#Çözüm

- Çözüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çözüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KARŞIYAKA BELEDİYESİNDE BORÇ DAĞ GİBİ! İŞÇİ BAŞI 400 BİN Haber

KARŞIYAKA BELEDİYESİNDE BORÇ DAĞ GİBİ! İŞÇİ BAŞI 400 BİN

İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş. bünyesinde çalışan işçi'ler, aylardır süren maaş krizine karşı seslerini yükseltti. DİSK/Genel-İş İzmir 10 Nolu Şube çatısı altında örgütlü olan işçiler, Karşıyaka Çarşısı girişinde bir araya gelerek vatandaşlara broşür dağıttı. İşçiler, son 5 yıldır maaşlarını tam alamadıklarını, Temmuz ayından bu yana ise düzenli ödeme yapılmadığını belirterek, kişi başına yaklaşık 400 bin TL alacak oluştuğunu dile getirdi. Eylem sırasında “Parasız emek olmaz”, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” ve “Harçlık değil, tam maaş” mesajları veren çalışanlar, yaşadıkları mağduriyetin artık günlük hayatlarını sürdürülemez hale getirdiğini söyledi. 5 YILDIR TAM MAAŞ YOK, 7 AYLIK ÖDEME YAPILMADI İDDİASI İşçilerin dağıttığı broşürde yer alan bilgilere göre, Karşıyaka Belediyesi Kent A.Ş. çalışanlarının son 5 yıldır hiçbir zaman tam maaş alamadığı ifade edildi. Açıklamada özellikle Temmuz ayından itibaren geçen 7 aylık süreçte maaşların ödenmediği, ayrıca 2 yıl öncesine dayanan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarının da hâlâ yatırılmadığı öne sürüldü. Broşürde, yaşanan bu durumun sadece bir maaş meselesi olmadığı vurgulanırken, işçilerin ekonomik anlamda adeta hayatta kalma mücadelesi verdiği belirtildi. İŞÇİ BAŞINA 400 BİN TL ALACAK: “BU SADECE RAKAM DEĞİL” İşçilerin açıklamasında, kişi başına düşen alacak miktarının ortalama 400 bin TL seviyesine ulaştığı kaydedildi. İşçiler, belediyenin zaman zaman haftalık 5-6 bin TL gibi küçük ödemeler yaparak krizi “geçiştirmeye” çalıştığını, ancak bunun sorunu çözmek yerine daha da büyüttüğünü söyledi. Dağıtılan bildiride dikkat çeken ifadelerden biri ise yaşanan mağduriyetin aile düzenini ve sosyal hayatı doğrudan etkilemesi oldu. İşçiler, “Bunlar sadece rakamlar değil” diyerek içinde bulundukları tabloyu şöyle anlattı: Çocuğuna harçlık veremeyen emekçiler Evinde huzuru kalmayan, boşanma noktasına gelen aileler İcralık olan çalışanlar Borçlarını çeviremediği için tefeciye düşenler Gündüz belediyede çalışıp gece ek iş yapmak zorunda kalanlar “ZAM DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ” Eylemde yapılan açıklamada, çalışanların taleplerinin “ek zam” olmadığı özellikle vurgulandı. İşçiler, Karşıyaka halkına seslenerek yıllardır hizmet üretmeye devam ettiklerini ancak karşılığını alamadıklarını ifade etti. Açıklamada, “Biz bu kentte temizlikten bakıma, hizmetten saha çalışmalarına kadar her alanda emek veriyoruz. Karşıyaka’ya hizmet ediyoruz. Ancak emeğimizin karşılığı ödenmiyor” mesajı verildi. İŞÇİLER TALEPLERİNİ İSE NET CÜMLELERLE SIRALADI: “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Harçlık değil, tam maaş istiyoruz. Parasız emek olmaz.” Karşıyaka Çarşısı girişinde yapılan bildiri dağıtımı sırasında bazı esnaf ve vatandaşların işçilere destek verdiği görüldü. Broşürleri alan vatandaşların bir kısmı, yaşanan maaş krizinin çözülmesi gerektiğini ifade ederken, işçiler de sorunlarına kalıcı çözüm bulunana kadar demokratik tepkilerini sürdüreceklerini belirtti. EYLEMLER SÜRECEK MESAJI Kent A.Ş. işçileri, sürecin daha fazla uzamasının hem çalışanları hem de belediye hizmetlerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Açıklamada, alacakların ödenmesi için somut bir adım atılmaması halinde eylemlerin devam edeceği vurgulandı.

