#Kahramanmaraş

- Kahramanmaraş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahramanmaraş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

O ANLAR KAMERADA: ŞEFİN HEİMLİCH MÜDAHALESİ BEBEĞİ KURTARDI Haber

O ANLAR KAMERADA: ŞEFİN HEİMLİCH MÜDAHALESİ BEBEĞİ KURTARDI

Kahramanmaraş’ta bir lokantada yemek yerken boğazına yabancı cisim kaçan bebek, işletmenin şefinin yaptığı Heimlich manevrasıyla hayata tutundu. O anlar güvenlik kamerasınca kaydedildi. Olay, merkez Onikişubat ilçesi Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi’nde bulunan bir lokantada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yemek sırasında boğazına yabancı cisim kaçan bebeğin ailesi panikle lokantanın arka bölümüne yöneldi. Durumu fark eden lokanta şefi Ali Aydoğan, müşterilerden izin alarak bebeği kucağına aldı. Aydoğan, bebeği kolunun üzerine yatırdıktan sonra Heimlich manevrası kapsamında sırtına birkaç kez vurarak müdahalede bulundu. Müdahalenin ardından bebeğin nefes borusundaki yabancı cismin çıktığı ve bebeğin yeniden nefes almaya başladığı öğrenildi. “PARMAKLA MÜDAHALE EDİLMEMELİ” Yaşananları anlatan Aydoğan, parmakla müdahalenin tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, “Aile çok panik halindeydi. Bebeği koluma yatırıp sırtına birkaç defa vurdum. Yabancı cisim çıktı. Çok şükür bebeğimiz toparladı. Kesinlikle parmakla müdahale edilmemesi gerekiyor. Uzmanların da söylediği gibi Heimlich manevrası uygulanmalı.” ifadelerini kullandı. Bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, aile şef Aydoğan ve işletme çalışanlarına teşekkür etti. Güvenlik kamerası görüntülerinde, bebeği taşıyan annenin panikle hareket ettiği, ardından şef Aydoğan’ın bebeği kucağına alarak müdahalede bulunduğu anlar yer aldı.

BİR YAŞINDAKİ BEBEĞİN SIRTINDAN 2 SANTİMETRELİK TEL ÇIKTI Haber

BİR YAŞINDAKİ BEBEĞİN SIRTINDAN 2 SANTİMETRELİK TEL ÇIKTI

Kahramanmaraş’ta sırt üstü yatmak istemeyen ve yatırıldığında sürekli ağlayan bir yaşındaki bebeğin sırtında, akciğer zarına doğru ilerleyen yaklaşık 2 santimetre uzunluğunda metal bir tel parçası bulundu. Zımba teline benzer tel, gerçekleştirilen başarılı operasyonla çıkarıldı. Ailenin çeşitli hastanelerde yaptığı başvurulara rağmen bebeğe müdahale edilmedi, hatta bazı kliniklerde yabancı cismin alınması için 8 yaşına kadar beklenmesi gerektiği bildirildi. Bunun üzerine aile, son çare olarak HG Hospital’a başvurdu. "TEL, OMURİLİK KANALINA VE AKCİĞER ZARINA YAKINDI" HG Hospital Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İdris Altun tarafından yapılan muayene ve tetkiklerde, yabancı cismin cilt altında, omurilik kanalına çok yakın ve akciğer zarına doğru ilerleyen bir bölgede olduğu belirlendi. "Yabancı cisim alınmasaydı enfeksiyon gelişebilir, omurilik zedelenebilirdi. Hatta akciğere batarak tümörle karışabilecek ciddi komplikasyonlara neden olabilirdi" diyen Prof. Dr. Altun, ameliyatın detaylarını da paylaştı. GENEL ANESTEZİ UYGULANMADAN ÇIKARILDI Hasta, genel anestezi uygulanmaksızın, lokal anestezi ve sedasyon altında ameliyata alındı. Başarıyla gerçekleştirilen işlemle, cisim tamamen çıkarıldı. Uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmede, çıkarılan parçanın yaklaşık 2 santimetre uzunluğunda, ince zımba teline benzer metal bir tel olduğu tespit edildi. AYNI GÜN TABURCU EDİLDİ Prof. Dr. Altun, operasyon sonrası bebeğin sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek şunları söyledi: "Hastamızı tamamen uyutmadan işlem yaptık. Lezyonu tamamen çıkardık. Bu tür vakalarda erken müdahale çok önemlidir. Gerekli kontrolleri yaptık ve hastamızı aynı gün taburcu ettik. Şu an durumu gayet iyi." Aile, doktorlara ve hastane personeline teşekkür ederken, yabancı cismin bebeğin vücuduna nasıl girdiği ise netlik kazanmadı.

5 GÜNLÜK BEBEĞE HEMŞİRE ŞİDDETİ 5 YIL SONRA ORTAYA ÇIKTI Haber

5 GÜNLÜK BEBEĞE HEMŞİRE ŞİDDETİ 5 YIL SONRA ORTAYA ÇIKTI

Kahramanmaraş’ta 5 günlükken maruz kaldığı şiddet sonucu bedensel ve zihinsel engelli kaldığı öne sürülen Deniz Esin Bozoklar (5) ile ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, hemşire Hazel Dırık B.’nin bebeğin başına defalarca vurduğu ve bacağını sıktığı anlar yer aldı. Olay, 26 Mayıs 2021 tarihinde Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde meydana geldi. Düşük kiloyla doğan Deniz Esin Bozoklar, yeni doğan servisinde kuvöze alındı. BACAĞININ KIRIK OLDUĞU TESPİT EDİLDİ 31 Mayıs 2021 tarihinde damar yolu açılmak istenirken bebeğin çok durağan olduğu ve sol bacağında şişlik bulunduğu fark edildi. Yapılan muayenede bacağının kırık olduğu belirlendi. Bunun üzerine hastanenin güvenlik kamerası kayıtları geriye dönük incelendi. İnceleme sonunda, Deniz Esin Bozoklar’ın 5 günlükken hemşire Hazel Dırık B.’nin şiddetine maruz kaldığı tespit edildi. AİLEYE BİLGİ VERİLMEDİ Hastane yönetimi, bebeği özel bir hastaneye sevk etti ancak anne Sema Bozoklar ve baba Abdullah Bozoklar’a şiddetle ilgili bilgi verilmedi. Özel hastanede tedavisi tamamlanan bebeğin, bedensel engelli, serebral palsi ve epilepsi hastası olduğu aileye bildirildi. Hastane yönetimi, kendi içinde yürüttüğü idari soruşturma sonunda hemşireyle ilişiği kesti. Kahramanmaraş İl İdare Kurulu, Hazel Dırık B.’nin yargılanmasına karar verdi. GERÇEĞİ 3 YIL SONRA ÖĞRENDİLER Olaydan 3 yıl sonra, Haziran 2024’te hemşire Hazel Dırık B. hakkında "kasten yaralama" suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Dava günü bilgisi, aileye e-Devlet üzerinden gönderilen mesajla ulaştı. Yaptıkları araştırma sonunda Bozoklar çifti, kızlarının doğuştan değil, şiddet sonucu engelli kaldığını öğrendi. 14 DAKİKA SÜREN KAN ALMA Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerinde, Hazel Dırık B.’nin kan alma işlemini 14 dakika boyunca sürdürdüğü, ağlayan bebeğin başına vurduğu, bacağını sıktığı ve ardından bebeğin hareketsiz kaldığı görüldü. Görüntülerde, hemşirenin daha sonra bebeğin bacağını kontrol ettiği ancak hiçbir yetkiliye haber vermeden servisten ayrıldığı da yer aldı. BUNUN ADI VAHŞETTİR Ailenin avukatı Sait Bolat, görüntülerin ardından yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: "Bu olay basit bir darp değildir. Sanık 14 dakika boyunca 5 günlük bebeğe eziyet etmiştir. Bunun adı vahşettir, işkencedir. Somut olayda adam öldürmeye teşebbüs suçu söz konusudur. Buna rağmen sanık ne gözaltına alındı ne de tutuklandı. Oysa müvekkilimiz ömür boyu engelli kalmıştır" dedi.

44 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ BİNANIN MÜTEAHHİDİ: "İNŞAATTAN ANLAMAM" Haber

44 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ BİNANIN MÜTEAHHİDİ: "İNŞAATTAN ANLAMAM"

44 kişinin öldüğü yıkılan sitenin müteahhidi H.Ç., “Müteahhidim ama inşaattan anlamam. İlkokul mezunuyum” diyerek dikkat çeken bir savunma yaptı. DAVA 4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NDE GÖRÜLÜYOR Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesi Yahya Kemal Mahallesi'nde yer alan 2 bloklu Said Bey Sitesi, 6 Şubat 2023’teki depremin ilk dakikalarında çökmüş, enkaz altında kalan 44 kişi yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili açılan davada biri tutuklu müteahhit olmak üzere 8 sanık ve 2 kamu görevlisi yargılanıyor. "BEN MARKETÇİYİM, İNŞAATI USTALAR YAPTI" Duruşmada savunmasını yapan ve 22 yıl 6 aya kadar hapsi istenen tutuklu müteahhit H.Ç., suçlamaları reddetti. 35 yıldır market işletmeciliği yaptığını söyleyen H.Ç., “Ben sadece yatırım yaptım, binayı ben yapmadım. Malzeme seçiminde bilgim yok. Ustalar ne aldıysa onu kullandılar. Ben müteahhidim ama anlamam. İlkokul mezunuyum. Orada market açmak istedik, en iyi malzeme kullanılsın dedik. Keşke yatırım yapmasaydım, ben de mağdurum. Yakınlarımı kaybettim. Suçsuzum, tahliyemi istiyorum” diye konuştu. KAMU GÖREVLİLERİ BERAATİNİ İSTEDİ Dönemin Dulkadiroğlu Belediyesi İmar Müdürü A.Ö. ve Müdür Yardımcısı S.B. de önceki beyanlarını tekrar ederek, üzerlerine atılı suçlamaları reddetti ve beraat talebinde bulundu. MAĞDUR AİLELERDEN ADALET TALEBİ Mahkeme heyeti, müştekilerin ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının ifadelerini aldıktan sonra duruşmayı 10 Nisan 2026 tarihine erteledi. Duruşma çıkışında konuşan depremzede Nevres Akkaya, “Asıl sorun binaya eklenen asma katta. Bilirkişi raporları da bunu destekliyor. Yine de adaleti bulmakta zorlanıyoruz. Umudumuzu yitirmedik, adalete güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

TÜRK DİL KURUMU AÇIKLADI: 2025’İN KELİMESİ “DİJİTAL VİCDAN” Haber

TÜRK DİL KURUMU AÇIKLADI: 2025’İN KELİMESİ “DİJİTAL VİCDAN”

Yaklaşık 300 bin oyla seçilen “dijital vicdan” kavramı, dijital çağın insan ruhunda ve sosyal yaşamda bıraktığı etkileri çarpıcı şekilde özetliyor. Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, “Bu kavram, ekranlara sıkışan insanlığın vicdani reflekslerini sorgulatan yeni bir gerçekliği ifade ediyor” dedi. VİCDAN DİJİTALE SIKIŞTI: YILIN KAVRAMI 'DİJİTAL VİCDAN' Türk Dil Kurumu ile Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürütülen “Yılın Kelimesi” çalışması bu yıl da yoğun ilgi gördü. Türkiye genelinden gelen 41 bini aşkın öneri arasından, alanında uzman 23 kişilik jüri tarafından belirlenen beş kavram halkın oyuna sunuldu. Finalde yarışan kavramlar arasında “dijital vicdan”, “vicdani körlük”, “çorak”, “eylemsiz merhamet” ve “tek tipleşme” yer aldı. Oylama sonucunda, yaklaşık 300 bin kişinin tercihiyle 2025’in kelimesi “dijital vicdan” oldu. PROF. DR. MERT: "VİCDANIN EKRAN ARKASINDA SİLİKLEŞTİĞİ BİR ÇAĞDAYIZ" Kahramanmaraş’ta açıklamalarda bulunan TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, dijital çağda yaşanan duyarlılık erozyonuna dikkat çekti. Mert şu ifadeleri kullandı: “Bugün dünyada Filistin'de binaların yüzde 98’i yok edilmiş, Doğu Türkistan’da sistematik baskılar, Myanmar’da trajediler yaşanıyor. Ancak biz bu devasa acıları yalnızca küçük ekranlardan izliyor, bir ‘beğeni’, bir ‘yorum’ ya da bir ‘hikâye’ ile vicdanımızı rahatlatmaya çalışıyoruz. İşte bu, tam da dijital vicdan kavramını tanımlıyor.” TDK'nın bu kampanyayla amacının sadece bir kelime belirlemek değil, toplumda dil, kültür ve vicdani farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Prof. Dr. Mert, halkın gösterdiği ilgiden memnun olduklarını söyledi. TDK SÖZLÜĞÜNDE VİCDAN VE YENİ DİJİTAL TANIMI TDK, vicdanı "kişiyi kendi davranışları hakkında yargıya varmaya sevk eden, içsel denetimi sağlayan duygu" olarak tanımlarken, “dijital vicdan” kavramı ise bu tanımın dijital çağda geçirdiği dönüşümü yansıtıyor. Açıklamada, özellikle sosyal medya üzerinden yapılan tepkilerin, bireylerde geçici bir rahatlama sağladığı ancak bu durumun toplumsal sorumluluk bilincini zayıflatabileceği vurgulandı. SOSYAL MEDYANIN GÖLGEDE BIRAKTIĞI GERÇEKLİK Uzmanlar, “dijital vicdan”ın yalnızca sosyal medyada paylaşılan içeriklerle sınırlı kalınan, gerçek eylemlerin yerini sanal tatminlerin aldığı bir çağ eleştirisi olduğuna dikkat çekiyor. Beğeniler, filtrelenmiş görseller ve kısa süreli gündemler, zamanla bireyleri eylemsiz şefkate ve alışkanlık haline gelen ilgisizliğe sürüklüyor. "DİJİTAL VİCDAN" NE ANLATIYOR? Pasif duyarlılık: Acıya karşı dijitalde tepki verip gerçek hayatta sessiz kalmak Eylemsizlik: Beğen, paylaş, unut... Toplumsal yabancılaşma: Gerçekten uzakta, içerikle meşgul olmak Sahte empati: Kalpten değil, ekrandan gelen tepkiler YILIN KELİMESİ SEÇİM SÜRECİ HAKKINDA: Toplam öneri: 41.800 Farklı kelime/kavram sayısı: 8.000+ Jüri: Akademisyenler, edebiyatçılar, iletişim uzmanları (23 kişi) Final oylaması: 5 kelimeye halk oylaması Toplam oy: Yaklaşık 300.000 Kazanan: Dijital Vicdan

