#Kahramanmaraş

- Kahramanmaraş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahramanmaraş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

5 GÜNLÜK BEBEĞE ŞİDDET DAVASINDA HEMŞİRE TAHLİYE TALEP ETTİ Haber

5 GÜNLÜK BEBEĞE ŞİDDET DAVASINDA HEMŞİRE TAHLİYE TALEP ETTİ

Kahramanmaraş’ta 5 günlük bebeğe şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılanan hemşire H.D.B., mahkemede yaptığı savunmada suçlamaları reddederek tutuksuz yargılanmayı talep etti. YENİDOĞAN ÜNİTESİNDEKİ OLAY YARGIYA TAŞINDI Olay, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Bakım Ünitesi’nde 26 Mayıs 2021 tarihinde meydana geldi. Tedavi altındaki 5 günlük Deniz Esin Bozoklar’a yönelik şiddet uygulandığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, hemşire H.D.B.’nin bebeğe müdahalesine ilişkin görüntülerin ortaya çıkmasıyla süreç yargıya taşındı. “BEN TEDAVİ YAPIYORDUM” SAVUNMASI Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanık hemşire H.D.B. SEGBİS aracılığıyla savunma yaptı. Sanık, "Ben tedavi yapmaktaydım. Benim tek amacım hastaları tedavi etmektir" diyerek suçlamaları kabul etmedi. Ayrıca "Ben de bir anneyim, evladımın yanında olmalıyım" ifadelerini kullanan hemşire, tutuksuz yargılanma talebinde bulundu. AVUKATLARDAN RAPOR TARTIŞMASI Sanık avukatı Mustafa Çaprak, Adli Tıp Kurumu raporunun önemli olduğunu belirterek müvekkilinin tahliyesini talep etti. Çaprak, bebeğin sağlık durumuna ilişkin bulguların darp ile doğrudan ilişkilendirilemeyeceğini savundu ve kemik kırıklarının ne zaman oluştuğunun net olmadığını ifade etti. Müşteki vekili Sait Bolat ise rapora itiraz ettiklerini belirterek sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. SAVCILIK: TUTUKLULUK DEVAM ETSİN Cumhuriyet savcısı mütalaasında, dosyadaki delillerin henüz tam olarak toplanmadığını belirterek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. MAHKEMEDEN YENİ RAPOR KARARI Mahkeme heyeti, sanık hemşirenin tutukluluk halinin devamına hükmederken, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’na gönderilmesine karar verdi. Ayrıca, olay sonucunda bebekte kalıcı bir hasar oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na sevk edilmesine hükmedildi. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme, eksik hususların giderilmesi ve yeni raporların hazırlanması için duruşmayı 15 Mayıs tarihine erteledi. Dava süreci devam ederken, kamuoyunun yakından takip ettiği olayda nihai kararın alınacak adli tıp raporları doğrultusunda şekillenmesi bekleniyor.

3 YILDIR EVDEN ÇIKMAYAN BARIŞ 25. YAŞINI KUTLADI Haber

3 YILDIR EVDEN ÇIKMAYAN BARIŞ 25. YAŞINI KUTLADI

Kahramanmaraş merkezli depremlerde evlerini kaybeden 51 yaşındaki anne Semra Özbay ile oğlu Barış Özbay, Defne ilçesinde yaşam mücadelesi veriyor. Depremde hem evlerini hem de yakınlarını kaybeden aile, yaklaşık 3 yıldır zorlu bir süreçten geçiyor. Yaşadığı travmanın ardından hayata karşı ilgisini kaybeden Barış Özbay, üniversite eğitimini yarıda bırakarak zamanının büyük bölümünü bilgisayar ve cep telefonu başında geçirmeye başladı. Günlük ihtiyaçlarını karşılamanın dışında sosyal hayattan tamamen uzaklaşan genç, uzun süre kişisel bakımını dahi ihmal etti. DEVLET DESTEĞİYLE İLK ADIMLAR ATILDI Yetkili kurumların girişimleriyle Barış Özbay’ın yeniden sosyal hayata kazandırılması için çalışmalar başlatıldı. Yaklaşık 3 yılın ardından ilk kez duş alan, tıraş olan ve evden çıkan Özbay, annesi için umut oldu. Süreç içerisinde nadiren de olsa dışarı çıkmaya başlayan genç, birkaç ay önce nişanlanan bir arkadaşının davetine katıldı. Nişanda müzik eşliğinde oynamakta zorlandığını ifade eden Özbay, sosyal ortamlarda kendisini rahatsız hissettiğini dile getirdi. DOĞUM GÜNÜNDE SÜRPRİZ BULUŞMA Evde yaşamayı tercih eden Barış Özbay için hayırsever Çilem Artan ve arkadaşları tarafından sürpriz doğum günü etkinliği düzenlendi. Evinde yapılan kutlamada arkadaşlarıyla bir araya gelen Özbay, saz eşliğinde söylenen türkülere eşlik etti. Hazırlanan pasta ve etkinlik, genç için moral kaynağı oldu. “GÜN BOYU BİLGİSAYAR OYNUYORUM” Doğum günü sırasında bilgisayar başında oyun oynadığını belirten Barış Özbay, "Gün içinde uyanıyorum, bilgisayar başına geçiyorum ve akşama kadar bilgisayar oynuyorum. Dışarıya çıkmaya gerek yok, bilgisayar daha iyi" dedi. Doğum günü kutlamalarına alışık olmadığını ifade eden Özbay, "Kutlamayı sevmiyorum çünkü ilginin bende olmasını sevmiyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi. “HER ZAMAN YANINDAYIZ” Etkinliği organize eden Çilem Artan ise Barış Özbay’ın yüzündeki gülümsemenin kendileri için en büyük mutluluk olduğunu belirterek, "İyi ki doğmuş Barış, iyi ki varsın Barış ve her zaman yanındayız" ifadelerini kullandı. TOPLUMSAL DESTEK UMUT OLDU Yaşadığı zorluklara rağmen yeniden sosyal hayata adapte olmaya çalışan Barış Özbay’ın hikâyesi, toplumda farkındalık oluştururken, destek ve dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle afet sonrası yaşanan travmaların bireyler üzerinde uzun süreli etkiler bırakabileceğine dikkat çekerek, bu süreçte psikososyal desteğin önemine vurgu yapıyor.

