Türkiye'de cinayet faillerinin (Ahmet Suphi Altındöken, İsa Aras Mersinli ve Metin Öztürk) cenazelerinin, tepkiler nedeniyle mezar yerleri açıklanmadı.
Haber Giriş Tarihi: 23.05.2026 13:39
Haber Güncellenme Tarihi: 23.05.2026 13:49
Kaynak:
İHA
Türkiye’de kamuoyunda derin infial oluşturan bazı cinayet ve saldırı olaylarının ardından, hayatını kaybeden faillerin cenazelerine yakınlarının sahip çıkmaması ve mezar yerlerinin gizli tutulması dikkat çekti. Kahramanmaraş ve Mersin’de yaşanan olaylarda saldırganların cenazelerinin sessiz şekilde defnedildiği öğrenildi.
Toplum vicdanında büyük yara açan olayların ardından saldırganların defin süreçlerinin benzer şekilde yürütülmesi, kamuoyunda yeniden tartışma konusu oldu. Özellikle kadın cinayetleri ve toplu saldırılar sonrası hayatını kaybeden faillerin cenazelerinin çoğu zaman gizlice kaldırıldığı ve mezar yerlerinin açıklanmadığı belirtildi.
Türkiye’nin en çok konuştuğu olaylardan biri olan Özgecan Aslan cinayeti, 2015 yılında Mersin’de meydana gelmişti. Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan, evine gitmek için bindiği minibüste saldırıya uğramış, direnmeye çalışmasının ardından vahşice öldürülmüştü. Olay Türkiye genelinde büyük tepki toplamış, kadın cinayetlerine karşı kitlesel protestolar düzenlenmişti.
Cinayetin faili Ahmet Suphi Altındöken ile babası ve bir arkadaşı tutuklanmıştı. Altındöken, 2016 yılında Adana Kürkçüler Cezaevi’nde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Kamuoyunda büyük tepki çeken failin cenazesinin günlerce morgda beklediği, daha sonra gizlice defin işlemi yapıldığı öğrenilmişti. Mezarlığın yeri ise açıklanmamıştı.
Benzer bir durum, 2026 yılında Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısında da gündeme geldi. Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen saldırıda, 14 yaşındaki öğrenci İsa Aras Mersinli’nin okula silahla gelerek ateş açtığı, olayda 10 öğrenci ile 1 öğretmenin yaşamını yitirdiği açıklanmıştı. Türkiye’yi yasa boğan saldırının ardından saldırgan öğrencinin cenazesinin Osmaniye’de cenaze namazı kılınmadan toprağa verildiği ortaya çıkmıştı. Mezar yerinin ise güvenlik gerekçesiyle gizli tutulduğu belirtilmişti.
Son olarak Mersin’in Tarsus ilçesinde meydana gelen saldırı zinciri de ülke gündeminde geniş yer buldu. Şüpheli Metin Öztürk, bir lokantada başlayan saldırılar sırasında farklı noktalarda toplam 6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaraladıktan sonra güvenlik güçleri tarafından kıstırılmış, yakalanacağını anlayınca intihar etmişti.
Yaşanan olayın ardından saldırganın cenazesinin de uzun süre morgdan alınmadığı öğrenildi. Cenazenin daha sonra sessiz şekilde defnedildiği, defin yerine ilişkin herhangi bir bilginin paylaşılmadığı kaydedildi.
Toplumda büyük infial oluşturan bu tür olayların ardından saldırganların defin süreçlerinin kamuoyundan uzak şekilde yürütülmesi, özellikle mağdur ailelerinin hassasiyetleri ve olası toplumsal tepkiler nedeniyle tercih edilen bir yöntem olarak değerlendiriliyor. Yetkililer ise söz konusu uygulamalara ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
TÜRKİYE’Yİ SARSAN CİNAYET FAİLLERİNİN MEZARLARI AÇIKLANMADI
Türkiye'de cinayet faillerinin (Ahmet Suphi Altındöken, İsa Aras Mersinli ve Metin Öztürk) cenazelerinin, tepkiler nedeniyle mezar yerleri açıklanmadı.
Türkiye’de kamuoyunda derin infial oluşturan bazı cinayet ve saldırı olaylarının ardından, hayatını kaybeden faillerin cenazelerine yakınlarının sahip çıkmaması ve mezar yerlerinin gizli tutulması dikkat çekti. Kahramanmaraş ve Mersin’de yaşanan olaylarda saldırganların cenazelerinin sessiz şekilde defnedildiği öğrenildi.
Toplum vicdanında büyük yara açan olayların ardından saldırganların defin süreçlerinin benzer şekilde yürütülmesi, kamuoyunda yeniden tartışma konusu oldu. Özellikle kadın cinayetleri ve toplu saldırılar sonrası hayatını kaybeden faillerin cenazelerinin çoğu zaman gizlice kaldırıldığı ve mezar yerlerinin açıklanmadığı belirtildi.
Türkiye’nin en çok konuştuğu olaylardan biri olan Özgecan Aslan cinayeti, 2015 yılında Mersin’de meydana gelmişti. Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan, evine gitmek için bindiği minibüste saldırıya uğramış, direnmeye çalışmasının ardından vahşice öldürülmüştü. Olay Türkiye genelinde büyük tepki toplamış, kadın cinayetlerine karşı kitlesel protestolar düzenlenmişti.
Cinayetin faili Ahmet Suphi Altındöken ile babası ve bir arkadaşı tutuklanmıştı. Altındöken, 2016 yılında Adana Kürkçüler Cezaevi’nde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Kamuoyunda büyük tepki çeken failin cenazesinin günlerce morgda beklediği, daha sonra gizlice defin işlemi yapıldığı öğrenilmişti. Mezarlığın yeri ise açıklanmamıştı.
Benzer bir durum, 2026 yılında Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısında da gündeme geldi. Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen saldırıda, 14 yaşındaki öğrenci İsa Aras Mersinli’nin okula silahla gelerek ateş açtığı, olayda 10 öğrenci ile 1 öğretmenin yaşamını yitirdiği açıklanmıştı. Türkiye’yi yasa boğan saldırının ardından saldırgan öğrencinin cenazesinin Osmaniye’de cenaze namazı kılınmadan toprağa verildiği ortaya çıkmıştı. Mezar yerinin ise güvenlik gerekçesiyle gizli tutulduğu belirtilmişti.
Son olarak Mersin’in Tarsus ilçesinde meydana gelen saldırı zinciri de ülke gündeminde geniş yer buldu. Şüpheli Metin Öztürk, bir lokantada başlayan saldırılar sırasında farklı noktalarda toplam 6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaraladıktan sonra güvenlik güçleri tarafından kıstırılmış, yakalanacağını anlayınca intihar etmişti.
Yaşanan olayın ardından saldırganın cenazesinin de uzun süre morgdan alınmadığı öğrenildi. Cenazenin daha sonra sessiz şekilde defnedildiği, defin yerine ilişkin herhangi bir bilginin paylaşılmadığı kaydedildi.
Toplumda büyük infial oluşturan bu tür olayların ardından saldırganların defin süreçlerinin kamuoyundan uzak şekilde yürütülmesi, özellikle mağdur ailelerinin hassasiyetleri ve olası toplumsal tepkiler nedeniyle tercih edilen bir yöntem olarak değerlendiriliyor. Yetkililer ise söz konusu uygulamalara ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler