#Özbekistan

- Özbekistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özbekistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OĞLUNUN KAYIP BAŞVURUSU VAHŞETİ ORTAYA ÇIKARDI Haber

OĞLUNUN KAYIP BAŞVURUSU VAHŞETİ ORTAYA ÇIKARDI

İstanbul Ümraniye’de işlenen iki kadın cinayetinin ardından endişelenen ailesinin yaptığı kayıp başvurusu, 47 yaşındaki Özbekistan vatandaşı Dilafruz Chulieva’nın ölümünü ortaya çıkardı. Balıkesir’de cansız bedeni bulunan Chulieva’nın oğlu, annesinin Türkiye’ye para kazanıp ev almak için geldiğini söyledi. Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde bir çiftlikte çalıştığı öğrenilen 47 yaşındaki Dilafruz Chulieva’dan 22 Ocak tarihinden sonra haber alınamadı. Aynı dönemde İstanbul’da Özbekistanlı iki kadının öldürüldüğü haberlerini ülkelerinde izleyen aile, endişelenerek Türkiye’de faaliyet gösteren Özbek Kadın Hakları Derneği ile iletişime geçti. Ailenin Türkiye’ye gelmesinin ardından 15 Şubat’ta kayıp başvurusu yapıldı. Yapılan araştırmalar sırasında bir ihbar üzerine Chulieva’nın cansız bedenine Balıkesir’de ulaşıldı. Yapılan incelemede cesedin yüzü, gövdesi ve sağ kolunda yanıklar olduğu ve bazı uzuvlarının eksik olduğu öğrenildi. “EV ALMA UMUDUYLA ÇALIŞIYORDU” Acılı oğlu Shakhrukh Turakulov, annesinin geçtiğimiz yıl Türkiye’ye çalışmak için geldiğini belirterek, “Özbekistan’da kirada oturuyorduk. Annemin geliş amacı para kazanarak bir ev almaktı. Ona ‘Kirada da iyi yaşıyoruz, kendini bu kadar yorma’ dedim ama annem ‘Kendi evimiz olmalı’ diyordu. Bu umutla çalışıyordu” ifadelerini kullandı. Turakulov, annesiyle en son 22 Ocak’ta konuştuğunu ve daha sonra kendisinden haber alamadıklarını söyledi. “ÜMRANİYE’DEKİ CİNAYETLERDEN SONRA ENDİŞELENDİLER” Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda İslamova, Türkiye’ye çalışmak için gelen kadınların ailelerine daha iyi bir gelecek sunma amacı taşıdığını belirterek, yaşanan cinayetlerin herkesi derinden sarstığını ifade etti. Dernek avukatlarından Ezgi Ekin Arslan ise, ailenin Ümraniye’de öldürülen iki Özbek kadının haberlerinden sonra annelerinin de başına bir şey gelmiş olabileceğinden şüphelenerek kendilerine ulaştığını söyledi. Arslan, “Başta ‘Acaba Ümraniye’deki evde mi’ diye korkuyla araştırmaya başladık. Ancak sonradan Balıkesir’den ayrılmadığını öğrendik. 28 Şubat’ta cansız bedenine ulaşıldı. Yüzü ve ellerinin yakıldığı, bazı uzuvlarının eksik olduğu tespit edildi” dedi. SORUŞTURMA KASTEN ÖLDÜRMEDEN YÜRÜTÜLÜYOR Olayla ilgili 4 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı, 1 kişinin tutuklandığı ve 3 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Avukat Cevat Bozkurt, soruşturmanın “kasten öldürme” suçundan yürütüldüğünü belirterek, Chulieva’nın cenazesinin Özbekistan’a gönderildiğini söyledi. Kadın hakları dernekleri ise olayın takipçisi olacaklarını belirterek, “Her fail bilsin ki bu suçlar cezasız kalmayacak” açıklamasında bulundu.

ÖZBEK KADININ ÖLDÜRÜLDÜĞÜ EVDE BİR CİNAYET DAHA İŞLENMİŞ Haber

ÖZBEK KADININ ÖLDÜRÜLDÜĞÜ EVDE BİR CİNAYET DAHA İŞLENMİŞ

Şişli’de cesedi çöp konteynerinde bulunan Özbekistan uyruklu kadının öldürüldüğü Ümraniye’deki evde, bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıktı. Özbek kadının ölümüyle ilgili tutuklu bulunan 2 şüpheli, ikinci cinayetten de gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, 6 Şubat tarihinde Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na S.E. (32) isimli kadının ailesi tarafından yapılan kayıp başvurusu üzerine kapsamlı çalışma başlatıldı. Yapılan incelemelerde S.E.’nin 28 Aralık 2025 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığı ve Ümraniye’de bir adreste kaldığı; ailesinin ise 23 Ocak tarihinden itibaren kendisinden haber alamadığı tespit edildi. Yürütülen çalışmalar sonucu S.E.’nin son görüldüğü adres netleştirildi. Söz konusu adresin, 24 Ocak tarihinde Ümraniye’de öldürülen ve cesedi valizle Şişli’de konteynere atılan Durdona Khokimova’nın (37) öldürüldüğü ev olduğunun belirlenmesi üzerine soruşturma derinleştirildi. Güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesinde S.E.’nin 23 Ocak tarihinde ikamete giriş yaptığı, bir süre sonra Khokimova’nın katil zanlıları olduğu belirtilen D.A.U.T. (31) ve G.A.K. (29) isimli şahısların da adrese geldiği belirlendi. Yapılan araştırmalarda S.E. ve Khokimova ile D.A.U.T. ve G.A.K.’nın yaklaşık bir ay aynı evde birlikte yaşadıkları, ayrıca S.E. ile G.A.K.’nın sevgili oldukları tespit edildi. Teknik takip ve kamera analizlerinde, 24 Ocak tarihinde şüphelilerin evden defalarca siyah çöp torbaları ile çıkış yaptıkları ve tekrar adrese döndükleri, son dönüşlerinde ise beyaz renkli bir valizle geldikleri görüldü. Bir süre sonra aynı valizle yeniden evden ayrılan şüphelilerin ticari taksi ile Fatih’e geldikleri, valiz içerisindeki parçaları bir çöp konteynerine bıraktıktan sonra yaya olarak Yenikapı Marmaray İstasyonu’na yöneldikleri tespit edildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında, Durdona Khokimova’nın öldürülmesi nedeniyle tutuklu bulunan D.A.U.T. ve G.A.K. ile yapılan görüşmelerde, S.E.’nin 23 Ocak tarihinde aynı evde kesici aletle öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak farklı noktalardaki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıktı. Böylece kayıp başvurusu ile ikinci bir cinayet olayının bağlantılı olduğu belirlendi. Savcılık talimatıyla cezaevinden çıkarılarak gözaltına alınan D.A.U.T. ve G.A.K. hakkında "Kasten öldürme" suçundan işlem başlatıldı. Şüphelilerin 13 Şubat tarihinde adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

MÜNEVVER KARABULUT’UN AMCASI VE YENGESİ HAYATINI KAYBETTİ Haber

MÜNEVVER KARABULUT’UN AMCASI VE YENGESİ HAYATINI KAYBETTİ

Balıkesir’in Susurluk ilçesi Ömerköy mevkiinde 1 Ocak 2026 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden iki kişinin, 2009 yılında vahşi bir cinayete kurban giden Münevver Karabulut’un amcası ve yengesi olduğu belirlendi. ŞARAMPOLE YUVARLANAN ARAÇTA 2 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ Edinilen bilgiye göre, saat 15.57 sıralarında İstanbul yönünde seyir hâlindeki 34 FBC 585 plakalı otomobil, henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı. Kazanın bildirilmesi üzerine kısa sürede jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, araçta 1 sürücü ve 2 yolcu bulunduğunu belirledi. Kazada araçta bulunan Hafize Karabulut’un olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Sürücü Hüseyin Karabulut ile araçtaki diğer yolcu Özbekistan uyruklu Navruza Mavlonova, sağlık ekiplerince **Susurluk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak Hüseyin Karabulut, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. AİLE YENİ YILDA BİR KEZ DAHA ACI HABERLE SARSILDI 2009 yılında Cem Garipoğlu tarafından katledilen Münevver Karabulut’un yakınlarının büyük kaybı, yılbaşı sonrası gelen bu trafik kazasıyla yeniden derinleşti. Kazada hayatını kaybeden Hüseyin Karabulut ile eşi Hafize Karabulut’un cenazeleri; Bolu ili Mengen ilçesi Kayabaşı Köyü Hoşcanlar Mahallesi’nde kılınan namazın ardından toprağa verildi. KAZAYLA İLGİLİ SORUŞTURMA SÜRÜYOR Olay yerinde ve çevresinde geniş çaplı inceleme yapan jandarma ekipleri, kazanın nasıl ve neden gerçekleştiğine ilişkin araştırmayı sürdürüyor. Kazayla ilgili teknik ve adli çalışmalar devam ediyor.

BURSA TÜRKİYE'NİN FİDANCILIK MERKEZİ HALİNE GELDİ Haber

BURSA TÜRKİYE'NİN FİDANCILIK MERKEZİ HALİNE GELDİ

Her ne kadar sanayisi ile öne çıksa da Bursa, tarımsal üretimde de önemli bir paya sahip. İnegöl ilçesine bağlı kırsal Cerrah Mahallesi'ndeki Cerrah Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayram, Cerrah'ın uzun yıllardır tohum anaç yani çöğür üretttiğini belirterek, kooperatifin 2007 yılında kurulduğunu ve 2011'den bu yana profesyonel faaliyet yürüttüğünü anlattı. Bayram, 2011 yılına kadar 60 civarında ortakları bulunduğunu, ziraat mühendisi çalıştırma zorunluluğu ve kendilerine rakip olan doku kültürü laboratuvarlarındaki üretimin artmasıyla ortak sayılarının bugün 30'a gerilediğini kaydetti. Bugün 600 dönüm üzerinde çöğür ve fidan üretimi yapıldığını dile getiren Bayram, şöyle konuştu: "Fidanın başlangıcı çöğürdür. Tohum anaç yani çöğür olmadan fidan olmaz. 2025 yılını hesap edersek yaklaşık 15 milyon çöğür üretimimiz oldu. Ayrıca 3 milyona yakın elma anacı üretiyoruz. Bunun yanında tohum anacını üretirken fidanını da üretiriz dedik ve ona başladık. Kimisi sadece çöğür kimi de hem çöğür hem fidan üretiyor. İnegöl'ü Bursa'yı içine katarsak bölgeye yaklaşık 7 milyon da fidan üretimi var. Sadece Cerrah olarak 20 milyon civarında çöğür ve fidan üretiyoruz." Kayısı tohumu Tokat'tan, kiraz Düzce'den, armut Ardahan'dan Türkiye'de fidan üreten ya da üretecek herkesin Cerrah'ı bildiğine dikkati çeken Bayram, "En sağlıklı çöğür, fidan üretimi Marmara'da, Bursa'da, İnegöl'de oluyor" dedi. İnegöllü çöğür üreticilerinin tohumlar için ülkenin farklı yerlerine gittiğini aktaran Bayram, "Mesela armut için Ardahan'a giderler. Orada dağda ormanda yabani armut tohumlarını toplarlar. Kayısı Tokat ve Erzincan dağlarından getirilir. Zerdalidir yabani kayısı. Kiraz tohumunu Düzce bölgesinin köylerinden temin ediyoruz. Erik, Bursa ve civarında var. Tohumlar İnegöl'e getirilir ve süreç başlar" ifadesini kullandı. 15 yılda Azerbaycan'a milyonlarca fidan gönderildi Tohumların Cerrah'da bir yıl içinde çöğüre dönüştüğünü anlatan Bayram, "Tohum anacı en sağlıklı anaçtır, çöğürdür. Bunlarla kurulan bahçeler terbiye edilmesi gerekiyor ki verimli bahçe oluşsun. Bugün Türkiye'de kurulan her meyve bahçesinde, Azerbaycan'da kurulan bahçelerin önemli bölümünde Cerrah imzası var. Bizdeki çöğür olmadan bahçe kurulamaz" dedi. Bayram, Azerbaycan'ın yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ile Avvrupa, Ortadoğu ve Arap ülkelerine ihacatlarının olduğunu belirterek, "Azerbaycan son yıllarda meyvede büyük hamle yapıyor. 15 yıldır Azerbaycan'a milyonlarca çöğür ve fidan gönderildi. Oradaki bahçelerin büyük kısmı, Türkiye'den giden çöğür ve fidanlarla oluşturuldu" diye konuştu.