KAZA MI SUİKAST MI? YAZICIOĞLU’NUN ÖLÜMÜNE DAİR YENİ İDDİA Haber

KAZA MI SUİKAST MI? YAZICIOĞLU’NUN ÖLÜMÜNE DAİR YENİ İDDİA

BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasının 17. yıl dönümünde konuşan cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, olayın kaza değil suikast olduğunu iddia etti. Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin tartışmalar, olayın yıl dönümünde yeniden gündeme geldi. Yazıcıoğlu’nun cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, yaptığı açıklamada kazanın bir suikast olduğu iddiasını dile getirerek arama-kurtarma sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “KAZA DEĞİL SUİKAST” İDDİASI Yazıcıoğlu ile uzun yıllar birlikte olduğunu belirten Gül, "Bu olay kesinlikle kaza değil. Bilerek ve isteyerek katlettiler" ifadelerini kullandı. Gül, olayın arka planının anlaşılabilmesi için Yazıcıoğlu’nun siyasi duruşunun iyi analiz edilmesi gerektiğini savundu. ARAMA ÇALIŞMALARI ENGELLENDİ İDDİASI Kazanın ardından yürütülen arama çalışmalarına da katıldığını belirten Gül, köylülerin helikopterin düştüğü yeri tarif ettiğini ancak bölgeye gidilmesine izin verilmediğini öne sürdü. "Köylüler ‘orada olabilir’ dedi. Ancak ‘terör riski var’ denilerek kimse o bölgeye bırakılmadı" diyen Gül, arama çalışmalarının bilinçli şekilde engellendiğini iddia etti. “3 GÜN ULAŞILMASINA İZİN VERİLMEDİ” Gül, kazanın ardından enkaza ulaşılmasının geciktirildiğini ileri sürerek, "Rahmetli Yazıcıoğlu’nu 3 gün orada bilerek, isteyerek katlettiler" dedi. Şehit gazeteci İsmail Güneş’in telefon görüşmeleri ve otopsi bulgularına da değinen Gül, bazı resmi açıklamaların çelişkili olduğunu savundu. CİHAZLARIN SÖKÜLMESİNE DİKKAT ÇEKTİ Helikopterde bulunan GPS cihazlarının sökülmesinin şüpheleri artırdığını belirten Gül, bu cihazları söken kişilerin yalnızca hırsızlık suçundan yargılandığını ifade etti. Gül, "Bu olayın ana dosyası yeniden açılmalı. Gerçek sorumlular ortaya çıkarılmalı" çağrısında bulundu. “FETÖ İZLERİ VAR” İDDİASI Gül, söz konusu kişilerden bazılarının 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı’na yönelik suikast girişimiyle bağlantılı olduğunu öne sürdü. "Helikopterdeki cihazları sökenler, daha sonra Cumhurbaşkanı’na suikast girişiminde bulundu" diyen Gül, olayın yeniden kapsamlı şekilde soruşturulması gerektiğini ifade etti. 17 YILDIR SORU İŞARETLERİ GÜNDEMDE Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 6 kişi, 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş Keş Dağı’nda meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili geçen 17 yıla rağmen bazı soru işaretlerinin giderilememesi, kamuoyunda tartışmaların sürmesine neden oluyor.

13 YILLIK MEMURLUKTAN SONRA GÜVERCİN YETİŞTİRİYOR Haber

13 YILLIK MEMURLUKTAN SONRA GÜVERCİN YETİŞTİRİYOR

Kahramanmaraş’ta yaşayan 38 yaşındaki Hasan Çetinkaya, çocukluk hayali olan güvercin yetiştiriciliğini mesleğe dönüştürdü. 13 yıl memur olarak çalıştıktan sonra görevinden istifa eden Çetinkaya, şimdi özel ırk güvercinler yetiştirerek geçimini sağlıyor. 10 yaşında güvercin yetiştirmeye başladığını anlatan Hasan Çetinkaya, yıllar içinde bu alanda büyük tecrübe kazandığını söyledi. Evinin yanında oluşturduğu özel alanda güvercinlerini yetiştirdiğini belirten Çetinkaya, bu işin büyük emek ve sabır gerektirdiğini ifade etti. MEMURLUĞU BIRAKIP HAYALİNİN PEŞİNDEN GİTTİ Uzun yıllar sağlık sektöründe memur olarak görev yaptığını söyleyen Çetinkaya, güvercinlere yeterince zaman ayıramadığını fark edince işinden ayrılmaya karar verdiğini dile getirdi. Çetinkaya, “13 yıl sağlık sektöründe memurluk yaptım. Güvercinlerime yeterince vakit ayıramadığımı fark edince görevimden istifa ettim. Açıkçası hiç pişman değilim. 13 yıllık memurluktansa güvercin yetiştiriciliğini tercih ediyorum” dedi. GÜVERCİNLERİ YURT DIŞINA GÖNDERİYOR Güvercin yetiştiriciliğinin zamanla ticari boyuta ulaştığını belirten Çetinkaya, Türkiye’nin birçok şehrine ve yurt dışına güvercin gönderdiğini söyledi. Özellikle Avrupa’dan yoğun talep olduğunu dile getiren Çetinkaya, “Almanya ve Fransa başta olmak üzere birçok ülkeye güvercin gönderdim. Türkiye içinde de neredeyse göndermediğimiz şehir yok. Neredeyse her gün kargo gönderiyoruz” ifadelerini kullandı. BAZI GÜVERCİNLERİN FİYATI 1 MİLYON LİRAYI BULUYOR Yetiştirilen güvercinlerin fiyatlarının ırk özelliklerine göre değiştiğini belirten Çetinkaya, bazı kuşların oldukça yüksek fiyatlara alıcı bulduğunu söyledi. Çetinkaya, “Bu ırk içinde 10 bin liraya da güvercin var, 1 milyon liraya kadar çıkan fiyatlar da var. Burada önemli olan kuşun ırk özelliklerini eksiksiz taşıması. Yetiştirdiğimiz güvercinler arasında da 300-400 bin lira değerinde olanlar bulunuyor” diye konuştu.

