#El Emeği

- El Emeği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, El Emeği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA’DA YÜZLERCE KADIN İYİLİK İÇİN İLMEK ATTI Haber

BURSA’DA YÜZLERCE KADIN İYİLİK İÇİN İLMEK ATTI

Bursa'da yüzlerce kadın aynı andı sinema salonunda toplanıp hem film izledi hem de hep birlikte örgü ördü. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında dağ ilçesi Harmancık'taki 200 çocuk için atkı, bere ve yastık örüldü. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in eşi Nuray Özdemir ile Harmancık Beledyie Başkanı Haşim Ali Arıkan'ın eşi Melda Arıkan da destek verdi. Nilüfer Belediyesi ve Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen "Kalpten İlmekler İyilik Perdesinde" projesinde yaklaşık 200 kadın sinema salonunda hem film izledi hem de Harmancık’taki ihtiyaç sahibi çocuklar için atkı, bere ve yastık ördü. Dayanışma kenti Nilüfer, örnek bir sosyal sorumluluk projesine daha ev sahipliği yaptı. Nilüfer Belediyesi, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği iş birliğinde Bursa'da "Kalpten İlmekler İyilik Perdesinde" etkinliği Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın eşi Melda Arıkan da salonda yerini aldı. Etkinlikte alışılmışın dışında bir sinema deneyimi yaşandı. Yaklaşık 200 gönüllü kadın "İyilik için ilmek atıyoruz" diyerek sinema koltuklarını doldurdu. Gönüllü kadınlar, sanatçı Adile Naşit’in hayatının konu alındığı "Adile" filmini izlerken, bir yandan da Harmancık’taki ihtiyaç sahibi çocuklar ve dezavantajlı bireyler için atkı, bere ve kalpten yastıklar ördü. Film gösterimi sırasında, gönüllülerin örgü örebilmesi için salonun ışıkları da kapatılmadı. Harmancıklı çocukları ısıtacak Projeye katkı sağlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, "Hayat bazen bizden büyük adımlar değil, küçük ama anlamlı dokunuşlar ister. Bir film izlemek, kısa bir yürüyüş yapmak gibi sıradan görünen anlarda bile, bir insanın hayatına dokunma imkânı sağlar. Bugün burada tam da bunu yapıyoruz" diyerek konuşmasına başladı. Adile filminin şefkati, emeği ve kalpten gelen sevgiyi hatırlatan bir hikâye olduğunu dile getiren Nuray Özdemir, "Biz de bu hikâyeye, kendi ilmeklerimizle eşlik ediyoruz. Bugün örülen her atkı, her bere; Harmancık’taki çocuklara ve dezavantajlı bireylere yalnızca bir sıcaklık değil, "yalnız değilsin" duygusunu taşıyacak. İyilik böyle çoğalıyor" diye konuştu. Özdemir, tüm gönüllülere, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği’ne ve dayanışmaya ev sahipliği yapan Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Bursa'da Nilüfer Belediyesi, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği Elif Kamacı Efe ise sadece örgü örmediklerini, kadın emeğinin sağlayacağı farkındalığı da ortaya koyduklarını söyledi. Efe, 200 kadının emeğinin Harmancık’ta çocuklarla buluşacağını dile getirdi. Etkinlikte, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın eşi Melda Arıkan’a da örgüden kalp hediye edildi. Film sonunda el emeği ürünler, çocuklar ve dezavantajlı bireylerle ulaştırılmak üzere sepetlere bırakıldı.

