#Enflasyon

- Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASGARİ ÜCRET ENFLASYONU TETİKLEYEN BİR ETKEN DEĞİL Haber

ASGARİ ÜCRET ENFLASYONU TETİKLEYEN BİR ETKEN DEĞİL

BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, 2025’in en büyük sorununun ekonomi olduğunu belirterek, asgari ücret artışının vatandaşın geçim sıkıntısını gidermekten uzak kaldığını ifade etti. Asgari ücretin açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerektiğini ve enflasyonu tetikleyen bir unsur olmadığını vurgulayan Alfatlı, "Asgari ücret açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerekir diyoruz. Bu ücretin asla enflasyonu tetikleten bir etken olmadığını iddia ediyorum" ifadelerini kullandı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Bursa İl Başkanlığı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Programa katılan BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, 2025 yılının en önemli gündem maddesinin ekonomi olduğunu belirterek, işçi ve emekli maaşlarındaki artış oranlarının yetersiz kaldığını dile getirdi. Alfatlı, açıklanan ücret artışının vatandaşın geçim sıkıntısını gidermekten uzak olduğunu vurgularken, asgari ücretin açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerektiğini ifade etti. Ücret artışlarının enflasyonu tetikleyen bir unsur olmadığını savunan Alfatlı, ücretlerin mutlaka iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti. "Asgari ücretin yüzde 50 artması gerektiğini söyledik" Asgari ücretin vatandaşın derdini çözecek seviyeye gelmesi gerektiğini söyleyen Alfatlı, "2025 denilince ilk akla gelen derin bir ekonomik sıkıntı. 2024 yılında enflasyon yüzde 45’lerdeyken asgari ücret yüzde 30 artış sağlamıştı. Şimdi enflasyon oranı yüzde 31 olarak açıklandı, yüzde 27 asgari ücretliye artış sağlandı. Ücretlinin geçmişten kalan yüzde 50 hakkı var. Biz bunu popülist bir politika olarak söylemedik. Bir gerçeklilik tespiti olarak söyledik. Biz BBP olarak 22 bin 104 lira olan asgari ücretin yüzde 50 artarak 33 bin lira gibi bir rakama gelmesini söyledik. Ancak 28 bin 75 lira olarak açıklandı, zaman geçmiş değil bu rakamın mutlaka iyileştirilmesi lazım, vatandaşın dertlerini çözecek bir rakama gelmesi lazım. 16 bin 881 lira olan emekli maaşları da arttırıldı ancak bu da çok yetersiz. Biz bu rakamın asgari ücret seviyesine yakın olmasını ifade ediyoruz. Bu ücret açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerekir diyoruz. Bu ücretin asla enflasyonu tetikleten bir etken olmadığını iddia ediyorum" dedi. "SDG diyerek yumuşatmaya çalışıyorlar" Yapılan iyi niyetlere rağmen karşı tarafın samimiyetsiz olduğunu kaydeden Alfatlı, "Biz BBP olarak terörsüz bir Türkiye’yi savunuyoruz. Biz insanların huzur içerisinde yaşadığı Türkiye’yi savunuyoruz. Tabi ki terör olmasın istiyoruz, çocuklarımız şehit olmasın istiyoruz. Ama karşınızdaki tasması emperyalistlerin elinde olan adeta aparat olarak kullanılan dünyanın en vahşi terör örgütü var. Güvenlik güçlerimiz zaten bu çapulcuları yendiler, kökünü kazıdılar. Kahraman mehmetçiğimiz bunları yerle yeksan etti. Ama karşı tarafın muhataplarına güvenilmeyeceğini son gelişmelerde de hep beraber gördük. Halep’te yaşananları gördük, kaldı ki Halep onların hakim olduğu bir bölge değil. SDG diyerek yumuşatmaya çalışıyorlar ama Suriye’nin kuzeyi PKK’nın yuvalandığı yerler. İran’da PJAK diye çıkıyor, Türkiye’de PYD/YPG diye çıkıyor. Mecliste partisi de bağırmaya başladı. Bütün iyi niyete rağmen ay yıldızlı bayrağımızı teşkilatlarımıza astıramadık. Hani beraberdik, hani kardeştik. Kim bu ülkede kendini nasıl ifade ediyorsa bir ve beraber yaşamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

