#Boşanma Davası

- Boşanma Davası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Boşanma Davası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EŞİNİN YEMEKLERİNE HAKARET BOŞANMADA AĞIR KUSUR SAYILDI Haber

EŞİNİN YEMEKLERİNE HAKARET BOŞANMADA AĞIR KUSUR SAYILDI

Evliliklerde kadın eşin yemeği güzel yapıp yapmadığı tartışmaları Yargıtay’ın emsal kararıyla yeni bir boyut kazandı. Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocasına; ‘defol, sen pissin, bunak, moruk’ ifadelerini kullanan kadını az kusurlu; eşine ‘Yaptığın yemekleri beğenmiyorum, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli’ ifadelerini kullanan erkeği ağır kusurlu saydı. Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, ortak çocuğun doğumundan sonra kadının kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaretler ettiğini, aşağıladığını, eziyet ettiğini, "moruk" diye hitap etmeye başladığını, "pislik, bunak" dediğini, yemek vermediğini öne sürdü. Eşinin buzdolabına kilit takıp kilitlediğini, bunun üzerine ikinci buzdolabını almak zorunda kaldığını dile getirdi. Asılsız şikayetlerle uzaklaştırma kararı aldığını belirterek boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine ve 50 bin TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Davalı-karşı davacı kadın da iddiaları kabul etmediğini, önceki evliliğinden olan kızlarını eşinin hor gördüğünü, onlara hakaretler ettiğini, evlenen iki kızın düğünlerine bile katılmadığını kaydetti. Yaptığı yemekleri beğenmediğini, "sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" diyerek aşağıladığını ifade ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 1.500 TL tedbir-iştirak, kadın lehine aylık 1.500 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50 TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Tarafları dinleyen Aile Mahkemesi, kadının erkeğe "seni istemiyorum, defol, sen pissin, bunak, moruk" diyerek erkeği aşağıladığına, hakaret ettiğine, erkeğin ise ‘Yemeklerin berbat, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz’ dediğine dikkat çekti. Yemekleri beğenmemekle birlikte evin mutfak alışverişini yapmayan kocayı kadına nazaran ağır kusurlu saydı. Çiftin boşanmasına, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesine, ortak çocuk ile annesi arasında kişisel ilişki tesisine, kadın lehine takdir edilen aylık 750 TL nafaka ve kadın lehine 20 bin TL maddî, 15 bin TL manevî tazminata karar verdi. Erkek, karara istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, hakaretlerin yanı sıra yemekleri beğenmeyip evin mutfak alışverişini tam olarak yapmayan kocanın ağır, kadının az kusurlu tespit edilmesinin yerinde olduğu, kusura yönelik gerekçe uyarınca, bu şartlar altında evliliğin devamı beklenemeyeceğinden itirazı geri çevirdi. Kocanın avukatı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, kararı onadı.

CİMRİLİK HEM BOŞANMA HEM DE TAZMİNAT SEBEBİ Haber

CİMRİLİK HEM BOŞANMA HEM DE TAZMİNAT SEBEBİ

Eşine yönelik aşırı tutumlu davranışları nedeniyle açılan boşanma davasında Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar çıktı. Yüksek mahkeme, eşini temel ihtiyaçlar konusunda kısıtlayan, evde yaşam koşullarını zorlaştıran davranışların boşanma ve tazminat nedeni olabileceğine hükmetti. İddiaya göre K.L. isimli kadın, eşinin aşırı cimri tavırları nedeniyle evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini öne sürerek Aile Mahkemesi'nde boşanma davası açtı. Davacı kadın, eşinin sürekli olarak elektrik, su ve temel ihtiyaçlar konusunda baskı yaptığını, evde misafir ağırlanmasını istemediğini ve yaşam koşullarını zorlaştırdığını iddia etti. “ÇAY DEMLEMEMİ BİLE YASAKLADI” Mahkemeye sunulan beyanlarda kadın, eşinin kendisini sık sık "Banyonun ışığını çok yaktın, sifonu neden çektin" gibi gerekçelerle eleştirdiğini ve hakaret ettiğini öne sürdü. K.L., eşinin evdeki temel gıda ve temizlik malzemelerini dahi kısıtladığını belirterek, "Bir adet patates kalsa bile eve gıda ya da deterjan almıyordu. Çay demlememi bile yasakladı" ifadelerini kullandı. Davacı ayrıca eşinin kişisel bakımına özen göstermediğini ve zaman zaman kendisini aldatabileceği yönünde imalarda bulunduğunu ileri sürdü. TAZMİNAT VE NAFAKA TALEP ETTİ Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını savunan kadın, boşanmanın yanı sıra aylık yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Dosyayı inceleyen Yargıtay, elektrik faturası artmasın diye eşini karanlıkta oturmaya zorlamak, ısınma ve temel gıda ihtiyaçlarını gereksiz şekilde kısıtlamak gibi davranışların evlilik birliğini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. EMSAL NİTELİĞİNDE KARAR Hukuk çevrelerinde emsal niteliği taşıdığı belirtilen kararda, eşlerden birinin aşırı cimrilik nedeniyle diğer eşin yaşam standartlarını düşürmesinin ve ortak yaşamı güçleştirmesinin boşanma sebebi olarak değerlendirilebileceği vurgulandı. Kararın, benzer nitelikteki aile hukuku davalarında yol gösterici olması bekleniyor.

