#Muratpaşa

- Muratpaşa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muratpaşa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESKİ EŞİNİ EŞARPLA BOĞAN SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

ESKİ EŞİNİ EŞARPLA BOĞAN SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Antalya'da boşandığı eşi Hanım Biçer'i (32 yaşındaki sanık Hızır Çelik'in eski eşi) eşarpla boğup yüzüne yastık bastırarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan Hızır Çelik, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın haksız tahrik indirimi talebine karşılık cezasında herhangi bir indirim uygulamazken, ölümün ardından cep telefonunu aldığı iddiasıyla yöneltilen hırsızlık suçundan beraatine karar verdi. Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde boşandığı eşi Hanım Biçer'i öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Hızır Çelik hakkındaki davada karar çıktı. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti. Mahkeme heyeti, sanığın savunmalarına rağmen haksız tahrik indirimi uygulamadı. Çelik hakkında ayrıca açılan ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçundan ise beraat kararı verildi. EŞARPLA BOĞDU, ARDINDAN YÜZÜNE YASTIK BASTIRDI Olay, 11 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesine bağlı Güzeloba Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Hızır Çelik, boşandığı eşi Hanım Biçer ile birlikte eve gitti. İkili arasında geçmişte yaşanan meseleler nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çelik, tartışma sırasında Biçer'i eşarbıyla boğdu, ardından yüzüne yastık bastırarak ölümüne neden oldu. Olayın ardından yaklaşık üç saat daha evde kalan Çelik, daha sonra adresten ayrıldı. ESKİ EŞİNİN KARDEŞİNİ ARAYIP ❝BEN KIZI ÖLDÜRDÜM❞ DEDİ Olaydan yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini telefonla arayan Çelik'in, ❝Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun.❞ dediği öğrenildi. Çelik, daha sonra Yeniköy Polis Amirliğine giderek teslim oldu. İhbar üzerine adrese sevk edilen polis ekipleri, Hanım Biçer'in cansız bedenini evde buldu. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Biçer'in cenazesi, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Gözaltına alınan Çelik, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sanığın ilk ifadesinde, ❝Eve beraber gittik, eski konuları açtı. O esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti.❞ dediği belirtildi. KAMERALARA BİRLİKTE GİRDİKLERİ EVİ TEK BAŞINA TERK ETTİĞİ YANSIDI Olay öncesi ve sonrasına ilişkin güvenlik kamerası kayıtları da soruşturma dosyasına girdi. Görüntülerde Hanım Biçer ile Hızır Çelik'in birlikte siteye girdikleri, Biçer'in kapıyı açmasının ardından eve geçtikleri görüldü. Bir süre sonra elinde poşetle evden tek başına çıkan Çelik'in, merdivenlerden indikten sonra eve doğru baktığı ve siteden ayrıldığı anlar kameralara yansıdı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Çelik'in eski eşini eşarpla boğarak öldürdüğü ve Biçer'e ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi. Sanık hakkında ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ ile ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçlarından dava açıldı. SON SAVUNMASINDA CİNAYETİ İNKÂR ETTİ Davanın karar duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Hızır Çelik, hayatını kaybeden Hanım Biçer'in ağabeyleri Resul Biçer ve Recep Biçer ile taraf avukatları katıldı. Son savunmasında cinayet işlediğini reddeden Çelik, ❝Cinayet işlemedim, işlemek isteseydim ilk gün gerçekleştirirdim. Soyut bir şey inkâr edilebilir ama somut bir şeyin inkâr edilmesini anlamıyorum.❞ ifadelerini kullandı. Eski eşi ve ailesine yönelik çeşitli iddialarda bulunan sanık, boşanmanın ardından uzun süre zor bir dönem geçirdiğini öne sürdü. Çelik, savunmasında, ❝8 ay boyunca kaçmaya çalıştım, çocuklarımı korumak için her şeyi yaptım. Birini öldürmek istesem inşaat işi yapıyordum, bir yere götürür öldürürdüm. 1 yıl boyunca cinnet halinde yaşadım.❞ dedi. ❝BURADAN ÇIKIP ÇOCUKLARIMI ALIP YURT DIŞINDA YAŞAMAK İSTİYORUM❞ Sanık Çelik'in son savunmasında gelecek planlarından söz etmesi de dikkat çekti. Hayatı boyunca çalıştığını ve hırsızlık yapmadığını ileri süren Çelik, hayatında Svetlana isimli bir kız arkadaşının bulunduğunu belirtti. Çelik, ❝Hayatım boyunca çalıştım, hırsızlık yapmadım. Hayatıma yeni düzen kurmak için kız arkadaşım Svetlana var hayatımda. Buradan çıkıp çocuklarımı alıp, yurt dışında yaşamak istiyorum.❞ ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KARARI Tarafların son beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, sanık hakkındaki kararını açıkladı. Heyet, Hızır Çelik'i ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanığın cezasında haksız tahrik indirimi uygulamadı. Çelik'in Hanım Biçer'e ait cep telefonunu alması nedeniyle yöneltilen ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçundan ise beraatine hükmedildi. ❝HER NE KADAR ÖLEN GERİ GELMESE DE VİCDANIMIZ RAHATLADI❞ Duruşmanın ardından Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına davayı takip eden avukat Yağmur Burçin Sayın Kurt, mahkemenin kararını değerlendirdi. Bir önceki duruşmada savcılığın esas hakkındaki mütalaasını sunduğunu hatırlatan Kurt, haksız tahrik indirimi uygulanmamasını önemli bulduklarını belirtti. Kurt, ❝Bir önceki celsede mütalaa verilmişti. Mütalaa doğrultusunda haksız tahrik indirimi uygulanmadan emsal niteliğinde bir karar aldık. Bu kararın diğer cinayet dosyalarında da uygulanmasını istiyoruz.❞ dedi. Sanığın savunmalarında hayatını kaybeden kadına yönelik iddialarda bulunduğunu ifade eden Kurt, sözlerini şöyle tamamladı: ❝Her ne kadar fazlasıyla haksız tahrik indiriminden faydalanmak için maktullere iftiralar atılmış olsa da bu dosyada bunu görmedik. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Her ne kadar ölen geri gelmese de vicdanımız rahatladı.❞ Mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis kararıyla dava ilk derece mahkemesinde sonuçlandı. Kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin ise henüz bilgi paylaşılmadı.

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS Haber

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS

Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 2024'te seçim broşürü nedeniyle başlayan ve bir kişinin hayatını kaybettiği, kardeşinin de yaralandığı kavgaya ilişkin davada sanık Sinan E, iki suçtan toplam 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Ahmet B'ye 9 ay hapis cezası verirken, olayda yaralanan Burak Devran Ç. hakkında beraat kararı verdi. Olay, 21 Mart 2024'te Muratpaşa ilçesi Güzeloluk Mahallesi 1830. Sokak'taki bir şarküteride meydana geldi. CHP'nin seçim otobüsünden inen kişilerin iş yerine broşür bırakmasının ardından iş yeri sahibi Sinan E. ile içeride bulunan Ahmet B. arasında tartışma çıktı. Tartışmaya daha sonra Ahmet B'nin yeğenleri Haktan Faik Çoban (21) ile Burak Devran Ç. de dahil oldu. Olayın ilk gününe ilişkin haberlerde de tartışmanın CHP broşürünün iş yerine bırakılmasının ardından başladığı ve kavganın güvenlik kamerasına yansıdığı aktarılmıştı. TEK MERMİ İKİ KARDEŞE İSABET ETTİ Tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından Sinan E, iş yerindeki tabancayı çıkararak bir el ateş etti. Haktan Faik Çoban'ın karnından girip çıkan mermi, kardeşi Burak Devran Ç'ye de isabet etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Haktan Faik Çoban ile kardeşi hastaneye kaldırıldı. Haktan Faik Çoban, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. İş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarında Ahmet B. ile Sinan E'nin tartışması, Ahmet B'nin bazı ürünleri iş yerinin içine fırlatması ve Sinan E'nin Ahmet B'ye tokat atması yer aldı. Kavganın dışarı taşınmasının ardından tarafların yeniden iş yerine geldiği, Sinan E'nin darbedildiği ve daha sonra tabancasıyla ateş ettiği de görüntülere yansıdı. OLAYIN ARDINDAN 2 KİŞİ TUTUKLANDI Soruşturma kapsamında Sinan E. "kasten öldürme", Ahmet B. ise "yaralama" suçlamasıyla tutuklandı. Ahmet B. yaklaşık 4 ay sonra tahliye edildi. Olayın yaşandığı iş yerine aynı gece saat 02.30 sıralarında yüzünü kapatan bir kişi tarafından pompalı tüfekle 3-4 el ateş edildiği de güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, bu saldırıyla ilgili ayrıca çalışma başlattı. BABA, DİĞER OĞLUNUN DA CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Sinan E. hakkında "kasten öldürme", "kasten yaralama" ve ruhsatsız silaha ilişkin suçlardan, Ahmet B. hakkında "tehdit" ve "yaralama", Burak Devran Ç. hakkında ise "tehdit" suçlamasıyla dava açıldı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına Haktan Faik Çoban'ın ailesi, sanıklar, taraf avukatları ve yakınları katıldı. Duruşmada söz alan baba Bekir Çoban, olayda yaralanan diğer oğlu Burak Devran Ç'nin de cezalandırılmasını istedi. Oğlunun ölümünden önce uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak için tedavi sürecine başladığını anlatan Çoban, Haktan Faik Çoban'ın AMATEM'den randevu aldığını ve iş başvurusunda bulunduğunu söyledi. Çoban, ❝Oğlum yaşasa 23 buçuk yaşında olacaktı. Tedavi görecekti, işi olacaktı, belki bir yuvası olacaktı.