KESK’TEN TÜİK VERİLERİNE SERT TEPKİ Haber

KESK’TEN TÜİK VERİLERİNE SERT TEPKİ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), verilerin gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını belirterek sert tepki gösterdi. KESK, kamu emekçilerinin ve emeklilerin yaşadığı derin yoksullaşmaya dikkat çekerken, 14 Ocak Çarşamba günü ülke genelinde iş bırakacaklarını duyurdu. KESK İzmir Şubeler Platformu üyeleri, Türkiye İstatistik Kurumu’nu (TÜİK) İzmir Bölge Müdürlüğü önünde protesto etti. Platform adına konuşan Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şube Başkanı Deniz Çetin, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının hayat pahalılığını yansıtmadığını söyledi. TÜİK’in aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89, yıllık enflasyonu ise yüzde 30,89 olarak açıklamasının ardından KESK İzmir Şubeler Platformu üyesi kamu emekçileri, TÜİK İzmir Bölge Müdürlüğü önünde bir araya gelerek açıklanan verilere tepki gösterdi. KESK İzmir Şubeleri adına yapılan basın açıklamasını BES İzmir Şube Başkanı Deniz Çetin okudu. BASIN AÇIKLAMASINDA, TÜİK VERİLERİNİN GERÇEK HAYATLA ÖRTÜŞMEDİĞİ VURGULANARAK ŞU İFADELERE YER VERİLDİ: Gözümüzü iğneden ipliğe her şeye yapılan zam fırtınası ile açtığımız, bir yılı, 2025 yılını geride bıraktık. Yıllardır devam eden yoksullaştırma politikalarından 4 Milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak bizler de payımıza düşeni aldık. 2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine emeği ile geçinen milyonlar için, bizler için adeta bir kâbus yılı oldu. Maaşlarımız her ay gittikçe erirken yoksulluğumuz günden güne arttı. Evet, 2025 yılını geride bıraktık. Ama sorunlarımız artarak devam ediyor. Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon olarak açıkladılar. Maaş artışlarımızı TÜİK’’in bu sahte verileri ile sınırladılar. Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, bizleri, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler. İktidar temsilcileri, yandaş konfederasyon yönetimi ve Hakem Kurulundan oluşan Bermuda Şeytan Üçgeni “toplu sözleşme” adı altında her seferinde Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminini esas aldı. Altışar aylık bu artışlar daha ilk bir, iki ayda TÜİK’in sahte enflasyonunun bile altında kaldı. Aylarca enflasyon farkı almak için bekledik. Altışar aylık periyotlarla hep aynı şeyi yaşamaya devam ettik. Böylece sadece son 2 yılda maaşlarımız yüzde 20 eridi. TÜİK bugün 2025 yılının son enflasyon verilerini açıkladı. TÜİK’e göre Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 yıllık enflasyon yüzde 30,89 son altı aylık enflasyon yüzde 12,2 kira artışlarında esas alınan 12 aylık ortalama enflasyon ise yüzde 34,88 olmuştur. Bu ülkede yaşayan herkes biliyor ki bu verilerin yaşadığımız gerçek enflasyonla hiçbir alakası yoktur. Nitekim İstanbul Ticaret Odası (İTO) 4 gün önce yıllık enflasyon %37,68 olduğunu açıklamıştır. Bugün açıklanan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise enflasyon aylık yüzde 2,11 yıllık ise yüzde 56,14 artmıştır. Şimdi buradan işçilere, emekçilere, emeklilere, tüm kamuoyuna soruyoruz: TÜİK’in enflasyonu mu yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı daha gerçekçi? Hükümet sözcüleri “enflasyon düştü” diyor. Peki, sizin enflasyonunuz