BİRLİK SAĞLIK SEN’DEN DEPREM RİSKLİ HASTANELER İÇİN ÇAĞRI Haber

BİRLİK SAĞLIK SEN’DEN DEPREM RİSKLİ HASTANELER İÇİN ÇAĞRI

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde yaptığı basın açıklamasında depreme dayanıksız sağlık kuruluşlarının çalışanların ve hastaların hayatını tehlikeye attığını belirterek, riskli hastanelerin acilen yenilenmesini istedi. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 5 Mart 2026 tarihinde İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde yaptığı basın açıklamasında, depreme dayanıksız sağlık kuruluşlarına dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. “Ölmek istemiyoruz” diyerek sözlerine başlayan Doğruyol, yaşam ile ölüm arasındaki ince çizginin deprem önlemleri olduğunu vurguladı. Bilimin ışığında alınacak tedbirlerin hayat kurtardığını ifade eden Doğruyol, özellikle sağlık kurumlarının depreme dayanıklı hale getirilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. DEPREME DAYANIKSIZ HASTANELER RİSK OLUŞTURUYOR Acil boşaltılma kararı bulunan İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde açıklama yapan Doğruyol, yalnızca İzmir’de değil Türkiye’nin birçok ilinde sağlık kuruluşlarının deprem açısından risk taşıdığını belirtti. Doğruyol, “Başta İzmir olmak üzere ülkemizin pek çok ilinde bulunan sağlık kuruluşlarının depreme dayanıksız olması, çalışanlarımızın can güvenliğini tehlikeye atmakta, moral ve motivasyonunu bozmakta ve iş verimini düşürmektedir” dedi. Pek çok hastanenin deprem riskinin yıllar önce tespit edilmesine rağmen binaların hâlâ yenilenmemiş olmasının endişe verici olduğunu ifade eden Doğruyol, can güvenliğinin her şeyden önce gelmesi gerektiğini vurguladı. GEÇMİŞ DEPREMLER HATIRLATILDI Açıklamada, 30 Ekim 2020’de meydana gelen İzmir depreminde hayatını kaybeden 117 vatandaş ile 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşamını yitiren 53 binden fazla kişi anıldı. Depremlerde hastanelerin yıkılması nedeniyle görev başında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının da unutulmadığını belirten Doğruyol, benzer acıların yeniden yaşanmaması için gerekli önlemlerin acilen alınması gerektiğini söyledi. “RİSKLİ HASTANELER ACİLEN YENİLENMELİ” Doğruyol, özellikle olası bir afet durumunda görev alacak asker, polis ve sağlık çalışanlarının kullandığı binaların daha sağlam olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şu önünde bulunduğumuz bina gibi depreme dayanıksız hastanelerin faaliyette tutulması, olası bir depremde yüzlerce sağlık çalışanının enkaz altında kalmasına neden olabilir. Biz acilen boşaltılma kararı olan bir hastanede görev yapmak istemiyoruz.” Birlik Sağlık Sen olarak mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Doğruyol, Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunarak deprem riskine karşı hastanelerin bir an önce güvenli hale getirilmesini istedi.

