#Personel

- Personel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Personel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA ORMANLARI KÜLLERİNDEN DOĞUYOR Haber

BURSA ORMANLARI KÜLLERİNDEN DOĞUYOR

Bursa geçen yıl iki büyük orman yangını ile sarsıldı. Harmancık ilçesinde bir hafta devam eden yangınlarda tam 4 bin 240 hektar alevlere teslim olurken, aynı gün Gürsu ve Kestel bögesindeki devasa yangında da 954 hektar orman küle dönmüştü. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü 8 aylık çalışma ile iki bölgede de 2 milyon yeni fidan dikti, dronlarla da 25 bin kilogram tohum ekti. Harmancık ve Orhaneli bölgesinde günlerce iş makineleriyle yapılan çalışmada 2 bin 327 kilometre teras oluşturulup yeni bir orman ilmek ilmek dokundu. Gürsu ve Kestel bölgesinde de 490 kilometre teras inşa edilerek bir metrekare dahi yer boş bırakılmadı. Yerleşime yakın noktalarda yanmayan yapraklı türler tercih edildi. Bursa'da 2025 yılında yaşanan orman yangınlarına ilişkin basın mensuplarına kapsamlı açıklamalarda bulunan Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, hem yangın bilançosunu hem de yangın sonrası yapılan çalışmaları detaylarıyla anlattı. 2025 yılında Bursa ilinde orman yangınları açısından zor bir yıl olduğunu belirten Şahan sözlerine şöyle devam etti; "Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, Bursa, Yalova ve Bilecik illerinde 11 işletme müdürlüğü ve 1 fidanlık müdürlüğünden oluşmaktadır. Toplam orman bölge müdürlüğümüzün 771 bin 845 hektar ormanlık alanı, Bursa ilinde de 483 bin 542 hektar orman alanı mevcuttur. Yangınların çıkış sebebinin yüzde 95'i insan kaynaklı. Sadece yüzde 5'i doğal yangınlar dediğimiz yıldırım yangınlarıdır. Bursa ilinde 2025 yılında 88 adet yangında 5 bin 380 hektar ormanlık alanımız zarar gördü. Biz Orman Genel Müdürlüğü ve Bursa Orman Bölge Müdürlüğü olarak yanan alanlarda kısa sürede hasar tespiti çalışmaları ve rehabilitasyon çalışmalarına başladık. Bin 434 hektar sahada tabiî gençleştirme çalışması, 2 bin 390 hektar sahada suni gençleştirme çalışması ve bin 481 hektar sahada da ağaçlandırma çalışmaları yaptık. Ayrıca 149 hektar taşlık kayalık alanlarda da rehabilitasyon çalışması yaptık. Bunları yaparken 17 kilometre yeni yangın müdahale zonları oluşturduk. 100 kilometre yeni yol yaptık. 2 bin 941 kilometrede teras tesis ettik. Bu 2 bin 941 kilometre yeni tesis etmiş olduğumuz teraslara ise 2 milyon 267 bin adet fidan diktik. Ayrıca, tohumun yeterli olmadığı, az olduğu yerlerde de 25 ton tohum attık. Bugün itibariyle Bursa ilinde yanan alanlarımızdaki yeniden rehabilitasyonu, fidan dikilmesi, tohum atılması çalışmalarını yüzde 99 oranında bitirdik. Bugün son fidanlarımızı siz değerli basın mensuplarıyla beraber dikiyoruz." "Yanan yerleri nakış nakış işliyoruz" Dağları iğne oyası gibi nakış nakış işlediklerini belirten Şahan, "İş makineleriyle küçük teraslar oluşturarak 2 bin kilometreden fazla teras tesis ettik. Tabi bu çalışmalar yaklaşık 8 ay gibi bir sürede bu çalışmaları tamamladık. Orman köylüsünden bölge müdür yardımcımıza kadar emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. "Yeni fidanlar ve yatırımlar devam ediyor" 2025 yılında hem ekipman hem de personel gücüne ilişkin bilgiler de paylaşan Şahan şu sayıları paylaştı; "56 adet arazöz, 14 adet su ikmal aracı, 20 adet ilk müdahale aracı, bin 663 personel ve 6 bin 657 yangın gönüllümüz mevcut. 2025 yılında Bursa ve Yenişehir'de bulunan fidanlıklarımızda 154 türde 2 milyon adet fidan ürettik. 2026 yılında ise 3,5 milyon adet fidan üretimi hedefliyoruz. Ayrıca, bu sene Bursa ilimizde 6 adet orman bölge müdürlüğümüz, 5 adet de Bursa Valiliği olmak üzere toplam 11 adet yeni, hava araçlarının su alabileceği yeni yangın su havuzları oluşturuyoruz. Bunların da ihaleleri başladı. İnşallah yangın mevsiminden önce hepsini tamamlayacağız. İnegöl'de konuşlu 2 insansız hava aracımız da 24 saat boyunca ormanlarımızı kontrol edip anında bildirimde bulunuyor."

BUCA’DA ÇÖP KRİZİ BÜYÜYOR: BELEDİYE İŞÇİLERİ NEFESSİZ KALDI Haber

BUCA’DA ÇÖP KRİZİ BÜYÜYOR: BELEDİYE İŞÇİLERİ NEFESSİZ KALDI

İzmir’in Buca ilçesinde Temizlik İşleri Müdürlüğü şantiyesinde biriken çöp'ler ve hijyen sorunları nedeniyle belediye işçileri iş bırakma eylemi başlattı. Sendika, insan sağlığını tehdit eden koşullar düzelene kadar şantiye alanına giriş çıkış yapılmayacağını duyurdu. ŞANTİYEDE ÇÖP DAĞLARI VE AĞIR KOKU Buca Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı şantiyede biriken çöpler ve oluşan hijyen sorunları, çalışanları isyan noktasına getirdi. Şantiyede oluşan ağır koku ve sağlıksız çalışma koşullarına dikkat çeken işçiler, can güvenliği ve sağlık riskleri nedeniyle eylem kararı aldı. DİSK Genel-İş İzmir 6 Nolu Şube tarafından yapılan açıklamada, şantiye alanında biriken çöplerin çalışanlar için ciddi bir sağlık riski oluşturduğu ifade edildi. “ŞANTİYEDE NEFES ALMA ŞANSI KALMADI” Sendika tarafından yapılan açıklamada, çalışma koşullarının katlanılamaz hale geldiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Buca Belediyesi Temizlik İşleri şantiyesinde yükselen çöp dağları, ortaya yayılan pis koku ve şantiye alanını dolduran çöp sularıyla iç içe çalışıyoruz. Buca sokaklarından toplanan binlerce ton çöp şantiyeye boşaltıldı. Artık bu alanda hiçbir canlının nefes alma şansı kalmamıştır.” Açıklamada ayrıca 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çalışanların sağlığının ciddi risk altında olduğu vurgulandı. ŞANTİYE GİRİŞ ÇIKIŞLARA KAPATILDI Sendika yönetimi, eylem kapsamında alınan kararları da duyurdu. Buna göre: Temizlik işleri şantiyesine giriş ve çıkışlar durduruldu. Araç şoförleri, kolcular ve şantiye personeli mesai saatlerinde kart basarak şantiye girişinde bekleyecek. Belediyenin diğer birimlerinde çalışan personel ise çalışmalarına devam edecek. İşçiler, hijyen koşulları düzeltilene kadar şantiyeye girmeyeceklerini belirtti. BAKANLIKTAN 7 MİLYON LİRALIK CEZA Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü ekiplerinin geçtiğimiz günlerde yaptığı denetimde Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan temizlik işleri şantiyesinde evsel atıkların geniş bir alana yayıldığı tespit edilmişti. Yönetmeliklere aykırı şekilde atık depolandığı gerekçesiyle Çevre Kanunu kapsamında Buca Belediyesi’ne 7 milyon 38 bin 954 lira idari para cezası uygulanmıştı. Belediyenin son üç yıl içinde aynı ihlali üçüncü kez yaptığı belirtildi.

BU OKULDA 26 AİLE ÇOCUKLARINI OKULA GÖNDERMEK İSTEMİYOR Haber

BU OKULDA 26 AİLE ÇOCUKLARINI OKULA GÖNDERMEK İSTEMİYOR

Iğdır’daki Hüsnü Özyiğen İlkokulu’nda bir sınıfa sonradan alınan öğrenci nedeniyle yaşandığı öne sürülen sorunlar, 26 velinin tepkisine yol açtı. Veliler, çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirterek yetkililerden kalıcı çözüm talep etti. İddiaya göre daha önce başka bir sınıfta eğitim gören öğrencinin yeni sınıfa alınmasının ardından sınıf içinde sık sık kavga yaşandığı, bazı öğrencilerin tehdit edildiği ve eğitim ortamının olumsuz etkilendiği ileri sürüldü. VELİLER: “ÇOCUKLARIMIZ TEHDİT ALTINDA” Veliler adına konuşan Serpil Biçer, 26 ailenin ortak talebini dile getirerek sınıf değişikliği ya da okul değişikliği istediklerini söyledi. Biçer, öğrencinin daha önce bulunduğu sınıfta da benzer sorunlar yaşandığını iddia ederek, “Çocuklarımız gün içinde bizi arayıp ‘gelin bizi alın’ diyor. Ya gidip sakinleştiriyoruz ya da okuldan almak zorunda kalıyoruz. Sağlıklı bir eğitim ortamı kalmadı” dedi. Bazı veliler ise bir velinin sınıfa girerek öğrencileri tehdit ettiğini öne sürdü. “Bir velinin sınıfa girip öğrencileri tehdit etmesi kabul edilemez. Bu durum çocuklarımızın okula gelmekten korkmasına neden oluyor” ifadeleri kullanıldı. Veliler, okul yönetimi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüştüklerini ancak sorunun kalıcı şekilde çözülmediğini savundu. OKULDA GÜVENLİK ÖNLEMİ Edinilen bilgilere göre okulda güvenliği sağlamak amacıyla personel görevlendirildi. Konuya ilişkin idari sürecin devam ettiği öğrenildi. SENDİKADAN AÇIKLAMA: “SÜREÇ YARGIYA TAŞINDI” Eğitim Bir-Sen Iğdır Şubesi Başkanı Erkan Çiğdem de okul önünde açıklama yaptı. Çiğdem, bir velinin öğretmenin konuşmasını izinsiz şekilde ses kaydına aldığını ve konunun savcılığa taşındığını belirtti. Çiğdem, daha önce de benzer bir olay yaşandığını ve ilgili veli hakkında uzaklaştırma kararı verildiğini ifade ederek, sorunun yalnızca sınıf değişikliğiyle çözülmediğini söyledi. “Eğer velilerin iddia ettiği gibi bir şiddet ya da akran zorbalığı söz konusuysa, bunun rehberlik servisi ve uzmanlar tarafından detaylı şekilde incelenmesi gerekir” diyen Çiğdem, öğrencinin Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ne yönlendirilmesi ve gerekiyorsa Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nün devreye girmesi gerektiğini belirtti. SÜREÇ DEVAM EDİYOR Yetkililer, konunun hem idari hem de hukuki boyutunun sürdüğünü bildirirken, okulda eğitim ortamının güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

GÖLE DÖNEN SOKAKTA OLTA İLE BALIK TUTTULAR Haber

GÖLE DÖNEN SOKAKTA OLTA İLE BALIK TUTTULAR

Eskişehir’de Baksan Sanayi Sitesi’nde yıllardır devam eden ve çok sayıda esnafın şikayetlerine rağmen bir türlü çözülemeyen yol sorunu, bu kez mizah yoluyla gündeme taşındı. Yağışların ardından adeta göle dönen, yer yer çamur ve balçıkla kaplanan sokakta oluşan büyük su birikintisi, sanayi esnafını hem zor durumda bıraktı hem de şehir merkezine yakışmayan görüntülere neden oldu. Sanayi sitesinin özellikle yağış sonrası göl ve bataklığa döndüğü, araçların geçişinde tekerleklerin suya gömüldüğü ve bazı bölgelerde çamurun balçığa dönüştüğü ifade edilirken; yıllardır çözüm üretilmemesi hem esnafı hem de vatandaşları mağdur ediyor. YILLARDIR ÇÖZÜLMEYEN SORUN SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU Baksan Sanayi Sitesi’nde çok sayıda esnafın ilgili kurumlara defalarca müracaat ettiği, konunun kamuoyuna sık sık taşındığı ancak buna rağmen bölge için kalıcı bir çalışma yapılmadığı öğrenildi. Yağış sonrası ortaya çıkan manzara, sanayi sitesini adeta bir “balık gölüne” çevirdi. Bu durum karşısında esnaf, yaşadıkları mağduriyeti mizahi bir dille protesto etti. GÖLE DÖNEN SOKAKTA OLTAYLA BALIK TUTMAYA BAŞLADILAR Çözümsüz kalan yol sorunu, sanayi sitesinin 89’uncu bloğunda bulunan bir grup esnafın mizahına konu oldu. Çevre esnafından Erman Rat, yolda oluşan büyük su birikintisinin başına geçerek olta ile balık tutuyormuş gibi kameraya poz verdi. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından fotoğraf kısa sürede gündem olurken, yaşananlar hem güldürdü hem de “bu kadar da olmaz” dedirtti. İhlas Haber Ajansı (İHA) ekibinin konuyu haberleştirmek üzere adrese gittiği sırada bu kez esnaf grubu hep birlikte kadraja girerek, Baksan Sanayi Sitesi’nin “balık piyasası” üzerine sohbet etti ve ironi yaparak sorunlarını dile getirdi. ESNAF ERMAN RAT: “ARTIK BURADA RAHATÇA BALIĞIMIZI AVLAYIP, TEZGAHLARA GÖTÜRÜP SATABİLİRİZ” Mizahi görüntülerin aslında çok ciddi bir sorunu işaret ettiğini vurgulayan esnaf Erman Rat, yaşanan mağduriyeti şu sözlerle anlattı: “Burada göl gibi bir yerimiz var. Biz de burada balık avlayalım; bir daha da uzaklara, şehir dışına gitmeye gerek kalmaz gibi düşündük. Artık burada rahatça balığımızı avlayıp, tezgahlara götürüp satabiliriz. Tabii bu işin mizahı. Her sene belediye tarafından burada kazılar yapılıyor ve yollara mıcır dökülüyor. Mıcırlar ise kış boyunca bu şekilde manzaraları ve görüntüleri ortaya çıkarıyor. Bu da aşırı derecede sıkıntı oluşturuyor.” Rat, her yıl yapılan kazı ve mıcır dökme çalışmalarının kalıcı bir çözüm sağlamadığını, aksine yağışlarla birlikte bölgenin yeniden göle döndüğünü belirtti. DEPO SAHİBİ ERKAN BOZKURT: “BİZİ BURAYA ATTILAR, ‘ÇAMURUN İÇİNDE YAŞAYIN, BİZ SİZİ UNUTTUK’ DEDİLER” Bölgedeki mağduriyetin yalnızca giriş kısmıyla sınırlı olmadığını söyleyen depo sahibi Erkan Bozkurt, özellikle araçların geçişinde ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getirdi. Bozkurt, sanayi sitesindeki durumu şu sözlerle özetledi: “Araçlar buraya girdiğinde tekerlekler suyun içine batıyor. Bahsettiğim yer sadece giriş kısmı. Daha ileride ise maalesef balçığa dönen bir çamurumuz var. Yani bizi buraya attılar, ‘Çamurun içinde yaşayın, biz sizi unuttuk’ dediler. Biz kendi imkanlarımızla birkaç sefer buraları temizlettik ama yine de olmuyor. Buranın asfaltlanması lazım çünkü ne müşterilerimiz geliyor ne biz kendimiz buradan rahatça çıkamıyoruz.” “4-5 SENE GEÇTİ, HİÇBİR İCRAAT YOK” Yaklaşık 5 yıl önce Konya’dan Eskişehir’e gelerek sanayi sitesinde çalışmaya başlayan Berat Serter de karşılaştığı görüntünün kendisini şaşırttığını söyledi. Konya’da bu tarz manzaralar görmediğini belirten Serter, yıllardır değişmeyen duruma tepki göstererek şunları kaydetti: “Bu rezaleti çekiyoruz ve değişen hiçbir şey olmadı. Her gelen bir inşaat yaptı, kazdı, üstünü sıvadı ama çukurdan, çamurdan, tozdan geçilmiyor. Burası yazın da kışın da aynı şekilde. Araba yıkıyoruz ama hiçbir şeye faydası olmuyor. Buradan çıkana kadar toz ve duman içinde kalıyoruz. İlla ki yapan olur dedik ama üzerinden 4-5 sene geçti ve hiçbir icraat yok.” Serter, bölgede yazın toz, kışın ise çamur sorununun aynı şekilde devam ettiğini, bu durumun hem iş verimini hem de yaşam kalitesini etkilediğini dile getirdi. “MÜŞTERİLER ARABAYI ASFALTA BIRAKIP YÜRÜYEREK GELİYOR” Sanayi sitesinde personel olarak çalışan Muhammet Özcan ise yolların bozuk olması nedeniyle müşterilerin bölgeye girmeye korktuğunu söyledi. Özcan, yaşanan sıkıntıyı şöyle anlattı: “Müşterilerimiz buraya girmeye korkuyor. Arabayı asfalta bırakıp yürüyerek geliyorlar. ‘Abi araba nerede?’ dediğimizde, ‘Karşı sokakta. Caddeye giremiyoruz, yollarınız bozuk’ diyorlar. Sonra yetkililer 1-2 ay sonra geliyorlar ama mıcır atıyorlar. Bir hafta sonra yağmur yağdığında ve buradan arabalar geçtiği zaman her şey geri çöküyor. Asfalt ve beton lazım. Yetkililerimiz en kısa sürede yollarımızı yapsınlar, hem biz hem de müşteriler mağdur olmayalım.” “ARABALARIMIZIN ALT TAKIMLARI SÜREKLİ BOZULUYOR” Yolun araçlara ciddi zarar verdiğini vurgulayan esnaf Hüseyin Şentürk ise sürekli tamir masrafı çıktığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Burada bir arıza bakımcımız var. Aracımızı her ay ona götürüp tamir ettiriyoruz. Yollar o derece kötü. Buraya girmek çok sıkıntılı ve arabaların altı yere değiyor. Arabalarımızın alt takımları sürekli bozuluyor.” SANAYİ ESNAFI KALICI ÇÖZÜM İSTİYOR Baksan Sanayi Sitesi’nde yaşanan bu tablo, bir yandan esnafın mizahi tepkisiyle sosyal medyada gündem olurken, diğer yandan bölgede yıllardır süren altyapı sorununun artık çözüm beklediğini bir kez daha ortaya koydu. Esnaf, geçici çözümler yerine bölgenin asfaltlanmasını, kalıcı altyapı çalışması yapılmasını ve sanayi sitesinin hem Eskişehir’e hem de üretim gücüne yakışır hale getirilmesini istiyor.

MİGROS 7 BİN 875 ÇALIŞANI KADROSUNA DAHİL ETTİ Haber

MİGROS 7 BİN 875 ÇALIŞANI KADROSUNA DAHİL ETTİ

Migros, Türkiye genelindeki 43 dağıtım merkezinde yaşanan operasyonel sürece dair açıklama yayımlayarak, 7 bin 875 personelin kadroya alındığı duyurdu. Migros’tan yapılan açıklamada, "Gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak ana amacımız, toplumumuza kesintisiz bir biçimde güvenli ve sağlıklı gıda arzını sağlamaktır. Bu hayati görevi daha sürdürülebilir şekilde yönetmek için Türkiye genelinde taşeron firmalarca yürütülen 43 dağıtım merkezinde görev yapan 7 bin 875 çalışanı Migros kadrosuna dahil etmiştik. Bu geçişle birlikte çalışanlara mevcut haklarını korumanın yanı sıra Migros Grubu’nda yaklaşık 45 bin çalışanımızın yararlandığı Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki sendikal haklardan da faydalanma imkanı sunmuştuk. Çalışanlarımızın büyük çoğunluğu, sağlanan bu hakları memnuniyetle karşılayıp iş başı yapmak isterken, bir grup çalışan, defalarca uyarımıza rağmen her geçen gün artan şekilde yasa dışı eylemlerine devam etmekte, iş yeri faaliyetlerini durdurmaktadır. Daha önemlisi, bunların bir kısmı da çalışmak isteyen arkadaşlarımıza sözlü taciz ve fiziki müdahalelerde bulunarak iş güvenliğini tehdit etmeye başlamışlardır. Gelinen noktada, kanuna aykırı eylemleri sürdüren bu kişilerle yol ayrımına gidilmesi, gıda tedarik zincirinin sürekliliğinin sağlanması bir kenara, çalışan güvenliği ve iş huzuru açısından zorunlu hale gelmiştir. Sorumluluğumuz sadece işimizin devamlılığını sağlamak değil, çalışma arkadaşlarımızın refahını ve güvenliğini garanti altına almaktır. Bu nedenle yapılan sözlü ve yazılı bilgilendirmelere rağmen eylemlerini sürdüren 141 kişinin iş akitleri, yürürlükteki mevzuat ve şirket politikaları çerçevesinde feshedilmek zorunda kalınmıştır" ifadelerine yer verildi.

BURSA'DA ACİL SAĞLIĞA AMBULANS TAKVİYESİ Haber

BURSA'DA ACİL SAĞLIĞA AMBULANS TAKVİYESİ

Bursa 112 filosuna katılmaları için Ankara’dan Bursa’ya getirilen ambulanslar, İl Sağlık Müdürlüğü’nde gerçekleşen törenle hizmete girdi. Törene Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Doç. Dr. Hüseyin Aygün, İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri, Bursa 112 Başhekimliği yöneticileri ve sağlık çalışanları katıldı. Ambulans sayısı 158’e yükseldi Törende konuşan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, "Acil sağlık hizmetlerinin, ihtiyacı olan hastalara, 7 gün 24 saat kesintisiz bir şekilde ulaşmak, ilk müdahaleyi yapmak ve en uygun hastaneye nakletmek üzerine kurulu olduğunu belirtti. Bu sürecin insan gücü, araç ve ekipmanla yürütüldüğünü dile getiren Çetin, "Bu ihtiyaçları karşılamak amacıyla Bakanlığımızdan ilimize 17 adet ambulans gönderildi. İki tanesi 4X4 olmak üzere toplam 17 tam donanımlı ambulans ile filomuzu güçlendirdik ve ambulans sayımız 158’e çıktı." şeklinde konuştu. "Vakaya ulaşma süresinde başarılıyız" Bursa’da 100 noktada bulunan Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile il geneline acil sağlık hizmeti sunduklarını dile getiren Çetin, "Kentsel alanda vakaya erişme vaktimiz ortalama 7 dakikadır. Kırsal alanda ise 15 dakikadır. Bakanlık kriterlerine göre kentsel alanda vakaya erişme süresi 10 dakikanın altında olması gerekir. Kırsal alanlarda ise 30 dakikanın altında olması gerekir. Biz bunu çoktan başarmış durumdayız. Ekiplerimizle gurur duyuyoruz." dedi. "Çeşitlilik kaliteyi arttırıyor" İl Sağlık Müdürlüğü envanterinde bulunan obez ambulansı, 4 sedyeli ambulans, kar paletli ambulans ve yenidoğan ambulansı çeşitleriyle verilen hizmetin kalitesinin ve hızının arttığına dikkat çeken Çetin, "Bugün 1.466 personel ile verdiğimiz hizmetin kalitesini arttırmak için bize destek olan bakanlığımıza çok müteşekkiriz. Bakanlığımızın desteği ile Bursalı hemşerilerimize kaliteli hizmet vermek için çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

