#Buz

- Buz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

40 SANTİMETRE KALINLIKTAKİ BUZU KIRIP ÇILDIR GÖLÜ'NE GİRDİ Haber

40 SANTİMETRE KALINLIKTAKİ BUZU KIRIP ÇILDIR GÖLÜ'NE GİRDİ

Tamamen buzla kaplanan Kars Çıldır Gölü, dikkat çekici bir görüntüye sahne oldu. Hava sıcaklığının sıfırın altında 23 dereceye düştüğü bölgede, bir kadın ziyaretçi buzları kırdırarak dondurucu suya girdi. Görenlerin hem şaşkınlık duyduğu hem de endişelendiği bu anlar, atlı kızak işletmecisi Dural Daşdemir tarafından saniye saniye görüntülendi. Gölün üzerindeki yaklaşık 40 santimetrelik buz tabakası, Dural Daşdemir tarafından balta ve küreklerle delindi. “Eskimo” usulü balıkçılıkla bilinen bölgede açılan bu küçük açıklık, bu defa balık avlamak yerine, cesur bir yüzme deneyimi için kullanıldı. Hazırlıklarını tamamlayan Hayriye Çetin, çevrede toplanan meraklı gözler ve dondurucu soğuk ve kar yağışına rağmen kendini gölün derin ve soğuk sularına bıraktı. Kadının suyun içinde sergilediği sakin tavırlar ise anında kaydedildi. Kayıt altına alınan görüntülerde, suya girmeye hazırlanan Hayriye Çetin'in koluna güvenlik ipi bağlanması, sonrasında Dural Daşdemir'in desteğiyle suya girişi ve Çetin'in sudan güvenle çıkarılması yer alıyor. ÇILDIR GÖLÜ NEREDE? Çıldır Gölü, Ardahan ve Kars il sınırları içerisinde kalan göl, 123 km2 alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük tatlı su ve en büyük ikinci göldür. Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikte bulunan gölün en derin noktası 42 metredir.

DOĞU BUZ KESTİ: DONAN ŞEBEKELER BÖYLE ISITILMAYA ÇALIŞILDI Haber

DOĞU BUZ KESTİ: DONAN ŞEBEKELER BÖYLE ISITILMAYA ÇALIŞILDI

Doğu Anadolu Bölgesi, son günlerde etkisini artıran Sibirya kökenli dondurucu soğukların etkisi altına girdi. Bölgede gece en düşük sıcaklık Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde eksi 32,7 derece olarak ölçülürken, Erzincan’da donan su şebekeleri vatandaşlar tarafından pürmüzle ısıtılarak açılmaya çalışıldı. ŞEHİR DONDU, KÖYLERDE ZOR ŞARTLAR Erzincan genelinde çeşme ve şadırvanların etrafı buzla kaplanırken, bazı binaların çatılarında oluşan buz sarkıtları 1,5 metreyi aştı. Su borularının donması kent merkezi ve kırsal mahallelerde hayatı olumsuz etkiledi. Vatandaşlar, donan boruları pürmüzle ısıtarak açmaya çalıştı. Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Kamberağa köyünde yaşayan Baki Kaya, hayvanlarını sulamak için kullandığı su şebekesinin donması üzerine, şebeke hattını pürmüzle ısıtarak çözüm aradı. HAYVANCILIK DA ETKİLENDİ Özellikle kırsalda etkili olan soğuklar, hayvancılıkla uğraşan vatandaşların günlük yaşamını daha da zorlaştırdı. Karla kaplanan ahır yolları ve donan su kaynakları nedeniyle besiciler hayvanlara yem ve su ulaştırmakta güçlük çekti. METEOROLOJİ UYARDI: DON, SİS, KAR VE ÇIĞ Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre: Bölge genelinde hava parçalı ve çok bulutlu olacak. Öğle saatlerinden itibaren Erzincan ve çevresinde, akşamdan sonra ise Erzurum ve güney kesimlerinde aralıklı kar yağışı bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma, don, pus ve yer yer sis görülecek. Hava sıcaklıkları mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edecek. Rüzgarın güney ve güneydoğu yönlerinden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi bekleniyor. ÇIĞ TEHLİKESİ VE DON UYARISI Meteoroloji ve yetkili kurumlar, bölgede yaşayan vatandaşları buzlanma ve don olaylarına karşı dikkatli olmaya, yüksek kar örtüsüne sahip dik yamaçlarda çığ tehlikesine karşı tedbirli davranmaya çağırdı.

