#Can Güvenliği

- Can Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Can Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KUYUMCUYU SOYACAKTI, TUZAĞA DÜŞTÜ: SAHTE ALTINLARLA KAÇTI Video Galeri

KUYUMCUYU SOYACAKTI, TUZAĞA DÜŞTÜ: SAHTE ALTINLARLA KAÇTI

Bayrampaşa'da kuyumcuya silah benzeri cisimle giren Necmettin T., tezgahtar Emir Gülcemal'in verdiği 20 imitasyon bileziği gerçek sanarak kaçtı. İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde silah benzeri cisimle kuyumcuya giren Necmettin T. (30), tezgahtar Emir Gülcemal'i tehdit ederek altınları istedi. Gülcemal, şüpheliye fark ettirmeden poşete 20 sahte bilezik koydu. Gerçek altınları aldığını düşünerek kaçan Necmettin T., polis ekiplerinin çalışması sonucu yakalandı. Şüphelinin, çocuğuna ve kayınvalidesine ait altınları gizlice bozdurarak sanal bahiste kaybettiği ve bunların yerine yenilerini koymak amacıyla soyguna teşebbüs ettiği öğrenildi. Olay, dün saat 15.15 sıralarında Bayrampaşa'nın Yıldırım Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, siyah kapüşonlu Necmettin T., kuyumcuya girerek elindeki silah benzeri cismi tezgahtar Emir Gülcemal'e (20) doğrulttu. Şüpheli, yanında getirdiği poşeti Gülcemal'e vererek tezgahta bulunan altınları içine doldurmasını istedi. GERÇEK ALTINLAR YERİNE İMİTASYON BİLEZİKLERİ VERDİ Silah benzeri cisimle tehdit edilen Emir Gülcemal, panik yapmadan şüphelinin verdiği poşeti aldı. Gülcemal, şüpheliye fark ettirmeden iş yerinde tedbir amacıyla bulundurulan 20 imitasyon altın bileziği poşete doldurdu. Gerçek altınları aldığını düşünen Necmettin T., poşeti alarak kuyumcudan yaya olarak kaçtı. Olayın ardından ihbar üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. POLİS KISA SÜREDE YAKALADI Polis ekiplerinin yürüttüğü saha çalışmaları sonucunda soygun girişimini gerçekleştirdiği belirlenen Necmettin T.'nin yeri tespit edildi. Şüpheli, olaydan kısa süre sonra polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine götürülen Necmettin T.'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheli daha sonra adliyeye sevk edildi. ALTINLARI SANAL BAHİSTE KAYBETTİĞİ ÖĞRENİLDİ Polis ekiplerinin çalışmasında şüphelinin soygun girişiminin arkasındaki neden de ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre Necmettin T., 3 aylık bebeğiyle birlikte ailesiyle İstanbul'daki kayınvalidesinin yanına geldi. Çocuğa takılan altınların muhafaza edilmesi amacıyla kayınvalidesine ait altınların bulunduğu yere konulması üzerine şüphelinin tüm altınların yerini öğrendiği belirtildi. Necmettin T.'nin daha sonra çocuğuna ve kayınvalidesine ait altınları gizlice