düştü mü? Bugün açıklanan TÜİK verilerine göre: • Asgari ücret artışı TÜİK enflasyonun bile altında kalmıştır. Bilindiği üzere 2024 yılında resmi enflasyon %44,38 olarak açıklanmıştı. Buna rağmen 2025 yılı asgari ücretini bunun yaklaşık 15 puan altında %30 arttırdılar. TÜİK bugün 2025 yılı enflasyonun yüzde 30,89 olduğunu açıkladı. Ama asgari ücreti 10 gün önce %27 artırarak, açlık sınırının altında tuttular. TÜİK’in gerçekleşen enflasyon verileri dahi temel alınmış olsaydı bugün asgari ücretin 32 bin165 TL olması gerekiyordu. Dolayısıyla TÜİK’in sahte enflasyon verilerine göre bile her asgari ücretlinin aylık 4 bin 100 TL’sine yıllık ise 49 bin 200 TL’sine, yani yaklaşık 2 aylık ücretine el konulmuştur. • Kaybeden sadece asgari ücretliler değil, bu düzende hepimizin kayıpları artıyor. Örneğin bugün açıklanan TÜİK verilerine göre: SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıkları 6 aylık enflasyon oranında, yani sadece yüzde 12,2 artacaktır. • Bu sahte verilere göre kamu emekçileri ve emeklileri olarak bizler için ise yüzde 6,85 enflasyon farkı doğmuştur. Bu farka Hakem Kurulu dayatması ile biten son “toplu sözleşmeye” göre yapılacak artışı da (yüzde11 artış ve taban maaşlarda bin TL artış) eklediğimizde maaşlarımız Ocak’tan itibaren ortalama sadece yüzde 20 artacaktır. Öte yandan ‘enflasyon farkı’ adı üzerinde geçtiğimiz altı ay yaşanan enflasyondan doğan farktır. Dolayısıyla kamu emekçileri ve emeklileri olarak 2026 yılına aslında ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile başlıyoruz. Buna karşın kira, ulaşım, gıda başta olmak üzere temel giderlerimizdeki artışlar maaş artışımızı katlamakta, dolayısıyla reel gelirimiz hızla buharlaşmaktadır. Bizler 2026 yılına maaşlarımızda ortalama yüzde %12,5 artış ile başlarken: • 1 Ocak’tan itibaren toplu taşıma ücretlerine %35, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerine %30, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine ortalama %22, MTV ve damga vergisine %19 zam yapılmıştır. • Kontrat süresi dolanların kirası Ocak’tan itibaren yüzde 34,88 artacaktır. Bugün 55 Bin TL maaş alıp bunun 25 bin TL’sini kiraya veren bir kamu emekçisinin maaşı Ocak ayında 65 bin TL olacak. Ama kirası 33 bin 720 TL’ye çıkacak. Yani cebine giren maaş zammının neredeyse tamamı kiraya gidecek. • Bırakalım eti, süt ürünlerini, yumurtayı son bir yılda en düşük memur maaşı ile alınan ekmek sayısı bile azalmıştır. Bundan bir yıl önce en düşük memur maaşı ile tanesi 10 TL’den 4 bin 370 adet ekmek alınıyordu. Ekmek fiyatı 1 Ağustos’tan itibaren 15 TL’ye çıktı. Bugün açıklanan TÜİK enflasyon verilerine göre en düşük memur maaşı ile 4 bin adet ekmek alınacak. Bu durumda en düşük maaş alan memurun sofrasından aylık 370 adet, günlük 12 adet ekmek eksilecek. Üstelik ekmeğe zam kapıdadır. Ayrıca gelir vergisi adaletsizliği de derinleşmeye devam etmektedir. Maaşlarımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisi, Yeniden Değerleme Oranının 5 puan altında tutulmuştur. Dolayısıyla maaş artışımız yine cebimize girmeden buharlaşacaktır. • 10 yıl önce bugün bir adet çeyrek altın 175 TL’ydi. En düşük memur maaşı ile 17 adet çeyrek altın alınıyordu. Bugün çeyrek altının fiyatı 10 bin 500 TL. En düşük memur maaşı ile 6 adet çeyrek altın bile alınamıyor. Son 10 yılda en az 11 çeyrek altınımızı elimizden aldılar. Yıllardır büyüme nutukları attılar. Ama büyüyen sermaye, patronlar, yandaşlar oldu. Bizlerin ise yoksulluğu, sefaleti büyüdü. 