#Izmir

- Izmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Izmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PARASI ÇALINAN ASKERİN İMDADINA TAKSİ ŞOFÖRÜ YETİŞTİ Haber

PARASI ÇALINAN ASKERİN İMDADINA TAKSİ ŞOFÖRÜ YETİŞTİ

İzmir’de dağıtım iznine gelen ve birliğine dönmek üzere hazırlık yapan bir askerin, ATM’de unuttuğu telefon üzerinden 80 bin lirasının çalınmasıyla başlayan mağduriyeti, bir taksi şoförünün örnek davranışıyla hafifledi. ATM’DE UNUTULAN TELEFON KABUSA DÖNÜŞTÜ Şırnak’taki birliğine teslim olmak üzere İzmir’den yola çıkmaya hazırlanan asker, otogar bölgesindeki bir ATM’den karekod yöntemiyle para çektikten sonra cep telefonunu cihaz üzerinde unuttu. Bu sırada arkasında işlem bekleyen şüpheli, açık kalan mobil bankacılık uygulaması üzerinden askerin hesabındaki yaklaşık 80 bin lirayı başka bir hesaba aktararak kayıplara karıştı. Durumu fark eden asker büyük şok yaşarken, yardım almak için yola çıktı. TAKSİCİ ZAMANLA YARIŞTI Buca ilçesine ulaştığında mağduriyetini fark eden asker, durumu bildirmek üzere taksiye bindi. Taksiyi kullanan Yılmaz Özdeniz, askerin yaşadıklarını dinledikten sonra onu en yakın polis merkezine götürerek şikayetçi olmasını sağladı. Ancak askerin kısa süre içinde kalkacak uçağı olması ve birliğine zamanında teslim olma zorunluluğu üzerine Özdeniz, bu kez havalimanına yetişebilmek için zamanla yarıştı. Askeri, işlemlerinin ardından hızla Adnan Menderes Havalimanı’na götüren Özdeniz, yol boyunca askerin birliğiyle de iletişime geçerek durumu bildirdi. Taksi şoförü, tüm bu süreçte askerden herhangi bir ücret talep etmedi. "BİZİM BEDENİMİZİ KOYSAK AZ" Olayı anlatan taksi şoförü Yılmaz Özdeniz, "Sen vatan görevine gidiyorsun kardeşim. Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim" sözleriyle askere destek olduğunu ifade etti. Askerin, "Para bulunur ama vatan görevi bulunmaz" diyerek birliğine yetişmeyi öncelik haline getirdiğini aktaran Özdeniz, yaşananların kendisini duygulandırdığını söyledi. ÖRNEK DAVRANIŞA PLAKET İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, sergilediği duyarlı davranış nedeniyle Yılmaz Özdeniz’i plaketle onurlandırdı. Oda Başkanı Erkan Özkan, "İzmir’in kahraman taksicileri bitmiyor" diyerek bu tür örnek davranışların topluma umut verdiğini belirtti. Özdeniz ise, "Biz önce devletimize ve milletimize hizmet ederiz. Sınırda görev yapan bir askere yapılan yardım parayla ölçülmez" ifadelerini kullandı. ŞÜPHELİYE ÇAĞRI Öte yandan taksi şoförü Özdeniz, askerin parasını alan kişiye de çağrıda bulunarak, "Eğer vicdanın varsa o parayı geri getir" dedi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

DİKİLİ’DE KAFE KAVGASI: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Haber

DİKİLİ’DE KAFE KAVGASI: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

İzmir’in Dikili ilçesinde bir kafe'de çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu gözaltına alınan 8 şüpheliden 6’sı tutuklandı. TARTIŞMA KAVGAYA DÖNÜŞTÜ Çandarlı Mahallesi’nde meydana gelen olayda, bir kafede iki grup arasında çıkan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddiaya göre taraflardan birine destek için olay yerine otobüsle gelen kalabalık grubun da kavgaya dahil olmasıyla arbede büyüdü. Kavga sırasında sandalyeler havada uçuşurken, taraflar birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdı. Yaşanan olayda bir kişi bıçakla yaralandı. KAVGA ANLARI KAMERADA Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde, tarafların birbirini kovaladığı, bazı kişilerin yere düştüğü ve kalabalık içinde sürüklendiği anlar yer aldı. Olay nedeniyle çevrede panik yaşandığı görüldü. 8 ŞÜPHELİDEN 6’SI TUTUKLANDI Olayın ardından polis ekiplerince başlatılan çalışma kapsamında kavgaya karıştığı belirlenen şüpheliler gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen 8 kişiden 2’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Olayla ilgili güvenlik kamerası görüntülerinin incelemeye alındığı, ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlara ilişkin de ayrı bir tahkikat başlatıldığı bildirildi. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