alarak bozdurduğu ve elde ettiği parayı sanal bahiste kaybettiği öğrenildi. Şüphelinin kaybettiği altınların yerine yenilerini koyabilmek amacıyla kuyumcuyu soymaya karar verdiği belirtildi. SOYGUN GİRİŞİMİ KAMERADA Necmettin T.'nin kuyumcuya girdiği ve imitasyon bilezikleri gerçek altın zannederek aldığı anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde kapüşonlu şüphelinin kuyumcuya girmesi, silah benzeri cismi Emir Gülcemal'e doğrultması ve yanında getirdiği poşeti tezgahtara uzatması yer aldı. Kayıtlarda Gülcemal'in ise soğukkanlı şekilde hareket ederek vitrindeki imitasyon bilezikleri poşete doldurduğu görüldü. Şüpheli daha sonra poşeti alarak iş yerinden ayrıldı. ❝GERÇEK OLSAYDI 5 MİLYON LİRA CİVARINDA ZARARIMIZ OLACAKTI❞ Kuyumcu sahibi Kadir Aydın, olay sırasında iş yerinde bulunmadığını ve çalışanının karşı karşıya kaldığı durum karşısında soğukkanlı davrandığını söyledi. Aydın, iş yerinde benzer durumlara karşı tedbir amacıyla imitasyon ürün bulundurduklarını belirterek şöyle konuştu: ❝Olay dün 15.15 sıralarında meydana geldi. Ben o an dükkanda yoktum. Çalışan personelimiz Emir böyle bir olay ile karşılaştı. Tabii biz her zaman diyoruz, önceliğiniz can güvenliği. Arkadaşımız orada olaya çok soğukkanlılıkla yaklaşıyor. Bizim böyle konular için tedbir amaçlı koyduğumuz demo altınları veriyor. Şahıs da gerçek altınları aldım zannederek oradan uzaklaşıyor.❞ Şüpheliye verilen bileziklerin gerçek olması durumunda yaklaşık 5 milyon liralık zarar oluşabileceğini belirten Aydın, ❝Verdiğimiz altınlar eğer gerçek olsaydı 5 milyon bandında bir zararımız olacaktı. Ama demo verdiğimiz için bir zararımız olmaz.❞ dedi. Polis ekipleriyle hemen irtibata geçtiklerini anlatan Aydın, çevredeki esnafın da çalışmalara destek verdiğini belirterek şüphelinin yaklaşık 1-2 saat içerisinde yakalandığını söyledi. TEZGAHTAR GÜLCEMAL: ❝PANİK YAPMAMAYA ÇALIŞTIM❞ Soygun girişimi sırasında kuyumcuda bulunan 20 yaşındaki Emir Gülcemal de yaşadıklarını anlattı. Şüphelinin içeri girdikten sonra kendisine silah benzeri bir cisim doğrulttuğunu belirten Gülcemal, can güvenliğini ön planda tutarak sakin kalmaya çalıştığını söyledi. Gülcemal, ❝Olay 3'ü çeyrek geçe meydana geldi. Kapüşonlu biri içeri geldi. Bana doğru bir silah doğrulttu. Altınları vermemi istedi. Ben de soğukkanlı kalmaya çalıştım. Panik yapmamaya çalıştım. Tabii her şeyden önce can güvenliği önemli. Vitrinimizde tuttuğumuz süs bilezikleri vardı, ben de onları verdim. O da onları altın zannetti ve alıp çıktı.❞ ifadelerini kullandı. Şüpheli Necmettin T.'nin adliyedeki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

