88 YAŞINDAKİ HAKİ DEDE 78 YILDIR SEPET ÖRÜYOR
Tam 78 yıldır el emeği göz nuruyla sepet ören Haki dede, artık bu işi geçim kaynağı olarak değil, hayata tutunmanın bir yolu olarak sürdürüyor.
10 YAŞINDA BAŞLADI, HALA BIRAKMADI
Sepet örme sanatını daha 10 yaşındayken, annesinin isteğiyle fındık dallarını kullanarak öğrenen Atasever, o dönemde ördüğü sepetleri ipe dizerek şehir merkezinde satmaya başladı. Çocuk yaşta kazandığı bu beceri, onun hayat yolculuğunun da temel taşlarından biri oldu.
“Askerliğe kadar sepet örerek para biriktirdim” diyen Haki dede, 1958 yılında askerlik görevini tamamladıktan sonra bir süre daha sepet örmeye devam etti. Ardından evlenip inşaat sektöründe çalışmaya başlayan Atasever, hem geçimini sağladı hem de fırsat buldukça sepet örmeye devam etti.
PLASTİK MALZEMEYE GEÇİŞ: “FINDIK DALININ İŞÇİLİĞİ ZOR”
İlerleyen yaşıyla birlikte inşaat işlerine devam edemeyen Haki dede, şimdi evinin yanına kurduğu küçük atölyede plastik malzemelerden sepet örüyor. Artık fındık dallarının işçiliğinin kendisini yorduğunu söyleyen Atasever, “Plastik daha hafif ve kolay. Eskiden satmak için yapardım, şimdi sadece vakit geçirmek için örüyorum” diyor.
Zamanla geleneksel sepetlerin yerini torba ve çuvallar alınca, satışların da azaldığını belirten Atasever, “Eskiden fındık zamanı bir sezonda 300 tane satardım. Şimdi o da kalmadı. Ama alışkanlık oldu. Elim boş durmasın diye devam ediyorum” sözleriyle, emeğe ve üretmeye duyduğu bağlılığı ifade ediyor.
“BU İŞ SAYESİNDE EVLENDİM, EV YAPTIM, ÇOCUK BÜYÜTTÜM”
Hayatını sepet örerek ve inşaatlarda çalışarak geçiren Atasever, sepetlerin sadece bir zanaat değil, aynı zamanda ailesinin geçim kaynağı olduğunu da vurguluyor. “Sepet örerek evlendim, ev yaptım, çocuk büyüttüm. Şimdi artık her şey değişti. Ama ben hâlâ bu işle oyalanıyorum. Hayat böyle bir şey” diyor.
Sepet örme zanaatının artık unutulmaya yüz tuttuğuna da dikkat çeken Atasever, genç nesillerin bu geleneksel el sanatlarına ilgi göstermemesinden dolayı üzüntülü olduğunu söylüyor. “Keşke bu işi öğrenmek isteyen biri çıksa da ben de öğretebilsem” diyerek, bilgisini ve emeğini paylaşmaya hazır olduğunu dile getiriyor.