2024 yılını ‘emekli yılı’ ilan etmişlerdi. Ama emeklileri kuru ekmeğe muhtaç hale getirdiler. On binlerce emekliyi ucuz otel köşelerinde, otogarlarda yaşamaya sürüklediler. 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan ettiler. Ama milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler. Çağdaş dünya ülkelerinde asgari ücret hesabında, işçinin ailesinin giderleri de temel alınıyor. Ama 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan edenler asgari ücreti belirlerken işçinin tek başına temel giderlerini dahi yok saymıştır. Her iki işçiden birinin aldığı asgari ücret tarihimizde ilk defa Kasım ayı açlık sınırının dahi altında kalmıştır. 2026 yılını ise emeği ile geçinen tüm kesimler için bir yıkım yılına çevirmek istiyorlar. ‘Sefalete, köleliğe alışın’ diyorlar. Bizlerin ücretlerini, maaşlarını sefalet düzeyinde arttırırken hep aynı şeyi söylediler. ‘Kaynak yok’ dediler. Oysa bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılıyor. Bunu 2026 bütçesinde bir kez daha gördük. • 2026’da her 1 dakikada tam 186 asgari ücret faiz olarak yabancı ve yerli sermayeye gidecek. • Her 1 dakikada tam 145 asgari ücret ‘savunma ve güvenlik’ adı altında silahlanmaya aktarılacak. • Her 1 dakikada tam 50 asgari ücret sermayeye, patronlara teşvik olarak akacak. • Her 1 dakikada tam 19 asgari ücret, köprü, otoyol, şehir hastanesi müteahhitlerinin cebine Hazine garantisi olarak girecek. • Saray dakikada 1,5 asgari ücret harcayacak. Tüm bunlar yükü bizlere yıkılan vergilerden karşılanacak. Bizler KESK’e bağlı sendikaların üyeleri olarak buradan haykırıyoruz. Bu kölelik düzenine, sefalete alışmadık. Alışmayacağız. Çünkü bizler biliyoruz ki alışmak kanıksamaktır, kabullenmektir. Bugün açıklanan TÜİK verileri ile de ortaya çıkmıştır ki Ağustos ayında Hakem Kurulu dayatması ile biten toplu sözleşme hükümsüz hale gelmiştir. Toplu sözleşmenin gerçek bir toplu sözleşme olacak şekilde yenilenmesi ve bu dönem içerisinde hak kayıplarımızın daha da büyümemesi için maaşlarımızda ek zam yapılmalıdır. Aksi durum kamu emekçilerini açlık sınırına yaklaşması anlamına gelir. Bizlere her geçen gün daha fazla yoksulluk ve güvencesizlik dayatan bu düzeni kabul etmiyoruz. Bunun bir adımı olarak 14 Ocak Çarşamba günü tüm yurtta üretimden gelen gücümüzü kullanacak, iş bırakacağız. Bunun için tüm konfederasyonları, sendikaları, kamu emekçilerini; • En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarıldığı; • İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret, • Güvenceli istihdam- güvenli gelecek, • Demokratik- adil bir çalışma yaşamı, • Halktan yana bir kamu hizmeti, • Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi İçin birlikte mücadele etmeye, omuz omuza vermeye, 14 Ocak’ta hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanmaya çağırıyoruz. Çağrımız sadece kamu emekçilerine değil, bu sömürü düzenin çarkları altında ezilen herkesedir. Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir. Gelin yıllardır hepimize kaybettiren bu yoksulluk ve sefalet düzenine karşı insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim. Yürütme Kurulu

VAKIFLARIN KİRA ZAMLARI ESNAFIN BELİNİ BÜKÜYOR Haber

VAKIFLARIN KİRA ZAMLARI ESNAFIN BELİNİ BÜKÜYOR

Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele sürerken, Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün kiracılarına gönderdiği yüzde 60'a varan kira zammı esnafı zor durumda bıraktı. Devletin yeniden değerleme oranını yüzde 25 olarak belirlediği bir dönemde, vakıfların yüzde 55-60'lık artışı büyük tepki çekti. Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği (BTÇH) Başkanı İsa Altıkardeş, yapılan zammın esnafı ciddi şekilde sıkıntıya soktuğunu belirterek, "Geçen yıl deprem sonrası tarihi eserlerin ayağa kaldırılması için yüksek zamlar yapılmıştı. Ancak bu yıl da yüzde 60'ın altında zam oranı çıkmıyor. Vakıflara destek olmamız gerekiyor ama Türkiye genelinde en yüksek oranın Bursa'da olması esnafı zorluyor" dedi. Altıkardeş, önümüzdeki yıllarda kira artışlarının enflasyon oranı ve TEFE-TÜFE'ye göre yapılacağı sözünü aldıklarını ifade ederek, "Enflasyonun yüzde 20'lere inmesini umut ediyoruz. Ancak kira zamları yüzde 40 olarak açıklanırsa esnafın ayakta kalması imkânsız hale gelir" diye konuştu. Tarihi çarşıda ilk kez boş dükkanların görüldüğünü vurgulayan Altıkardeş, "Bakırcılar Çarşısı'nda dört dükkân boş. Zamlar ve enflasyon böyle devam ederse esnafın kepenk kapatacağı belli" dedi. Haşimişcan Caddesi'ndeki Tuğsa İş Merkezi'nde büfe işletmecisi Naci Koşapınar ise, "Vakıflardan bu kadar yüksek zam beklemiyorduk. Geçen yıl da yüksek artış olmuştu. Bu yıl yine yüzde 60'a yakın zam yapıldı. Enflasyonla mücadelede bu yükü nasıl taşıyacağız? Bakanlığın bir an önce müdahale etmesi gerekiyor" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

YENİ YILDA KÖPRÜ VE OTOYOLLARA YAPILACAK ZAM BELLİ OLDU Haber

YENİ YILDA KÖPRÜ VE OTOYOLLARA YAPILACAK ZAM BELLİ OLDU

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı açıklamada, yeni yılda köprü ve otoyol ücretlerinin yüzde 25,49 oranında artırılacağını söyledi. NTV canlı yayınına katılan Bakan Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) tarafından işletilen yol ve köprüler için uygulanacak fiyat artışının, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen yeniden değerleme oranı doğrultusunda şekilleneceğini ifade etti. “YÜZDE 25,49 ORANINDA BİR ARTIŞ BEKLİYORUZ” Bakan Uraloğlu açıklamasında şunları söyledi: “Karayolları Genel Müdürlüğümüzün kendi işlettiği otoyol ve köprülerin ücretlerinde, yeniden değerleme oranına paralel bir artış yapılması gündemimizde. Bu kapsamda, yüzde 25,49 oranında bir güncelleme yapılması muhtemel. Ancak nihai oran, enflasyon ve maliyetler de dikkate alınarak şekillenecek.” YAP-İŞLET-DEVRET PROJELERİNE AYRI DEĞERLENDİRME Uraloğlu, kamu özel işbirliği modeli olan yap-işlet-devret (YİD) projelerine ilişkin de ayrı bir değerlendirme yapılacağını belirtti: “Bu projelerde sözleşmelere göre farklı parametreler var. Bazı otoyollarda bu artış oranı %10 gibi daha düşük seviyelerde kalabilir. Her projede enflasyon, kur değişimleri ve sözleşme yükümlülükleri dikkate alınarak karar veriyoruz.” YENİDEN DEĞERLEME ORANI GEÇEN AY RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI Zam kararının temel dayanağı olan yeniden değerleme oranı, Geçtiğimiz ay Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile netlik kazanmıştı. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan tebliğe göre, 2025 yılı için yeniden değerleme oranı yüzde 25,49 olarak belirlendi. Bu oran, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerine dayanarak hesaplandı. Buna göre, ekim ayında yıllık bazda meydana gelen fiyat artışları dikkate alınarak oran tespit edildi ve tüm kamu harç, vergi ve ücretlerine uygulanması öngörüldü. ZAMLAR NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK? Yeni yıl itibarıyla geçerli olacak zamların, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor. Köprü ve otoyol ücretlerinde yapılacak güncellemenin, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri gibi geçiş noktalarını da kapsayacağı belirtiliyor. İÇ PAZARDA ULAŞIM MALİYETLERİ ARTACAK MI? Yüzde 25’in üzerindeki bu artış, özel araç sahiplerinin yanı sıra şehirler arası taşımacılık yapan firmaları da doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, köprü ve otoyol ücretlerine gelen bu zammın, toplu taşıma ve taşımacılık sektöründe bilet fiyatlarına da yansıyabileceğini ifade ediyor.