KUYUMCUYU SOYACAKTI, TUZAĞA DÜŞTÜ: SAHTE ALTINLARLA KAÇTI Haber

KUYUMCUYU SOYACAKTI, TUZAĞA DÜŞTÜ: SAHTE ALTINLARLA KAÇTI

İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde silah benzeri cisimle kuyumcuya giren Necmettin T. (30), tezgahtar Emir Gülcemal'i tehdit ederek altınları istedi. Gülcemal, şüpheliye fark ettirmeden poşete 20 sahte bilezik koydu. Gerçek altınları aldığını düşünerek kaçan Necmettin T., polis ekiplerinin çalışması sonucu yakalandı. Şüphelinin, çocuğuna ve kayınvalidesine ait altınları gizlice bozdurarak sanal bahiste kaybettiği ve bunların yerine yenilerini koymak amacıyla soyguna teşebbüs ettiği öğrenildi. Olay, dün saat 15.15 sıralarında Bayrampaşa'nın Yıldırım Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, siyah kapüşonlu Necmettin T., kuyumcuya girerek elindeki silah benzeri cismi tezgahtar Emir Gülcemal'e (20) doğrulttu. Şüpheli, yanında getirdiği poşeti Gülcemal'e vererek tezgahta bulunan altınları içine doldurmasını istedi. GERÇEK ALTINLAR YERİNE İMİTASYON BİLEZİKLERİ VERDİ Silah benzeri cisimle tehdit edilen Emir Gülcemal, panik yapmadan şüphelinin verdiği poşeti aldı. Gülcemal, şüpheliye fark ettirmeden iş yerinde tedbir amacıyla bulundurulan 20 imitasyon altın bileziği poşete doldurdu. Gerçek altınları aldığını düşünen Necmettin T., poşeti alarak kuyumcudan yaya olarak kaçtı. Olayın ardından ihbar üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. POLİS KISA SÜREDE YAKALADI Polis ekiplerinin yürüttüğü saha çalışmaları sonucunda soygun girişimini gerçekleştirdiği belirlenen Necmettin T.'nin yeri tespit edildi. Şüpheli, olaydan kısa süre sonra polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine götürülen Necmettin T.'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheli daha sonra adliyeye sevk edildi. ALTINLARI SANAL BAHİSTE KAYBETTİĞİ ÖĞRENİLDİ Polis ekiplerinin çalışmasında şüphelinin soygun girişiminin arkasındaki neden de ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre Necmettin T., 3 aylık bebeğiyle birlikte ailesiyle İstanbul'daki kayınvalidesinin yanına geldi. Çocuğa takılan altınların muhafaza edilmesi amacıyla kayınvalidesine ait altınların bulunduğu yere konulması üzerine şüphelinin tüm altınların yerini öğrendiği belirtildi. Necmettin T.'nin daha sonra çocuğuna ve kayınvalidesine ait altınları gizlice alarak bozdurduğu ve elde ettiği parayı sanal bahiste kaybettiği öğrenildi. Şüphelinin kaybettiği altınların yerine yenilerini koyabilmek amacıyla kuyumcuyu soymaya karar verdiği belirtildi. SOYGUN GİRİŞİMİ KAMERADA Necmettin T.'nin kuyumcuya girdiği ve imitasyon bilezikleri gerçek altın zannederek aldığı anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde kapüşonlu şüphelinin kuyumcuya girmesi, silah benzeri cismi Emir Gülcemal'e doğrultması ve yanında getirdiği poşeti tezgahtara uzatması yer aldı. Kayıtlarda Gülcemal'in ise soğukkanlı şekilde hareket ederek vitrindeki imitasyon bilezikleri poşete doldurduğu görüldü. Şüpheli daha sonra poşeti alarak iş yerinden ayrıldı. ❝GERÇEK OLSAYDI 5 MİLYON LİRA CİVARINDA ZARARIMIZ OLACAKTI❞ Kuyumcu sahibi Kadir Aydın, olay sırasında iş yerinde bulunmadığını ve çalışanının karşı karşıya kaldığı durum karşısında soğukkanlı davrandığını söyledi. Aydın, iş yerinde benzer durumlara karşı tedbir amacıyla imitasyon ürün bulundurduklarını belirterek şöyle konuştu: ❝Olay dün 15.15 sıralarında meydana geldi. Ben o an dükkanda yoktum. Çalışan personelimiz Emir böyle bir olay ile karşılaştı. Tabii biz her zaman diyoruz, önceliğiniz can güvenliği. Arkadaşımız orada olaya çok soğukkanlılıkla yaklaşıyor. Bizim böyle konular için tedbir amaçlı koyduğumuz demo altınları veriyor. Şahıs da gerçek altınları aldım zannederek oradan uzaklaşıyor.❞ Şüpheliye verilen bileziklerin gerçek olması durumunda yaklaşık 5 milyon liralık zarar oluşabileceğini belirten Aydın, ❝Verdiğimiz altınlar eğer gerçek olsaydı 5 milyon bandında bir zararımız olacaktı. Ama demo verdiğimiz için bir zararımız olmaz.❞ dedi. Polis ekipleriyle hemen irtibata geçtiklerini anlatan Aydın, çevredeki esnafın da çalışmalara destek verdiğini belirterek şüphelinin yaklaşık 1-2 saat içerisinde yakalandığını söyledi. TEZGAHTAR GÜLCEMAL: ❝PANİK YAPMAMAYA ÇALIŞTIM❞ Soygun girişimi sırasında kuyumcuda bulunan 20 yaşındaki Emir Gülcemal de yaşadıklarını anlattı. Şüphelinin içeri girdikten sonra kendisine silah benzeri bir cisim doğrulttuğunu belirten Gülcemal, can güvenliğini ön planda tutarak sakin kalmaya çalıştığını söyledi. Gülcemal, ❝Olay 3'ü çeyrek geçe meydana geldi. Kapüşonlu biri içeri geldi. Bana doğru bir silah doğrulttu. Altınları vermemi istedi. Ben de soğukkanlı kalmaya çalıştım. Panik yapmamaya çalıştım. Tabii her şeyden önce can güvenliği önemli. Vitrinimizde tuttuğumuz süs bilezikleri vardı, ben de onları verdim. O da onları altın zannetti ve alıp çıktı.❞ ifadelerini kullandı. Şüpheli Necmettin T.'nin adliyedeki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

SAĞLIKTA ŞİDDETİN SON ADRESİ MUDANYA OLDU Haber

SAĞLIKTA ŞİDDETİN SON ADRESİ MUDANYA OLDU

Bursa'da sağlık meslek örgütleri, Mudanya Devlet Hastanesi'nde görev yapan bir sağlık çalışanının hasta tarafından darbedilerek yaralanmasının ardından hastane önünde basın açıklaması yaptı. 25 Eylül 2026 Cuma günü Mudanya Devlet Hastanesi polikliniğinde görev yapan sağlık çalışanı, hizmet sunduğu bir hasta tarafından darbedildi. Saldırıda kafa travması geçiren ve elinde kırıklar oluşan sağlık çalışanı yaralandı. Yaşanan olayın ardından Bursa'daki sağlık örgütleri, bugün Mudanya Devlet Hastanesi önünde bir araya gelerek sağlıkta şiddete tepki gösterdi. Açıklamada "Sağlıkta şiddet insanlık suçudur" pankartı açılırken, sağlık çalışanlarının güvenli bir ortamda görev yapabilmesi gerektiği vurgulandı. Basın açıklamasına Bursa Tabip Odası, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Bursa Aile Hekimleri Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Bursa Şubesi, Türk Sağlık-Sen Bursa Şubesi, Genel Sağlık-İş Bursa Şubesi, Dev Sağlık-İş Bursa Şubesi ve Hekim Birliği Sendikası Bursa Şubesi üyeleri katıldı. Sağlık örgütleri adına açıklama yapan Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin, sağlık kurumlarının korku ve şiddetle değil, güven ve şifa ile anılması gerektiğini belirtti. Firdin, sağlık çalışanlarının can güvenliği endişesi yaşamadan görev yapabilmesi gerektiğini ifade etti. Sağlıkta şiddetin yalnızca saldırıya uğrayan sağlık çalışanını değil, sağlık sistemini, çalışma barışını ve hastaların güvenli sağlık hizmetine erişim hakkını da etkilediğini belirten Firdin, yalnızca kınama açıklamalarıyla yetinilmemesi gerektiğini söyledi. HIZLI MÜDAHELE VE HUKUKİ SÜREÇ VURGUSU Sağlık örgütleri, şiddeti önlemeye yönelik güvenlik tedbirlerinin eksiksiz uygulanmasını, riskli durumlarda hızlı müdahale mekanizmalarının devreye sokulmasını ve saldırılarda hukuki süreçlerin etkin şekilde işletilmesini talep etti. Açıklamada, sağlık çalışanlarına yönelik hiçbir şiddet eyleminin kabul edilemeyeceği belirtilerek saldırıya uğrayan sağlık çalışanına geçmiş olsun dilekleri iletildi. Sağlık örgütleri, sağlıkta şiddetin normalleştirilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.

SICAKTAN BUNALAN ADANALILAR: "GÜNEŞ MATKAP GİBİ DELİYOR" Haber

SICAKTAN BUNALAN ADANALILAR: "GÜNEŞ MATKAP GİBİ DELİYOR"