DENİZLİ'DE KÖY CAMİSİ İCRADAN SATIŞA ÇIKARILDI Haber

DENİZLİ'DE KÖY CAMİSİ İCRADAN SATIŞA ÇIKARILDI

Denizli'nin Çardak ilçesine bağlı Gölcük Mahallesi’nde köy'lüler tarafından bağışlarla inşa edilen caminin bir bölümü ile avlusu, bağışçılardan birinin icra borcu nedeniyle icradan satışa çıkarıldı. Mahalle sakinleri, hem caminin hem de içme suyu ihtiyacının karşılandığı sondaj kuyusunun risk altında olduğunu belirterek yardım çağrısında bulundu. "CAMİ HALKIN BAĞIŞIYLA YAPILDI, ŞİMDİ SATILIYOR" 2000 yılında, hasarlı olduğu gerekçesiyle eski caminin yıkılmasının ardından mahalleli yeni bir cami inşa etmek için harekete geçti. Dönemin muhtarı Osman Yüncü’nün öncülüğünde 12 kişi arsa bağışında bulundu ve 2001 yılında yeni caminin inşaatı başladı. Ancak caminin üzerinde bulunduğu arsanın hissedarlarından birinin icra borcu nedeniyle, caminin bir kısmı ile birlikte avlusu da satış listesine alındı. Mahalle sakinlerinden eski muhtar Osman Yüncü, "Köylülerin katkısıyla yaptığımız cami, 12 hissedarın ortak mülkiyetindeydi. Ancak bu hissedarlardan birinin icra borcu nedeniyle caminin bir kısmı satışa çıkarıldı. Cami sadece ibadet yeri değil, aynı zamanda köylünün içme suyunu sağladığı sondaj kuyusunun da bulunduğu yer. Cami avlusundaki sondaj suyu, şebeke suyu yerine kullanılıyor. Mahallemizin tek camisi ve tek içme suyu kaynağı risk altında" dedi. MAHALLELİ YETKİLİLERDEN YARDIM BEKLİYOR Yüncü, köyde kamuya ait başka bir arsa ya da bina olmadığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu: "Camimizin icra yoluyla satılmasını istemiyoruz. Bu durum yalnızca ibadethanemizi değil, su kaynağımızı da tehdit ediyor. Yetkililerden çözüm bekliyoruz" dedi.

MHP, EMEKLİLER İÇİN TEMMUZU İŞARET ETTİ Haber

MHP, EMEKLİLER İÇİN TEMMUZU İŞARET ETTİ

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emekliler adına bazı iyileştirme yapılma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek, "Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok" dedi. Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, emeklilerle ilgili düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soruyu cevapladı. TBMM'nin bu konuda müşterek idare ortaya koyduğu anda yeni bir yasayla bir takım ek tedbirlerin alınmasının, bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesinin zor olmadığını vurgulayan Büyükataman, şöyle konuştu: "Emeklilerimiz, dar gelirlilerimiz, esnafımız, tarımla meşgul olan çiftçilerimizin durumları gerçekten hepimizi üzüyor. Sıkıntılı tablo ortada olduğu muhakkak. Bunu yok varsaymak görmezlikten gelmek, pembe tablolar çizmek kendimizi kandırmak olur. Ülkenin gerçeklerini dikkate alarak; bir takım problemler telafi edildikçe, sorunlar çözüme kavuşturuldukça, çok ciddi kaynakların başta emeklilerimiz olmak üzere hayat sandartlarını yükseltmek adına yoğunlaştırılacağını biliyorum." Emeklilerle ilgili iyi niyetli hazırlıklar olduğuna dikkati çeken Büyükataman, sözlerine şunları ekledi: "Yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emeklilerimiz adına bazı iyileştirme yapılma ihtimali kuvvetle muhtemel, bekleyelim. Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok. Toplumun bütün kesimleri, bütün siyasi partilerimiz iyi niyetle bu konuda çözüm bulmak konusunu sürekli ifade ediyorlar. Müşterek iradenin makul bir çözüme evrileceğini umut ediyorum. Ben yılın ikinci 6 ayında emeklilerimiz adına iyileştirmenin yapılabileceğini düşünüyorum."

ADANA’DA MUHTAR BELEDİYENİN CENAZESİNİ KALDIRDI Haber

ADANA’DA MUHTAR BELEDİYENİN CENAZESİNİ KALDIRDI

Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Pınar Mahallesi'nde mahalle muhtar'ı Saniye Çelik, belediyeden hizmet alamadıkları gerekçesiyle alışılmışın dışında bir protesto gerçekleştirdi. Çelik, CHP’li Seyhan Belediyesi’nin ‘vefat ettiğini’ ilan ederek sembolik bir cenaze töreni düzenledi. İki yılı aşkın süredir mahallelerine hiçbir hizmetin gelmediğini öne süren muhtar Saniye Çelik, çözüm bulamamanın ve taleplerinin karşılıksız kalmasının ardından dikkat çekici bir adım attı. Muhtarlık binası önünde temsili bir tabut yerleştirerek “Seyhan Belediyesi’nin fiilen öldüğünü” ilan eden Çelik, cenaze töreniyle tepkisini dile getirdi. “BELEDİYENİN ÖLDÜĞÜNE KANAAT GETİRDİK” Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Muhtar Çelik, “İki yıldır mücadele ediyoruz. Dilekçeler yazıyoruz, telefonlarla ulaşmaya çalışıyoruz, fakat hiçbir geri dönüş alamıyoruz. Mahallemize bir çivi çakılmadı. Bu nedenle biz de Seyhan Belediyesi’nin artık hizmet üretmediğini, fiilen öldüğünü kabul ettik” dedi. Hizmet vermeyen yetkililerin sorumluluk almaması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Başkan, başkan vekili, yardımcıları, müdürleri boşuna maaş almasın. Makam işgalcisi olmasınlar. Boşuna nefes tüketmeyelim dedik ve sembolik olarak belediyenin cenazesini kaldırdık” ifadelerini kullandı. “SEYHAN’IN 96 MAHALLESİNDE DURUM DAHA VAHİM” Yaşanan sorunun yalnızca Pınar Mahallesi’ne özgü olmadığını belirten Çelik, “Bu durum sadece bizim mahallemizle sınırlı değil. Seyhan’ın 96 mahallesinde daha da beter bir tablo var. Herkes çaresiz. Belediyeden ümidimizi kestik. 3 yıl daha böyle mi sürecek? Bu çağrıyı yalnızca basına değil, bakanlarımıza, milletvekillerimize, sayın valimize ve kaymakamımıza da yapıyoruz. Lütfen bu duruma el atılsın” diyerek destek çağrısında bulundu. Cenaze töreni, mahalle sakinlerinin ve çevre muhtarların da katılımıyla gerçekleşirken, sembolik tabutun üzerine “Hizmet vermeyen belediye ölmüştür” yazısı dikkat çekti. Törenin ardından sembolik tabut muhtarlık önünden kaldırılırken, Çelik ve destekçileri eylemin devamının geleceğini ifade etti.