❞ dedi. Olayda bulunan kişilerin sorumluluğu olduğunu düşündüğünü ifade eden Çoban, ❝Üçü de benim gözümde suçlu; biri çağırdı, biri götürdü, biri ateş etti. Burak da benim gözümde suçlu. Üçünün de en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.❞ diye konuştu. SİNAN E: ❝KENDİMİ KORUMAK İÇİN SİLAHI KASADA TUTUYORDUM❞ Tutuklu sanık Sinan E. ise savunmasında Haktan Faik Çoban'ı daha önce tanımadığını ve kendisini korumak amacıyla ateş ettiğini ileri sürdü. Tartışmanın siyasi parti broşürü nedeniyle başladığını anlatan Sinan E, tarafların siyasi görüşlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak olayın büyümesinden Ahmet B'yi sorumlu tuttu. Sinan E, ❝Olan gencecik çocuğa oldu. Ben canımı kurtarmaya çalışıyordum. En son başıma öyle bir darbe aldım ki 'Eyvah, ölüyorum' dedim. Silahımı elime almamak için çabaladım ancak aldığım darbeler sonucunda olay bu hale geldi. Üzgünüm.❞ ifadelerini kullandı. Silahı yaklaşık 7 yıldır bulundurduğunu belirten Sinan E, olaydan 2 ay önce şarjörünü değiştirdiğini söyledi. Sanık, ❝Şarjör doluydu, haznede mermi vardı. Kendimi savunmak için silahı kasada tutuyordum. Maktul, silahı görmesine rağmen üzerime yürümeye devam etti.❞ şeklinde savunma yaptı. AHMET B. BERAATİNİ TALEP ETTİ Tutuksuz sanık Ahmet B. de suçlamaları kabul etmeyerek beraatini istedi. Ahmet B, yeğeninin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, ❝Benim de yeğenim kara toprağın altına gitti. Beş ay hapiste yattık. Yeğenim uyuşturucu kullanabilir; kime kötülük etti de suç makinesi oluyoruz? Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, beraatimi talep ediyorum.❞ dedi. MÜEBBET HAPİS CEZASI İNDİRİMLERLE 14 YIL 2 AYA DÜŞÜRÜLDÜ Mahkeme heyeti, Sinan E'yi Haktan Faik Çoban'a yönelik "kasten öldürme" suçundan önce müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, haksız tahrik indirimi uygulayarak cezayı 17 yıla, ardından iyi hal indirimiyle 14 yıl 2 aya düşürdü. Sinan E'ye Burak Devran Ç'yi "kasten yaralama" suçundan ayrıca 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Böylece iki suçtan verilen hapis cezalarının toplamı 16 yıl 8 ay oldu. Mahkeme ayrıca Sinan E'ye ruhsatsız silah taşımaktan 30 bin lira adli para cezası verdi. Ahmet B, "tehdit" ve "yaralama" suçlarından 9 ay hapis cezasına çarptırılırken, baba Bekir Çoban'ın cezalandırılmasını istediği oğlu Burak Devran Ç. hakkında ise beraat kararı verildi.

