#Ifade

- Ifade haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ifade haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MABEL MATİZ'DEN "HA LEYLİM" SAVUNMASI: KLİBİM BİR SANAT ESERİ! Haber

MABEL MATİZ'DEN "HA LEYLİM" SAVUNMASI: KLİBİM BİR SANAT ESERİ!

"Ha Leylim" isimli şarkısının klibi nedeniyle hakkında "müstehcenlik" suçundan soruşturma başlatılan şarkıcı Mabel Matiz'in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen Matiz, klipte müstehcenliğe ilişkin herhangi bir sahne veya gönderme bulunmadığını belirterek, ❝İki insanın birbirine bakması, karşılıklı dans etmeleri suç değildir.❞ dedi. Kamuoyunda Mabel Matiz olarak tanınan şarkıcı Karaca hakkında, dijital platformlarda yayımlanan "Ha Leylim" isimli şarkısına ait video klibin, şarkı sözleriyle birlikte değerlendirildiğinde "müstehcenlik" suçu kapsamında kaldığı gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda savcılığa ifade veren Karaca, işlemlerinin ardından yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. "ŞARKIDA AŞKI İFADE ETMEK İSTEDİM" Savcılık ifadesinde şarkının söz ve müziğinin kendisine ait olduğunu ve eseri yaklaşık 2 yıl önce yazdığını belirten Karaca, klibin kurgusunu yönetmen Tuncay ile birlikte hazırladıklarını anlattı. Karaca, "Şarkıda aşkı ifade etmek istedim. Klibin konusunu oluşturan kurguyu yönetmen Sinan Tuncay ile beraber hazırlamıştık. Şarkı hareketli bir şarkı olduğu için Trakya düğünlerini canlandırmak istedik." ifadelerini kullandı. "KLİPTE MÜSTEHCENLİĞE İLİŞKİN HERHANGİ BİR SAHNE BULUNMAMAKTADIR" Hakkındaki suçlamayı kabul etmeyen Karaca, şarkısının bir sanat eseri olduğunu savunarak, "Klipte müstehcenliğe ilişkin herhangi bir sahne, görüntü, gönderme bulunmamaktadır." dedi. Klipte iki erkeğin birbirine baktığı görüntülere ilişkin de Karaca, "İki insanın birbirine bakması, karşılıklı dans etmeleri suç değildir. Birbirlerine aşk ile de bakıyor olabilirler, nefret ile de bakıyor olabilirler, kırgınlıkla da bakıyor olabilirler. Bütün bunlar sinemanın, sanatın, edebiyatın konusuna dahildir ve suçlanmamalıdır." şeklinde konuştu. "ESERLERİMİ SÜREKLİ AÇIKLAMAK ZORUNDA BIRAKILMAM HAKSIZLIK" Eserleri üzerinden suç içerikli anlamlar çıkarılmasını kabul etmediğini belirten Karaca, "Sistematik bir şekilde yapmış olduğum çoğu eserden kimliğim üzerinden suç içerikli anlamlar çıkarılmasını kabul etmiyorum. Eserlerimi sürekli açıklamak zorunda bırakılmamın haksızlık olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı. Benzer eserlerin başka sanatçılar tarafından hazırlanması durumunda aynı değerlendirmelerin yapılıp yapılmayacağını sorguladığını dile getiren Karaca, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini kaydetti.

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK" Haber

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK"

"Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Göktaş, stand-up gösterisindeki ifadelerinin mizah amacı taşıdığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Deniz Göktaş, gösterisinde kullandığı ifadelerin toplumsal olayları mizahi bir dille ele almak amacıyla kullanıldığını savundu. "TOPLUMSAL KORKULARI MİZAHLA ANLATMAYA ÇALIŞTIM" Savcılıkta, gösterisindeki "canlı bomba" ifadeleri sorulan Göktaş, sözlerinin geçmişte yaşanan terör saldırılarının toplumda oluşturduğu korkuya yönelik bir mizah unsuru olduğunu öne sürdü. Psikoloji mezunu olduğunu belirten Göktaş, toplumun korktuğu konuları mizahi bir dille anlatmaya çalıştığını ve amacının yalnızca espri üretmek olduğunu söyledi. "CUMHURBAŞKANI'NA HAKARET KASTIM YOK" Gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik kullandığı ifadeler de sorulan Göktaş, bu bölümün kişisel gelişim videolarına gönderme yapan bir espri olduğunu savundu. Göktaş, "Burada herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastım yoktur." ifadelerini kullandı. Savcılık sorgusunda yer alan "Siz diktatör müsünüz?" ve "Ben diktatör olsaydım" sözlerine ilişkin ise avukatları, "diktatör" ifadesinin siyaset literatüründe kullanılan bir kavram olduğunu ve hakaret niteliği taşımadığını ileri sürdü. "KUTSAL KİTAPLARI HEDEF ALMADIM" Gösterisinde kitaplara ilişkin kullandığı ifadelerin de sorulması üzerine Göktaş, konuşmasının kutsal kitaplara yönelik olmadığını belirterek Kur'an-ı Kerim'i hedef alan bir söylemde bulunmadığını ifade etti. Gösteride kullandığı "FETÖ projesi" ifadesinin ise daha önce bir izleyicinin gösterisi hakkında yaptığı yoruma gönderme olduğunu ve bunu mizahi amaçla kullandığını söyledi. Kurban Bayramı'yla ilgili anlattığı bölümün de çocukluk anısından ibaret olduğunu belirten Göktaş, dini değerleri hedef alma amacının bulunmadığını savundu. AVUKATLARINDAN TUTUKLAMA TALEBİNE İTİRAZ Göktaş'ın avukatları, söz konusu stand-up gösterisinin 2023 yılından bu yana yaklaşık 198 kez sahnelendiğini, bugüne kadar gösteri hakkında herhangi bir adli işlem yapılmadığını belirtti. Müvekkillerinin soruşturmayı öğrenmesine rağmen kendi isteğiyle yurt dışından Türkiye'ye döndüğünü ifade eden avukatlar, kaçma ve delil karartma şüphesinin bulunmadığını savunarak serbest bırakılmasını talep etti. Savcılık ifadesinin ardından Deniz Göktaş, "dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, Göktaş'ın her iki suçtan da tutuklanmasına karar verdi.

KUZENİ ÖLDÜRÜLEN ENGİN POLAT'IN İFADESİNDE SUÇ ÖRGÜTÜ DETAYI Haber

KUZENİ ÖLDÜRÜLEN ENGİN POLAT'IN İFADESİNDE SUÇ ÖRGÜTÜ DETAYI

İzmir'in Çeşme ilçesinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Can Polat'ın ardından ifade veren Engin Polat'ın, olayın arkasında organize suç örgütü olabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi. Alaçatı'da meydana gelen olayda, Engin Polat'ın amcasının oğlu ve aynı zamanda şoförü ile koruması olarak görev yapan Can Polat (37), aracına bindiği sırada silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Polat, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olayın ardından kaçan şüpheli S.A. (23), polis ekiplerince kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. "DAHA ÖNCE DE RESMİ BAŞVURULARIMIZ OLDU" Emniyette ifade veren Engin Polat'ın, hayatını kaybeden Can Polat'ın amcasının oğlu olduğunu ve yanında şoför olarak çalıştığını anlattığı belirtildi. Polat'ın ifadesinde, eşi Dilan Polat ile birlikte iki gündür Çeşme'de tatilde olduklarını söylediği, yaklaşık iki yıldır organize suç örgütü tarafından tehdit edildiklerini öne sürdüğü öğrenildi. Engin Polat'ın, söz konusu tehditlerle ilgili daha önce emniyet birimlerine başvurarak resmi ifade verdiğini de aktardığı kaydedildi. "HERHANGİ BİR ŞÜPHELİ DURUM FARK ETMEDİK" İfadesinde olay öncesine ilişkin de bilgi veren Polat'ın, Çeşme'deki konaklamaları sırasında herhangi bir tartışma ya da gerginlik yaşamadıklarını belirttiği öğrenildi. Polat'ın ayrıca, son dönemde yeni bir tehdit mesajı almadıklarını ve takip edildiklerine dair herhangi bir şüphe hissetmediklerini söylediği ifade edildi. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Can Polat'ın yaşamını yitirdiği silahlı saldırıyla ilgili olarak gözaltına alınan şüpheli S.A.'nın emniyetteki işlemleri sürüyor. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

CHP KURULTAYI SORUŞTURMASINDA ÖZKAN YALIM’DAN EK İFADE Haber

CHP KURULTAYI SORUŞTURMASINDA ÖZKAN YALIM’DAN EK İFADE

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ek ifade veren görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın, kurultay sürecine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulunduğu öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada ifade veren Yalım, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in genel başkan seçilmesi için aktif çalışma yürüttüğünü söyledi. Yalım’ın ifadesinde, "Yaklaşık 40 ilde delegelerle birebir görüştüm ve yaklaşık 700 delegeyi telefonla arayarak Özgür Özel’e oy vermeleri yönünde ikna etmeye çalıştım" dediği belirtildi. Kurultaydan kısa süre önce 115 delegeden imza topladığını kaydeden Yalım’ın, "CHP 38. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel’i destekliyorum’ yazılı imzaları topladım ve bunları Selin Sayek Böke’ye teslim ettim" ifadelerini kullandığı öğrenildi. Soruşturma dosyasına giren ifadede Yalım’ın, bazı delegelerin destek karşılığında çeşitli taleplerde bulunduğunu da öne sürdüğü belirtildi. Yalım’ın, "Kahramanmaraş delegesi olduğunu öğrendiğim bir kişi, iki çocuğunun İstanbul’daki belediyelerde işe alınması halinde destek vereceğini söyledi" dediği aktarıldı. Kurultay sürecindeki koordinasyona ilişkin de açıklamalarda bulunan Yalım’ın, seçim koordinasyon merkezinin genel koordinatörünün Veli Ağbaba olduğunu, İstanbul’dan sorumlu ismin ise Suat Özçağdaş olduğunu düşündüğünü söylediği kaydedildi. Yalım’ın ifadesindeki en dikkat çekici bölüm ise para transferi iddiası oldu. İfadede, "Özgür Özel’e 1 milyon TL verdim. Bu para kongre ve seçim çalışmalarının masrafları için talep edildi. Parayı Demirhan Gözaçan aracılığıyla teslim ettim" dediği belirtildi. Kurultay günü salonda bulunduğunu ifade eden Yalım’ın, iddia edilen delege pazarlıklarına tanık olmadığını söylediği ve suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Öte yandan Yalım’ın avukatları tarafından savcılığa sunulan açıklamada, müvekkillerinin kurultay sürecine ilişkin bildiklerini samimi şekilde anlattığı belirtilerek, dosyada suçlamaları destekleyen somut delil bulunmadığı ve takipsizlik kararı verilmesi gerektiği savunuldu.

