#Enfeksiyon

- Enfeksiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enfeksiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

UZMANDAN HANTAVİRÜS UYARISI: BELİRTİLER GRİBE BENZİYOR Haber

UZMANDAN HANTAVİRÜS UYARISI: BELİRTİLER GRİBE BENZİYOR

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, son dönemde yeniden gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin yaptığı açıklamada, hijyen kurallarına uyulmasının hastalıktan korunmada büyük önem taşıdığını belirtti. Medline Adana Hastanesi’nde görev yapan Dr. Uğuz, hantavirüsün genellikle fare ve diğer kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas sonucu bulaştığını söyledi. “KAPALI VE KULLANILMAYAN ALANLAR RİSK TAŞIYOR” Virüsün özellikle uzun süre kapalı kalan alanlarda risk oluşturduğunu ifade eden Uğuz, "Depo, ahır, bodrum ve kırsal yapılarda temizlik sırasında havaya karışan virüs partiküllerinin solunması enfeksiyonun en yaygın bulaş yollarından biridir" dedi. Koruyucu ekipman kullanılmadan yapılan temizliklerin ciddi risk taşıdığına dikkati çeken Uğuz, kemirgen teması bulunan kişilerin belirtileri ciddiye alması gerektiğini vurguladı. “İLK BELİRTİLER GRİBE BENZİYOR” Hantavirüs enfeksiyonunun başlangıçta grip benzeri belirtilerle ortaya çıktığını kaydeden Uğuz, "Ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve mide bulantısı en sık görülen şikayetler arasındadır. İlerleyen dönemde nefes darlığı, öksürük ve ciddi akciğer problemleri gelişebilir" diye konuştu. Erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Uğuz, kesin tanının laboratuvar testleriyle konulduğunu, temas öyküsünün de değerlendirmede önemli rol oynadığını ifade etti. “RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI” Tarım işçileri, çiftçiler, kamp yapan kişiler, depo çalışanları ve kırsal bölgelerde yaşayanların daha yüksek risk altında olduğunu dile getiren Uğuz, uzun süre kullanılmayan ev ve iş yerlerini temizleyen kişilerin de dikkatli olması gerektiğini söyledi. Kemirgenlerin yaşam alanlarına girmesini önlemek için gıda ürünlerinin kapalı şekilde muhafaza edilmesi gerektiğini vurgulayan Uğuz, yaşam alanlarının düzenli temizlenmesinin önemine işaret etti. “SÜPÜRMEK YERİNE DEZENFEKTAN KULLANIN” Hantavirüsten korunmada hijyen kurallarının belirleyici olduğunu belirten Uğuz, şu uyarılarda bulundu: "Kapalı alanlar temizlenmeden önce mutlaka havalandırılmalı, temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmalı. Fare veya kemirgen dışkısının görüldüğü alanlar süpürülmemeli, dezenfektan kullanılarak temizlenmelidir" dedi.

PİTBULL SALDIRISINA UĞRAYAN SANATÇI: “ÖLÜMDEN DÖNDÜM” Haber

PİTBULL SALDIRISINA UĞRAYAN SANATÇI: “ÖLÜMDEN DÖNDÜM”