ANTALYA'DA ÇATIDA CAN PAZASI BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ Haber

ANTALYA'DA ÇATIDA CAN PAZASI BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ

Antalya'da 5 katlı apartmanın teras katında çıkan yangında alevlerden kaçıp bir alt kattaki pencerenin üst kısmındaki betona inerek kurtarılmayı bekleyen 2 kişi, itfaiyenin son anda yetişmesiyle kurtarıldı. O anlar kameralara yansırken, iki kişinin kurtarılmasının ardından alevlerin yükseldiği görüldü. Yangın, saat 09.15 sıralarında Muratpaşa ilçesi Üçgen Mahallesi 92 Sokak üzerindeki 5 katlı apartmanın teras katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daireden henüz bilinmeyen bir sebepten ötürü çıkan yangını fark eden Ramazan U. ve Deniz Y., alevlerden dolayı kapıya yönelemedi. Aynı aileden oldukları öğrenilen iki kişi, pencereye çıkıp yardım isterken, durumun 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesinin ardından olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Pencerede kurtulmayı beklediler İtfaiye ekipleri gelene kadar alevlerden pencerenin üst kısmındaki betona basarak kurtarılmayı bekledi. Yangın yerine ulaşan itfaiye ekipleri merdiven yardımıyla iki kişiyi bulunduğu yerden kurtardı. Kurtarılmanın birkaç saniye sonrasında ise dairedeki alevlerin yükseldiği kameralara yansıdı. Dumandan etkilenip sağlık ekiplerine teslim edilen Ramazan U. ve Deniz Y., ilk müdahalenin ardından kontrol için hastaneye götürüldü. İtfaiye ekipleri ise yaklaşık yarım saatlik çalışmanın ardından yangını kontrol altına aldı. "İtfaiye son anda kurtardı" Olayın görgü tanıklarından Ali Dumlupınar, "Karşı daireden dumanların çıktığını gördüm. İki tane çocuk bu tarafa doğru aşağı sallandılar. Alevler içeriden geliyordu, son anda itfaiye yetişti. Büyük bir gürültü oldu ve korktuk. İnşallah kötü bir şey olmamıştır." Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.