O ANLAR KAMERADA: ŞEFİN HEİMLİCH MÜDAHALESİ BEBEĞİ KURTARDI Haber

O ANLAR KAMERADA: ŞEFİN HEİMLİCH MÜDAHALESİ BEBEĞİ KURTARDI

Kahramanmaraş’ta bir lokantada yemek yerken boğazına yabancı cisim kaçan bebek, işletmenin şefinin yaptığı Heimlich manevrasıyla hayata tutundu. O anlar güvenlik kamerasınca kaydedildi. Olay, merkez Onikişubat ilçesi Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi’nde bulunan bir lokantada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yemek sırasında boğazına yabancı cisim kaçan bebeğin ailesi panikle lokantanın arka bölümüne yöneldi. Durumu fark eden lokanta şefi Ali Aydoğan, müşterilerden izin alarak bebeği kucağına aldı. Aydoğan, bebeği kolunun üzerine yatırdıktan sonra Heimlich manevrası kapsamında sırtına birkaç kez vurarak müdahalede bulundu. Müdahalenin ardından bebeğin nefes borusundaki yabancı cismin çıktığı ve bebeğin yeniden nefes almaya başladığı öğrenildi. “PARMAKLA MÜDAHALE EDİLMEMELİ” Yaşananları anlatan Aydoğan, parmakla müdahalenin tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, “Aile çok panik halindeydi. Bebeği koluma yatırıp sırtına birkaç defa vurdum. Yabancı cisim çıktı. Çok şükür bebeğimiz toparladı. Kesinlikle parmakla müdahale edilmemesi gerekiyor. Uzmanların da söylediği gibi Heimlich manevrası uygulanmalı.” ifadelerini kullandı. Bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, aile şef Aydoğan ve işletme çalışanlarına teşekkür etti. Güvenlik kamerası görüntülerinde, bebeği taşıyan annenin panikle hareket ettiği, ardından şef Aydoğan’ın bebeği kucağına alarak müdahalede bulunduğu anlar yer aldı.

BİR YAŞINDAKİ BEBEĞİN SIRTINDAN 2 SANTİMETRELİK TEL ÇIKTI Haber

BİR YAŞINDAKİ BEBEĞİN SIRTINDAN 2 SANTİMETRELİK TEL ÇIKTI

Kahramanmaraş’ta sırt üstü yatmak istemeyen ve yatırıldığında sürekli ağlayan bir yaşındaki bebeğin sırtında, akciğer zarına doğru ilerleyen yaklaşık 2 santimetre uzunluğunda metal bir tel parçası bulundu. Zımba teline benzer tel, gerçekleştirilen başarılı operasyonla çıkarıldı. Ailenin çeşitli hastanelerde yaptığı başvurulara rağmen bebeğe müdahale edilmedi, hatta bazı kliniklerde yabancı cismin alınması için 8 yaşına kadar beklenmesi gerektiği bildirildi. Bunun üzerine aile, son çare olarak HG Hospital’a başvurdu. "TEL, OMURİLİK KANALINA VE AKCİĞER ZARINA YAKINDI" HG Hospital Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İdris Altun tarafından yapılan muayene ve tetkiklerde, yabancı cismin cilt altında, omurilik kanalına çok yakın ve akciğer zarına doğru ilerleyen bir bölgede olduğu belirlendi. "Yabancı cisim alınmasaydı enfeksiyon gelişebilir, omurilik zedelenebilirdi. Hatta akciğere batarak tümörle karışabilecek ciddi komplikasyonlara neden olabilirdi" diyen Prof. Dr. Altun, ameliyatın detaylarını da paylaştı. GENEL ANESTEZİ UYGULANMADAN ÇIKARILDI Hasta, genel anestezi uygulanmaksızın, lokal anestezi ve sedasyon altında ameliyata alındı. Başarıyla gerçekleştirilen işlemle, cisim tamamen çıkarıldı. Uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmede, çıkarılan parçanın yaklaşık 2 santimetre uzunluğunda, ince zımba teline benzer metal bir tel olduğu tespit edildi. AYNI GÜN TABURCU EDİLDİ Prof. Dr. Altun, operasyon sonrası bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek şunları söyledi: "Hastamızı tamamen uyutmadan işlem yaptık. Lezyonu tamamen çıkardık. Bu tür vakalarda erken müdahale çok önemlidir. Gerekli kontrolleri yaptık ve hastamızı aynı gün taburcu ettik. Şu an durumu gayet iyi." Aile, doktorlara ve hastane personeline teşekkür ederken, yabancı cismin bebeğin vücuduna nasıl girdiği ise netlik kazanmadı.