BOLU TÜRKİYE’NİN EN SOĞUK İLİ OLARAK ZİRVEYE ÇIKTI Haber

BOLU TÜRKİYE’NİN EN SOĞUK İLİ OLARAK ZİRVEYE ÇIKTI

Türkiye’nin en soğuk ili Bolu oldu.Türkiye genelinde etkili olan soğuk hava dalgasıyla birlikte gece en düşük hava sıcaklığı Bolu’da ölçüldü. Meteoroloji verilerine göre Türkiye’nin en soğuk ilk 3 noktası Bolu’nun ilçeleri olurken, Abant Gölü Milli Parkı’nda termometreler eksi 21,3 dereceyi gösterdi. Kış turizminin gözde merkezlerinden olan ve "Tabiatın Kalbi" olarak nitelendirilen Bolu, gece saatlerinde Türkiye’nin en soğuk ili olarak kayıtlara geçti. Kar yağışının ardından havanın açmasıyla birlikte kent genelinde ayaz etkili oldu. Gece boyu sıcaklıkların sıfırın altında seyrettiği kentte yaşam olumsuz etkilendi. Araçların camları buz tuttu, çatılarda uzun buz sarkıtları oluştu, göl ve göletlerin yüzeyi buzla kaplandı. Türkiye’nin en soğuk ili Bolu oldu İLK 3 SIRADA BOLU VAR Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonu verilerine göre, gece saatlerinde Türkiye’nin en soğuk yerleşim yerleri sıralamasında zirve Bolu’nun oldu. Listenin ilk 3 sırasında Bolu’nun ilçeleri yer aldı. Ölçümlere göre Türkiye’nin en soğuk noktası, eksi 21,3 derece ile Bolu’nun doğa harikası Abant Gölü Milli Parkı oldu. Abant’ı, eksi 19,4 derece ile Gerede ilçesine bağlı Samat köyü takip etti. Listenin üçüncü sırasında ise eksi 18,3 derece ile Bolu’nun Dörtdivan ilçesi yer aldı. Dondurucu soğukların sabah saatlerine kadar etkisini sürdürdüğü kentte, vatandaşlar araçlarını çalıştırmakta güçlük çekti.

SERİNLERKEN KABUSU YAŞAMAYIN Haber

SERİNLERKEN KABUSU YAŞAMAYIN

Meteoroloji Genel Müdürlüğü Türkiye genelinde yüksek sıcaklıklara karşı uyarırken uzmanlar sıcak çarpmaları ve özellikle sıcaklarda çalışanlar olmak üzere vatandaşların serinlemek için buz kullanmasıyla ilgili bilgi verdi. Acil Tıp Uzmanı Dr. Nazmiye Özcan, "Güneş çarpmaları çok hafif seyredebileceği gibi ölümcül olabilecek dereceye de ulaşabilir. Son günlerde artan sıcaklıkla beraber bu konularda daha sık başvurular almaktayız. ‘Vücut ısısı arttı, buz uygulayarak tedavi edelim’ diye düşünülüyor. Çok dikkatli olunması gereken bir uygulama, yarar yapacağız derken hastaya daha fazla zarar verebilirsiniz. Sıcaklarda çalışanlar çok zor şartlarda çalışıyorlar ancak buz kütlelerinden ziyade daha ılık suyla ıslatılmış şeyler tercih ederlerse daha doğru olacaktır. Bir uyarı da çocukları arabalarda bırakanlara; çocukların sıcak çarpmasını etkileyecektir ölüme kadar gidebilir" dedi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden ülke genelinde sıcaklık uyarısı gelirken uzmanlar, saat 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneş altında sorunlu olmadıkça dışarıda zaman geçirilmemesi, bol sıvı tüketimi ve mevsim şartlarına uygun, ince, pamuklu kıyafet seçimlerine özen göstermeleri konusunda uyardı. Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Bölümü’nden Uzm. Dr. Nazmiye Özcan da başta kronik rahatsızlıkları olan kişiler olmak üzere vatandaşlara uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Özcan, sıcak çarpmalarının hayati sonuçları olabileceğini belirtirken vatandaşların serinlemek için buz kullanması ve geçtiğimiz günlerde bir dönercinin karnına ve sırtına buz kütlesi koyarak çalışmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. "İlk önce maruziyeti azaltmak için sıcaktan uzaklaştırmak gerekir" Sıcakların insan vücuduna etkilerine yönelik konuşan Uzm. Dr. Nazmiye Özcan, "İnsan vücudu mekanizmaları itibariyle aslında belli bir sıcaklığa kadar bunu tolere edebilir ancak hava sıcaklıklarının çok arttığı dönemlerde maruziyete bağlı olarak artık vücut mekanizmaları bunları tolere etmemeye başladığı zaman sıcak çarpmalarıyla karşılaşabilmekteyiz. Özellikle vücut sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıktığı durumlarda daha sık rastlanmakta. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda ve 65 yaş üzerindeki yaşlı hastalarımızda çok daha dikkat etmeleri gerekmekte. Bunun dışında da kalp rahatsızlıkları olanlar, diyabet, hipertansiyon hastaları, bez hastaların da mutlaka çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Hastalar çok fazla güneş altındaki kaldıklarında baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, halsizlik tarzında şeyler olabileceği gibi komaya kadar ilerleyen semptomlar da olabilir. Hayatı tehdit eden, yoğun bakım kaldırılacak kadar ilerleyebilir. Dışarda, sokakta ya da başka bir yerde hastalarla karşılaştığımız zaman mutlaka ilk önce onları maruziyeti azaltmak için sıcaktan uzaklaştırmak gerekir. Serin bir alana almak gerekir eğer ki hastanın bilinci yerindeyse su vermek yararlı olabilir. Bir litre suyun içine bir çay kaşığı kadar karbonat ve şeker ekleyerek de hastaya verebilirsiniz ama hastanın bilinci yerinde değilse kesinlikle bu uygulamalardan kaçınmak gerekir. Hastayı mümkün olan en serin yere aldıktan sonra 112 ekiplerini haberdar etmek gerekir" dedi. "Güneş çarpmaları çok hafif seyredebileceği gibi ölümcül olabilecek dereceye de ulaşabilirler" Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Özcan, "Güneş çarpmaları çok hafif seyredebileceği gibi ölümcül olabilecek dereceye de ulaşabilirler. Sıvı alımına çok dikkat edilmesi gerekiyor eğer ki güneşli günlerdeysek ve güneş altında maruziyetimiz artacaksa normal gündelik aldığımız sıvı miktarından çok daha fazla sıvı almamız gerekecek. Daha açık renkli, geniş, serin tutacak kıyafetler giymek de fayda var. Şemsiye kullanmak, şapka takmak, güneş gözlüğü takmak ve güneş kremi kullanmak çok önemli. Bize daha sık yaşlı hastalar eğer ki kronik hastalığı olan hastalar güneşe maruziyetleri fazla olduysa başvurabiliyorlar. Son günlerde artan güneş sıcaklığıyla beraber bu konularda daha sık başvurular almaktayız. Sabah 10.00 ve akşamüzeri 16.00 arasında güneş ışınları çok dik geldiği için çok zararlı olmakta ve güneş çarpmasıyla çok fazla ilişkisi olmaktadır. Bu saatlerde dışarı çıkılmamaya dikkat edilmelidir. Dışarda özellikle klimasız ortamlarda spor yapmaktan kaçınılması gerekir. Sıcak çarpmasında ilk fark edilen semptomlardan birisi de hasta kendisinde çarpıntı hissedebilir, tansiyonu düşebilir. Kalbin yükü arttığı için hasta çarpıntı şikayetiyle de acile başvurabiliyor. Birkaç gün içerisinde çok dikkatli olunması gerekir eğer ki zaruri değilse sabah 10.00 ile akşamüstü 16.00 arasında dışarı çıkılmaması gerekir. Özellikle bir uyarı da çocukları arabalarda bırakanlara yapmak istiyorum; eğer ki arabanız gölgede olsa dahi, 10 dakikalığına markete ya da başka bir yere gitseniz çocuğu arabada bırakırsanız 10 dakika içerisinde yaklaşık 7 derece kadar ısı artışı olacaktır ve çocukların sıcak çarpmasını etkileyecektir. Bu durumlar ölüme kadar gidebilir. Bu konularda çok dikkatli olunması gerekir" şeklinde konuştu. "Yarar yapacağız derken hastaya daha fazla zarar verebilirsiniz" Kişilerin serinlemek amacıyla vücutlarına buz tutmalarıyla ilgili konuşan Uzm. Dr. Özcan sözlerine şöyle devam etti: "Buz uygulaması ilk başta insanlara çok mantıklı geliyor, diyorlar ki ‘Vücut sıcaklığı, ısısı arttı o zaman soğuk uygulama yapalım, buz uygulayarak hastanın vücut ısısını düşürelim ve tedavi edelim’ diye düşünülüyor. Ancak bu şekilde maalesef olmuyor, çok dikkatli olunması gereken bir uygulama. Özellikle kronik hastalığı olanlar koma durumuna kadar ilerlemiş sıcaklık çarpmaları gibi durumlarda hastaya daha fazla zarar verebilirsiniz. Eğer ki hastanın küçük semptomlarla atlatabileceği tarzda bir sıcak çarpması yaşandıysa sıvı alımıyla soğuk uygulamayla ve serin, gölge bir yerde geçecek şekildeyse belki koltukaltlarına ve kasıklara uygulanacak şekilde düşünebilir ama çok dikkatli olunması gereken bir uygulamadır, yarar yapacağız derken hastaya daha fazla zarar verebilirsiniz. Bu gibi ürünlerle temas ettikleri zaman rahatlayacaklarını düşünüyorlar ama bu daha ters etki de yapabilir, hastanın durumunu daha da kötüleştirebilir" "Buz kütlelerinden ziyade ılık suyla ıslatılmış şeyler tercih ederlerse daha doğru olacaktır" Aşırı sıcakların yanı sıra sıcak ortamlarda çalışan kişilerin vücutlarına buz tutarak çalışması gibi durumları yorumlayan Uzm. Dr. Özcan, "Çok zor şartlarda çalışıyorlar özellikle bu yaz sıcak günlerde daha da fazla ısıya, sıcağa maruziyetleri var. Önlemek için bazı mekanizmalar geliştiriyorlar ama bu çok doğru bir yaklaşım değil aslında buz kütlelerinden ziyade daha ılık suyla ıslatılmış şeyler tercih ederlerse daha doğru olacaktır" dedi. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.