KÜBRA YAPICI CİNAYETİNDE KAN DONDURAN GERÇEKLER Haber

KÜBRA YAPICI CİNAYETİNDE KAN DONDURAN GERÇEKLER

Kübra yapıcı cinayetinde itirafla peş peşe geldi.Burdur’da ormanlık alanda yanmış halde bulunan kadın cesediyle ilgili soruşturmada ortaya çıkan detaylar dehşete düşürdü. Şüphelilerin cesedi yakmaya çalıştıkları ve ardından parçalayarak yok etmeye çalıştıkları belirlendi. KAYIP BAŞVURUSUYLA BAŞLADI Antalya’da yaşayan Kübra Yapıcı’dan 30 Nisan gecesi saat 02.00’den sonra haber alınamaması üzerine ailesi harekete geçti. Baba Yunus Yapıcı, kızının hayatından endişe ederek Serik Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başlatılan çalışmalar kapsamında genç kadının gece saatlerinde Kepez’de bir kafede iki kişiyle görüldüğü ve daha sonra bu kişilerle birlikte mekândan ayrıldığı tespit edildi. ŞÜPHELİLERİN İFADELERİ ÇELİŞTİ Soruşturma derinleştikçe İlyas Umut D. ve Ataberk S. isimlerini kullanan iki şüpheliye ulaşıldı. Şüphelilerden birinin Kübra’yı bir market önünde bıraktığını söylemesi üzerine yapılan incelemelerde marketin o saatlerde kapalı olduğu belirlendi. Bu çelişki, şüpheleri artırdı. VAHŞET ORTAYA ÇIKTI Yürütülen soruşturmada şüphelilerin genç kadını ormanlık alana götürdükleri ve burada öldürdükleri ortaya çıktı. Cesedin önce gömüldüğü, ardından yeniden çıkarılarak yakılmaya çalışıldığı tespit edildi. DELİLLER VE İTİRAF Elde edilen kamera görüntüleri ve şüphelilerden birinin itirafı sonrası olayın detayları gün yüzüne çıktı. Diğer şüpheli de ekipler tarafından gözaltına alındı. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, şüphelilerin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

GAZETECİ SEDEF KABAŞ SERBEST BIRAKILDI Haber

GAZETECİ SEDEF KABAŞ SERBEST BIRAKILDI

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Sedef Kabaş, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza şartıyla adli kontrol uygulanarak serbest bırakıldı. “CUMHURBAŞKANINA HAKARET” VE “SUÇ İŞLEMEYE TAHRİK” SUÇLAMASI Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Sedef Kabaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamaları yöneltildi. Kabaş, dün akşam saatlerinde gözaltına alınmış ve sabah saatlerinde Anadolu Adliyesi’ne sevk edilmişti. Savcılık sorgusunun ardından nöbetçi sulh ceza hâkimliğine çıkarılan Kabaş, adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. “MİLYONLARCA İNSANIN KULLANDIĞI İFADELER” Kabaş, savcılık ifadesinde hakkında yöneltilen suçlamaları reddederek, sosyal medyada kullandığı ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı: "Burada kullanmış olduğum ‘sivil darbe’ ifadesi bir suç unsuru içermez. Milyonlarca insanın kullanmış olduğu bir ifadedir" Ayrıca, "sahte diploma" ifadesiyle gündemdeki diploma skandallarına atıfta bulunduğunu belirtti. 29 Eylül 2025 tarihli paylaşımına dair şöyle dedi: "Sahte diploma ile kastettiğim, sahte diploma skandalı kapsamındaki kişilerdir. 400’den fazla kişinin sahte diploma ile mezun olduğunu kamuoyu gibi ben de haberlerden öğrendim" “SOMUT BİR KİŞİYİ KASTETMEDİM” Kabaş, herhangi bir şahsı hedef almadığını belirterek: "Somut olarak herhangi bir kişiyi kastetmedim. Kullandığım ifadeler çoğul içeriklidir. Sivil itaatsizlik anayasal bir haktır. Bu nedenle söylemlerimde suç unsuru bulunmamaktadır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.