#Katma Değer

- Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZTO'DA TEK ADAY MAHMUT ÖZGENER, YİNE BAŞKAN Haber

İZTO'DA TEK ADAY MAHMUT ÖZGENER, YİNE BAŞKAN

İzmir Ticaret Odası (İZTO) 2026-2030 dönemi yönetim kurulu, disiplin kurulu, TOBB Genel Kurulu delegeleri seçimi yapıldı. Seçime tek aday olarak giren Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, yeniden başkan seçildi. İZTO’da 2026-2030 dönemi yönetim kurulu, disiplin kurulu, TOBB Genel Kurulu delegeleri seçildi. İZTO Meclis Salonu’nda düzenlenen ve mevcut İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in tek aday olarak girdiği seçimde 202 meclis üyesi oy kullandı. Kullanılan oyların 1'i geçersiz, 1'i boş çıkarken; Özgener geçerli 200 oyun tamamını alarak yeniden başkan seçildi. Yönetim Kurulu asil üyeleri Eyüp Cemal Elmasoğlu, Emre Kızılgüneşler, Abdullah Salkım, Mahmut Erkoç, İsmail Kahraman, Serdar Gökhan Arıkan, Ahmet Oğuz Özkardeş, Jülide Tutan, Alp Avni Yelkenbiçer ve Celalettin Özlahlan oldu. Yeni dönemin meclis başkanı ise Selami Özpoyraz oldu. Seçimde ayrıca başkan yardımcıları, katip üye seçimi, hesapları inceleme komisyonu, mevzuat komisyonu ve derece itirazlarını inceleme komisyonu üyeleri de seçildi. Meclis başkan yardımcıları ise Ali Yaramışlı ile Tahir Özdemir oldu. Yeni döneme dair açıklamalarda bulunan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Yeni çalışma dönemimizde 84 meslek grubumuzu temsilen üyelerimizin teveccühüyle seçilen 202 meclis üyemiz ve 488 meslek komitesi üyemiz, odamızın çalışmalarına güç katmak, sektörlerimizin sesi olmak ve İzmir iş dünyasını daha ileriye taşımak üzere görev alacak. Tüm meclis ve komite üyesi arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Meclisimizde 81 yeni üyemizin yer almasından ayrıca memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. 2018 yılında göreve başladığım ilk günden beri, bu meclis çatısı altında kurduğumuz bağların ve ortak iş yapma kültürünün önemini vurguladım. Bugün sizlerin kıymetli oylarıyla seçilen yönetim kurulu üyelerimizi, disiplin kurulumuzu ve TOBB Genel Kurul delegelerimizi, meclis başkanımızı, meclis başkanlık divanımızı ve komisyon üyelerini de tebrik ederim. Seçimlerin hepimiz için hayırlı olmasını diliyor, önümüzdeki dönemde odamızı, kentimizi ve ülkemizi daha ileriye taşıyacak projelere hep birlikte imza atmayı diliyorum" ifadelerini kullandı. ''ŞEHRİMİZİ DEĞİŞİMİN GÜÇLÜ AKTÖRÜ HALİNE GETİRMEK İSTİYORUZ'' Önündeki dört yılı yalnızca yeni projelerin hayata geçirileceği bir çalışma dönemi olarak değil, İzmir’in 10-20 yıllık geleceğini şekillendirecek adımların atılacağı bir süreç olarak değerlendiklerini belirten Özgener, "Dünya çok hızlı değişiyor. Teknoloji, yapay zeka, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yeni nesil üretim modelleri iş yapma biçimlerimizi yeniden şekillendiriyor. Küresel ticaretin rotaları değişirken, kentler ve bölgeler arasındaki rekabet de her geçen gün artıyor. Şehrimizi bu değişimin yalnızca takipçisi değil, güçlü aktörlerinden biri haline getirmek istiyoruz. Temel hedefimiz, İzmir’i üretimde daha yüksek katma değer oluşturan, teknolojiyi geliştiren ve kullanan, girişimciliği destekleyen, uluslararası yatırımlardan daha fazla pay alan ve dünyayla ticari bağlarını güçlendiren bir kent haline getirmek olacak" dedi. "ASIL SORUMLULUĞUMUZ BİZİ BEKLEYEN GELECEKTİR" "Sanayiden ticarete, tarımdan lojistiğe, turizmden yenilikçi endüstrilere kadar İzmir’in sahip olduğu tüm potansiyeli ortak bir gelecek hedefi etrafında buluşturmak istiyoruz" diyen Özgener, şunları kaydetti: "Geçmiş sekiz yılda birlikte çok önemli işler başardık. Geçmişte yaptıklarımız ne kadar kıymetli olursa olsun, şimdi asıl sorumluluğumuz önümüzdeki bizi bekleyen gelecektir. Şimdi yeni bir döneme başlıyoruz. Daha fazla üreten, daha fazla yatırım çeken, gençlerine daha büyük fırsatlar sunan, dünyayla rekabet eden ve Türkiye’nin geleceğine daha çok katkı sağlayan bir İzmir için çalışacağız. Bugüne kadar olduğu gibi ortak akılla hareket edecek, birlikte karar verecek, birlikte üretecek ve birlikte başaracağız. Çünkü bizim hedefimiz yalnızca dört yılı planlamak değil. İzmir’in önümüzdeki yıllarına yön verecek güçlü bir gelecek inşa etmek. Bu kent için hayallerimiz de büyük, hedeflerimiz de. Kasım ayı başında tüm meclis üyelerimizle birlikte gerçekleştireceğimiz geniş katılımlı ve kapsamlı bir basın toplantısıyla nasıl bir İzmir hayal ettiğimizi, gelecek vizyonumuzu, önümüzdeki dönemde Odamız ve kentimiz için hedeflerimizi ve hayata geçirmeyi planladığımız çalışmaları ayrıntılı olarak kamuoyuyla paylaşacağız."

ÖZDİLEK'TEN BADIRGA'DA 120 MİLYON DOLARLIK TEKSTİL YATIRIMI Haber

ÖZDİLEK'TEN BADIRGA'DA 120 MİLYON DOLARLIK TEKSTİL YATIRIMI

120 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen ve 106 bin metrekare kapalı alana sahip olan kompleks; ileri teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağında tasarlanan entegre üretim yapısıyla Özdilek'in üretim gücünü geleceğe taşıyacak. Özdilek Holding'in ev tekstili alanındaki en önemli yatırımı olan Özdilek Üretim Kompleksi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bursa Nilüfer Badırga'da, Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde 90 bin metrekare arsa üzerinde hayata geçirilen kompleks, 60 bin metrekare inşaat oturum alanı ve 106 bin metrekare kapalı alanıyla modern ve entegre bir üretim tesisi olarak faaliyet gösterecek. Açılış törenine, kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin yer aldığı protokol üyeleri ile holding Yönetim Kurulu Başkanı Emir Murat Özdilek, üst yönetim ekibi ve çok sayıda davetli katıldı. Kurdele kesimiyle Özdilek Üretim Kompleksi resmen hizmete açılırken, Emir Murat Özdilek, "55. yılımızı kutladığımız bu yıl, yaklaşık 50 yıllık Özdilek Havlu Fabrikamızı yenilemiş bulunuyoruz. 3 yıllık yoğun bir çalışma neticesinde bugün hayata geçen tesisimizde, şu anda 650 kişiye istihdam sağlanmaktadır. Bu sayı, ileriki dönemlerde bin 50 kişiye kadar da ulaşabilmektedir" dedi. 120 MİLYON DOLARLIK YATIRIM Üretim Kompleksi'nin 120 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini ve dünyanın en üst standartlarında tasarlanmış bir tesis olduğunu belirten Emir Murat Özdilek, "6 bin 600 ton yıllık kapasitesi bulunan tesisimizdeki kapasite miktarı, farklı ürün talepleriyle daha da fazla artış gösterebilmektedir. Yatırımın maliyetinin 60 milyon doları makinelerden, 60 milyon doları ise yapıdan gelmektedir" ifadelerini kullandı. "Dokuma, boyahane ve konfeksiyon olmak üzere 3 ana bölümden oluşan kompleks, bugünden itibaren havlu - bornoz adına tüm üretim ihtiyaçlarımızı karşılayacaktır" diyen Emir Murat Özdilek, boya - baskı ve iplik üretimine yönelik diğer ihtiyaçların ise Bursa İnegöl OSB'deki tesislerinde karşılanmaya devam edeceğini belirtti. ÜRETİMDE VERİMLİLİK VE REKABET GÜCÜ Emir Murat Özdilek, yeni tesisin yalnızca kapasite artışı sağlayan bir yatırım olmadığını, küresel tekstil sektöründeki rekabet koşullarına karşı markanın gücünü artıracak stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Yeni tesisimizin teknolojisi de kapasitesi gibi takdire şayan. Üretim hızının eskiye nazaran yaklaşık yüzde 35 oranında artmasını beklemekteyiz. Süratteki bu kazanım, üretim maliyetlerine toplam etkisi yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olacaktır" dedi. Konuşmasında yatırımın firmanın ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücüne katkısına da değinen Emir Murat Özdilek, daha yüksek kalite ve katma değerli ürün geliştirme kabiliyetinin yeni üretim altyapısıyla daha da güçleneceğini belirtti. Ayrıca modern, verimli ve teknolojik üretim altyapısının Türkiye'de oluşturulmasının, katma değerli tekstil üretiminin sürdürülebilirliği ve sektörün uluslararası rekabet gücünün desteklenmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı. MODERN ÇALIŞMA KOŞULLARI VE SOSYAL İMKÂNLAR Söz konusu üretim kompleksi, çalışanlara sunduğu modern çalışma standartları ve sosyal imkânlarla da öne çıkıyor. Üretim alanlarında kullanılan son teknoloji ısıtma, soğutma ve iklimlendirme sistemleriyle daha sağlıklı ve konforlu çalışma koşulları sunulurken 240 kişilik çok amaçlı salon ve farklı kapasitelerdeki toplantı odaları da ekip çalışmasını destekliyor. Komplekste ayrıca çalışanların ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla 20 kişi kapasiteli 170 metrekarelik sağlıklı yaşam ve spor alanı; 20 çocuk kapasitesi olan, 200 metrekarelik kapalı alanı ve 80 metrekarelik oyun bahçesi bulunan, 2 öğretmen ve 1 çocuk bakıcısının görev aldığı bir kreş bulunuyor. ENERJİDE VERİMLİLİK VE ÜRETİMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖN PLANDA Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik de kompleksin tasarımında önemli bir yer tutuyor. Bu doğrultuda tesisin çatısına kurulması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile yıllık 8 milyon 877 bin 600 kWh elektrik üretilmesi hedefleniyor. GES'in devreye alınmasıyla kompleksin toplam elektrik tüketim ihtiyacının yüzde 50'sinin, Özdilek Holding'in toplam elektrik tüketim ihtiyacının ise yüzde 6'sının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması planlanıyor. Özdilek Üretim Kompleksi ile 55 yıllık üretim deneyimini dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında geleceğe taşımayı hedefleyen Özdilek Holding, Türkiye'nin ekonomisine katma değer sağlamaya devam edecek. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Ak Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Devlet Eski Bakanı Cavit Çağlar ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'da yaptığı konuşmada yatırımlarla ilgili memnuniyetlerini dile getirdi.