88 YAŞINDAKİ HAKİ DEDE 78 YILDIR SEPET ÖRÜYOR Haber

88 YAŞINDAKİ HAKİ DEDE 78 YILDIR SEPET ÖRÜYOR

Tam 78 yıldır el emeği göz nuruyla sepet ören Haki dede, artık bu işi geçim kaynağı olarak değil, hayata tutunmanın bir yolu olarak sürdürüyor. 10 YAŞINDA BAŞLADI, HALA BIRAKMADI Sepet örme sanatını daha 10 yaşındayken, annesinin isteğiyle fındık dallarını kullanarak öğrenen Atasever, o dönemde ördüğü sepetleri ipe dizerek şehir merkezinde satmaya başladı. Çocuk yaşta kazandığı bu beceri, onun hayat yolculuğunun da temel taşlarından biri oldu. “Askerliğe kadar sepet örerek para biriktirdim” diyen Haki dede, 1958 yılında askerlik görevini tamamladıktan sonra bir süre daha sepet örmeye devam etti. Ardından evlenip inşaat sektöründe çalışmaya başlayan Atasever, hem geçimini sağladı hem de fırsat buldukça sepet örmeye devam etti. PLASTİK MALZEMEYE GEÇİŞ: “FINDIK DALININ İŞÇİLİĞİ ZOR” İlerleyen yaşıyla birlikte inşaat işlerine devam edemeyen Haki dede, şimdi evinin yanına kurduğu küçük atölyede plastik malzemelerden sepet örüyor. Artık fındık dallarının işçiliğinin kendisini yorduğunu söyleyen Atasever, “Plastik daha hafif ve kolay. Eskiden satmak için yapardım, şimdi sadece vakit geçirmek için örüyorum” diyor. Zamanla geleneksel sepetlerin yerini torba ve çuvallar alınca, satışların da azaldığını belirten Atasever, “Eskiden fındık zamanı bir sezonda 300 tane satardım. Şimdi o da kalmadı. Ama alışkanlık oldu. Elim boş durmasın diye devam ediyorum” sözleriyle, emeğe ve üretmeye duyduğu bağlılığı ifade ediyor. “BU İŞ SAYESİNDE EVLENDİM, EV YAPTIM, ÇOCUK BÜYÜTTÜM” Hayatını sepet örerek ve inşaatlarda çalışarak geçiren Atasever, sepetlerin sadece bir zanaat değil, aynı zamanda ailesinin geçim kaynağı olduğunu da vurguluyor. “Sepet örerek evlendim, ev yaptım, çocuk büyüttüm. Şimdi artık her şey değişti. Ama ben hâlâ bu işle oyalanıyorum. Hayat böyle bir şey” diyor. Sepet örme zanaatının artık unutulmaya yüz tuttuğuna da dikkat çeken Atasever, genç nesillerin bu geleneksel el sanatlarına ilgi göstermemesinden dolayı üzüntülü olduğunu söylüyor. “Keşke bu işi öğrenmek isteyen biri çıksa da ben de öğretebilsem” diyerek, bilgisini ve emeğini paylaşmaya hazır olduğunu dile getiriyor.

GENÇ YAŞTA MESLEĞİNİ BIRAKTI: 50 METREKAREDE SAFRAN ÜRETİYOR Haber

GENÇ YAŞTA MESLEĞİNİ BIRAKTI: 50 METREKAREDE SAFRAN ÜRETİYOR

Yüksek katma değerli ve antioksidan açısından zengin olan safran, gramı 600 liradan satışa sunulurken, Yoltaş’ın meslekten üretime uzanan hikayesi dikkat çekiyor. Küçüklüğünden beri çiftçi olmak isteyen ve 2012 yılından bu yana bu alanda araştırmalar yapan 32 yaşındaki Şeyda Yoltaş, üniversitede eğitimini aldığı mali müşavirliği bırakarak tarıma yöneldi. Kiraladığı 50 metrekarelik odada yaklaşık 30 bin safran soğanı yetiştiren Yoltaş, gramı 600 liradan satılan bu değerli baharatla üretici olma hayalini gerçekleştirdi. "ÇİFTÇİLİK, İNSAN SAĞLIĞI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ" Çiftçiliğe başlama sürecini anlatan Yoltaş, “Hep çiftçi olmak istiyordum. 2012’den beri araştırma yapıyorum. Bu ortamı kurabildiğim için safrana karar verdim. Çiftçilik, insan sağlığı açısından çok kıymetli. Bilinçli bir çiftçi olmak, sürdürülebilirlik için çok önemli. Safranın göz sağlığına, cilt sağlığına, hatta kanserli hücrelere karşı faydası var. Tansiyonu düzenleyici ve anti-inflamatuar etkileri de mevcut. Fakat kronik rahatsızlığı olanlar mutlaka doktorlarına danışmalı, ayrıca günde bir bardaktan fazla tüketilmemeli,” dedi. "SAFRANIN İÇERİĞİ ÇOK GÜÇLÜ" Yüksek içerik değeri olan safran hakkında bilgi veren Yoltaş, “Safran takviyelerle de desteklenen, güçlü içeriğe sahip bir bitki. Toprakta yetiştirmek çok zahmetli, bu nedenle pahalı. Ama aslında bir gram safran bir kişiye bir ay yetiyor. Bu nedenle fiyatı görece makul kalıyor,” ifadelerini kullandı. "ODADA ÜRETMEK DAHA MASRAFSIZ VE VERİMLİ" Yoltaş, üretim sürecine ilişkin olarak, “1 Ekim’de safranları odaya aldık, Kasım ortasında hasada başladık. Çiçekler elle ve dikkatlice toplanıyor. Yeşil yapraklara zarar vermemek önemli, çünkü bunlar gelecek yılki üretimi belirliyor. Tarlada bu süreç daha zor ve maliyetli. Odada üretimle daha az iş gücüyle daha yüksek verim sağlanabiliyor,” dedi. "RİSKLERLE KARŞI KARŞIYASINIZ" Açık alanda üretimin daha riskli olduğuna dikkat çeken Yoltaş, “Kapalı ortamda ışık, sıcaklık, nem ve karbondioksit gibi değerleri kontrol edebiliyoruz. Bu, doğada mümkün değil. 30 bin soğanı tek tek elle topluyoruz. El emeği, safranı kıymetli yapıyor,” ifadelerini kullandı. "ASLINDA BEN KAPALI ORTAM TARIMI YAPIYORUM" Yapılan üretime neden “uzay tarımı” dendiğini açıklayan Yoltaş, “Bu sistem uzayda da kullanılabilecek tarım modeli. Ben topraksız değil, kapalı ortam tarımı yapıyorum. Hidroponik, aeroponik gibi çeşitli sistemler var. Burada suni ışık kullanılsa da üretim doğal ve içerik testlerinden geçiyor. Bu ürünler organik ve temizdir. Safranla ilgili pek çok bilimsel makale var, insanlar okuyarak içlerini rahatlatabilir,” diye konuştu.

KARABAĞLAR’DA BİRLİKTE BİRLEŞTİRDİLER, SEVGİYLE BÜYÜTTÜLER Haber

KARABAĞLAR’DA BİRLİKTE BİRLEŞTİRDİLER, SEVGİYLE BÜYÜTTÜLER

Karabağlar Belediyesi Nokta İleri Yaş Alma Merkezi’nde, Atatürk Lisesi Bilinçli Tüketici Kulübü ve Kızılay Kulübü iş birliğiyle yürütülen “Birlikte Ördük” projesi, anlamlı bir dayanışma örneğine dönüştü. Gönüllü kadınlarla birlikte örülen yüzlerce haroşa parçası, merkezde bir araya getirilerek el emeği battaniyelere dönüştürüldü. BAŞKAN KINAY'DAN DESTEK VE DAYANIŞMA MESAJI Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, çalışmaları yerinde incelemek ve gönüllülerle bir araya gelmek üzere merkezi ziyaret etti. Kadınların emeğine ve toplumsal dayanışmanın gücüne dikkat çeken Başkan Kınay, “Bu anlamlı çalışma büyük bir iyiliğe dönüştü” diyerek projeye destek verdi. KARABAĞLAR'DA BİNLERCE PARÇA, ONLARCA BATTANİYEYE DÖNÜŞTÜ Proje kapsamında binlerce 30x30 santimetrelik örgü parçası, Arap Hasan Mahalle Muhtarlığı ve Nokta İleri Yaş Alma Merkezi gönüllüleri tarafından titizlikle birleştirildi. Elde edilen battaniyeler, 17 Aralık’ta İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde düzenlenecek kermeste satışa sunulacak. Kermesten elde edilen gelir, genç yaşta hayatını kaybeden İYTE öğrencisi Umut Akdağ adına LÖSEV’e bağışlanacak. BATTANİYELER İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞTIRILACAK Proje kermesle sınırlı kalmayacak. Hazırlanan diğer battaniyeler, Karabağlar Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılacak. “KÜÇÜK PARÇALAR BİRLEŞTİ, BÜYÜK BİR UMUDA DÖNÜŞTÜ” Her battaniyenin bir umudu temsil ettiğini vurgulayan Başkan Kınay, “Burada ortaya çıkan her emek bir çocuğa, bir yüreğe dokunuyor. Küçük gibi görünen parçalar birleşerek büyük bir iyiliğe dönüşüyor. Ve bunu başaranlar yine kadınlar” dedi. “BU HAKLARI 91 YIL ÖNCE ATATÜRK SAYESİNDE KAZANDIK” Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara tanıdığı haklara da değinen Başkan Kınay, “Biz bu hakları 91 yıl önce Atatürk sayesinde kazandık. Ancak hâlâ ‘kadın belediye başkanı seçilemez’ diyenlerle mücadele ediyoruz. Bugün o önyargıların yıkıldığını hep birlikte görüyoruz” diye konuştu. “DEVRİM KADINLARIN AYAK İZİNDE” Kadın muhtarların sayısına da değinen Başkan Kınay, Karabağlar’daki 58 mahallenin 20’sinde kadın muhtarların görev yaptığını hatırlatarak, “Her biri kendi mahallesinde değişimi başlatıyor. Onların yarattığı etki Karabağlar’ın tamamına yayılıyor” dedi. Konuşmasını, “Umudu büyüten kadınlardır. Devrim kadınların ayak izinde” sözleriyle tamamladı.

PAPA İÇİN ÖZEL HEDİYE 1,5 AYDA HAZIRLANDI Haber

PAPA İÇİN ÖZEL HEDİYE 1,5 AYDA HAZIRLANDI

İznikli çini ustası Mesude Künen, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14'üncü Leo'nun 28 Kasım'da ilçeye gerçekleştireceği ziyaret için özel bir hediye hazırladı. Yaklaşık 1,5 ay süren titiz ve ince işçilik gerektiren çalışmalar sonunda ortaya çıkan minyatür eser, İznik'in köklü tarihini ve kültürel mirasını yansıtıyor. Eser, 28 Kasım'daki tarihi buluşmada İznik'ten Vatikan'a uzanan bir dostluk ve kültürel miras köprüsü olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ‘Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı' unvanına sahip Künen'in hazırladığı minyatür çalışmada, kentin simgesi hâline gelmiş tarihi yapılar, İznik surları, anıtsal kapılar ve kentin kültürel dokusunu temsil eden önemli noktalar yer alıyor. El emeği göz nuru bu özel eser, geleneksel İznik çini sanatının modern bir yorumla aktarıldığı nadide bir örnek. Papa 14'üncü Leo'nun ziyaretinin arka planında, Hristiyanlık tarihi açısından büyük önem taşıyan İznik Konsili'nin 1700'üncü yılı bulunuyor. Dünyanın dört bir yanındaki Hristiyanlar için kutsal kabul edilen bu tarih, İznik'in uluslararası gündemde yeniden öne çıkmasını sağladı. İznikli sanatçı Mesude Künen de hazırladığı eserle, bu özel tarihe sanatsal bir katkı sunuyor. "İznik'i en özel haliyle anlatmak istedim" Usta çini sanatçısı Künen, çalışmanın hem manevi hem sanatsal açıdan ayrı bir önem taşıdığını belirterek şunları söyledi; "Bu eser, İznik'in tarihini, ruhunu ve güzelliğini yansıtan bir bütün olsun istedim. 1,5 ay boyunca en ince ayrıntısına kadar çalıştım. Papa'ya sunulacak olması bizim için gurur verici." Papa'ya sunulacak özel bir hatıra Hazırlanan minyatür, Papa 14'üncü Leo'ya İznik ziyareti sırasında resmi olarak takdim edilecek. İlçe halkı ve yerel yönetim, bu özel ziyaretin hem turizm hem de uluslararası tanıtım açısından önemli katkılar sağlayacağını düşünüyor. Papa'ya sunulacak bu hediye, yalnızca bir sanat eseri değil, aynı zamanda İznik'in tarihini, kültürünü ve binlerce yıllık mirasını temsil eden bir sembol niteliği taşıyor.

KARŞIYAKA’DA EL EMEĞİ GECE PAZARI AKŞAMLARA RENK KATIYOR Haber

KARŞIYAKA’DA EL EMEĞİ GECE PAZARI AKŞAMLARA RENK KATIYOR

Kadın üreticileri desteklemek ve kent yaşamına renk katmak amacıyla Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen El Emeği Gece Pazarı, vatandaşları el emeği ürünlerle buluşturmayı sürdürüyor. Yaz boyunca her çarşamba akşamı Karşıyaka Çarşısı’ndaki Hergele Meydanı’nda kurulan pazarda kadın üreticiler; takı, tekstil ürünleri, dekoratif eşya ve benzerlerinden oluşan özgün tasarımlarını aracısız olarak satışa sunuyor. Yoğun ilgi gören El Emeği Gece Pazarı, 20.00-23.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor. AY SONUNDA ÜRETİCİLER DEĞİŞECEK Daha fazla kadına ulaşmak ve kazanç kapısı yaratmak amacıyla El Emeği Gece Pazarı’nda satış yapacak üreticiler 4 haftada bir değişiyor. Başvuru sürecinde seçilen 46 üretici, dört hafta boyunca Hergele Meydanı’nda ürünlerini sergileyecek. Ardından stantlar yeni üreticilere devredilecek ve yeniden başvuru süreci başlatılacak. "SOKAKLARIMIZ DAYANIŞMAYLA GÜZELLEŞİYOR" Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “El Emeği Gece Pazarı sayesinde hem kadın üreticilerimiz kazanç sağlıyor hem de Karşıyakamızın sokakları üretimin ve paylaşımın güzelliğiyle renkleniyor. Her geçen gün daha fazla kadına ulaşmak için bu etkinliği dönüşümlü olarak sürdürüyoruz. Tüm vatandaşlarımızı toplumsal dayanışmanın bir parçası olmak için Gece Pazarı’na bekliyoruz” diye konuştu.

KONAK’DA EL EMEĞİ PAZARI KADINLARA UMUT OLDU Haber

KONAK’DA EL EMEĞİ PAZARI KADINLARA UMUT OLDU

Konak Belediyesi’nin kadınlara ekonomik destek sağlamak amacıyla geçtiğimiz aylarda Hatay Kapalı Pazaryeri’nde hayata geçirdiği El Emeği Pazarı, kadınlara gelir kapısı oldu. El emeğiyle ürettikleri ürünleri ücretsiz tahsis edilen tezgahlarda satışa sunan Konaklı kadınlar, emeklerini kazanca dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyor. Kadınların ürettiği ürünler her hafta cuma günü 17.00-21.00 saatleri arasında El Emeği Pazarı’nda meraklıları ile buluşuyor. Bileklikten çantaya, örgüden muma çok sayıda ürünün yer aldığı El Emeği Pazarı ile hem sosyalleşmenin hem de gelir elde etmenin sevincini yaşayan kadınlar, desteklerinden dolayı Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya teşekkür ettiler. “ARTIK BİR TEZGAHIMIZ VAR” Pazarda ürünlerini sergileyen kadınlardan iki çocuk annesi Kudret Çetinkaya, “Konak Belediyesi’nin semt merkezlerinde açtığı kurslara uzun yıllar katılarak takı yapmayı, örgü örmeyi, dikiş dikmeyi öğrendim. Yaptığım ürünleri satarak iki çocuğumu okuttum. Belediye Başkanımız Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun bize sağladığı bu imkan sayesinde artık bir tezgahımız var. Tüm komşularımızı ve arkadaşlarımızı buraya davet ediyoruz” dedi. “KADIN EMEĞİNİN DEĞER BULDUĞU BİR PAZAR” El emeği ürünlerini müşterilerle buluşturmanın gururunu yaşayan emekli Nuriye Sonucu da, “Emekli olduktan sonra evde boş oturmayayım diye bir şeyler yapmak istedim. Daha önce bir yerimiz olmadığı için ürünlerimizi sergileme imkanımız yoktu. Bize bu imkanı sunduğu için Konak Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Kadınlara tavsiyem evde hiçbir şey yapmadan oturmasınlar. Ellerindeki bu güzel imkanı değerlendirsinler. Kadın emeğinin değer bulduğu bir pazar burası. Bütün İzmirlileri bekliyoruz” ifadelerini kullandı. “BÜTÇEMİZE DESTEK OLUYOR” Emekle ürettiği takıları satarak bütçesine katkı sağlayan Ayşe Dural ise şunları söyledi: “8 sene boyunca semt merkezlerindeki kurslara katıldım. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlardan dolayı zorluklar yaşıyoruz. Bu pazar da bütçemize destek oluyor. Kadın emeğine yönelik böyle alanların çoğalmasını istiyoruz. Ürünlerim beğeniliyor, olumlu dönüşler alıyorum.” “KIZ ÇOCUKLARINI OKUTACAĞIM” Sattığı ürünlerden elde edeceği gelirle kız çocuklarını okutmayı hedefleyen Ayşe Karaduman da, “Bu pazarda yer aldığım için kendimi şanslı hissediyorum. Amacım ürünlerden elde edeceğim gelirle kız çocuklarına destek olmak. Okumayı da okutmayı da çok seviyorum. Bu stanttan alışveriş yapanlar eğitime destek olacak. Kadınların kendi ayakları üzerinde durması çok önemli” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.