İZMİR KÖRFEZİ İÇİN ACİL EYLEM ÇAĞRISI Haber

İZMİR KÖRFEZİ İÇİN ACİL EYLEM ÇAĞRISI

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; İZSU, İZDENİZ ve İzmir Planlama Ajansı iş birliğiyle 26-28 Mart 2026 tarihlerinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Dokuz Eylül, Ege, İzmir Katip Çelebi, Manisa Celal Bayar ve İstanbul üniversitelerinden bilim insanlarının yanı sıra ABD, Çin, Japonya, Almanya, İskoçya ve Malezya’dan uzmanların katıldığı konferansın sonuç bildirgesi, İzmir Körfezi’nin artık yalnızca yerel değil, çok katmanlı bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Bildirgede; ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği, sediment bozulması ve biyoçeşitlilik kaybının Körfez ekosistemini tehdit ettiği vurgulandı. Özellikle İç Körfez’de artan besin tuzu yükünün çözünmüş oksijen seviyelerinde ciddi düşüşlere yol açtığı, bunun da balık ölümleri ve habitat kayıplarına neden olduğu ifade edildi. Konferansın sonuç bildirgesinin yakında kitapçık haline getirileceğini belirten İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “İzmir Körfezi hepimizin ortak noktası, bir yaşam kaynağı. Bu nedenle İzmir’e verilen önem pek çok çalışmayı beraberinde getirdi. Kasım 2024’te düzenlediğimiz çalıştayın ardından bu kez uluslararası bir konferans gerçekleştirdik. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden ve dünyadan bilim insanları bu konferansta bir araya geldi” dedi. Körfezdeki kirliliğin uzun yıllara dayandığını vurgulayan Güler, “Yaklaşık 70 yıllık bir birikim söz konusu. 1990’lı yıllarda alınan önlemler ve 2000’de Çiğli Arıtma Tesisi’nin devreye girmesiyle iyileşme sağlandı ancak kalıcı olmadı. Bugün iç Körfez’de oksijen seviyesindeki düşüş ve balık ölümleri ciddi boyutlara ulaştı. Ekosistem kritik eşiklere yaklaşıyor. Dipteki birikim artık kirletici hale gelmiş durumda” diye konuştu. Kirliliğin önemli kaynaklarına dikkat çeken Güler, “Gediz Havzası başta olmak üzere derelerden taşınan kirleticiler Körfez’e ulaşıyor. Bu; Gediz Nehri ve Ağıl Deresi’nin Körfeze döküldüğü alanda deniz marullarının aşırı ve kontrolsüz şekilde çoğalmasına neden oluyor. Aşırı çoğalan deniz marulları özellikle yaz aylarında parçalanarak iç körfeze taşınıyor ve mikro alg patlamasını tetikliyor. Gediz temizlenmeden, Körfez temizlenmez. Bir kere Gediz Havzası’nın yönetim planının yapılması gerekiyor. Çünkü en büyük kirleticilerden biri burası. Ayrıca dip taraması ve sediment yönetimi artık kaçınılmaz” ifadelerini kullandı. “EN KRİTİK BAŞLIK: İZLEME” Sürecin en önemli ayağının izleme olduğunu belirten Güler, “Kirliliğin sürekli takip edilmesi için sistemler kurulmalı. Büyükşehir Belediyesi bu konuda önemli bir aşamaya geldi, çalışmalar sürüyor” dedi. Körfezdeki sorunun küresel boyutuna da dikkat çeken Güler, “Bu sorun yalnızca İzmir’in değil, birçok deniz ve körfezin ortak sorunu. İzmir’in bilimsel çalışmalarla örnek bir model oluşturma potansiyeli var” ifadelerini kullandı. Sonuç bildirgesine göre İzmir Körfezi, uzun yıllara yayılan insan kaynaklı etkiler nedeniyle ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği ve biyoçeşitlilik kaybı gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya. Özellikle iç körfezde çözünmüş oksijen seviyelerinin kritik düzeylere düştüğü, bunun da balık ölümleri ve habitat kayıplarına yol açtığı belirtiliyor. Artan deniz suyu sıcaklıklarının süreci hızlandırdığı ve sistemin kritik eşiklere yaklaştığı ifade ediliyor.

KARŞIYAKA BELEDİYESİNDE BORÇ DAĞ GİBİ! İŞÇİ BAŞI 400 BİN Haber

KARŞIYAKA BELEDİYESİNDE BORÇ DAĞ GİBİ! İŞÇİ BAŞI 400 BİN

İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş. bünyesinde çalışan işçi'ler, aylardır süren maaş krizine karşı seslerini yükseltti. DİSK/Genel-İş İzmir 10 Nolu Şube çatısı altında örgütlü olan işçiler, Karşıyaka Çarşısı girişinde bir araya gelerek vatandaşlara broşür dağıttı. İşçiler, son 5 yıldır maaşlarını tam alamadıklarını, Temmuz ayından bu yana ise düzenli ödeme yapılmadığını belirterek, kişi başına yaklaşık 400 bin TL alacak oluştuğunu dile getirdi. Eylem sırasında “Parasız emek olmaz”, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” ve “Harçlık değil, tam maaş” mesajları veren çalışanlar, yaşadıkları mağduriyetin artık günlük hayatlarını sürdürülemez hale getirdiğini söyledi. 5 YILDIR TAM MAAŞ YOK, 7 AYLIK ÖDEME YAPILMADI İDDİASI İşçilerin dağıttığı broşürde yer alan bilgilere göre, Karşıyaka Belediyesi Kent A.Ş. çalışanlarının son 5 yıldır hiçbir zaman tam maaş alamadığı ifade edildi. Açıklamada özellikle Temmuz ayından itibaren geçen 7 aylık süreçte maaşların ödenmediği, ayrıca 2 yıl öncesine dayanan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarının da hâlâ yatırılmadığı öne sürüldü. Broşürde, yaşanan bu durumun sadece bir maaş meselesi olmadığı vurgulanırken, işçilerin ekonomik anlamda adeta hayatta kalma mücadelesi verdiği belirtildi. İŞÇİ BAŞINA 400 BİN TL ALACAK: “BU SADECE RAKAM DEĞİL” İşçilerin açıklamasında, kişi başına düşen alacak miktarının ortalama 400 bin TL seviyesine ulaştığı kaydedildi. İşçiler, belediyenin zaman zaman haftalık 5-6 bin TL gibi küçük ödemeler yaparak krizi “geçiştirmeye” çalıştığını, ancak bunun sorunu çözmek yerine daha da büyüttüğünü söyledi. Dağıtılan bildiride dikkat çeken ifadelerden biri ise yaşanan mağduriyetin aile düzenini ve sosyal hayatı doğrudan etkilemesi oldu. İşçiler, “Bunlar sadece rakamlar değil” diyerek içinde bulundukları tabloyu şöyle anlattı: Çocuğuna harçlık veremeyen emekçiler Evinde huzuru kalmayan, boşanma noktasına gelen aileler İcralık olan çalışanlar Borçlarını çeviremediği için tefeciye düşenler Gündüz belediyede çalışıp gece ek iş yapmak zorunda kalanlar “ZAM DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ” Eylemde yapılan açıklamada, çalışanların taleplerinin “ek zam” olmadığı özellikle vurgulandı. İşçiler, Karşıyaka halkına seslenerek yıllardır hizmet üretmeye devam ettiklerini ancak karşılığını alamadıklarını ifade etti. Açıklamada, “Biz bu kentte temizlikten bakıma, hizmetten saha çalışmalarına kadar her alanda emek veriyoruz. Karşıyaka’ya hizmet ediyoruz. Ancak emeğimizin karşılığı ödenmiyor” mesajı verildi. İŞÇİLER TALEPLERİNİ İSE NET CÜMLELERLE SIRALADI: “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Harçlık değil, tam maaş istiyoruz. Parasız emek olmaz.” Karşıyaka Çarşısı girişinde yapılan bildiri dağıtımı sırasında bazı esnaf ve vatandaşların işçilere destek verdiği görüldü. Broşürleri alan vatandaşların bir kısmı, yaşanan maaş krizinin çözülmesi gerektiğini ifade ederken, işçiler de sorunlarına kalıcı çözüm bulunana kadar demokratik tepkilerini sürdüreceklerini belirtti. EYLEMLER SÜRECEK MESAJI Kent A.Ş. işçileri, sürecin daha fazla uzamasının hem çalışanları hem de belediye hizmetlerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Açıklamada, alacakların ödenmesi için somut bir adım atılmaması halinde eylemlerin devam edeceği vurgulandı.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR’DEN SOFRALARA DESTEK Haber