BEDELLİ ASKERLİĞE REKOR ZAM GELİYOR: İŞTE BEKLENEN RAKAM! Haber

BEDELLİ ASKERLİĞE REKOR ZAM GELİYOR: İŞTE BEKLENEN RAKAM!

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 3 Ocak Pazartesi günü açıklayacağı Aralık ayı enflasyon verileriyle birlikte memur maaş katsayısı da güncellenecek. Katsayıya bağlı olarak hesaplanan bedelli askerlik ücretinin ise zam sonrasıı 333 bin 454 TL’ye yükselmesi bekleniyor. TÜİK’in Kasım 2025 verilerine göre, yıllık enflasyon yüzde 31,07, aylık enflasyon ise yüzde 0,87 olarak açıklanmıştı. Temmuz-Aralık döneminde biriken enflasyon şimdiden yüzde 11,20’ye ulaştı. Aralık ayında beklenen yaklaşık yüzde 1'lik artışla birlikte yıl sonu enflasyonunun Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in öngördüğü gibi yüzde 31 seviyesine ulaşması öngörülüyor. ZAMLAR NETLEŞİYOR Yeni yıl öncesinde birçok kalem için zam oranları netleşmeye başladı. Bu kalemlerden biri de bedelli askerlik ücreti oldu. Bedelli askerlik ücreti, memur maaş katsayısı üzerinden hesaplanıyor. 2024’ün ikinci yarısında kullanılan mevcut katsayı 1,170211 düzeyindeyken, yeni enflasyon oranlarıyla birlikte bu rakamın 1,389392 seviyesine çıkacağı tahmin ediliyor. Bu durumda bedelli askerlik ücreti 2025 yılı için 333 bin 454 TL olacak. RESMİ GÜNCELLEME SGK TARAFINDAN YAPILACAK 3 Ocak’ta açıklanacak enflasyon verilerinin ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bedelli askerlik ücretini resmî olarak güncelleyecek. Güncellenmiş ücretin, ocak ayının son haftasından itibaren tahsil edilmeye başlanması bekleniyor. Yeni ücretin, 2024 Temmuz ayında belirlenen 122 bin 351 TL’lik bedelli askerlik ücretine göre yaklaşık %170 oranında artışa işaret ettiği görülüyor. Zam oranının bu denli yüksek olması kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.

EMEKLİ OCAK ZAMMI NETLEŞİYOR: BEKLENEN ORAN BELLİ OLDU Haber

EMEKLİ OCAK ZAMMI NETLEŞİYOR: BEKLENEN ORAN BELLİ OLDU

2026 Ocak döneminde yapılacak emekli zammı için kritik veriler büyük ölçüde belli oldu. Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte tüm hesaplar tamamlanacak. Enflasyonun aralıkta yüzde 1 artması ihtimali üzerinden en düşük emekli aylığının hangi seviyeye çıkacağı hesaplanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun son duyurduğu rakamlara göre kasım ayında TÜFE aylık yüzde 0,87, yıllık ise yüzde 31,07 olarak kayıtlara geçti. Böylece temmuzdan bu yana oluşan beş aylık enflasyon yüzde 11,20'ye ulaştı. SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİNDE GÜNCEL DURUM SSK ve Bağ-Kur emeklileri her altı ayda bir enflasyon oranında zam alıyor. Yılın ilk yarısındaki zam yüzde 16,67 olmuştu. Temmuz–kasım döneminde ise kümülatif artış yüzde 11,20’ye çıktı. Aralık ayı enflasyonu yüzde 1 olarak gelirse, emeklilerin alacağı zam oranı yüzde 12,31'e yükselecek. Halen 16.881 TL olan en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylığının, bu senaryoya göre 18.959 TL seviyesine çıkması öngörülüyor. MEMUR EMEKLİLERİNİN ZAM HESABI Memur emeklileri ise toplu sözleşme zammı + enflasyon farkıyla maaş artışı alıyor. Temmuz ayında yüzde 15,6 zam yapılmış, bunun yüzde 5’i toplu sözleşme gereği uygulanmıştı. Beş aylık veriler ışığında memur emeklileri için enflasyon farkı yüzde 5,9 oldu. Ocak 2026 toplu sözleşme zammı yüzde 11 olarak belirlendiği için şimdiden toplam artış yüzde 17,55’e ulaştı. Aralık verisinin yüzde 1 gelmesi halinde zam oranı yüzde 18,73’e çıkacak. Temmuz ayında 22.671 TL’ye yükseltilen en düşük memur emekli aylığının, enflasyon yılı yüzde 31’de kapatırsa 26.916 TL’ye ulaşması, buna toplu sözleşme gereği 1.000 TL eklenmesiyle toplamda 27.916 TL’ye çıkması bekleniyor. KESİN ZAM TARİHİ TÜİK'in aralık ayı enflasyonunu 5 Ocak 2026’da açıklamasıyla tüm emekli gruplarının yeni maaşları netlik kazanacak.

