen haksız tahrik indirimi uygulamadı. Çelik hakkında ayrıca açılan ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçundan ise beraat kararı verildi.
EŞARPLA BOĞDU, ARDINDAN YÜZÜNE YASTIK BASTIRDI
Olay, 11 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesine bağlı Güzeloba Mahallesi'nde meydana geldi.
İddiaya göre Hızır Çelik, boşandığı eşi Hanım Biçer ile birlikte eve gitti. İkili arasında geçmişte yaşanan meseleler nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü.
Çelik, tartışma sırasında Biçer'i eşarbıyla boğdu, ardından yüzüne yastık bastırarak ölümüne neden oldu.
Olayın ardından yaklaşık üç saat daha evde kalan Çelik, daha sonra adresten ayrıldı.
ESKİ EŞİNİN KARDEŞİNİ ARAYIP ❝BEN KIZI ÖLDÜRDÜM❞ DEDİ
Olaydan yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini telefonla arayan Çelik'in, ❝Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun.❞ dediği öğrenildi.
Çelik, daha sonra Yeniköy Polis Amirliğine giderek teslim oldu.
İhbar üzerine adrese sevk edilen polis ekipleri, Hanım Biçer'in cansız bedenini evde buldu.
Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Biçer'in cenazesi, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Gözaltına alınan Çelik, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Sanığın ilk ifadesinde, ❝Eve beraber gittik, eski konuları açtı. O esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti.❞ dediği belirtildi.
KAMERALARA BİRLİKTE GİRDİKLERİ EVİ TEK BAŞINA TERK ETTİĞİ YANSIDI
Olay öncesi ve sonrasına ilişkin güvenlik kamerası kayıtları da soruşturma dosyasına girdi.
Görüntülerde Hanım Biçer ile Hızır Çelik'in birlikte siteye girdikleri, Biçer'in kapıyı açmasının ardından eve geçtikleri görüldü.
Bir süre sonra elinde poşetle evden tek başına çıkan Çelik'in, merdivenlerden indikten sonra eve doğru baktığı ve siteden ayrıldığı anlar kameralara yansıdı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Çelik'in eski eşini eşarpla boğarak öldürdüğü ve Biçer'e ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi.
Sanık hakkında ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ ile ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçlarından dava açıldı.
SON SAVUNMASINDA CİNAYETİ İNKÂR ETTİ
Davanın karar duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşmaya tutuklu sanık Hızır Çelik, hayatını kaybeden Hanım Biçer'in ağabeyleri Resul Biçer ve Recep Biçer ile taraf avukatları katıldı.
Son savunmasında cinayet işlediğini reddeden Çelik, ❝Cinayet işlemedim, işlemek isteseydim ilk gün gerçekleştirirdim. Soyut bir şey inkâr edilebilir ama somut bir şeyin inkâr edilmesini anlamıyorum.❞ ifadelerini kullandı.
Eski eşi ve ailesine yönelik çeşitli iddialarda bulunan sanık, boşanmanın ardından uzun süre zor bir dönem geçirdiğini öne sürdü.
Çelik, savunmasında, ❝8 ay boyunca kaçmaya çalıştım, çocuklarımı korumak için her şeyi yaptım. Birini öldürmek istesem inşaat işi yapıyordum, bir yere götürür öldürürdüm. 1 yıl boyunca cinnet halinde yaşadım.❞ dedi.
❝BURADAN ÇIKIP ÇOCUKLARIMI ALIP YURT DIŞINDA YAŞAMAK İSTİYORUM❞
Sanık Çelik'in son savunmasında gelecek planlarından söz etmesi de dikkat çekti.
Hayatı boyunca çalıştığını ve hırsızlık yapmadığını ileri süren Çelik, hayatında Svetlana isimli bir kız arkadaşının bulunduğunu belirtti.
Çelik, ❝Hayatım boyunca çalıştım, hırsızlık yapmadım. Hayatıma yeni düzen kurmak için kız arkadaşım Svetlana var hayatımda. Buradan çıkıp çocuklarımı alıp, yurt dışında yaşamak istiyorum.❞ ifadelerini kullandı.
MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KARARI
Tarafların son beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, sanık hakkındaki kararını açıkladı.
Heyet, Hızır Çelik'i ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme, sanığın cezasında haksız tahrik indirimi uygulamadı.
Çelik'in Hanım Biçer'e ait cep telefonunu alması nedeniyle yöneltilen ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçundan ise beraatine hükmedildi.
❝HER NE KADAR ÖLEN GERİ GELMESE DE VİCDANIMIZ RAHATLADI❞
Duruşmanın ardından Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına davayı takip eden avukat Yağmur Burçin Sayın Kurt, mahkemenin kararını değerlendirdi.
Bir önceki duruşmada savcılığın esas hakkındaki mütalaasını sunduğunu hatırlatan Kurt, haksız tahrik indirimi uygulanmamasını önemli bulduklarını belirtti.
Kurt, ❝Bir önceki celsede mütalaa verilmişti. Mütalaa doğrultusunda haksız tahrik indirimi uygulanmadan emsal niteliğinde bir karar aldık. Bu kararın diğer cinayet dosyalarında da uygulanmasını istiyoruz.❞ dedi.
Sanığın savunmalarında hayatını kaybeden kadına yönelik iddialarda bulunduğunu ifade eden Kurt, sözlerini şöyle tamamladı:
❝Her ne kadar fazlasıyla haksız tahrik indiriminden faydalanmak için maktullere iftiralar atılmış olsa da bu dosyada bunu görmedik. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Her ne kadar ölen geri gelmese de vicdanımız rahatladı.❞
Mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis kararıyla dava ilk derece mahkemesinde sonuçlandı. Kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin ise henüz bilgi paylaşılmadı.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler