#Müzik

- Müzik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MUDANYA’DA ZEYTİN ÇİÇEĞİ FESTİVALİ HEYECANI Haber

MUDANYA’DA ZEYTİN ÇİÇEĞİ FESTİVALİ HEYECANI

Mudanya Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, bu yıl ikinci kez Tirilye’de düzenleniyor. Mudanya Belediyesi tarafından organize edilen festival, 30-31 Mayıs tarihlerinde sanat, müzik, gastronomi ve zeytincilik kültürünü bir araya getirecek. BAŞKAN DALGIÇ’TAN DAVET Deniz Dalgıç, Tirilye’nin Türkiye’nin zeytincilik hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek tüm vatandaşları festivale davet etti. Dalgıç, festivalle birlikte zeytincilik geleneğini, üretim kültürünü ve yerel üreticinin emeğini görünür kılmayı hedeflediklerini ifade etti. KORTEJ YÜRÜYÜŞÜYLE BAŞLAYACAK “Zeytinin Evinde Buluşalım” sloganıyla düzenlenecek festival, yarın saat 13.00’te Tirilye Kültür Merkezi önünden başlayacak kortej yürüyüşüyle açılacak. Sahile kadar sürecek yürüyüşte üreticiler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar bir araya gelecek. ÜRETİCİ STANTLARI KURULACAK Festival boyunca Tirilye sokaklarında kurulacak stantlarda zeytin ve zeytinyağının yanı sıra yöresel lezzetler, doğal ürünler ve el emeği çalışmalar ziyaretçilere sunulacak. ATÖLYE VE SÖYLEŞİLER DÜZENLENECEK Festival kapsamında çocuklar ve yetişkinler için zeytin çiçeği tacı, broş, mum ve kolonya atölyeleri gerçekleştirilecek. Uzman isimlerin katılacağı söyleşilerde sürdürülebilir üretim ve zeytinciliğin geleceği ele alınacak. Şeflerin katılımıyla yapılacak yemek etkinliklerinde ise zeytinyağlı tarifler paylaşılacak. KONSERLERLE TAÇLANACAK Festivalin akşam programında ise konserler yer alacak. 30 Mayıs akşamı Ceren Toksöz, 31 Mayıs akşamı ise Şenay Lambaoğlu sahneye çıkacak. Ayrıca festival süresince Mudanya ile Tirilye arasında ücretsiz ring seferleri düzenlenecek.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDEN ENGELLİLER HAFTASINA ANLAMLI KAPANIŞ Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDEN ENGELLİLER HAFTASINA ANLAMLI KAPANIŞ

Nilüfer Belediyesi tarafından Engelliler Haftası kapsamında hafta boyunca süren etkinlikler, Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Destek Merkezi katılımcılarının hazırladığı "sıra gecesi" konseptli yıl sonu gösterisiyle tamamlandı. Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlendiği farkındalık etkinlikleri renkli bir kapanışa sahne oldu. Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Destek Merkezi katılımcıları, Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen yıl sonu gösterisinde bir yıl boyunca müzik ve halk dansları atölyelerinde yaptıkları çalışmaların meyvelerini sahneye taşıdı. Programa; Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Kent Konseyi Engelli Meclisi ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, çok sayıda engelli birey ve aileleri katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, engellerin sanat ve sporla aşılabileceğini vurgulayarak, "Hafta boyunca birçok güzel etkinliğe ev sahipliği yaptık. Gördüğümüz tablo bize şunu bir kez daha ispatladı; fırsat verildiğinde, sanat veya spor fark etmeksizin tüm engelleri aşabiliyor ve birçok alanda başarılı olabiliyoruz. Önemli olan bir arada yaşama kültürünü edinmek ve bu farkındalığı hep birlikte oluşturabilmektir" ifadelerini kullandı. Erman, etkinliğe emek veren Bizim Ev eğitmenlerine ve çalışanlarına da teşekkür etti. Konuşmaların ardından sıra gecesi konseptiyle hazırlanan gösterilere geçildi. Sahneye ilk olarak Bizim Ev Halk Dansları ekibi çıktı. Yöresel oyunlardaki performanslarıyla dikkat çeken ekip, izleyicilerden büyük alkış aldı. Halk danlarının ardından sahne alan Bizim Ev Korosu, geceye türkülerle renk kattı. Koro ve solo olarak "Urfa’nı Etrafı", "Eşarbını Yan Bağlama" ve "Ürgüp’ün Bacaları" gibi sevilen eserleri seslendiren ekibe, salondaki izleyiciler de he bir ağızdan eşlik etti. Gecenin sonunda katılımcılara sıra gecesinde hazırlanan çiğ köfte ikram edildi.

NİLÜFER GENÇ MÜZİSYENLERİN PERFORMANSIYLA RENKLENDİ Haber

NİLÜFER GENÇ MÜZİSYENLERİN PERFORMANSIYLA RENKLENDİ

Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenen Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması’nda büyük heyecan yaşandı. Balat Atatürk Ormanı’nda gerçekleşen finalde sahne alan gençler performanslarıyla göz doldururken, ödül töreninin ardından sahne alan Madrigal grubu izleyenlere keyifli bir akşam yaşattı. Nilüfer Belediyesi’nin gelenekselleşen etkinliklerinden 15. Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması’nda kazananlar belli oldu. Balat Atatürk Ormanı’nda düzenlenen ve gün boyu final etkinliğinde gençler yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. Etkinliğe, Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri Salih Güleç ve Ata Erk Şanlı da katılarak gençlerin heyecanına ortak oldu. 15. Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması, bu sene toplam 72 müzik grubuna ev sahipliği yaptı. İkişer şarkı ile katılım sağlanan yarışmanın ön elemelerinde; 29 grup orkestra, 36 grup solist, 2 en iyi beste, 9 en iyi dörtlü, 11 en iyi üçlü ve 13 en iyi ikili kategorilerinde toplam 279 öğrenci finale kalabilmek için ter döktü. Zorlu ön elemelerin ardından 38 gruptan 161 öğrenci finale adını yazdırdı. Final etabında gençler; 17 grup orkestra, 12 grup solist, 2 grup beste, 5 grup dörtlü, 5 grup üçlü ve 5 grup ikili olarak sahne aldı. Balat Atatürk Ormanı’nda gün boyu süren final yarışmalarının ardından, Nilüfer Gençlik Korosu sahne aldı. Uzman jüri performansları değerlendirdi Gençlerin performansları, alanında uzman isimlerden oluşan geniş bir jüri tarafından değerlendirildi. Jüri koltuğunda; Madrigal grubu üyeleri, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası Viyolonsel Sanatçısı Burç Balcı, Nilüfer Belediyesi Senfoni Orkestrası Şefi Deniz Tan, solist Ceren Toksöz, piyanist ve besteci Görkem Ediz, gitarist Özgün Öztürk, Müzik İnsanları Derneği Başkanı Asef Okan Yağcı, şan eğitmeni Demet Tuğcu, Nilüfer Belediyesi Müzik Eğitim Çalışmaları Koordinatörü Sinan Turhan ve müzisyen-müzikolog Murat Alihan yer aldı. Başkan Şadi Özdemir: "Hepiniz birincisiniz" Ödül töreninde konuşan Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 15 yıldır süren bu geleneğin önemine vurgu yaptı. Dereceye giren gençleri kutlayan Başkan Şadi Özdemir, "Bugün burada birincilik kürsüsüne çıkabilecek kadar güzel performanslar sergilediniz. Aslında hepiniz birincisiniz" dedi. Etkinliğin gençlere yeni tecrübeler kazandırdığını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Burada dostluklar kuruldu, sahne tecrübeleri kazanıldı, arkadaşlıklar başladı. Güzel bir süreç yaşadık. Nilüfer Belediyesi olarak her zaman gençlerin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz" diye konuştu. Performansları titizlikle değerlendiren jüri üyelerine ve çocuklarını destekleyen ailelere teşekkür eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in kültür - sanat kimliğine de değinerek, "Nilüfer, sanatın özgürce nefes aldığı bir kentti. Kültür, sanat ve spor kentidir. Özgürlükler kentidir; öyle olmaya da devam edecek" ifadelerini kullandı. Madrigal sahne aldı Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından jüri üyelerine plaket takdim edildi. Ardından En İyi Orkestra, En İyi Solist, En İyi Beste ve En İyi Dörtlü başta olmak üzere toplam 17 dalda ödüller sahiplerini buldu. Tören sonunda sahneye çıkan Madrigal grubu ise sevilen şarkılarıyla izleyicilere keyifli bir akşam yaşattı.

ATAOL BEHRAMOĞLU İLE ŞİİR VE MÜZİK DOLU GECE Haber

ATAOL BEHRAMOĞLU İLE ŞİİR VE MÜZİK DOLU GECE

Nilüfer Belediyesi’nin edebiyat dünyasının önemli isimlerini ağırladığı "Dizelerin İzinde" programı, Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Usta şair Ataol Behramoğlu’nun konuk olduğu etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Emre Karagöz ile çok sayıda sanatsever katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın birleştirici gücüne dikkat çekti. Usta şairin dizelerine kulak vermekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Haluk Çetin’in müziğiyle zenginleşen bu buluşma, bizlere sanatın sadece estetik değil, aynı zamanda vicdan olduğunu bir kez daha hatırlatıyor" dedi. Başkan Şadi Özdemir’in konuşması sırasında Behramoğlu’nun "Bir Gün Mutlaka" ve "Sevginin Önünde" şiirlerinden okuduğu bölümler salondan büyük alkış aldı. Behramoğlu'ndan hayata ve şiire dair mesajlar Sanatseverlerin ilgisi eşliğinde sahneye çıkan Ataol Behramoğlu da, Konstantin Simonov’un İkinci Dünya Savaşı sırasında yazdığı ünlü "Bekle Beni" şiirinin çeviri sürecinden bahsederek sözlerine başladı. Hayatta felsefe, şiirin önemini vurgulayan şair, duygu ve dildeki derinleşmenin şiirin temel şartı olduğunu belirtti. Ailesinden ve kendi hayat hikayesinden kesitler paylaşan Behramoğlu, katılımcılara, "Bir şey yapacaksınız hemen başlayın, ertelemeyin" tavsiyesinde bulundu. Usta şair, konuşması esnasında "Sonbahar Ezgisi" şiirini katılımcılar için okudu. "Hayattan gelen organik şiir" Söyleşinin moderatörü yazar Turgay Fişekçi ise Türk şiirinin tarihî evrimini anlatarak Ataol Behramoğlu’nun edebiyatımızdaki yerine değindi. Behramoğlu’nun şiirini "hayattan gelen organik şiir" olarak tanımlayan Fişekçi; şairin gençlik yıllarındaki toplumsal bilincine, 12 Mart ve 11 Eylül darbesi dönemlerinde yaşadığı zorluklara, hapis ve sürgün yıllarına dikkat çekti. Fişekçi, Behramoğlu’nun hapiste kızı için yazdığı "Kızıma Mektuplar" eserini Türk şiirinin en lirik baba-çocuk şiirleri arasında göstererek, "Ataol Behramoğlu, sadece şiiriyle değil, insanlığıyla da 60-70 yıldır bu ülkenin kültür hayatının anıt kişiliklerinden biri olmuştur" ifadelerini kullandı. Behramoğlu şiirleri seslendirildi Söyleşi bölümünün ardından müzik ve şiir akşamı geçildi. Haluk Çetin’in müzikleri eşliğinde, Nilüfer Kent Tiyatrosu oyuncular Ayşe Güreşçi ve Gökhan Kum sahne alarak Ataol Behramoğlu’nun sevilen şiirlerini seslendirdi. Etkinliğin kapanışında ise izleyicileri bir sürpriz karşıladı. Ataol Behramoğlu’nun eşi Hülya Behramoğlu sahneye çıkarak, Haluk Çetin ile birlikte şairin unutulmaz şiiri "Aşk İki Kişiliktir" şiirini okudu.

NİLÜFER KADINLARIN İZİYLE BAHARI KARŞILADI Haber

NİLÜFER KADINLARIN İZİYLE BAHARI KARŞILADI

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar etkinliğinde bu ay, baharın gelişi ve mutfak kültüründeki kadın izleri konuşuldu. Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda düzenlenen "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" etkinliğinin bu ayki konusu, mutfak kültüründeki kadınları izleri ve baharın gelişi oldu. Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen etkinlikte; Mart ayının hem Kadınlar Günü’nü hem de doğanın uyanışını temsil etmesinden yola çıkılarak, bu iki tema etrafında şekillenen kültürel anlatılar paylaşıldı. Söyleşiye konuşmacı olarak Doç. Dr. Zeliha Nilüfer Nahya ve Fatma Güler katıldı. Etkinlikte, Anadolu’nun köklü geleneklerinden Çiğdem Pilavı ve Nevruz kutlamalarından, saya gezmelerine ve marteniçka takma ritüellerine kadar baharı karşılayan pek çok adet, müzik ve yemek kültürü eşliğinde incelendi. Bu geleneklerin toplumsal cinsiyet rolleriyle olan bağlantısı ve kadınların bu somut olmayan mirası günümüze nasıl taşıdığı detaylı bir şekilde ele alındı. Programda, evlerdeki kilerin gıda depolama alanı olmasının ötesinde; aynı zamanda besinle kurulan ilişkinin, kültürel hafızanın ve toplumsal düzenin temel bir parçası olduğu vurgulandı. İnkalardan Antik Mısır’a uzanan tarihi örneklerle besin saklama yöntemlerinin gelişimi aktarılırken, kadınların üretimden tüketime kadar gıda döngüsünün merkezinde yer alan emeğine dikkat çekildi. Endüstriyel tarım ve modern gıda teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte görünmez kılınan bu geleneksel bilgi birikimi ile kadınların ev içindeki organizasyon ve kriz çözme becerileri katılımcılara aktarıldı. Mübadil kadınlar mısır koyma geleneğini canlandırdı Bahar ezgilerinin de yer aldığı etkinliğin kapanış bölümünde, Görükleli mübadil kadınların baharı karşılama ritüellerinden biri olan "mısır koyma" geleneği sahneye taşındı. Görükle Kadın Derneği temsilcileri tarafından gerçekleştirilen canlandırma, izleyicilere kültürel hafızanın günümüzde nasıl yaşatıldığını görsel bir sunumla aktardı.

EUROVISION İLK KEZ ASYA’YA TAŞINIYOR: FİNAL BANGKOK’TA Haber

EUROVISION İLK KEZ ASYA’YA TAŞINIYOR: FİNAL BANGKOK’TA

Eurovision Şarkı Yarışması, tarihinde ilk kez Asya kıtasında düzenlenecek. “Eurovision Şarkı Yarışması Asya” adıyla gerçekleştirilecek organizasyonun ilk finali 14 Kasım’da Tayland’ın başkenti Bangkok’ta yapılacak. 70. YILDA YENİ BİR SAYFA Yarışmanın direktörü Martin Green, organizasyonun 70. yılına denk gelen bu adımın önemli olduğunu belirterek, "Asya ile yeni bir sayfa açıyoruz" ifadelerini kullandı. Green, yarışmanın Asya’daki versiyonunun bölgenin kültürel çeşitliliğini ve müzikal zenginliğini yansıtacağını vurguladı. 10 ÜLKE KATILIMINI AÇIKLADI Organizasyona ilk etapta şu ülkelerin katılacağı duyuruldu: Güney KoreTaylandFilipinlerVietnamMalezyaKamboçyaLaosBangladeşNepalBhutan Yetkililer, ilerleyen süreçte yeni ülkelerin de yarışmaya dahil olmasının beklendiğini açıkladı. DÜNYA YILDIZLARINI DOĞURAN YARIŞMA 1956 yılından bu yana düzenlenen Eurovision, dünyanın en çok izlenen müzik organizasyonlarından biri olarak biliniyor. Yarışma, ABBA ve Celine Dion gibi dünya çapında üne kavuşan sanatçıların kariyerinde önemli rol oynadı. TÜRKİYE’NİN EUROVISION GEÇMİŞİ Türkiye yarışmaya son olarak 2012 yılında katıldı. Türkiye’nin Eurovision’daki ilk ve tek birinciliği ise Sertab Erener’in 2003 yılında seslendirdiği Everyway That I Can ile elde edildi. KÜRESEL YARIŞMAYA DOĞRU GENİŞLEME Eurovision’un Asya ayağıyla birlikte organizasyonun küresel ölçekte daha geniş bir kitleye ulaşması hedeflenirken, müzik üzerinden kültürler arası etkileşimin artırılması amaçlanıyor.

20 YILDIR PLAK VE KASET KÜLTÜRÜNÜ YAŞATIYOR Haber

20 YILDIR PLAK VE KASET KÜLTÜRÜNÜ YAŞATIYOR

Ankara’da yaklaşık 20 yıldır plak ve kaset dükkânı işleten Harun Han, dijitalleşen müzik dünyasına rağmen eski kayıtların ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Bir zamanlar aradığı Neşet Ertaş plağını bulamamasıyla başlayan serüven, bugün müzik tarihine ışık tutan bir koleksiyona dönüştü. Başkentte uzun yıllardır plakçılık yapan Harun Han, teknolojinin gelişmesiyle müziğin hızlı tüketilen bir ürüne dönüştüğünü ancak plak ve kasetlerin hâlâ ayrı bir değere sahip olduğunu söyledi. Her plağın ve kasetin içinde farklı bir hikâye barındırdığını belirten Han, nostaljik müzik kültürüne özellikle gençlerin yeniden ilgi göstermeye başladığını ifade etti. “BU KÜLTÜR İNSAN VAR OLDUKÇA YAŞAYACAK” Plakçılığa başlamasının tamamen bir ihtiyaçtan doğduğunu anlatan Han, yıllar içinde bu kültürün bir parçası haline geldiğini söyledi. “Yaklaşık 20 sene oldu. Aslında başlangıcı bir ihtiyaçtan doğdu. Neşet Ertaş’ın bazı kasetlerini arıyordum ama bulamadım. Sonra bir baktım ki bu sektörün içindeyim. Plakların ve makara kayıt dediğimiz sistemlerin ses kalitesi çok yüksektir. Bana bu kültürün bitip bitmeyeceğini soruyorlar. Ben de hep aynı şeyi söylüyorum; insanoğlu var oldukça kaset ve plak kültürü de yaşamaya devam edecek” dedi. CEM KARACA ANISI UNUTULMUYOR Dükkânına her kesimden insanın geldiğini belirten Han, zaman zaman ünlü isimlerin de kendisini ziyaret ettiğini söyledi. En unutamadığı anının ise Cem Karaca ile yaşadığı karşılaşma olduğunu anlattı. “90’lı yıllarda Kızılay’da karşılaştık. Fotoğraf çekinmek istedim ama önce kabul etmedi. Ben de ‘80’lerde ilk haftalığımla sizin kasetinizi aldım’ dedim. Sonra gönlümü aldı, imzaladığı fotoğrafı bir büfeye bıraktı. O fotoğraf hâlâ dükkânımda asılı duruyor” diye konuştu. “ORİJİNAL ÜRÜNÜN DEĞERİ BİLİNMELİ” Mesleğin zor ve yıpratıcı olduğunu söyleyen Han, piyasada çok sayıda sahte ürün bulunduğunu ve bu durumun gerçek plak ve kasetlerin değerini düşürdüğünü belirtti. “Bazı gençler geliyor ‘Ben bunu 20 liraya aldım, sen niye 100 lira diyorsun’ diyor. Orijinal ile sahte arasındaki farkı anlatmak bazen çok yoruyor. Tek isteğim Neşet Ertaş, Mahzuni Şerif ve Selda Bağcan gibi büyük değerlerimizin unutulmaması” ifadelerini kullandı. Harun Han, müziğin geçmişten bugüne taşıdığı hikâyeleri yaşatmaya devam ederek plak ve kaset kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.