2026’DA VERGİ, HARÇ VE ÜCRETLERE YÜZDE 25,49 ZAM GELİYOR Haber

2026’DA VERGİ, HARÇ VE ÜCRETLERE YÜZDE 25,49 ZAM GELİYOR

Buna göre 1 Ocak 2026'dan itibaren vergi, harç, ceza ve kamuya yapılan birçok ödeme bu oran doğrultusunda artacak. Geniş Etki Alanı: Yemekten IMEI’ye, Kiradan Ulaşıma Yeni oran, başta gelir vergisi tarifesi, emlak vergisi, IMEI kayıt ücreti, yemek ve yol yardımı gibi kalemlerde doğrudan etkili olacak. Vergi uzmanlarının hesaplamalarına göre, 2026’da milyonlarca vatandaşı ilgilendiren kalemlerde beklenen değişiklikler şöyle: ????️ Yemek Kartı İstisnası 2025: 240 TL + KDV 2026: 301,17 TL + KDV ???? Ulaşım Yardımı (Servis Verilmeyen İşyerleri İçin) 2025: 126 TL 2026: 158,11 TL ???? Kira Geliri Vergisi İstisnası 2025: 47.000 TL 2026: 58.980 TL ???? Beyan Sınırı (Tevkifata Tabi Gelirler İçin) 2025: 330.000 TL 2026: 414.117 TL ???? Gayrimenkul Satışında Vergi İstisnası (5 yıl dolmadan satışta kazançtan düşülebilen tutar) 2025: 120.000 TL 2026: 150.588 TL ???? Fatura ve Amortisman Sınırı 2025: 9.900 TL 2026: 12.423 TL ???? Binek Otomobil Gider Sınırları Aylık kira gideri: 46.431 TL ÖTV+KDV dahil gider kabul limiti: 1.242.351 TL ???? IMEI Kayıt Ücreti 2025: 45.614 TL 2026: 57.241 TL ???? Yurt Dışı Çıkış Harcı 2025: 1.000 TL 2026: 1.255 TL (bekleniyor) ???? Silah Ruhsat Ücretleri Silah taşıma ruhsatı: 198.517 TL Silah bulundurma ruhsatı: 63.454 TL Yivsiz tüfek ruhsatnamesi: 1.537 TL Bakan Şimşek: "Aleyhe Değil, Lehine Düzenlemeler Yapıyoruz" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, gelir vergisi tarifesinin ve istisna tutarlarının da bu oranla artırılacağını belirterek, vatandaşların aleyhine bir düzenleme yapılmayacağını vurguladı. Şimşek, vergi ve harçları enflasyon hedefi dikkate alınarak daha düşük oranda artırmak için çalışmalar yürüttüklerini de ekledi. ???? Neden Önemli? Yeniden Değerleme Oranı, vergisel yükümlülükler başta olmak üzere birçok finansal sınıra etki ediyor. Bu nedenle: Vergi mükellefleri, Kiracılar ve ev sahipleri, İşverenler, Araba alan/satanlar, Yurt dışına çıkanlar ve daha birçok grup için 2026 yılı bütçe planlaması açısından kritik bir referans noktası.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.