YANGINI DUYUNCA KOŞARAK GELDİ, KIZINA BÖYLE SARILDI Haber

YANGINI DUYUNCA KOŞARAK GELDİ, KIZINA BÖYLE SARILDI

Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde bir apartman dairesinde çıkan yangın kısa süreli paniğe neden oldu. Yangın sırasında evde bulunan genç kız, vatandaşların yardımıyla tahliye edilirken, olayı haber alarak olay yerine gelen anne kızına sarılarak gözyaşları içinde teselli buldu. Yangın, öğle saatlerinde Bayındır Mahallesi'nde bulunan 4 katlı bir apartmanın ikinci katındaki dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, dairenin mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yükselen dumanları fark eden çevre sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Yangın sırasında evde bulunan genç kız, yoğun duman nedeniyle balkona çıkarak yardım istedi. Çevredeki vatandaşlar, genç kızı güvenli şekilde dışarı çıkarmayı başardı. ÜST KATTA MAHSUR KALAN KİŞİ KURTARILDI İhbar üzerine olay yerine sevk edilen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangına kısa sürede müdahale etti. Apartman boşluğunu kaplayan yoğun duman nedeniyle üst katta mahsur kalan bir vatandaş da itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla tahliye edildi. Ekiplerin çalışması sonucu yangın kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangının ardından dairede soğutma çalışmaları gerçekleştirildi. ANNE İLE KIZIN DUYGUSAL BULUŞMASI Yangını haber almasının ardından olay yerine koşarak gelen daire sahibi kadın, ilk olarak itfaiye ekiplerinden evde bulunan kızının durumunu sordu. Kızının sağlık durumunun iyi olduğunu öğrenen anne, genç kıza koşarak sarıldı. Büyük korku yaşayan kızını uzun süre kucaklayan annenin duygusal anları çevrede bulunan vatandaşların da dikkatini çekti. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, dairenin mutfak bölümünde maddi hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

ESKİ EŞİNİ ÖLDÜREN ADAMIN KIZ ARKADAŞI: BİRİNİ DAHA ÖLDÜRDÜ! Haber

ESKİ EŞİNİ ÖLDÜREN ADAMIN KIZ ARKADAŞI: BİRİNİ DAHA ÖLDÜRDÜ!

Antalya’da boşandığı eşi Hanım Biçer’i eşarbıyla boğarak öldürdüğü iddiasıyla yargılanan tutuklu sanık Hızır Çelik’in davasında dikkat çeken ifadeler ortaya çıktı. Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın kız arkadaşı, olay gecesi Çelik’in kendisine eşini değil, trafikte bir kişiyi öldürdüğünü söylediğini anlattı. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında, tutuklu sanık Hızır Çelik ile hayatını kaybeden Hanım Biçer’in yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. İddianameye göre, 11 Eylül 2025 tarihinde Muratpaşa ilçesinde meydana gelen olayda Hızır Çelik’in boşandığı eşi Hanım Biçer’i eşarbıyla boğduğu ve yüzüne yastık bastırarak öldürdüğü öne sürülüyor. Sanığın olayın ardından genç kadının cep telefonunu alarak evden ayrıldığı belirtiliyor. “GİTMEZSEM KENDİNİ ÖLDÜRECEK DEDİ” Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın kız arkadaşı Svitlana L., olay günü Çelik’in çocuklarıyla birlikte evine geldiğini ve akşam saatlerinde acil şekilde ayrıldığını anlattı. Svitlana L., "Yanında otururken eski eşine ait olduğunu düşündüğüm bir fotoğraf geldi. Bana, eski eşinin kendini öldüreceğini söylediğini ve gitmesi gerektiğini anlattı. ‘Gitmezsem eşim kendini öldürecek’ dedi" ifadelerini kullandı. “SABAHA KARŞI GELDİ, AĞLIYORDU” Sanığın gece saatlerinde büyük bir panik içerisinde eve döndüğünü belirten tanık, "Sabaha karşı geldi. Çok telaşlıydı ve ağlıyordu. Ne olduğunu sorduğumda bana trafikte biriyle kavga ettiğini ve birisini öldürdüğünü söyledi. Eşini öldürdüğünü söylemedi. Olayı ertesi gün haberlerden öğrendim" dedi. Tanık ayrıca, sanığın yaşananların ardından polise teslim olmak istediğini söylediğini ve kendisine zarar vermeyi düşündüğünü de ifade etti. “HANIM’I ÖLDÜRECEĞİNİ HERKESE SÖYLÜYORDU” Duruşmada söz alan maktul Hanım Biçer’in ağabeyi Recep Biçer ise sanığın daha önce de kardeşini tehdit ettiğini öne sürdü. Sanığın çevresindeki birçok kişiye kardeşini öldüreceğini söylediğini iddia eden Biçer, "Hanım’ı öldüreceğini çevremizdeki herkese söylüyordu. Hatta kardeşim düğüne gitmesin diye çocukları öldürüp görüntülerini göndermekle tehdit etmişti" dedi. “BİR MESAJ YÜZÜNDEN İNSAN MI ÖLDÜRÜLÜR?” Recep Biçer, sanığın boşanma öncesinde kardeşini aldatma iddiasıyla suçladığını belirterek, "Ortada yalnızca ‘Nasılsın canım’ yazan bir mesaj vardı. Muhatabın kim olduğu bile belli değildi. Biri birine mesaj attı diye insan mı öldürülür?" ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞUN DEVAMI KARARI Savunmasında suçlamaları reddeden sanık Hızır Çelik ise müşteki tarafın iddialarını kabul etmediğini söyledi. Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve dosya kapsamını değerlendirerek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava ileri bir tarihe ertelendi.

