#Kira Sözleşmesi

- Kira Sözleşmesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kira Sözleşmesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇEŞME BELEDİYESİ'NDE RÜŞVET PAZARLIĞI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI Haber

ÇEŞME BELEDİYESİ'NDE RÜŞVET PAZARLIĞI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Çeşme Belediyesindeki bazı imar ve ihale süreçlerine ilişkin usulsüzlük, rüşvet ve irtikap iddiaları üzerine yürütülen soruşturmada yeni deliller ortaya çıktı. Soruşturma dosyasına giren gizli çekim görüntüleri, WhatsApp yazışmaları ve banka dekontlarında, bir vatandaşın belediyedeki işlemlerinin tamamlanması karşılığında yasal tutarın yaklaşık 2,5 katı kadar ek ödeme istendiği öne sürüldü. Kayıtlarda toplam 70 bin liralık ödeme talebinin konuşulduğu, paranın belediye çalışanlarından birinin kişisel hesabına gönderildiği iddia edildi. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit, İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer, Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl, ÇEŞTUR büro memurları Deniz Songül Yalçın ve Aziz Metin, büro yönetim elemanı Aydın Aydemir, inşaat mühendisi Okan Aktaş, işletme sahipleri Yücel Güngör ve Metin Akpınar ile emlakçı Şahin Özer olduğu bildirildi. Soruşturmanın devamında dosyaya girdiği belirtilen görüntüler ve mesajlaşmalar ise rüşvet iddialarına ilişkin yeni ayrıntıları ortaya çıkardı. RÜŞVET PAZARLIĞI İDDİASI GİZLİ KAYITTA Soruşturma dosyasına, ihbarda bulunan kişi tarafından kaydedildiği belirtilen görüntüler ile WhatsApp yazışmalarının delil olarak girdiği bildirildi. Kayıtlarda, şikayetçi vatandaş ile ÇEŞTUR Büro Memuru Deniz Songül Yalçın arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinin bulunduğu belirtildi. Görüşmenin kira sözleşmesi ile otel ve spa kira kontratı gibi belgelerin onaylanmasına ilişkin olduğu, söz konusu işlemlerin gerçekleştirilmesi karşılığında vatandaştan yasal harç tutarının üzerinde ödeme talep edildiği öne sürüldü. Dosyaya giren kayıtlarda belediye personelinin, talep edilen paraya ilişkin ❝Müdürün net kararıymış, bu şartı koymuş.❞ dediği ileri sürüldü. ❝SAĞDA SOLDA DUYULMASIN, SIKINTI YARATMASIN❞ Soruşturma dosyasındaki konuşmalarda, para talebine ilişkin işlemlerin alt kademedeki belediye çalışanları üzerinden yürütüldüğü iddia edildi. Kayıtlarda ❝Sağda solda duyulmasın, sıkıntı yaratmasın.❞ şeklindeki ifadelerin de yer aldığı bildirildi. Savcılık ve jandarma birimlerinin, söz konusu konuşmaların kimler arasında gerçekleştiğini ve para talimatının hangi kişiler tarafından verildiğini soruşturma kapsamında incelemeyi sürdürdüğü belirtildi. 50 BİN LİRA VE 20 BİN LİRA: TOPLAM 70 BİN TL Dosyaya giren telefon görüşmelerinde vatandaştan 50 bin lirası elden veya banka hesabı üzerinden, 20 bin lirası ise otel harcı olmak üzere toplam 70 bin lira istendiği iddia edildi. Soruşturma dosyasına göre vatandaşın parayı elden vermeyi kabul etmeyerek, ❝Ben elden veremem, IBAN atın.❞ dediği belirtildi. Bunun üzerine ödemenin banka hesabı üzerinden yapılmasına yönelik görüşmeler gerçekleştirildiği öne sürüldü. PERSONELİN KİŞİSEL IBAN'I GÖNDERİLDİ İDDİASI WhatsApp yazışmalarına ait ekran görüntülerinin de soruşturma dosyasına girdiği bildirildi. Dosyadaki kayıtlara göre ÇEŞTUR Büro Memuru Aziz Metin'in, vatandaşa Büro Yönetim Elemanı Aydın Aydemir'e ait olduğu belirtilen IBAN numarasını gönderdiği öne sürüldü. Soruşturma kapsamında söz konusu kişisel hesabın para transferlerinde kullanıldığı değerlendiriliyor. Yazışmalarda Aziz Metin'in paranın yatırılması için vatandaşa, ❝Müdür kaçacak, vezne kapanacak kardeşim ne yaptın?❞ mesajını gönderdiği iddia edildi. 70 BİN LİRALIK DEKONT DOSYADA İhbarda bulunan kişinin 19 Haziran 2026 tarihinde kendisine iletilen hesaba 70 bin lira gönderdiği öne sürüldü. Para transferinin ardından ihbarcının banka dekontunu ❝70 bin TL attım❞ mesajıyla şüphelilere gönderdiği belirtildi. Söz konusu para transferine ilişkin banka dekontunun da ihbarcı tarafından adli makamlara teslim edildiği ve soruşturma dosyasına eklendiği bildirildi. 11 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA Soruşturma kapsamında belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçleri üzerinden rüşvet ve irtikap yoluyla haksız kazanç sağlandığı, bazı resmi belgelerin usulsüz düzenlendiği ve delillerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı iddiaları araştırılıyor. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve Çeşme Belediyesindeki ilgili birimlerde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyal ile dokümana el konulduğu bildirilmişti. Gözaltındaki 11 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürerken, görüntülerde ve yazışmalarda yer aldığı belirtilen para trafiğinin kimlere ulaştığı ve talimatların kaynağının belirlenmesine yönelik incelemelerin devam ettiği bildirildi. Soruşturmadaki rüşvet, irtikap ve diğer suçlamalar henüz yargı kararıyla kesinleşmiş değil.