İZMİR BÜYÜKŞEHİR’DEN SOFRALARA DESTEK

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve başlamasının ardından köklü revizyon sürecini tamamlayan Büyükşehir iştiraki İZTARIM AŞ, İZMAR markasıyla halkın sofrası için üretmeye devam ediyor. İzmirlilerin uygun fiyatlı, güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşması için 100. Yıl Bayındır Süt Fabrikası’nda üretilen İZMAR markalı süt, tereyağı, yoğurt ve ayranın ardından tam yağlı taze kaşar peynirinin üretimine başladı. İzmirli üreticilerden alınan sütlerden işlenerek hazırlanan kaşar peyniri, 500 gramlık paketler halinde kent genelinde hizmet veren 20 İZMAR tanzim satış marketinde satışa sunuldu. Piyasada 500 gramlık paketi 400 ila 350 lira aralığında satılan kaşar peyniri İZMAR markası ile 165 liradan satışa sunuldu. “HER EVDE, HER VATANDAŞIN TÜKETEBİLECEĞİ ÜRÜNLER ÜRETİYORUZ” Bayındır Süt Fabrikası’nın vatandaşların güvenli gıdaya uygun fiyatla ulaşması için özenle çalıştığını söyleyen İZTARIM Genel Müdür Yardımcısı Mihriban Yücesoy Ercan, “İZTARIM olarak, şu an fabrikamızda İZMAR markalı tam yağlı ve yarım yağlı UHT sütümüz, yoğurdumuz, tereyağımız ve ayranın yanı sıra artık kaşar peyniri üretimimize de başladık. İlerleyen zamanda da taze beyaz peynirimizi vatandaşlarımızla buluşturmayı planlıyoruz. Biz aslında bu fabrikada, her evde, her vatandaşın tüketebileceği temel süt ve süt ürünlerini üretmeyi hedefliyoruz. Bu yüzden süt, ayran, yoğurt ve tereyağının yanında taze beyaz peynir ve taze kaşar da bunların devamında gelen ürünler olarak öne çıkıyor” şeklinde konuştu. İZMAR mağazalarında büyük rağbet gören süt ürünlerinin üretim süreci hakkında bilgi veren Mihriban Yücesoy Ercan, “Fabrikamıza, tamamı Küçük Menderes havzasındaki üreticilerimizden ve kooperatiflerimizden sütler geldikten sonra testlere tabi tutuluyor. Daha sonrasında uygun olan sütler, fabrikamıza giriş yapıyor. Tüm süreçler, kalite ekibimiz tarafından takip ediliyor. Çiğ sütün fabrikaya girişinden vatandaşlarımıza ulaşıncaya kadar olan tüm süreçleri kalite testlerinden geçiyor. Güvenle tüketilebilecek ürünlerimizin hepsi İZMAR marketlerde vatandaşlarımızla buluşturuluyor. İZTARIM ailesi olarak vatandaşımıza güvenli ve uygun fiyatlı ürünleri ulaştırmak için tüm ekibimizle, tüm gücümüzle çalışmalara devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