ANTALYA'DA EŞİ VE KAYINPEDERİNİ ÖLDÜREN ÖĞRETMEN TUTUKLANDI Haber

ANTALYA'DA EŞİ VE KAYINPEDERİNİ ÖLDÜREN ÖĞRETMEN TUTUKLANDI

Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde, tayin meselesi nedeniyle çıktığı öne sürülen tartışmanın ardından eşi ve kayınpederini pompalı tüfekle öldüren öğretmen tutuklandı. Olay, Memurevleri Mahallesi'nde bulunan bir apartman dairesinde meydana geldi. İddiaya göre, coğrafya öğretmeni Orhan Bulak ile din kültürü öğretmeni eşi Aslıhan Öztürk Bulak arasında kahvaltı sırasında tayin konusu nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Orhan Bulak'ın evde bulunan ruhsatlı pompalı tüfekle önce kayınpederi Cafer Tayyar Öztürk'e, ardından balkona kaçan eşi Aslıhan Öztürk Bulak'a ateş ettiği öne sürüldü. BABA VE KIZI OLAY YERİNDE HAYATINI KAYBETTİ Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, Cafer Tayyar Öztürk'ü salonda, Aslıhan Öztürk Bulak'ı ise balkonda hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde baba ve kızının yaşamını yitirdiği belirlendi. Şüpheli Orhan Bulak, polis ekiplerince olay yerinde gözaltına alındı. ÜÇ ÇOCUĞUN OLAY SIRASINDA EVDE OLDUĞU İDDİA EDİLDİ Soruşturma kapsamında yer alan bilgilere göre olayın, çiftin üç çocuğunun evde bulunduğu sırada meydana geldiği öne sürüldü. Savcılık ve olay yeri incelemelerinin ardından hayatını kaybeden baba ve kızın cenazeleri otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. İFADESİNDE TAYİN TARTIŞMASINI ANLATTIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ Emniyetteki işlemleri sırasında Orhan Bulak'ın, eşiyle daha önce de tayin konusu nedeniyle anlaşmazlık yaşadıklarını söylediği öğrenildi. İddiaya göre Bulak, olay günü eşinin Bursa'ya tayininin gerçekleştiğini öğrenmesinin ardından çıkan tartışma sonrasında saldırıyı gerçekleştirdiğini ifade etti. TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Orhan Bulak, savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Hakimlik, şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Bulak, işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi. Olayla ilgili başlatılan adli soruşturma sürüyor. Şüpheli hakkındaki suçlamalar soruşturma ve yargılama sürecinde değerlendirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.