TEK ENERJİ, YENİ PAZARLARA AÇILIYOR Haber

TEK ENERJİ, YENİ PAZARLARA AÇILIYOR

2025 yılında büyümesini sürdürerek toplam 157 MW kurulu güce ulaşan Tek Enerji, sanayi, konut ve arazi GES uygulamalarıyla, 2026 yılında Avrupa başta olmak üzere yeni pazarlarda etkinliğini artırmayı hedefliyor. Tek Enerji olarak konut, sanayi ve arazi gibi farklı kullanım alanlarına yönelik GES çözümleriyle sahadaki varlığını güçlendirdiklerini belirten Tek Enerji Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Hüseyin Civelek, yıl içinde gerçekleştirdikleri önemli projelere değindi. Bu yıl içerisinde toplam 43 mW’lık kurulum yaptıklarını ve bu projelerin uzun vadeli verimlilik hedefiyle ele alındığını belirten Civelek, "Konut, arazi ya da ticari bir tesis fark etmeksizin; GES yatırımının yıllar boyunca güvenli, verimli ve sürdürülebilir şekilde çalışmasını hedefliyoruz. Bu yıl, yap-işlet-devret modeliyle Mobiliyum AVM işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz 2,4 MW’lık projede enerji maliyetlerini düşüren ve karbon ayak izini azaltan sürdürülebilir bir enerji modeli oluşturduk. Hatay’da ise inşa edilen güvenli yaşam alanlarında hayata geçirdiğimiz GES uygulamalarıyla, bölgenin enerji altyapısı güçlendirilerek sürdürülebilir ve kesintisiz enerji kullanımına katkı sunmayı amaçladık" dedi. Civelek, enerji nakil hatları, bakım ve temizlik süreçlerinin de bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, "GES yatırımlarında önemli olan, sistemlerin performansını uzun yıllar koruyabilmesidir. Bu nedenle sahada sürekliliği ve düzenli bakım hizmetlerini işimizin merkezine koyuyoruz. Sunduğumuz bakım, temizlik hizmetleri ve altyapı çalışmalarıyla; devreye aldığımız otomatik panel yıkama ve soğutma sistemi sayesinde güneş enerjisi santrallerinin uzun ömürlü, verimli ve kesintisiz şekilde çalışmasına katkı sunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Enerji dönüşümü küresel bir süreç, biz de bu dönüşümün içindeyiz" Yıl boyunca katılım sağlanan uluslararası fuarlar ve sektörel organizasyonlarla şirketin Avrupa başta olmak üzere global pazarlardaki temaslarını güçlendirdiğini belirten Hüseyin Civelek, "Enerji dönüşümü küresel bir süreç ve biz bu süreçte farklı coğrafyalarda da aktif olmayı önemsiyoruz. Bu yıl içinde Özbekistan, Kuzey Makedonya, Avusturya ve Romanya’da toplam 25 mW kurulu güce sahip projelerle yatırımcılarımıza yeni fırsatlar sunduk. Önümüzdeki dönemde İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve Kosova başta olmak üzere toplam 75 mW GES kurulumu hedefliyoruz. Bu yatırımlar uzun vadeli iş birlikleri ve sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir konuma ulaşması için aktif rol almaya devam edeceğiz" 2026 yılına girerken Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında sahip olduğu güçlü altyapıya dikkat çeken Hüseyin Civelek, özellikle güneş enerjisinde mevcut potansiyelin yapılacak düzenlemelerle çok daha üst seviyelere taşınabileceğini vurguladı. Bu gelişimin sanayi, üretim ve ihracat başta olmak üzere ülke ekonomisine uzun vadeli katkılar sunacağını belirten Civelek, 2026 yılında da çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ederek, "Yeni dönemde hem yurt içinde hem de hedef ülkelerde yatırımlarımıza, proje geliştirme faaliyetlerimize ve iş birliklerimize kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir konuma ulaşması için sahada aktif rol almaya devam edeceğiz" dedi.

İHRACATTA YIL SONU 390 MİLYAR DOLARI AŞACAĞIZ Haber

İHRACATTA YIL SONU 390 MİLYAR DOLARI AŞACAĞIZ

11. Laleli Fashion Shopping Festivali’nin açılışı Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, LASİAD Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, Eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Laleli Caddesi’nde başlayan festivale Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Özbekistan, Romanya, Polonya, Cezayir, Suudi Arabistan ve Afrika ülkelerinden de çok sayıda yabancı ziyaretçi katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Bolat, Türk mallarının talep edilen noktaya geldiğini belirtti ve Türk malı imajının kalitenin sembolü haline geldiğini söyledi. Tekstil ve konfeksiyon ihracatındaki artışa ilişkin de bilgi paylaşan Bolat, "2024 yılında, tekstil ve konfeksiyon sektörümüz 32,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. Alt sektörler bazında hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz 19,7 milyar dolar, tekstil ve hammaddeleri sektörümüz 9,4 milyar dolar, halı sektörümüz 2,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. Bütün bu sektörlerimiz küresel ihracattan yüzde 3,5 pay alarak dünya sıralamasında 7’nci ve AB’nin en büyük 4’üncü tedarikçisi olmayı başarmıştır" ifadelerini kullandı. Bolat, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkisine değinerek, "İnsan hayatında sürekli yukarı doğru büyüme gerçekleşmiyor. Sürekli büyüme ile gelen aşırı borçlanma zorlaştırıyor. Şartlar sadece içimizdeki durumlara bağlı değil, dünyadaki savaşlar, krizler de bizi etkileyebiliyor" diye konuştu. "2026 yılında enflasyonun 20’li rakamlara düşmesiyle finansmana da erişim kolaylaşacak" Bakan Bolat, 2026 yılına ilişkin öngörülerini paylaşarak, "2026 yılında enflasyonun 20’li rakamlara düşmesiyle finansmana da erişim kolaylaşacak, piyasada istikrar algısı yerleşecektir. Dünyada talep şartlarının yukarıya doğru iyileşmesi ve Rusya-Ukrayna savaşının barış anlaşmasıyla sonuçlanması durumunda çok daha iyi parlak günleri ekonomimizde göreceğiz" dedi. "Yıl sonunda ihracatta 390 milyar doları aşacağız" Geçen yıl Türkiye’nin milli gelirinin 1 trilyon 330 milyar dolar olduğunu hatırlatan Bolat, dış ticaretin mal ve hizmetler toplamında 375 milyar dolara ulaştığını söyledi. Bolat, "2002’de 50 milyar dolar ihracatı olan Türkiye’den 375 milyar dolarlık ihracata yükseldik. Yıl sonunda ihracatta 390 milyar doları aşacağız. İhracatımız ilk 7 ayda yüzde 5,1’lik bir artış gösterdi. Yılbaşından bu yana ihracatta her ay üzerine 1 milyar dolar ekledik. Türk malının dünyadaki imajını ve pazarlama gücünü daha da artıracağız" dedi. Bakanlığın ihracatçılara sağladığı destekleri hatırlatan Bolat, "Bakanlık bütçesinin yüzde 60’ını ihracatçılarımıza teşvik olarak veriyoruz. İhracatçılarımıza pazara giriş desteği, fuarlara katılım desteği, ticaret heyetleri, sektörel alım heyetlerinin getirilmesi gibi destekler veriyoruz" açıklamasında bulundu. "Kişi başına düşen milli geliri 16 bin 500 - 17 bin dolar seviyelerine çıkaracağız" Kişi başına düşen milli gelir hedeflerine ilişkin de bilgi veren Bolat, "1,4 trilyon dolar milli gelir ile dünyada 17’nci sıradayız. Kişi başına milli gelirimizi de 16 bin 500 - 17 bin dolar seviyelerine çıkaracağız. Zorlukları aşacağız. Enflasyonu yendikçe istikrar içinde büyüme hızlanacak" diye konuştu. "Enflasyon son 14 aydır geriliyor" Faiz ve enflasyon gelişmelerine değinen Bolat, "Enflasyon son 14 aydır geriliyor. Faizler de geriliyor. Yıl sonu 30’un altını göreceğiz. Eximbank ihracat reeskont kredilerinin maliyeti de giderek 20’nin altına düşecek. Bu şekilde finansmana ulaşım kolaylaşacak. Çok daha iyi günlere ulaşacağız" değerlendirmesinde bulundu. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.