Balıkesir’in Akçay ilçesinde köpeğini gezdirdiği sırada pitbull cinsi bir köpeğin saldırısına uğrayan sanatçı Onur Akay, yaşadığı ağır sağlık sürecinin ardından "Ben ölümden döndüm" dedi. SALDIRI ANI: “KÖPEĞİMİ KORUMAYA ÇALIŞTIM” İddiaya göre olay, 14 Nisan’da Akçay’da meydana geldi. Yazlığının bulunduğu bölgede köpeğini gezdiren Akay, ağaçlık alanda bir anda pitbull cinsi köpeğin saldırısına uğradı. Köpeğini korumak için refleksle hareket ettiğini anlatan Akay, hayvanı uzaklaştırmaya çalışırken yüzünden yaralandı. Yaşadığı anları anlatan Akay, "Köpeğimi korumak isterken bana saldırdı. O an ne yaptığımı bile hatırlamıyorum. Köpeğimi fırlattım, o da yüzüme atladı" ifadelerini kullandı. YÜZÜNDEN AĞIR YARALANDI Saldırı sonucu dudağına 3, burnuna ise 9 dikiş atılan Akay’ın burnunda yaklaşık 2 santimetrelik doku kaybı oluştu. İlk müdahalenin ardından taburcu edilen sanatçının durumu, ilerleyen günlerde kötüleşti. Akay, "Başta iyiydim ama sonrasında şişlik, kanama ve ciddi ağrılar başladı" dedi. YOĞUN BAKIMDA ENTÜBE EDİLDİ Durumunun ağırlaşması üzerine yeniden hastaneye kaldırılan Akay’a “nekrotizan fasiit” teşhisi konuldu. Hızla ilerleyen enfeksiyon nedeniyle yoğun bakıma alınan sanatçı, bir süre entübe edilerek tedavi gördü. Yaklaşık 1,5 gün yoğun bakımda kalan Akay, "Bilincim açıktı ama nefes almakta zorlanıyordum. Çok ciddi bir süreçti" ifadelerini kullandı. “DOKULARIM ZARAR GÖRDÜ” Enfeksiyonun yüz bölgesinde ciddi hasara yol açtığını belirten Akay, "Burnumdan ve dudağımdan siyahlaşan dokular döküldü. Şimdi yeniden ameliyat gerekip gerekmediği değerlendirilecek" dedi. Tedavi sürecinde yüksek doz antibiyotik uygulandığı öğrenilirken, sanatçının sağlık durumunun iyiye gittiği bildirildi. UZMANLARDAN KRİTİK UYARI Liv Hospital Ankara Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Duran Tok, köpek ısırıklarının basit yaralar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Tok, "Nekrotizan fasiit çok hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen bir enfeksiyondur. Dakikalar bile önemlidir. Erken müdahale edilmezse doku kaybı, organ kaybı hatta ölümle sonuçlanabilir" dedi. Uzmanlar, ısırık sonrası yaranın bol sabunlu suyla yıkanması ve vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. “HERKES DAHA DİKKATLİ OLMALI” Yaşadığı olay sonrası uyarılarda bulunan Akay, "Bu tür köpeklerin sahipleri kurallara uymalı. Benim can dostum da ölebilirdi. Herkes daha dikkatli olsun" diye konuştu. Akay, kendisine destek olanlara teşekkür ederek, "Şu an çok şükür iyiyim. Allah kimseye böyle bir şey yaşatmasın" ifadelerini kullandı.

6,5 AY TEŞHİS KONULAMADI: CENAZESİ AİLESİNE TESLİM EDİLDİ Haber

6,5 AY TEŞHİS KONULAMADI: CENAZESİ AİLESİNE TESLİM EDİLDİ

Aile, kızlarının ölümüne ilişkin ihmaller bulunduğunu öne sürerken, cenaze bugün toprağa verildi. Karın ağrısı ve enfeksiyon şikayetiyle yaklaşık 6,5 ay önce hastaneye başvuran Dilara Gezgin, ilk müdahalenin ardından Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne sevk edildi. Burada uzun süre tedavi gören genç kızın, yapılan tetkik ve tahlillere rağmen hastalığına kesin bir teşhis konulamadığı belirtildi. Tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitiren Dilara Gezgin’in cenazesi, öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. "KIZIMIN SADECE KARIN AĞRISI VE ENFEKSİYONU VARDI" Kızının tedavi sürecini anlatan baba Yaşar Gezgin, ilk başvuruda durumun ağır olmadığını düşündüklerini belirterek şunları söyledi: "Kızımın sadece karın ağrısı ve enfeksiyonu vardı. Sevk edildikten sonra akciğerde sıvı olduğu söylendi. Yoğun bakım süreci başladı, ardından ağır antibiyotik tedavisi uygulandı". "VEREM OLABİLİR DEDİLER AMA HİÇBİR TEST POZİTİF ÇIKMADI" Baba Gezgin, hastalığa ilişkin net bir teşhis konulamadığını ileri sürerek, "Tüm tahliller negatif çıktı. Buna rağmen ‘verem olabilir’ denildi. ‘Olabilir’ ifadesiyle tedavi yürütüldü" dedi. "İLAÇTAN SONRA KALBİ DURDU" Gezgin, tedavi sürecinin kritik bir aşamasında verilen ilaçtan kısa süre sonra kızının kalbinin durduğunu iddia ederek, "İlacı verdikten 20–25 dakika sonra kalbi durdu. 39 dakika boyunca müdahale edildi. O günden sonra 4 ay yoğun bakımda kaldı" ifadelerini kullandı. "ÇOCUĞUMU KUKLA GİBİ KULLANDILAR" Hastaneye yönelik ağır iddialarda bulunan baba Gezgin, "Çocuğumun üzerinde deney yaptılar. Öğrenci yetiştirdiler. Sağlam giden ya ölü çıkıyor ya da bu hale geliyor" diyerek yasal yollara başvuracağını söyledi. "YAVRUM HASTANEYE YÜRÜYEREK GİTTİ, CENAZESİNİ ALDIK" Ailenin yengesi Miyaser Gezgin ise yaşadıkları acıyı şu sözlerle dile getirdi: "Teşhis koyamadılar. ‘Neden öldü?’ sorusuna cevap alamadık. Yavrum hastaneye kendi ayaklarıyla gitti, biz ise cenazesini aldık". Ailenin, yaşanan sürece ilişkin ilgili kurumlara şikayette bulunduğu ve hukuki sürecin devam ettiği öğrenildi.