DÜNYA İNCİR CİPSİ 'HASTASI OLDU': TÜRKLER İÇİN BİRAZ PAHALI Haber

DÜNYA İNCİR CİPSİ 'HASTASI OLDU': TÜRKLER İÇİN BİRAZ PAHALI

Türkiye’nin Avrupa Birliği tescilli coğrafi ürünleri arasında yer alan ‘Aydın İnciri’nde hasat sezonu başladı. Türkiye'den yapılan incir ve incir cipsi ihracatının %70'inden fazlası Avrupa pazarına ihraç edilirken Türkiye'de ise bu lezzet pek de bilinmiyor. Aydın'da üretilen incir cipsi Avrupa'da büyük talep görürken, bu sağlıklı atıştırmalık ekonomik koşulların da etkisiyle Türkiye'de yeteri kadar bilinmiyor. Aydın'da yaklaşık 40 bin hektar alanda incir üretimi yapılarak, sezonda ortalama 200 bin ton ürün elde ediliyor. İncirin yaklaşık 70 bin tonu kurutularak ihraç ediliyor, bir kısmı ise taze olarak satışa sunuluyor. İncirlerin ince dilimler halinde kurutulmasıyla elde edilen "incir cipsi" şeklindeki incirler, yurt içi ve dışında sofraları tatlandırıyor. İNCİR CİPSİ ÜRETİCİ İÇİN ÇOK KARLI, TÜKETİCİ İÇİN ÇOK LEZZETLİ Nazilli’de inciri daha yüksek fiyatla satmak amacıyla küçük işletmelerde ve evlerde "incir cipsi" olarak adlandırılan kurutulmuş ürün hazırlanıyor. ‘İncir cipsi’nin üretim süreci, bahçelerden taze olarak toplanan incirlerin bıçakla ince ince dilimlenmesiyle başlıyor. Özel kerevetlere serilen incirler, gölgelikli teraslarda ya da evlerin bahçelerinde kurumaya bırakılıyor. Yaklaşık 3-4 gün bekletilen incirler kurutulduktan sonra paketlenerek satışa hazır hale getiriliyor. TALEP YURT DIŞINDAN Birçok üretici, hazırladıkları ‘incir cipsleri’ni sosyal medya üzerinden satışa sunarken bazıları da doğrudan yurt dışına gönderiyor. Bu ürün, kuru incirin yaklaşık 2-2,5, taze incirin ise 5-6 katı fiyatla alıcı buluyor. Ürünü değerlendirmek ve üreticiye daha yüksek gelir sağlamak amacıyla yapılan bu işlemler sayesinde hem istihdam hem de katma değer elde ediliyor. Nazilli’ye bağlı kırsal Kızıldere Mahallesinde yaşayan 30 yaşındaki Nuri Duran, ailesine ait incir bahçelerinden ve taze incirin en güzellerinin yetiştirildiği bahçelerden elde ettiği yaş incirleri cips yaparak ekonomik değer kazandırıyor. Köy halkı da bu işletme sayesinde ürünlerini en iyi şekilde değerlendiriyor. Çocukluğunda babasının verdiği 3 çuval kuru inciri Karadeniz illerinde cami önlerinde sattıktan sonra incir ticaretini öğrendiğini ifade eden evli ve bir çocuk babası girişimci Nuri Duran, çocukluğundan bu yana elde ettiği tecrübeyi 10 yıl önce işletmesini kurarak büyüttüğünü ifade ediyor. Hedefinin ihracat yapmak olduğunu da belirten Duran, incir cipsinin yanı sıra kuru incir, incir reçeli, dağ kekiği, domates kurusu, domates salçası, zeytin ve erken hasat zeytinyağı, kestane, enginar gibi yaklaşık 65 farklı ürünü işleyerek kazanç elde ettiğini belirtiyor. "HEM CEBİMİZE HEM DE HANIMLARA KAZANÇ KAPISI" İşletme çalışanlarından Gizem Şimşek ise "Ben bu incir cipsi işini 3 senedir yapıyorum. Köyün kadınlarına, genç bayanlarıyla, evdeki ev hanımlarıyla beraber toplaştık ‘gelin abla çalışalım’ dedik. İncirlerimizi topladık, boyutlarını ayırdık. Topladığımız incirleri sap ve alt kısımlarını kesip ince ince dilimledik. İncir cipslerimizi kerevetlerde, eleklerde kuruttuk. Kuruttuğumuz cipslerin seçimini, boyutlandırmalarını yaptık. Şu şekilde kuruttuğumuz incirlerimizi hazırladık ve değerli müşterilerimizin siparişlerini hazırlayıp hazırlayıp gönderiyoruz. Hem köy hanımlarına destek olduk hem de cebimize destek olduk" dedi. DÜNYA ÇOK SEVDİ: TÜRKLER İÇİN BİRAZ PAHALI Türkiye'de üretilen incir cipsleri dünyanın en ünlü organik market zincirlerinde incir cipsleri, egzotik ve premium bir ürün olarak "Luxury Snack" (Lüks Atıştırmalık) reyonlarında kendine yer buluyor. Amerika’da spor sonrası smoothie’lerin üzerine süs olarak eklenirken, Japonya’da ise minimalist paket tasarımıyla "estetik ve sağlıklı" bir hediye alternatifi olarak satılıyor. Türkiye'de ekonomik koşullar ve alım gücü düşüklüğü nedeniyle sağlıklı olmasına rağmen yeteri kadar ilgi görmeyen incir cipsinin Türkiye'de satış rakamları 100 gram için ortalama 200 TL. civarında.

BURSA'DA AYAKKABICI ESNAFINA YENİ YER MÜJDESİ Haber

BURSA'DA AYAKKABICI ESNAFINA YENİ YER MÜJDESİ

Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, ilçeye daha etkin hizmet sunabilmek amacıyla esnaf ve mahalle ziyaretlerini aralıksız sürdürüyor. Son olarak Gençosman Ayakkabıcılar Çarşısı esnafıyla bir araya gelen Başkan Aydın, esnafın talep ve önerilerini dinleyerek, sorunların çözümü için gerekli çalışmaların en kısa sürede başlatılacağının sözünü verdi. Göreve geldiği günden bu yana hayata geçirdiği projeler ve vatandaşların taleplerine hızlı çözümler üretmesiyle gittiği her mahallede ilgiyle karşılanan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gençosman Ayakkabıcılar Çarşısı’nda faaliyet gösteren ayakkabıcı esnafıyla bir araya geldi. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada esnaf, yaşadığı sorunları ve beklentilerini doğrudan Başkan Aydın’a iletme fırsatı buldu. Esnafın dile getirdiği tüm talepleri tek tek not alan Başkan Aydın, ihtiyaç duyulan hizmetlerin en kısa sürede hayata geçirilmesi için gereken adımların atılacağını söyledi. Yaklaşık 250 imalathaneye ev sahipliği yapan Gençosman Ayakkabıcılar Çarşısı, yıllık 25 milyon dolarlık üretim hacmiyle hem yurt içi, hem de yurt dışı pazarlara satış gerçekleştirerek Bursa ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Görüşmede ayakkabıcı esnafı, üretim kapasitesini artırabilecekleri ve ürünlerini daha etkin şekilde sergileyebilecekleri yeni bir sanayi sitesi talebini de Başkan Aydın’a iletti. Başkan Aydın ise birkaç çalışmalarının olduğunu belirterek sektörün gelişimine katkı sağlayacak her türlü çalışmaya destek vermeye hazır olduklarını söyledi. "Ayakkabıcı esnafı zor şartlara rağmen üretim yapmaya devam ediyor" Ayakkabıcı esnafının 3 hafta önce kendilerini ziyarete geldiğini ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Şehrin merkezinde faaliyet gösteren ve zamanın en değerli mesleklerinden biri olan ayakkabıcılığı icra eden esnafımızı ziyaret ederek, Gençosman Ayakkabıcılar Çarşısı'ndaki mevcut fiziki şartları, marka değeri açısından yaşanan dezavantajları ve karşılaştıkları sorunları değerlendirdik. Yaklaşık 50 dönümlük bir alana yayılan çarşı, yola cephe kısmından başlayıp mahallenin içlerine kadar uzanıyor. Tüm bu zorlu fiziki şartlara rağmen esnafımız üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülke ekonomisine katma değer oluşturmaya devam ediyor. Esnafımızın bizden de çeşitli talepleri oldu. Mevcut şartlar göz önüne alındığında, bu mesleğin burada uzun vadede sürdürülebilmesi oldukça zor görünüyor. Allah göstermesin; bir yangın, deprem ya da başka bir afette burası güvenli bir çalışma alanı değil. Günümüz rekabet ortamında üretim altyapısının daha güçlü olduğu, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin eksiksiz uygulandığı, daha modern üretim alanlarına ihtiyaç duyulduğu konusunda karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk." şeklinde konuştu. "Doğru model neyse onu masaya yatıracağız" Ayakkabıcılığın el emeği göz nuru isteyen bir meslek olduğunu belirten Başkan Aydın, açıklamalarına şöyle devam etti: "Çalışmalarımız devam ediyor. Şehir plancıları sürece dahil edildi, ekiplerimiz de gerekli incelemeleri yapıyor. Eğer ortaya, mevcut ve gelecekte oluşabilecek ihtiyacı karşılayabilecek nitelikte bir proje çıkarsa yeniden bir araya gelerek masa başında detaylı çalışmalar yapacağız. Nasıl bir model uygulanacağı üzerinde de duracağız. Kooperatif modeli mi olacak, yap-işlet-devret modeli mi uygulanacak, yoksa farklı bir yöntem mi tercih edilecek tüm alternatifleri değerlendireceğiz. En doğru model hangisiyse onu hayata geçirmek için çalışacağız. Mevcut çarşı alanında bulunan hak sahiplerinin hakları da korunacaktır. Eğer burası yenilenir ve kentsel dönüşüm kapsamına alınırsa, hak sahipleri mağdur edilmeden süreç yürütülecektir. Böylece hem çarşının bulunduğu alan yenilenip daha modern ve düzenli bir görünüme kavuşacak, hem de ayakkabıcı esnafımız çağdaş üretim şartlarında mesleklerini sürdürme imkanına sahip olacaktır. Ayakkabıcılık, büyük emek, sabır ve ustalık isteyen, el emeği göz nuru bir meslektir. Bizim çocukluğumuzda herkes ayakkabısını bu çarşıdan alırdı. Ne yazık ki bugün buraya olan ilgi eskisi kadar yoğun değil. İnşallah Bursa Ayakkabıcılar ve Benzerleri Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile gerekli çalışmaları yapacak, sürecin yakından takipçisi olacağız." ifadelerini kullandı. Ayakkabıcı esnafı olarak Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın makamında ziyaret ettiklerini söyleyen Bursa Ayakkabıcılar ve Benzerleri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İskender Aksüt ise, "Yaptığımız ziyarette başkanımızı çarşımıza ziyaret ettik. Sağolsun başkanımız bizleri kırmayıp davetimize icabet etti. Mesleğimizle ilgili görüşme gerçekleştirdik ve kendilerinden yer talebimiz oldu. Başkanımız bu konuda çalışıyor. İnşallah bize bir yer gösterecekler Erkan başkanımız sayesinde daha güzel ve modern bir yere kavuşacağız." diye konuştu.

ADANA'DA TAYLAND KARPUZU HASAT İÇİN GÜN SAYIYOR Haber

ADANA'DA TAYLAND KARPUZU HASAT İÇİN GÜN SAYIYOR

Adana’da üç yıllık araştırma ve geliştirme çalışmasının ardından üretimine başlanan, kabuğu koyu yeşil, içi ise sarı renkte olan “Tropical Sunshine” karpuzu hasat için gün sayıyor. Görünümüyle dikkat çeken sarı karpuzun, üreticilere daha yüksek katma değer sağlaması hedefleniyor. Tadı, aroması ve kokusuyla geleneksel karpuzlardan farklılaşan Adana karpuzunda hasat dönemi sürerken, ziraat mühendisi ve üretici Süleyman Sertli tarafından geliştirilen sarı karpuz çeşidi de üreticilerin ilgisini çekmeye başladı. Kent genelinde yaklaşık 110 dönüm, Türkiye genelinde ise 300 dönüm alanda ekimi yapılan sarı karpuzun önümüzdeki günlerde hasat edilmesi bekleniyor. FARKLI PİGMENT YAPISIYLA DİKKAT ÇEKİYOR Genellikle Tayland, Vietnam ve Hindistan gibi tropikal iklim kuşağındaki ülkelerde yetiştirilen sarı karpuz, iklim koşullarındaki değişimlerin etkisiyle Türkiye’de de üretilebiliyor. Sarı karpuzda, kırmızı karpuza rengini veren likopen yerine beta-karoten pigmenti bulunuyor. Üretim sürecinde her bir normal karpuzun yanına üç adet sarı karpuz dikiliyor ve tozlaşma normal karpuzlar aracılığıyla sağlanıyor. VERİMİ DAHA YÜKSEK, FİYATI DAHA PAHALI Adana karpuzunun tarladaki kilogram fiyatı 14-16 lira arasında değişirken, sarı karpuzun hasat döneminde kilogram başına 25-30 liradan alıcı bulması bekleniyor. Üretim verileri de sarı karpuzun avantajlarını ortaya koyuyor. Normal karpuzda bir dönümden 4 ila 5 ton ürün alınırken, sarı karpuzda bu miktar 7 tona kadar çıkabiliyor. “GÖREN HERKESİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR” Üretici Süleyman Sertli, sarı karpuzun yeni bir ürün olmadığını belirterek, "Bu ürünün çok daha eski bir serüveni var. Biz yeniden pazarda katma değer oluşturmak istedik. Bu yıl ilk ticari üretim Çukurova’da başladı. Türkiye genelinde 300 dönüm ticari üretim bulunuyor" dedi. Sarı karpuza yönelik ilginin yüksek olduğunu ifade eden Sertli, "Katma değerli bir ürün olması nedeniyle pazarda daha yüksek fiyatlarla alıcı bulacağını düşünüyoruz. Talep eden çiftçi sayısı oldukça fazla. Gören herkesin ilgisini çekiyor" diye konuştu. “TALEP ARTARSA EKİM ALANLARI GENİŞLER” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise sarı karpuzun lezzet açısından klasik Adana karpuzundan farklı olmadığını belirterek, "Tadı, aroması ve lezzeti diğer karpuzlarla hemen hemen aynı. Eğer tüketiciden rağbet görürse önümüzdeki yıllarda ekim alanları daha da genişleyecektir" ifadelerini kullandı. Üreticiler, hem görünümü hem de ekonomik getirisiyle dikkat çeken sarı karpuzun önümüzdeki yıllarda daha geniş alanlarda yetiştirilmesini hedefliyor.

BAKAN KACIR: TÜRKİYE'YE YATIRIM YAPAN KAZANIYOR Haber

BAKAN KACIR: TÜRKİYE'YE YATIRIM YAPAN KAZANIYOR

Bursa OYAK Renault Fabrikaları'nda üretilen yeni Renault Boreal, banttan indirilme töreni için Bursa'ya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, yerli ve yabancı hiçbir firmanın ayrımcılığa tabi tutulmadığı, kuralların herkes için adil şekilde uygulandığı, değer oluşturacak her yatırımın desteklendiği bir ülkedir. Türkiye'ye güvenenler, Türkiye'de yatırım yapanlar hem kendileri hem de Türkiye kazanır" dedi. Renault'nun Türkiye'de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye'de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak. Yeni bir dönemin başlangıcını temsil eden Boreal'in banttan indirildiği törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Ülkemiz sanayiinin kalbi Bursa'mızda hayata geçirilen yatırımın, sektörümüze, şehrimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Dünya çok katmanlı bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Liberal ticaret terk ediliyor. Yerinde üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ticaret politikaları öne çıkıyor. Teknolojinin farklı sahalarında yaşanan gelişmeler; küresel üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Yenilikçi teknolojiler; ülkelerin kalkınma yolculuğuna yön veriyor. Pek çok ülkenin yeni yeni idrak edebildiği bu kritik eşiği, daha en başından müşahede ederek başarıyla aşmış bir ülkeyiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 23 yılda ülkemizi, Ar-Ge ve katma değerli üretimde dünyanın sayılı ülkeleri arasına taşıdık. İmalat sanayimizin öncülüğünde, ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 276 milyar dolara ulaştırdık. Türkiye bugün, Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Üretim gücüyle küresel tedarik zincirlerinin güvenilir ve dayanıklı halkasıdır. Ana sanayide 60 bine yakın, tedarik sanayinde ise 250 bini aşkın nitelikli istihdam sağlayan otomotiv sanayimiz, yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı kalkınma yolculuğumuzun öncü sektörleri arasındadır. Geçen 23 yıl içerisinde, sektör paydaşlarımızın alın ve akıl teri sayesinde, otomotiv üretimimiz yıllık 357 binden 1,5 milyona yükseldi. Sektörümüz geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 41,5 milyar dolar ihracatla rekora imza attı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörümüzün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini perçinleyecek program ve projeleri hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Otomotiv sanayisinin teknoloji geliştirme kabiliyetini derinleştirmek ve yüksek katma değerli üretim kapasitesini artırmak için 206 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 firmanın projelerini desteklediklerini belirten Bakan Kacır, "TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 205 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 200'den fazla bilim insanı ve gencimize son 23 yılda toplam 33 milyar lira kaynak sağladık. 2002 yılından günümüze, yatırım teşviklerimizle; otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,4 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 861 projesinin önünü açtık. Geçtiğimiz yıl küresel göstergeler ve ülkemizin stratejik öncelikleri kapsamında yeniden güncellediğimiz yatırım teşvik sistemiyle; sektörümüzde hayata geçirilecek ve milli teknoloji hamlemizi destekleyecek yatırımlara sunduğumuz teşviklerin ölçeğini büyüttük. Otomotiv sektörümüz için de öncelikli ve önemli gördüğümüz ikiz dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmesi için yeşil ve dijital dönüşüm programlarını devreye aldık. Sektör oyuncularımız tarafından gerçekleştirilen ve toplam 57,3 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 5 projeyi, ülkemizin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı kalkınma yolcuğunu destekleyen yatırımlara uygun şartlarda finansman sunan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımıza dahil ettik" ifadelerini kullandı. "Elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelim her geçen gün artıyor" Türkiye'yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının merkez üssü haline getirmek üzere, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programının mobilite ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla sektörümüzün dönüşümünü hızlandıracak stratejik yatırımlara kapsamlı destekler sunduklarını belirten Kacır, "Elbette milli teknoloji hamlemizin en kritik uygulama sahalarından biri olan otomotiv sektörümüzün rekabetçiliğini, teknoloji geliştirme kabiliyetini ve ihracat performansını, küresel otomotiv endüstrisinde yaşanan dönüşümden bağımsız düşünemeyiz. Batarya teknolojilerinde yaşanan ilerlemeler, karbon nötr hedefleri, dijitalleşme ve yeni nesil mobilite beklentileri neticesinde, kullanıcıların elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelimi her geçen gün artıyor. Dünyada tam elektrikli araç satışı son beş yılda 5milyondan 14 milyona, hibrit araçların satışı ise 5 milyondan 13 milyona çıktı. Tam elektrikli ve hibrit araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 15'ten yüzde 35'e çıktı. Aynı dönemde Türkiye otomobil pazarında tam elektrikli ve hibrit araçların payı yüzde 9,3'ten yüzde 51'e yükseldi. Milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmeyi ve ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen; bir ülke olarak, otomotiv sektörünün mobilite ekosisteminedönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu vizyonun en somut adımlarından biri olarak, milletimizin 60 yıllık yerli ve millî otomobil hayalini Togg'la elektrikli ve akıllı otomobil olarak gerçeğe dönüştürdük" şeklinde konuştu. "Hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardık" Hayata geçirilen Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı'nın katkısıyla, yurt genelinde hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardıklarını belirten Bakan Kacır, "Bugün, 19 bin 300'ü hızlı şarj olmak üzere, 44 bin 400 şarj bağlantı noktasıyla; ülke sathında kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz. Tabi kullanıcıların beklentileri, alışkanlıkları ve ihtiyaçları doğrultusunda içten yanmalı araçlardan tam elektrikli mobiliteye geçiş, tek bir adım şeklinde değil; farklı teknolojilerin birbirini tamamladığı kademeli bir süreç olarak ilerliyor. Özellikle hibrit araçlar, hem emisyonların azaltılması hem yakıt verimliliğinin artırılması hem de kullanıcıların elektrikli mobiliteye daha güvenli ve kademeli biçimde uyum sağlaması bakımından elektrikli araç devriminin teknik, ekonomik ve toplumsal zeminini olgunlaştırıyor. Aynı zamanda kullanıcıların menzil, erişilebilirlik ve maliyet hassasiyetlerini gözeten; şehir içi kullanımdan uzun yol ihtiyaçlarına kadar geniş bir alanda başarılı bir alternatif sunuyor. Bu nedenle; hibrit araç teknolojilerinde, ülkemizde üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlenmesini, otomotiv sanayimizin yeni nesil mobilite değer zincirinde daha yüksek katma değerli bir konuma yükselmesi açısından son derece önemli ve kıymetli görüyoruz. Ülkemizde hâlihazırda üretim yapan otomotiv üreticilerinin yeni yatırımlarını elektrikli ve hibrit araç üretimine yönlendirmesini memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. "Bugün de Türkiye otomotiv sanayisinin dönüşüm yolculuğunda kıymetli bir eşiği temsil eden "Renault Boreal" modelinin banttan inmesine birlikte şahit oluyoruz" diyen Bakan Kacır, "Biliyorsunuz Renault 55 yıldan bu yana Türkiye'de üretiyor, Türkiye'de kazanıyor. Yatırımlarını teşviklerimizle desteklediğimiz OYAK Renault; Türkiye'deki üretimini 2002'den bu yana yıllık 100 binden 387 bine yükseltti. 5 binden fazla çalışana istihdam sağlayan Renault Bursa tesisleri; yıllık 390 bin araç üretim kapasitesiyle, bugün ülkemizin yüksek katma değerli üretim vizyonunun öncü merkezlerinden biridir. Üretiminin yüzde 80'ini ihraç eden Renault, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 4 milyar dolarlık ihracatla ülkemizin kalkınmasına kıymetli bir katkı sundu. 30'u aşkın ülkeye ihraç edilecek Boreal, Renault'un Bursa'dan dünyaya uzanan başarı hikayesine yeni ve değerli bir sayfa ekleyecek. Renault'un Boreal modelinin ülkemizde üretilecek olması; Türkiye'nin ileri teknolojilerdeki kabiliyetlerine ve potansiyeline duyulan güvenin somut bir nişanesidir. Ülkemizin yeni nesil mobilitedeki güçlü vizyonunu ve iddiasını kuvvetlendiren stratejik bir adımdır. Türk mühendisliğine, üretim kapasitesine ve küresel rekabet gücüne duyulan güvenin ve inancın sembolüdür" diye konuştu. Türkiye, yerli ve yabancı hiçbir firmanın ayrımcılığa tabi tutulmadığı, kuralların herkes için adil şekilde uygulandığı, değer oluşturacak her yatırımın desteklendiği bir ülke olduğunu altını çizen Bakan Kacır, "Türkiye'ye güvenenler, Türkiye'de yatırım yapanlar hem kendileri hem de Türkiye kazanır. Jeostratejik konumumuz, siyasi ve ekonomik istikrarımız, sağlam sanayi ve teknoloji alt yapımızla; yerli ve uluslararasıyatırımların en isabetli adresi olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa otomotiv vizyonumuza yön veren sanayi havzamız Bursa; ülkemizin üretim ve ileri teknoloji odaklı kalkınmasında öncü olmaya devam edecektir. Bugün banttan indirilmesine hep birlikte gururla şahitlik ettiğimiz yeni otomobilde emeği bulunan mühendislerimize, teknisyenlerimize, alın ve akıl teri döken emekçilerimize, Renault Grubu'na, OYAK Renault ailesine teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet ise, "Büyük bir ekip çalışmasıyla başarıya imza attık. Yeni modelimizi kutlamak bizim için büyük bir onurdur. Ekiplerimiz tarafından geliştirilen en iyi modellerden biridir. Bunun Bursa'da üretilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Boreal ile C SUV segmentindeki beklentileri yükseltiyoruz. Türkiye otomotiv sanayisine yapılan güçlü yatırımlarımızın göstergesi, OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacaktır. Bizlere verilen destekler için teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, "Bursa üretimin ticaretin ve gelişimin şehri olmuştur. Bugün de ülke ekonomisine değer katmaya devam etmektedir. Güçlü sanayi kuruluşlarımızın buna katkısı çok olmuştur. OYAK ve Renault'ta bunun ilk sıralarında yer almaktadır. Yeni modelin Türkiye'ye hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından banttan inen araç, protokol üyelerinin bulunduğu alana geldi. Bakan Kacır, daha sonra çalışanlarla birlikte fotoğraf çekindi.

BURSA'NIN TARIM VE GIDA DEVLERİ ÖDÜLLENDİRİLDİ Haber

BURSA'NIN TARIM VE GIDA DEVLERİ ÖDÜLLENDİRİLDİ

Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, Bursa'da 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, "Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk Ocak-Nisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. "Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa'da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız." dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa'nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, "Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin yolu katma değer ve yeşil dönüşümden geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer sağlamaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar şartlarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, Ur-Ge projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok kentin 20-30 yıl sonraki hedeflerine Bursa şuan ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

OSMANGAZİ AHUDUDU ÜRETİMİNDE HEDEF BÜYÜTTÜ Haber

OSMANGAZİ AHUDUDU ÜRETİMİNDE HEDEF BÜYÜTTÜ

Belediye bünyesinde kurulan Gazi Tarım AŞ ile ta7rıma desteklerini sürdüren Osmangazi Belediyesi, ahududu üretiminde de hedef büyüttü. Yerel tohumlara ilişkin baharda takas şenliği düzenleyeceklerini dile getiren Aydın, "Malumunuz üretimde ilaç ve zehir kullanılıyor. Toprağın zehirlenmesi, ilacın fazla atılması, tohumların genetiğiyle oynanması nedeniyle kanserler ve diğer genetik hastalıklar çok fazla arttı. Biz daha doğal üretim ve tüketim olsun diye çaba içindeyiz" dedi. Özellikle dağ köylerinde gelir artırıcı alternatif ürünlere ilişkin çalışmalar yaptıklarını aktaran Aydın, şöyle konuştu: "Yiğitali'de 10 dönümlük alanda ahududu üretimi başlattık. Sertifikalı ilaçsız katkısız üretim yapıyoruz. Bu sene daha da artıracağız ve çiftçiye sağlanacak desteklerle 100 dönüme kadar çıkartacağız. Kırsalı bu şekilde üretime endeksli destekleme modelini benimsiyoruz. Bir kere ürünün pazarı hazır alıcısı var. Organik üretim dediğinizde ise tarladan satılıyor, talebi yüksek oluyor." Altın gibi ürün ahududu Bugün işsizlik çeken, köyü terkedip buraya göç yaparak aslında geçim sıkıntısı yaşayan bir çok insanın 10 dönümlük bir alanda yıllık 1 -1,5 milyon lira gibi ekstra gelir sağlayabileceği bir ürün sunduklarını dile getiren Aydın, "Altın gibi bir ürün. Altını madende aramayın alın size altın gibi ürün ahududu." ifadesini kullandı. Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesiyle iş birliği içinde çalışma yürüttüklerini belirten Aydın, "Liseye ait tarım alanında üretimimiz var. Patlıcan, karnahabar, pırasa, domates, biber gibi birçok çeşitte üretim yapıp belediyeye ait Kent Lokantası'nda vatandaşlarımıza sunuyoruz. Tamamen organik, ilaçsız, kimsayal gübresiz üretim yapıyoruz ve hasıdını da yemeğini de kendimiz yapıyoruz" diye konuştu. Dağ yöresindeki tarımsal potansiyelin yüzde 2'si kullanılıyor Aydın, çiftçiyi üretim endeksli desteklediklerini vurgulayarak, şunları söyledi: "Bedelini hasatta ödemek üzere çiftçiyi desteklerseniz çiftçi sahipleniyor katma değer üretiyor. Hasat ettiğinde para kazanıyor borunu ödüyor iş büyüyor. Biz alım garantisiyle köylüyü destekleme modelini seçtik. Biraz daha ayakları yere basarak gidiyoruz bir anda çok büyük yapmak istemiyoruz. Birkaç sene sonra dağ yöresinde daha fazla alanda üretimin yapılmasını sağlamayı hedefliyoruz. Dağ yöresindeki tarımsal potansiyelin sadece yüzde 2'si kullanılıyor. Biz yüzde 98'lik kısımda da üretimi sağlarsek tersine göçü bile başlatabiliriz."

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ'NDE NÖBET DEĞİŞİMİ Haber

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ'NDE NÖBET DEĞİŞİMİ

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde gerçekleştirilen devir teslim törenine, Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Cafer Çiftci'nin yanı sıra çok sayıda akademisyen ve idari personel katıldı. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Prof. Dr. Adem Akpınar'a bugüne kadar sunduğu kıymetli hizmetler ve akademik katkılar dolayısıyla teşekkür etti. Mühendislik Fakültesinin üniversitenin lokomotif güçlerinden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, BUÜ'nün "Araştırma Üniversitesi" vizyonuna dikkat çekti. Bu hedefin sürdürülebilir kılınmasında mühendislik camiasına büyük görev düştüğünü belirten Yılmaz, yeni yönetimin bu çıtayı daha da yukarı taşıyacağına olan inancını dile getirdi. "Daha güçlü bir fakülte için el birliğiyle çalışacağız" Dekanlık görevini devralan Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız ise konuşmasında, Prof. Dr. Adem Akpınar ve Prof. Dr. Fatih Çavdur'a fakülteye kattıkları değerler için teşekkür etti. Temel önceliklerinin devlete, millete ve üniversiteye katma değer sağlayacak projeler üretmek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yıldız, şunları söyledi: "Akademik başarıyı pratik faydaya dönüştürme gayretinde olacağız. Birlik ve beraberlik içerisinde çalışarak fakültemizi bugün olduğundan daha ileriye taşımak için çaba göstereceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.