Türkiye'nin en sıcak kentlerinden Adana'da etkisini artıran sıcak hava ve yüksek nem, vatandaşları tehlikeli serinleme yöntemlerine yöneltti. Kentte bu yıl sulama kanalları ve Seyhan Nehri'nde 13 kişinin yaşamını yitirmesine rağmen adanalılar, ölüm riskini göze alarak serinlemek için suya girmeye devam ediyor. Hava sıcaklığının ve nem oranının bunaltıcı seviyelere ulaştığı kentte, girişi yasak olmasına rağmen Seyhan Nehri ile sulama kanallarında serinleyen gençler dikkat çekti. Akıntısı ve derinliği nedeniyle her yıl çok sayıda can kaybının yaşandığı bölgelerde vatandaşların uyarılara aldırış etmediği görüldü. "PARAMIZ YOK, BELEŞ SUDA SERİNLİYORUZ" Nehir kenarında serinleyen gençlerden Bayram Olmaz, havuz ücretlerini karşılayamadıkları için kanallara geldiklerini belirterek, ücretsiz sosyal alan talebinde bulundu. "Abi vallahi paramız yok havuza gidecek. Biz de buraya gelerek beleş sudan bulduk. Yüzmeyi biliyoruz. Havuz yapsınlar. Biz de yüzelim, gelmeyelim buraya. Havuz yaparlarsa biz de orada yüzeriz." dedi. Cabbar Birkiye de sıcakların dayanılmaz hale geldiğini ifade ederek, belediyelerin ücretsiz yüzme havuzlarını artırmasını istedi. "Çok sıcak abi. Belediye havuz yapsın, atlamayalım. Allah'tan başka kimseden korkmayız." ifadelerini kullandı. "GÜNEŞ IŞINLARI MATKAP GİBİ DELİP GEÇİYOR" Kentte yaşayan Cabbar Çetin ise Adana sıcağını farklı bir benzetmeyle anlattı. "Benim yaşımdaki insanların dışarı çıkması doğru değil. Güneş ışınları aynı matkap gibi delip geçiyor. Gerçekten insan hissediyor. Arabistan'ın çöllerini gezdim ama Adana'nın sıcağı gibi rutubetli bir sıcak görmedim." diye konuşan Çetin, çalışma saatlerinin sıcak iklime göre yeniden düzenlenmesini önerdi. BU YIL 13 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Yetkililer, akıntısı güçlü ve tabanı düzensiz olan sulama kanalları ile Seyhan Nehri'nde yüzmenin büyük risk taşıdığı konusunda uyarılarını sürdürüyor. Buna rağmen özellikle yaz aylarında serinlemek isteyen çocuklar ve gençler, ölüm tehlikesini göze alarak suya girmeyi sürdürüyor. Kentte yalnızca bu yıl içerisinde sulama kanalları ve nehirde yaşanan boğulma olaylarında 13 kişi yaşamını yitirdi. Uzmanlar ise vatandaşların can güvenliği açısından yalnızca güvenli ve denetimli yüzme alanlarını tercih etmeleri gerektiğini vurguluyor.

BURSA'DA PLAJLAR YAZA HAZIR HALE GETİRİLDİ Haber

BURSA'DA PLAJLAR YAZA HAZIR HALE GETİRİLDİ

Bursa’nın sahil kenti kimliğini öne çıkararak yaz turizminden hak ettiği payı alabilmesini hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, sahilleri daha temiz, düzenli ve konforlu hale getirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Sahil Planlama ve Yapım Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, sahillerde temizlik işlemlerine devam ederken; duş, soyunma kabini, tuvalet ve diğer sosyal donatılar da vatandaşların hizmetine sunuldu. Kış aylarında oluşan kirlilikleri büyük bir titizlikle temizleyen ekipler, kum kayıpları için takviye, kum serme, tesviye işlemlerini son aşamaya getirdi. Mavi Bayraklı plajlarda ise ücretsiz şezlong ve engelli erişim rampa imkanlarıyla konfor artırıldı. Vatandaşların can güvenliği için ise İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı 100 cankurtaran, 24 bölge ve 52 farklı noktada görevlendirildi. Ayrıca 7 bot ve 2 jetski de kullanıma alındı. Ekipler, olabilecek boğulma olaylarına karşı sezon boyunca sahillerde devriye atmaya başladı. Yüzmeye uygun olmayan gölet, dere, baraj gölü ve denizdeki riskli noktalara ise 210 adet güvenlik ve uyarı tabelaları dikildi. Yine uzman ekipler tarafından su kalitesinin takibi de büyük bir titizlikle yapılıyor. Vatandaşlardan gelen öneri ve şikayetler ise hızlıca değerlendirilerek gerekli işlemler yapılıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, toplam 277 kilometrelik deniz ve göl kıyı şeridine sahip olan Bursa’nın sahillerini yaz sezonuna hazır hale getirdiklerini söyledi. Vatandaşların gönül rahatlığıyla plajlardan yararlanabilmesi için ekiplerin görevleri başında olduğunu belirten Başkan Vekili Biba, şehrin yaz turizmden hak ettiği payı alabilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

BURSA'DA PLAJLAR YAZ SEZONUNA HAZIR HALE GETİRİLDİ Haber

BURSA'DA PLAJLAR YAZ SEZONUNA HAZIR HALE GETİRİLDİ

Bursa Büyükşehir Belediyesi, yüksek kalite göstergesi olan ‘Mavi Bayrak’a sahip İznik İnciraltı Halk Plajı, Karacabey Kurşunlu Halk Plajı, Karacabey Malkara Halk Plajı ve Mudanya Eşkel Halk Plajı ile birlikte toplam 24 halk plajını yaz aylarına hazır hale getirdi. 115 kilometrelik deniz ve 162 kilometrelik göl kıyısı bulunan Bursa’nın sahillerinde kaliteyi giderek yükseltmeyi hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, sorumlu olduğu halk plajlarında çalışmalarını tamamladı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Sahil Planlama ve Yapım Şube Müdürlüğü’ne bağlı 172 personel, kış aylarında oluşan kirlilikleri büyük bir titizlikle temizledi. Kum kayıpları için takviye, kum serme, tesviye işlemleri ile birlikte duş ve giyinme kabinlerinde montaj ve tamir çalışmaları da tamamlandı. Yüzme sezonu boyunca plajlarda oluşan mevsimsel kirlilikler de ekipler tarafından günlük olarak temizlenecek. Yine uzman ekipler tarafından su kalitesinin takibi de büyük bir titizlikle yapılacak. Vatandaşlardan gelen öneri ve şikayetler de ekipler tarafından değerlendirilerek gerekli çalışmalar anında yapılacak. Ayrıca engellilere yönelik imkanların da sağlandığı Mavi Bayraklı plajlarda sezon boyunca ücretsiz şezlong hizmeti verilecek. Vatandaşların can güvenliği için ise 15 Haziran’dan itibaren İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı 100 cankurtaran, 24 bölgede ve 52 farklı noktada görevlendirilecek. Ayrıca 7 bot ve 2 jet ski de kullanımda olacak. Ekipler, serinlemek ve yüzmek için denizden veya gölden faydalanan vatandaşları boğulma olaylarına karşı korumak amacıyla sezon boyunca sahillerde adeta devriye atacak. Özellikle yüzmeye uygun olmayan gölet, dere, baraj gölü ve denizdeki riskli noktalara da 210 adet güvenlik ve uyarı tabelaları dikildi. ‘Bu bölgede suya girmek yasaktır’, ‘Güvenlik mantarları dışında denize girmek tehlikeli ve yasaktır’, ‘Kayalardan denize atlamak tehlikeli ve yasaktır’, ‘Cankurtaranların talimatlarına uyunuz’ yazılı tabelalarla, vatandaşlar boğulma ve yaralanma olaylarına karşı uyarıldı.

MANİSA'DA NAMAZ ÇIKIŞI İMAMA BIÇAKLI SALDIRI Haber

MANİSA'DA NAMAZ ÇIKIŞI İMAMA BIÇAKLI SALDIRI

Manisa’nın Salihli ilçesinde yatsı namaz'ı çıkışında bir imam bıçaklı saldırıya uğradı. Yaralanan imam tedavisinin ardından taburcu edilirken, saldırganın adli kontrol şartıyla serbest bırakılması kamuoyunda tepkiye neden oldu. NAMAZ ÇIKIŞI SALDIRIYA UĞRADI Olay, Salihli ilçesine bağlı Çavlu Mahalle Camii’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, camide görev yapan imam hatip Harun Oğul, yatsı namazı sonrası camiden çıktığı sırada, iddiaya göre madde bağımlısı olduğu belirtilen bir kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan imam, çevredeki vatandaşların yardımıyla hastaneye kaldırıldı. SAĞLIK DURUMU İYİ Hastanede tedavi altına alınan Harun Oğul’un yapılan müdahalelerin ardından taburcu edildiği ve sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. ŞÜPHELİ KISA SÜREDE YAKALANDI Olayın ardından jandarma ekipleri tarafından kısa sürede yakalanan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Karar, bölgede yaşayan vatandaşlar ve kamuoyu tarafından tepkiyle karşılandı. SENDİKADAN TEPKİ: “CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI” Diyanet-Sen Manisa Şube Başkanı Cemil Hüseyin Çükelek, karara ilişkin yaptığı açıklamada "Cezasızlık algısı suç işlemeye meyilli kişileri cesaretlendiriyor. Din görevlilerimizin can güvenliği pamuk ipliğine bağlı olmamalı" ifadelerini kullandı. Çükelek, olayın madde bağımlılığı sorunuyla bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, bu tür vakaların yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil, sosyal ve hukuki boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. SORUNUN TOPLUMSAL BOYUTU GÜNDEMDE Yaşanan saldırı, din görevlilerine yönelik şiddet olaylarını ve madde bağımlılığıyla mücadele konusunu yeniden gündeme taşıdı. Yetkililerin, benzer olayların önlenmesine yönelik nasıl adımlar atacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