BOŞANMA DAVASINDA 'TOSBAĞA', 'KEL-FODUL' DETAYI Haber

BOŞANMA DAVASINDA 'TOSBAĞA', 'KEL-FODUL' DETAYI

Boşanma davası için Aile Mahkemesi’nin yolunu tutan genç kadın, kocasının, psikolojik ve sözlü saldırıda bulunduğunu, ilgisiz ve sorumsuz olduğunu, kendi ailesi ve kardeşleri ile görüşmemesi konusunda baskı yaptığını öne sürdü. Onların eve gelmesini istemediğini, hatta telefonla iletişim kurmalarına dahi müdahale ettiğini, bu hususta tartışma çıktığında da davacının ailesine ve kardeşlerine ağza alınmayacak küfür ve hakaretler ettiğini, kimsenin evine gelip gitmesine müsaade etmediğini dile getirdi. Kocasının kazancını sadece kendisi için harcadığını, başka kadınlarla görüşerek sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, psikolojik ve sözlü şiddet uyguladığını belirterek 100 bin TL maddî ve 100 bin TL de manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Mahkemede ifade veren davalı koca da eşinin iddialarının doğru olmadığını, davacının dominant özelliğe sahip olduğunu, normal bir ailede olabilecek tartışmaların dışında olağanüstü bir durumun olmadığını, boşanma davasının reddini talep etti. Davalı erkeğin evin geçimine yeterince katkı sağlamadığına, eşinin ve çocuğun ihtiyaçlarını yeterince karşılamadığına dikkat çeken Aile Mahkemesi, kadına ‘tosbağa, kedi’ diyen, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan kocanın ağır kusurlu olduğuna hükmetti. Davacı kadının ise erkeğe "sen erkek misin, terli kokarca, kel, fodul, soğan erkeği" dediği, evi işlerini ihmal ettiği, birlik görevlerini yeterince yerine getirmediği, kocasının ailesini evinde istemediği gerekçesiyle erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna karar verdi. Kadın için 40 bin TL maddî, 45 TL manevî tazminata hükmedildi. Kararı taraf avukatları istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre, boşanmaya yol açan olaylardaki davalı erkeğin kusurunun mahiyeti sebebiyle tazminatı az buldu. Paranın alım gücü, boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı dikkate alan BAM, davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevî tazminat miktarının yetersiz kaldığı gerekçesi ile kadının kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden istinaf talebinin kabulüne, kadın yararına 100 bin TL maddî ve 100 TL manevî tazminat ödenmesine, erkeğin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine verdi. Davalı erkek kararı temyize taşıyınca devreye giren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nden kadına ‘tosbağa, kedi’ diye hakaret eden kocaya kötü haber geldi. Daire, BAM kararını yasaya uygun bulup onadı.

SEYYAR SATICININ 10 YILDIR SÜREN BOŞANMA MÜCADELESİ Haber

SEYYAR SATICININ 10 YILDIR SÜREN BOŞANMA MÜCADELESİ

Adana’da seyyar satıcılık yapan 56 yaşındaki Zeynettin Delen, 10 yıldır ayrı yaşadığı eşiyle resmen boşanabilmek için hukuk mücadelesi veriyor. Eşi mahkemede bir kez "boşanmıyorum" dediği için dava reddedilen Delen, yasal sürecin çıkmaza girmesinden yakındı. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle avukatsız şekilde davasını sürdüren Delen, "Barışma ihtimalimiz yok, sadece yeni bir hayata başlamak istiyorum" diyerek yetkililerden boşanma desteği istedi. 30 YILLIK EVLİLİK, 10 YILLIK AYRILIK Zeynettin Delen, 1990’lı yıllarda tanıştığı M.D. (50) ile evlenerek hayatını birleştirdi. Çiftin bu evlilikten 5 çocukları dünyaya geldi. Ancak 2016 yılında yaşanan geçimsizlik nedeniyle Delen, evini terk etti ve ayrı yaşamaya başladı. Bu süreçte çocuklarıyla da irtibatını kaybettiğini belirten Delen, "İki kızım evlendi, biri bile arayıp hakkını helal et demedi. 5 çocuğum var ama son 10 yılda hiçbirinden bayram tebriği bile almadım" dedi. “HAKİM ‘EŞİNİ İKNA ET’ DEDİ AMA MÜMKÜN DEĞİL” Zeynettin Delen, 2021 yılında boşanmak için mahkemeye başvurdu. Duruşmalara gelen eşi M.D. ise yalnızca bir kez "boşanmak istemiyorum" deyince mahkeme boşanmayı reddetti. O kararı hatırlatan Delen, şunları söyledi: "Hakim bana 'eşini ikna et' dedi. Ben de dedim ki 'Biz 10 yıldır aynı evde değiliz. Bu nasıl ikna olacak?' Bizim barışma ihtimalimiz yok. Bu kararlar hayatımı kilitliyor. Evlenemiyorum, özgür değilim. Bu dava sadece hukuk değil, insanlık meselesi." “100 BİN TL’LİK DAVA MASRAFINI NASIL VEREYİM?” Avukat tutamadığını ifade eden Delen, yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çekti. Seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan Delen, "Benden boşanma davası için 100 bin lira istediler. Benim maaşım yok, miras yok, mal yok. Kadın nafaka da istemiyor. Sadece evliliğimizin resmen bitmesini istiyorum" diye konuştu. “BU ŞEKİLDE DAHA NE KADAR YAŞAYABİLİRİM?” Hayatını yalnız ve belirsizlik içinde sürdürdüğünü anlatan Delen, şunları kaydetti: "Ben artık bu durumdan kurtulmak, yeni bir hayat kurmak istiyorum. Belki yeniden evlenirim, belki başka bir şehirde yeni bir düzen kurarım. Ama böyle bir belirsizlik içinde yaşamak çok ağır. Milyonlarca insan boşanıyor, neden biz boşanamıyoruz? Mahkeme neden bu kadar ağır işliyor anlamıyorum." YENİ DURUŞMA 14 MAYIS’TA Zeynettin Delen’in davası, 2025 yılında yeniden açıldı ve Adana 12. Aile Mahkemesi tarafından görülmeye başlandı. 20 Ocak 2026 tarihinde yapılan son duruşmada da boşanma kararı çıkmadı. Mahkeme, yeni duruşmayı 14 Mayıs 2026 tarihine erteledi. SOSYAL HUKUK TALEBİ Maddi durumu yetersiz olan bireylerin avukat desteği almadan davalarda savunma yapmasının zorluklarına dikkat çeken uzmanlar, özellikle boşanma davalarında adli yardım mekanizmalarının daha aktif işletilmesi gerektiğine işaret ediyor.

BOŞANMA SÜRERKEN ÇEKİLEN SAMİMİ FOTOĞRAFLAR DELİL SAYILDI Haber

BOŞANMA SÜRERKEN ÇEKİLEN SAMİMİ FOTOĞRAFLAR DELİL SAYILDI

Mahkeme, fotoğrafların evliliğin fiilen sürdüğünü ve geçmiş olayların affedildiğini gösterdiğine hükmetti. MAHKEME: “FOTOĞRAFLAR BARIŞI AŞAN BİR BİRLİKTELİĞİ GÖSTERİYOR” Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, bir kadın eşine "evlilik birliğinin sarsıldığı" gerekçesiyle boşanma davası açtı. Ancak dava sürecinde çiftin yeniden bir araya gelerek birlikte vakit geçirdiği, bu anların da fotoğraflarla kayıt altına alındığı belirtildi. Davalı koca, mahkemeye sunduğu görsellerle eşinin kendisini affettiğini ve evliliğin devam ettiğini öne sürdü. Mahkeme, fotoğraflar ve çiftin aynı evde yaşamayı sürdürmesini dikkate alarak, taraflar arasında barışın sağlandığı kanaatine vardı. Kararda, "eşlerin sadece barışmak amacıyla görüşmesinin affetme anlamına gelmeyeceği, ancak uzun süreli birlikteliğin barış müzakerelerini aştığı" vurgulandı. “DAVANIN REDDİ KARARI, AF HÜKMÜNE DAYANIYOR” Davayı değerlendiren Avukat Yasin Ulu, mahkemenin, Türk Medeni Kanunu’ndaki "af" hükmüne dayanarak boşanma talebini reddettiğini söyledi. Ulu, "Taraflar dava açıldıktan sonra bir araya geldi. Samimi fotoğraflar ve tanık beyanlarıyla bu yakınlığı ispatladık. Mahkeme, bu durumu af olarak değerlendirdi. Artık geçmiş olaylar boşanma gerekçesi sayılamaz" dedi. “DAVADAN SONRAKİ DAVRANIŞLAR SEYRİ DEĞİŞTİREBİLİR” Avukat Ulu, mahkemelerin tarafların sadece beyanlarını değil, somut hayattaki tutumlarını da dikkate aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Dava süresince eşlerin bir araya gelmeye devam etmesi, evliliğin devamı yönünde irade beyanı sayılır. Bu karar, dava açıldıktan sonra sergilenen her tutumun davanın seyrini değiştirebileceğini gösteriyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.