5 GÜNLÜK BEBEĞE HEMŞİRE ŞİDDETİ 5 YIL SONRA ORTAYA ÇIKTI Haber

5 GÜNLÜK BEBEĞE HEMŞİRE ŞİDDETİ 5 YIL SONRA ORTAYA ÇIKTI

Kahramanmaraş’ta 5 günlükken maruz kaldığı şiddet sonucu bedensel ve zihinsel engelli kaldığı öne sürülen Deniz Esin Bozoklar (5) ile ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, hemşire Hazel Dırık B.’nin bebeğin başına defalarca vurduğu ve bacağını sıktığı anlar yer aldı. Olay, 26 Mayıs 2021 tarihinde Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde meydana geldi. Düşük kiloyla doğan Deniz Esin Bozoklar, yeni doğan servisinde kuvöze alındı. BACAĞININ KIRIK OLDUĞU TESPİT EDİLDİ 31 Mayıs 2021 tarihinde damar yolu açılmak istenirken bebeğin çok durağan olduğu ve sol bacağında şişlik bulunduğu fark edildi. Yapılan muayenede bacağının kırık olduğu belirlendi. Bunun üzerine hastanenin güvenlik kamerası kayıtları geriye dönük incelendi. İnceleme sonunda, Deniz Esin Bozoklar’ın 5 günlükken hemşire Hazel Dırık B.’nin şiddetine maruz kaldığı tespit edildi. AİLEYE BİLGİ VERİLMEDİ Hastane yönetimi, bebeği özel bir hastaneye sevk etti ancak anne Sema Bozoklar ve baba Abdullah Bozoklar’a şiddetle ilgili bilgi verilmedi. Özel hastanede tedavisi tamamlanan bebeğin, bedensel engelli, serebral palsi ve epilepsi hastası olduğu aileye bildirildi. Hastane yönetimi, kendi içinde yürüttüğü idari soruşturma sonunda hemşireyle ilişiği kesti. Kahramanmaraş İl İdare Kurulu, Hazel Dırık B.’nin yargılanmasına karar verdi. GERÇEĞİ 3 YIL SONRA ÖĞRENDİLER Olaydan 3 yıl sonra, Haziran 2024’te hemşire Hazel Dırık B. hakkında "kasten yaralama" suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Dava günü bilgisi, aileye e-Devlet üzerinden gönderilen mesajla ulaştı. Yaptıkları araştırma sonunda Bozoklar çifti, kızlarının doğuştan değil, şiddet sonucu engelli kaldığını öğrendi. 14 DAKİKA SÜREN KAN ALMA Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerinde, Hazel Dırık B.’nin kan alma işlemini 14 dakika boyunca sürdürdüğü, ağlayan bebeğin başına vurduğu, bacağını sıktığı ve ardından bebeğin hareketsiz kaldığı görüldü. Görüntülerde, hemşirenin daha sonra bebeğin bacağını kontrol ettiği ancak hiçbir yetkiliye haber vermeden servisten ayrıldığı da yer aldı. BUNUN ADI VAHŞETTİR Ailenin avukatı Sait Bolat, görüntülerin ardından yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: "Bu olay basit bir darp değildir. Sanık 14 dakika boyunca 5 günlük bebeğe eziyet etmiştir. Bunun adı vahşettir, işkencedir. Somut olayda adam öldürmeye teşebbüs suçu söz konusudur. Buna rağmen sanık ne gözaltına alındı ne de tutuklandı. Oysa müvekkilimiz ömür boyu engelli kalmıştır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.