APARTMAN SAKİNLERİNE 'RAPORLU' ZULÜM: KAPILARA DIŞKI SÜRÜYOR Haber

APARTMAN SAKİNLERİNE 'RAPORLU' ZULÜM: KAPILARA DIŞKI SÜRÜYOR

İzmir’in Buca ilçesinde bir apartmanda yaşayan kadın, komşularına yönelik saldırgan davranışlarıyla binada korku ve huzursuzluğa neden oldu. Kapılara dışkı sürülmesi, asansöre çöp bırakılması ve biber gazı sıkılması gibi olaylar nedeniyle apartman sakinleri yetkililerden yardım istedi. İzmir’in Buca ilçesinde bir apartmanda yaşanan olaylar, bina sakinlerini canından bezdirdi. Apartmanda yaşayan bir kadının, akli dengesi yerinde olmadığı ve babası tarafından yönlendirildiği iddiasıyla komşularına yönelik çeşitli saldırgan davranışlar sergilediği öne sürüldü. Apartman sakinleri, yıllardır süren sorunlar nedeniyle çocukların sokağa çıkmaya korktuğunu belirterek yetkililerden yardım istedi. GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI Apartmanda yaşayan M.D. isimli kadının komşuların kapısına çöp bıraktığı ve balkonundan bağırdığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntüler, apartman sakinleri tarafından kaydedildi. “BİR KİŞİ YÜZÜNDEN BÜTÜN APARTMAN HUZURSUZ” Binaya yaklaşık bir ay önce taşındığını belirten Zeynep Akil, kısa sürede yaşanan olaylara tanık olduklarını söyledi. Akil, yaşananları şu sözlerle anlattı: “Taşındığımızdan beri binadaki sesleri duyuyordum. Koku yayılınca komşularımıza sorduk ve olayları öğrendik. Çöplerin etrafa saçılması, bağırmalar ve huzursuzluklar yaşanıyor. Yöneticimizin kapısına çöpler bırakılıyor, dışarıdan çöp toplanıp asansöre getiriliyor. Gürültü ve bağırmalar yüzünden çocuğum çok korktu.” “RAPORU OLDUĞU İÇİN KİMSE MÜDAHALE EDEMİYOR” Apartman sakinlerinden biri ise durumun yıllardır devam ettiğini söyledi. “Bu kişinin raporu olduğu söyleniyor. Defalarca karakola gittik ama bir sonuç alamadık. Kapımıza dışkı sürüyor, pislik bırakıyor. 18 yaşındaki kızım bile asansöre tek başına binmeye korkuyor” ifadelerini kullandı. “KAPIMA DIŞKI DÖKTÜRDÜ” 2005 yılından bu yana site yöneticiliği yaptığını söyleyen Hüseyin Ateş, sorunların yıllardır sürdüğünü belirtti. Ateş, “Aidatları ödemediği için babasını icraya verdim. Ondan sonra sorunlar başladı. Kapımın önüne dışkı döktürdü. Defalarca kamera koyduk, mahkemeye gittik. Bu olaylarla ilgili 8-9 davam var” dedi. “ÜSTÜMÜZE BİBER GAZI SIKTI” Pandemi döneminde binaya taşındığını söyleyen Mehtap Aydoğdu ise yaşadıklarını şöyle anlattı: “Evimi su bastı, kapımdaki fayansları kırdı ve kumumu döktü. Ustalarımın üzerine su dolu bidon attı ve biber gazı sıktı. Çocuğumla birlikte yaşıyorum ve apartmanda kimsenin can güvenliği yok.” Apartman sakinleri, yaşanan olayların artık dayanılmaz hale geldiğini belirterek yetkililerin acilen duruma müdahale etmesini istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.