KIRMIZI GÜLÜ YAĞIŞ VURDU: SEVGİLİLERE KENYA GÜLÜ Haber

KIRMIZI GÜLÜ YAĞIŞ VURDU: SEVGİLİLERE KENYA GÜLÜ

Üretim bölgelerinde yaşanan zirai don, yoğun yağış ve sel gibi olumsuz hava koşulları, bu yıl kırmızı gülde kalite düşüşüne neden oldu. Sektör temsilcileri, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde yerli gülde yaşanan bu kalite sorunu nedeniyle ithal Kenya ve Uganda güllerinin daha fazla tercih edileceğini belirtti. Sevgililer Günü yaklaşırken çiçek mezatlarında da hareketlilik dikkat çekiyor. Flora Çiçekçilik Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Bursa Şube Müdürü Ali Tan, talebin artmasıyla mezata giren koli sayısının 4-5 kat yükseldiğini söyledi. Tan, Türkiye genelinde 18 şubelerinin bulunduğunu hatırlatarak, “Çarşamba günü itibarıyla 15 bin kolinin işlem gördüğü hesaplanıyor” dedi. Bursa’daki satış yoğunluğuna da değinen Tan, normal günlerde mezatta yaklaşık 300 koli çiçek satışı gerçekleşirken, Sevgililer Günü haftasında bu rakamın bin koliye çıktığını kaydetti. EN ÇOK KIRMIZI GÜL VE NERGİS TERCİH EDİLİYOR Ali Tan, Sevgililer Günü’nde en çok kırmızı gülün tercih edildiğini belirterek, kokusu nedeniyle nergisin de yoğun talep gördüğünü ifade etti. Tan, bunun yanı sıra papatya, orkide ve kazablanka gibi çiçeklerin de satışlarda öne çıktığını söyledi. Çiçeklerin tedarik sürecine ilişkin de bilgi veren Tan, üretim bölgelerinin Antalya, İzmir, Yalova ve Adana-Mersin hattında yoğunlaştığını belirtti. Tan, “Güller genellikle Adana-Mersin bölgesinden geliyor. İzmir’den buketlik papatya ve kasımpatı; Yalova’dan kazablanka, şebboy gibi bitkiler geliyor” diye konuştu. “GÜL SIKINTISI YOK AMA BİRAZ HASARLI” Tan, üretim bölgelerinde yaşanan don ve yağışlar nedeniyle gülde hasar oluştuğunu ancak piyasada gül sıkıntısı yaşanmadığını vurguladı. “Gül sıkıntımız yok, sadece zirai don ve yağışlar gibi nedenlerle üretim yerlerinde biraz hasar gördü. Mezatta iyisi kötüsü bütün malın alıcısı oluyor” ifadelerini kullandı. Tan ayrıca Bursa mezatına çevre illerden de yoğun talep geldiğini belirterek, Bursa, Bilecik, Balıkesir ve Yalova’dan çok sayıda esnafın çiçek almak için mezata geldiğini dile getirdi. İTHAL GÜLLER DAHA PAHALI AMA DAHA KALİTELİ Toptancı Fatih Yılmaz Sargı ise çiçekçilerin Sevgililer Günü için hazırlıklara başladığını söyledi. 14 Şubat’ın hafta sonuna denk gelmesinin bazı esnafta tedirginlik yarattığını belirten Sargı, “Hafta sonu iş yerleri kapalı olduğu için siparişlerde düşüş oluyor. Elden satışlar olur, ondan da umutluyuz” dedi. Sargı, Adana-Mersin, Antalya ve İzmir’de yağışlar nedeniyle seralarda rutubet oluştuğunu, bunun da güllerde kaliteyi düşürdüğünü ifade etti. “Fiyatlarda artış yok ama kalite düşük oldu. Bu yüzden ithaller ön plana çıktı. İthaller daha pahalı oluyor” diye konuştu. Sargı’nın verdiği bilgilere göre, yerli güller Sevgililer Günü’nde 200-250 liradan satılırken, ithal güllerin fiyatı 300 ila 400 lira arasında değişiyor. İthal güllerin Hollanda, Kenya ve Uganda’dan geldiğini belirten Sargı, “Şu anda daha çok Kenya ve Uganda gülleri var. Sevgililer ‘biraz kaliteli olsun’ derse Uganda ve Kenya gülü verecekler” dedi. ÇİÇEKÇİLER ALIMLARINI HIZLANDIRDI Yenişehir’de çiçekçilik yapan İrem Saygısız da Sevgililer Günü öncesi alımlarını yaptıklarını belirterek, piyasada hareketliliğin arttığını söyledi. Saygısız, “Çeşit çok. En çok kırmızı güle talep oluyor. Kırmızı gül dışında farklı çeşitler de sunuyoruz” dedi. Kırmızı gülün bazen buket fiyatını yükseltebildiğine dikkat çeken Saygısız, “Kırmızı gül pahalı gelebiliyor. Bukete birkaç adet konulursa fiyat tuzlu olabiliyor” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.