KOZA HAN'DA TAHLİYE YARGIYA TAKILDI Haber

KOZA HAN'DA TAHLİYE YARGIYA TAKILDI

Bursa'nın tarihi simgelerinden Koza Han'da masa ve sandalyelerin kaldırılmasına ilişkin uygulamayla ilgili bir işletmenin açtığı dava sonucunda Bursa 3. İdare Mahkemesi, tahliye işlemi hakkında yürütmenin durdurulmasına hükmetti. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Koza Han'da, tahliye kararına karşı mahkemeye başvuran işletmeci, yaklaşık 25 yıldır kiracı olduğunu ve 2026 yılını kapsayan yeni kira sözleşmesini Aralık 2025'te imzaladığını beyan etti. Davacı, geçerli bir sözleşme bulunmasına rağmen "fuzuli şagil" olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu. Mahkeme, tahliye işleminin uygulanması halinde işletmenin ticari itibarı ve ekonomik faaliyetleri açısından telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çekti. Heyet, davalı idarenin savunması alınıp dosya yeniden değerlendirilene kadar, teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi. Yargılama süreci kapsamında Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden, taşınmaza ilişkin mülkiyet belgeleri, kira sözleşmesi ve "fuzuli şagil" tespitine dair tüm evrakların gönderilmesi istendi. İdareye savunma için 10 günlük süre tanındı. Kararın ardından han avlusuna masa ve sandalyeler geçici olarak yeniden yerleştirildi. Koza Han Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Şentürk ile Avukat Sena Deniz Ersoy, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avukat Ersoy, mahkeme itirazının kabul edilmesi halinde, diğer işletmelerin de geçiş yollarını kapatmamak şartıyla avluya masa ve sandalye koyabileceğini ifade etti. Ersoy ayrıca, yürütmenin durdurulmasının dosya incelemesini sona erdirmediğini, ilerleyen aşamada yeniden bir kaldırma kararı çıkabileceğini söyledi. Kozahan Başkanı Erdinç Şentürk, hem esnafın hem de turistlerin mağduriyet yaşamaması için "orta yol" arayışında olduklarını belirtti. Şentürk, han esnafının ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ile Koza Han'ın tarihi dokusunun korunması arasında denge kurulması amacıyla ilgili kurumlarla görüşmelerin devam edeceğini kaydetti.

BOŞANMAK İSTEDİ, BAŞINA GELMEYEN KALMADI Haber

BOŞANMAK İSTEDİ, BAŞINA GELMEYEN KALMADI

Adana’da boşanmak isteyen hemşire Ayça Yıldırım, evine defalarca çilingirle girildiğini, eşyalarının taşındığını ve eşinin kendisini kaçırmaya çalıştığını öne sürdü. Eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldıran Yıldırım, "Beni kaçırmaya çalıştığı için elektronik kelepçesi var ama sadece 1 ay. Özgürlüğün bedeli bu kadar mı" diyerek tepkisini dile getirdi. "EVİME BEN GİREMİYORUM, ONLAR GİRİYOR" Ayça Yıldırım (50), 26 yıl önce evlendiği S.Y. (60) ile ikinci kez 2019 yılında nikah masasına oturdu. Ancak 2025 yılında yeniden boşanma davası açtı. Bu sürecin ardından eşi ve ailesi tarafından çeşitli baskılarla karşılaştığını iddia etti. Yıldırım, Çukurova ilçesindeki evinin, eşi S.Y. tarafından kız kardeşi ve yeğenine "kiralanmış gibi gösterildiğini" belirtti. "Benim evime çilingirle girip eşyaları taşıdılar. Üstelik sahte bir kira sözleşmesi sunarak beni evime sokmamaya çalışıyorlar" dedi. "SUÇLU DEĞİLİM, HAKKIMI KORUYORUM" Boşanma sürecinin şiddet ve psikolojik baskıya dönüştüğünü belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Pes etmemem gerektiğini fark ettim. Bu süreçte otomobilim gasp edildi, evime girildi. Eşim tapusu bana ait olan evi ikametgâh gösterdiği için resmi olarak ben bile giremiyorum". "BENİ KAÇIRMAYA KALKTI, KELEPÇE SADECE 1 AY" Eşi tarafından darp edildiğini ve kaçırılmak istendiğini de öne süren Yıldırım, elektronik kelepçe kararının yetersiz olduğunu vurguladı: "İnsanı özgürlüğünden mahrum bırakmanın bedeli 1 ay mı? Sürekli karakoldayım, adliyedeyim. Her defasında durum onun lehine dönüyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.