KİLO ALDIĞINI SANDI, BÖBREĞİNDE 7 BUÇUK KİLOLUK KİTLE ÇIKTI Haber

KİLO ALDIĞINI SANDI, BÖBREĞİNDE 7 BUÇUK KİLOLUK KİTLE ÇIKTI

Kitle başarılı bir operasyonla alındı, Demir 11 kilo verdi. KİTLEYİ KİLO SANMIŞTI Demir, şikayetlerinin başında sadece kilo aldığını düşündüğünü belirtti. Ancak şikayetlerin artması üzerine gittiği Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tetkiklerle, böbreğinde nadir görülen devasa bir kitle olduğu tespit edildi. NADİR GÖRÜLEN VAKA: 10 BİNDE BİR Hastayı değerlendiren Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Toksöz, “Bu kadar büyük böbrek kitleleri 10 bin vakada bir görülebilir” dedi. Operasyonun 6 saat sürdüğünü ve kitleyi laparoskopik yöntemle çıkardıklarını söyledi. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Toksöz şöyle devam etti, "Ameliyat cerrahi süresi yaklaşık olarak 6 saat sürdü. Çok büyük bir böbrek kitlesi karaciğere, bağırsaklara, büyük damarlara yapışık haldeydi. Biz yavaş yavaş, adım adım, kontrollü bir şekilde ilerleyerek hastanın herhangi bir organına zarar vermeden bu işlemi gerçekleştirdik. Hastamız daha çok karında kilo almış gibi hissediyordu. Kademeli olarak büyüdüğü için bunun farkına varmamıştı. Kilo aldığını düşünüyordu. Genelde bazen bu böbrek kitleleri büyürken ağrı yapmaz. Alıştıra alıştıra bir büyüme süreci oluşabilmektedir. Bunun en iyi yöntemi, aralıklı olarak doktor kontrolüne gitmektir." Hastanın ameliyatının başarılı şekilde geçtiğini ifade eden Toksöz, "Ameliyat sonrasında da diğer organlarda herhangi bir hasar bulunmamaktadır. Bağırsakları da, karaciğeri de gayet güzel uygun şekilde çalışmaktadır" dedi. “TAŞLAR VE ENFEKSİYONLAR DA ETKEN OLABİLİR” Dr. Toksöz, dev kitlelerin zamanla tansiyon sorunlarına ve enfeksiyonlara neden olabileceğini vurguladı. “Ahmet Bey’in kitlesi karaciğere, bağırsaklara, damarlara yapışmıştı. Ameliyatla zarar vermeden çıkardık” dedi. Büyük kitlelerde açık cerrahi yönteminin tercih edildiğini dile getiren Toksöz, "Yaklaşık 40 cm'ye yakın bir kesiye ihtiyaç duyuyordu. Biz kendi planladığımız yöntemle bu kesiti kademeli olarak küçülttükten sonra, kitleyi küçülttükten sonra laparoskopik olarak 3 tane delikten ameliyatını gerçekleştirdik. Yaklaşık olarak 10 bin vakada bir bu kadar büyük böbrek kitleleri görülebilmektedir. Hastanın böbreğin içinde taşı da vardı" ifadelerini kullandı. Büyük böbrek kitlesinin enfeksiyon gibi hastalıklara yol açabildiğini anlatan Toksöz, "Ahmet Bey'in bu büyük böbrek kitlesi tansiyon hastalığına sebep olabilir. Boşalttığımız suda da ciddi enfeksiyon vardı. Ciddi enfeksiyona da sebep olabiliyor. Diğer böbreği de etkileyen enfeksiyonlara sebep olabiliyor. Taşlar da iritasyon sonucu böbrek kitlelerine sebep olabilmektedir" şeklinde konuştu. "MİDEME BOŞLUK GELDİ, RAHATLADIM" Hasta Ahmet Demir ise, “İş hayatımı ve uykumu etkiliyordu. Sadece sol yanıma yatabiliyordum. Şimdi 11-12 kilo verdim, çok hafifledim. Hareketlerim daha çevik, uykularım daha rahat” diye konuştu.

ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARINA DİKKAT Haber

ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARINA DİKKAT

Güneş ışınlarının ve çeşitli çevresel faktörlerin etkisiyle yaz mevsiminde çocuklar çeşitli hastalıklara yakalanabilir. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, yaz aylarında çocukların dışarıda daha fazla zaman geçirdiğini ve aşırı sıcaktan olumsuz etkilenebildiklerini söyleyerek ebeveynleri uyardı. Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cansu Yılmaz, özellikle 6 ayın altındaki bebeklerde güneş çarpmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Güneş çarpması durumunda ateş, halsizlik, kusma ve bilinç kaybı görülebilir. Ayrıca güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından dolayı deri kanseri riski de artmaktadır. D vitamini eksikliğinde, haftada en az 2 kez saat 10.00-16.00 arasında yüz ve kolların güneş koruyucu sürülmeden 10-15 dakika direkt gün ışığına maruz bırakılması önerilir. Ancak yaz mevsiminde güneş ışınlarının dik geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında direkt güneşe maruziyetten kaçınılmalıdır. Hijyen ve sıvı tüketimi hayati önem taşıyor Yaz aylarında terleme nedeniyle insan vücudunda aşırı sıvı kaybı olur. Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, sıvı kaybını bol su içerek ve sıvı tüketerek yerine koymanın önemini vurguladı ve şunları ekledi: "Kullanılan su ve sıvı kaynaklarına dikkat edilmelidir. Kaynağı belli olmayan içme sularından ve bu sularla yıkanan meyve ve sebzelerden tifo, paratifo, ishaller, viral hepatit (hepatit A) gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. Özellikle piknik alanlarında sulara insan ve hayvan dışkısı karışmış ise su, gözle görülemeyen mikroplarla kirlenir ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olur. Yaz aylarında ishal vakalarında ciddi artış yaşandığını belirten Dr. Yılmaz, "İshalin en önemli nedeni kirli su ve gıdalardır. Temiz su kullanımı, meyve-sebzelerin iyi yıkanması ve açıkta satılan yiyeceklerden kaçınılması gerekir. Ayrıca ishal durumunda çocuklara bol sıvı verilmeli, gerekirse ağızdan sıvı tedavisi uygulanmalıdır." Temizliği iyi yapılmayan havuzların dış kulak yolu iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu ve göz iltihaplarına neden olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, çocukların havuza girmeden önce mutlaka duş alması gerektiğini, kulak tıkacı ve yüzücü gözlüğü kullanımının ise koruyucu olabileceğini ifade etti. Böcek sokmaları ve seyahat hastalıkları da unutulmamalı Yaz aylarında sık görülen böcek ve sinek sokmalarında enfeksiyon riski taşıyan durumlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, uzun giysilerle koruma sağlanabileceğini belirtti. Ayrıca yurtdışına seyahat eden ailelerin dönüşte çocuklarda görülebilecek ateş ve enfeksiyon belirtilerine karşı hazırlıklı olmaları gerektiğini ifade etti. Yılmaz ayrıca, ‘’Gelişmekte olan ülkelere seyahat sonrası, çocuklarda yüzde 8 oranında tıbbi tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Seyahat sonrası çocuklarda en sık görülen hastalık belirtisi ateştir. Enfeksiyonların çoğu alt solunum yolu enfeksiyonu, üriner enfeksiyon veya orta kulak enfeksiyonudur. Seyahat enfeksiyonlarında yüzde 21 oranında sıtma, yüzde 15 oranında yolculuk diyaresi, yüzde 6 oranında denge ateşi ve yüzde 2 oranında tifo görülebilmektedir. Seyahat edilecek bölgeye göre önceden önlem alınmalı ve aşılamalar tam yapılmalıdır. El hijyenine özellikle dikkat edilmelidir’’ dedi. Basit önlemlerle sağlıklı bir yaz geçirmek mümkün Aşırı sıcaklarda serinlemek için kullanılan klimalardan olumsuz etkilenmemek adına klima filtrelerinin temizliğinin zamanında yapılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, klima çarpmasını engellemek için yazın klimayı 23-26 dereceye ayarlamayı önerdi. Yaz aylarında çocukların sağlığını korumak için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken birçok önemli nokta bulunmaktadır. Güneş çarpmasından korunma, sıvı kaybını önleme, seyahat sonrası sağlık kontrolleri ve klima kullanımına dikkat edilmesi, çocukların yaz mevsimini sağlıklı geçirmelerine yardımcı olacaktır. Sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir yaz tatili için ailelerin bu önlemleri dikkate almaları gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cansu Yılmaz, çocukların hem keyifli hem de sağlıkla dolu bir yaz geçirmesi için farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekti. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.