#Hapşırma

- Hapşırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapşırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAHARLA BİRLİKTE ÇOCUKLARDA ALERJİ ŞİKAYETLERİ ARTTI Haber

BAHARLA BİRLİKTE ÇOCUKLARDA ALERJİ ŞİKAYETLERİ ARTTI

Baharla birlikte doğada polen yoğunluğunun arttığını belirten Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, bu durumun çocuklarda alerjik hastalıkların daha sık görülmesine neden olduğunu söyledi. Son haftalarda polen alerjisine bağlı başvurularda belirgin artış yaşandığını ifade eden Güneş, ailelerin belirtileri doğru tanımasının ve gerekli önlemleri almasının büyük önem taşıdığını vurguladı. "Baharda en sık görülen alerjik hastalıklar" Bahar aylarında en sık karşılaşılan alerjik hastalıklarla ilgili bilgi veren Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, "Alerjik rinit (saman nezlesi) burun akıntısı, tıkanıklık, sık hapşırma ve burun kaşıntısı ile kendini gösterir. Çocuklar genellikle burunlarını yukarı doğru silme hareketi yapar. Alerjik konjonktivit gözlerde kızarıklık, kaşıntı, yanma ve sulanma ile ortaya çıkar. Çocuklar gözlerini sürekli ovalama eğilimindedir. Alerjik astım ise özellikle gece artan öksürük, eforla ortaya çıkan nefes darlığı ve hırıltı ile kendini gösterir. Bahar aylarında ataklar belirgin şekilde artabilir. Bu hastalıklar çoğu zaman birlikte de görülebilir ve çocuğun uyku kalitesini, okul başarısını ve günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir" diye konuştu. "Ailelerin en sık yaptığı hata" Alerjik belirtilerin çoğu zaman soğuk algınlığı ile karıştırıldığına dikkat çeken Uzm. Dr. Cemalettin Güneş,"En sık karşılaştığım durumlardan biri, alerjik belirtilerin uzun süre ‘soğuk algınlığı’ zannedilmesidir. Soğuk algınlığı genellikle 5-7 gün içinde düzelir. Alerjik şikayetler ise haftalarca hatta aylarca sürebilir. Eğer çocukta 1 haftadan uzun süren burun akıntısı, tekrarlayan hapşırık krizleri, göz kaşıntısı ve gece artan öksürük varsa mutlaka alerji açısından değerlendirilmesini öneriyorum. Sabah erken saatlerde ve rüzgârlı havalarda dışarı çıkışı sınırlandırın" diye konuştu. "Tedavi süreci nasıl ilerliyor" Alerjik hastalıkların doğru tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, süreci şöyle anlattı: "Gerekli durumlarda alerji testleri yapılarak tetikleyici faktörler belirleniyor. Her çocuğun ihtiyacına göre kişiselleştirilmiş tedavi planı oluşturuluyor. Uygun ilaç tedavileri (şurup, burun spreyi, inhaler tedaviler) ile şikayetler etkin şekilde kontrol altına alınıyor. Erken dönemde başlanan tedavi sayesinde hem şikayetleri azaltmak hem de hastalığın ilerlemesini önlemek mümkün oluyor" "Hangi çocuklar risk altında" Bazı çocuklarda alerjik hastalıkların daha sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, şu bilgileri paylaştı: "Ailesinde alerji veya astım öyküsü olanlar, Daha önce egzama (atopik dermatit) geçirmiş olanlar, Sigara dumanına maruz kalanlar bu açıdan daha risk altındadır. Bu çocukların bahar aylarında daha dikkatli takip edilmesini öneriyoruz" "Erken tanı yaşam kalitesini artırıyor" Bahar aylarında uzayan burun akıntısı, geçmeyen öksürük ve göz şikayetlerinin çoğu zaman enfeksiyon değil alerjiye bağlı olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, "Erken fark etmek, doğru yönetmek ve uygun tedaviye başlamak çocuğun yaşam kalitesini belirgin şekilde artırır. Şikayetler uzuyorsa mutlaka bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesini öneriyorum" diye konuştu.

BOĞAZ AĞRISI ŞİKAYETİNDEN KÜÇÜK ÖNLEMLERLE KURTULUN Haber

BOĞAZ AĞRISI ŞİKAYETİNDEN KÜÇÜK ÖNLEMLERLE KURTULUN

Mevsim geçişleri, havaların biranda ısınıp soğumasıyla görülme sıklığı artan boğaz ağrısı, viral veya bakteriyel kaynaklı olarak ortaya çıkabiliyor. Enfeksiyonların yol açtığı boğaz ağrısına zaman zaman ateş, öksürük, burun akıntısı, hapşırma, bulantı ve baş ağrısının eşlik ettiğini dile getiren Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, şunları söyledi; "Boğaz ağrısına, virüslerin varlığı, bakteriyel enfeksiyonlar ve diğer dış etkenler sebep olabilir. Viral enfeksiyonların sebep olduğu boğaz ağrısı, tıbbi tedavi uygulanmakla beraber, bazen de kendiliğinden düzelen bir durumdur. Bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanan boğaz ağrısı ise antibiyotik ilaçlar veya besinler yardımıyla tedavi edilmektedir. Bunun haricinde yeteri kadar dinlenmek, uyumak, yüksek sesle konuşmamak da boğaz ağrısıyla başa çıkmanın yolları arasındadır." En güçlü doğal antibiyotik Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, boğaz ağrısının doğal yollarla da tedavi edilebildiğini belirterek ağrı ve tahrişe iyi gelen çözümleri anlattı; "Sık sık su içmek, boğazın kurumasını ve tahriş olmasını önleyebilir. Sabahları zencefil ve 1 tatlı kaşığı bal karıştırılarak tüketilebilir. Asetik asit içeriğinden dolayı sirke de boğazdaki bakterileri etkisiz hale getirmeye yardımcı olur. 1 çay bardağı ılık suya 2 çorba kaşığı sirke ekleyerek gargara yapmak yeterli olacaktır. İyotsuz tuz ile yapılan gargara da bakteriler ile savaşmada etkilidir. 1 fincan ılık suya 1 çay kaşığı iyotsuz tuz atılarak gargara hazırlanabilir." Ihlamur iltihaplanmayı önlemeye yardımcı olur Antienflamatuvar özelliğiyle ıhlamurun iltihaplanmayı önlemeye destek olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Ciğerli, "Ihlamur, iltihaplanmayı önler ve doğal antienflamatuvar özellik gösterir. Ihlamur çayı içmek de boğaz enfeksiyonlarıyla başa çıkmada etkili olacaktır. Soğan ve sarımsak da en güçlü doğal antibiyotik kaynaklarındandır. Bu besinlerin tüketimi hem viral hem de bakteriyel enfeksiyonlarla başa çıkmada son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.