BURSA SON 52 YILIN EN KURAK YILINI YAŞIYOR Haber

BURSA SON 52 YILIN EN KURAK YILINI YAŞIYOR

Bursa Uludağ’daki kar örtüsünün son 10 yılda yüzde 50’ye varan oranda azaldığına dikkat çeken Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeniden susuzluk yaşamaması adına tüm vatandaşları suyu tasarruflu kullanmaya davet etti. Ağırlıklı olarak insan eliyle ortaya çıkan ve tüm dünyada gün geçtikçe etkisini daha fazla hissettiren iklim krizi, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Dünyanın bir kısmı yağışların olmaması sebebiyle susuzlukla mücadele ederken, bir kısmı ise aşırı yağışların getirdiği felaketlerle uğraşıyor. "Yağışlar, son 52 yılın en düşük seviyesinde" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 1 Ekim 2024 - 30 Eylül 2025 dönemini kapsayan ‘2025 Su Yılı Raporu’na göre, metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm oldu ve uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kaldı. Bu değer son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri yaşanan krizi gözler önüne seriyor. Bursa’nın en önemli su kaynağı ve ‘su sigortası’ olarak kabul edilen Uludağ, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en sert şekilde hisseden bölgelerin başında geliyor. Artan sıcaklıklar ve düzensizleşen yağış rejimi, son 10 yılda dağdaki kar örtüsünün yüzde 50'ye varan oranlarda azalmasına neden oldu. 2015 yılında 266 gün boyunca karla kaplı olan ve 187 santimetre kalınlığa ulaşan zirve, 2024 yılında sadece 100 gün kar tutabilirken; maksimum kalınlık 93 santimetreye kadar geriledi. 2025’in ilk altı ayında kar kalınlığı anlık olarak 131 santimetreye ulaşsa da, artan sıcaklıklar nedeniyle erime hızı endişe verici boyutlara ulaştı. "Son 50 senede uludağ’da sıcaklık 3 derece arttı" 1970-2024 yılları arasındaki son 55 yıllık periyot incelendiğinde, Bursa merkezde ortalama sıcaklıkların 2 derece, Uludağ’ın zirvesinde ise 3 derece arttığı görülüyor. Bu durum, buharlaşmayı şiddetlendirerek yağışların yeraltı sularını beslemeden atmosfere karışmasına neden oluyor. Zirvedeki yağış miktarının ortalamanın 30 milimetre altına düşmesi ve Uludağ'daki erimenin, kentin su güvenliğini doğrudan tehdit ettiği görülüyor. Yağış rejimindeki düzensizleşme ve artan sıcaklıklar ise su teminini zorlaştırıyor. "Halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum" Doğancı ve Nilüfer barajlarını ziyaret ederek son durum hakkında bilgi veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geçtiğimiz aylarda yağışların azalması sonucu kentte bir süre su kesintisi yapmak zorunda kaldıklarını hatırlattı. Gerekli tedbirlerin alınması sayesinde daha vahim bir tabloyla karşılaşılmadığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa artık su şehri değil. Bursalılara bugüne kadar su tasarrufu konusunda gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Bu sayede su tüketiminde önemli bir düşüş yaşandı. Ancak bunun da yeterli olmadığını biliyoruz. Su sorunu yaşadığımız süreçleri elbette atlatacağız. Bu dönemi atlatmak ve tekrar susuz kalmamak için halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum. Suya sahip çıkmalıyız. Suyu tasarruflu kullanmalıyız. Sürdürülebilir su anlayışını Bursa’ya yerleştirmeliyiz. Bu konuda halkımızın desteği önemli" dedi. "Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanı" Bursa’daki su kaynaklarının ana damarının Uludağ olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, Uludağ’a kar yağdığında barajların suyla dolduğunu ve kente aktarıldığını söyledi. Uludağ’da 2015 yılında 2 metreye yakın kar yağarken, 2024 yılında bu oranın yüzde 50 azaldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Son 52 yılın en düşük yağmur yağdığı yıldayız. Aralık ayının ortasına gelmemize rağmen hala yeterli yağmur alamadık. Uludağ’a da yeterli kar yağmadı. Son 10 yılda su miktarında da yüzde 30 civarında bir düşüş oldu. Dünya yaklaşık 20 senedir iklim krizini konuşuyor ve gerekli tedbirleri alarak süreci yönetiyor. Ancak Bursa’da dikkate alınmamış. Bu yüzden bugünleri yaşıyoruz. Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanıdır. Bizler Bursa’nın gelecekte su sorunu yaşamaması için çözüm üreten, bilim insanların verilerini dikkate alan bir yönetim anlayışını sergiliyoruz" diye konuştu. "Çınarcık arıtma tesisini yakın zamanda devreye alacağız" Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından üretilen çözümler sayesinde Çınarcık Barajı bypass hattını hayata geçirdiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Günlük ortalama 100 bin metreküp suyu, Çınarcık Barajı’ndan alarak Bursalılarla buluşturduk. Çınarcık Barajı’nın arıtma tesisini de yakın zaman içerisinde devreye alacağız. Böylece biraz daha nefes alacağız. Diğer alanlardaki çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Bize hem göletler konusunda hem de diğer alanlarda yaptığımız çalışmalarda destek veren DSİ Bölge Müdürlüğü’ne, bize önemli katkıları olan Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a da teşekkür ediyorum" dedi.

BERGAMA OVASI’NI BESLEYEN BAKIRÇAY’DA SU SEVİYESİ AZALDI Haber

BERGAMA OVASI’NI BESLEYEN BAKIRÇAY’DA SU SEVİYESİ AZALDI

Bazı kesimleri neredeyse tamamen kuruyan Bakırçay’ın özellikle Aşağıkırıklar, Bozköy, Kurfallı ve Yeni Köy çevresinde tarım yapan çiftçiler, DSİ’nin yeterli su salmaması nedeniyle tarlalarındaki ürünlerin kuruduğunu belirterek tepkilerini dile getirdi. Çiftçiler, en büyük kaybı suya en çok ihtiyaç duyan pamuk, mısır ve ayçiçeği tarlalarında yaşadı. Sulama programının aksamasıyla birlikte bazı ekili alanlar tamamen kururken, ayakta kalan ürünlerde de ciddi verim kaybı gözleniyor. "Ürünlerimiz tarlada yandı. Hasat yapacak durumda değiliz" diyen üreticiler, gelir kaybının yanı sıra borçlarını ödeyememe kaygısı taşıyor. Köylüler, sulama sezonunda planlanan suyun zamanında ve yeterli miktarda bırakılmadığını öne sürüyor. DSİ ise su kaynaklarının kısıtlı olduğunu, barajlarda doluluk oranlarının düşüklüğü nedeniyle kısıtlama yapıldığını hatırlatıyor. Uzmanlar, azalan yağışların Ege havzalarında kuraklık riskini artırdığını vurguluyor. Kuzey Ege Havzası Kuraklık Yönetim Planı’nda da "su tüketimi yüksek ürünlerden uzak durulması" çağrısı yapılmıştı. Ancak bölgedeki çiftçiler, geçim kaynaklarını farklı ürünlere kaydırmakta zorlandıklarını dile getiriyor. EKONOMİK ETKİLER ZİNCİRLEME Tarladaki verim kaybının yalnızca üreticiyi değil, nakliyeden işçiliğe, yem ve gıda sanayine kadar bölgedeki tarıma dayalı yan sektörleri de olumsuz etkilemesi bekleniyor. Küçük aile işletmeleri içinse durum daha da kritik. ÇÖZÜM BEKLENTİSİ Çiftçiler, zararlarının devlet tarafından tespit edilerek destek sağlanmasını ayrıca su yönetiminin şeffaflaştırılması, sulama altyapısının yenilenmesi ve acil destek paketlerinin devreye alınması yönünde çağrı yapıyor. Bakırçay’ın kuruması, yalnızca bir yaz mevsimi sorunu değil; tarımın geleceğini, bölge ekonomisini ve kırsal yaşamı tehdit eden derin bir krizin işareti olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.