KAAN TANGÖZE ÜNİVERSİTEDE KONSER VERDİ: ORTALIK KARIŞTI Haber

KAAN TANGÖZE ÜNİVERSİTEDE KONSER VERDİ: ORTALIK KARIŞTI

Duman grubunun solisti Kaan Tangöze’nin, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Yunus Emre Kongre Merkezi'ndeki konserinde söylediği “Baltalar Elimizde” şarkısının sözlerini değiştirmesi tartışma yarattı. Gelen tepkiler üzerine KSÜ Rektörlüğü, konserin organizasyonuna dair yazılı açıklama yaparak, “Sadece salonu kiraladık, içerikten sorumlu değiliz” dedi. TARTIŞMALI ŞARKI SÖZLERİ ORTALIĞI KARIŞTIRDI Tangöze’nin 19 Kasım Çarşamba günü verdiği konserde seslendirdiği şarkının sözlerine eklediği “Bu ormanı yaksak da mı satsak, rezidans çaksak?”, “Bu sinemayı yaksak da mı satsak, AVM çaksak?” gibi ifadeler, sosyal medyada ve bazı sivil toplum kuruluşları arasında tepkiye neden oldu. Bazı kesimler, şarkının içeriğinde "ironi" olsa da, sözlerin kamuoyunda devlet büyüklerine ve milli değerlere hakaret algısı oluşturduğunu savundu. ÜNİVERSİTE: “KONSERİN İÇERİĞİNDEN SORUMLU DEĞİLİZ” Kamuoyundaki eleştirilerin artması üzerine KSÜ Rektörlüğü yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Salon organizasyon şirketine ücret karşılığı tahsis edilmiştir. Üniversitemizin bu etkinliğin içeriğiyle hiçbir ilgisi yoktur” denildi. Ayrıca etkinliğin üniversitenin resmî kanallarında duyurulmadığı, programda üniversite yöneticilerinin yer almadığı vurgulandı. “İTİBARSIZLAŞTIRMA ÇABASI, HUKUKİ HAKLARIMIZ SAKLI” Rektörlük, bazı grupların KSÜ’yü hedef alan açıklamalarını “iftira ve karalama kampanyası” olarak nitelendirdi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Rektörlüğümüz; kurumumuzu ve yöneticilerimizi hedef gösteren, toplumda infial oluşturmayı amaçlayan tüm açıklamaları not etmektedir. Bu çerçevede gereken her türlü idari ve hukuki süreç başlatılmıştır.” “MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERE TAVİZ YOK” Üniversite yönetimi, açıklamasının sonunda KSÜ’nün milli ve manevi değerlere bağlı bir kurum olduğunun altını çizerek, “Hiçbir devlet büyüğüne hakaret içeren içerik ve söylemler kabul edilemez” ifadesine yer verdi. TANGÖZE’NİN SÖZLERİ TEPKİ GÖREN ŞARKI SÖZLERİ ŞÖYLEYDİ: “Baltalar elimizde, imarı cebimizde. Biz gideriz ormana, hey ormana... Bakanlar yanımızda, başkan önümüzde. Bu ormanı yaksak da mı satsak, yıkıp yerine rezidans çaksak? İyi para ediyor. Bu sinemayı yaksak da mı satsak, buraya da mı bir AVM çaksak? İyi para ediyor. Bu parka Topçu Kışlası mı yapsak, buraya da mı bir AVM çaksak? İyi para ediyor…”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.