TBMM GENEL SEKRETERLİĞİ’NDEN TACİZ İDDİALARINA AÇIKLAMA Haber

TBMM GENEL SEKRETERLİĞİ’NDEN TACİZ İDDİALARINA AÇIKLAMA

TBMM açıklamasında, taciz vakalarının sistematik olmadığı ve yürütülen soruşturmaların titizlikle sürdürüldüğü belirtildi. DÖRT KİŞİ TUTUKLANDI, BİR KİŞİ ADLİ KONTROL ALTINDA Yazılı açıklamaya göre, yürütülen adli soruşturmada 4 personel hakkında tutuklama, 1 personel hakkında ise adli kontrol kararı alındı. İdari soruşturma kapsamında 4-5 Aralık tarihlerinde 3 personelin işten el çektirildiği ve kamu görevinden çıkarılmaları yönünde teklif sunulduğu ifade edildi. MESAJLAŞMA VE FİZİKSEL TEMAS TESPİT EDİLDİ İdari soruşturmada elde edilen bilgilere göre; iki stajyere anlık mesajlaşma uygulaması üzerinden taciz mesajları atan H.İ.G. ve İ.B. isimli aşçılar hakkında işlem yapıldı. Üçüncü bir stajyerin ise D.U. adlı personelin sözlü ve fiziksel tacizine uğradığı, kamera kayıtlarında 13 dakikalık sürede üç kez fiziksel temas görüntüsüne ulaşıldığı kaydedildi. "KONU MEDYADAN ÖĞRENİLMEDİ" Taciz iddialarının medyada ilk kez 10 Aralık’ta yer aldığı, ancak idari soruşturmanın 20 Kasım’da başlatıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Konu medyadan öğrenilmemiştir, tam aksine medya soruşturma sürecinden bilgi alarak haberdar olmuştur” ifadelerine yer verildi. 2018 OLAYI FARKLI BİR DURUM Bazı iddialarda yer alan “2018 yılından bu yana sistematik taciz olduğu” yönündeki söylemler de yalanlandı. 2018’deki olayın başka bir birimde görevli bir hizmetlinin fiziksel temas teşebbüsü olduğu, bu kişinin de görevden çıkarıldığı hatırlatıldı. TECAVÜZ VE KÜRTAJ İDDİALARI REDDEDİLDİ Açıklamada, sosyal medyada ve bazı yayın organlarında gündeme gelen “tecavüz ve kürtaj” gibi ağır iddiaların ise gerçeği yansıtmadığı ve bu tür beyanların hiçbir mağdur ya da ailesi tarafından dile getirilmediği belirtildi. Bu tür iddiaları ortaya atan kişilerin, ellerinde bilgi ya da belge varsa derhal adli makamlara başvurmalarının hem vicdani hem de hukuki bir sorumluluk olduğu ifade edildi. TBMM'NİN SAYGINLIĞI VURGULANDI Son olarak, Meclis’in tüm personelinin bu olaylar nedeniyle zan altında bırakılmasının büyük bir haksızlık olduğu kaydedilerek, “Görevini hukuk ve iş ahlakına uygun sürdüren tüm çalışanlarımızın yanındayız. TBMM’nin saygınlığına gölge düşürmeye çalışan her türlü girişime karşı gereken kararlılık gösterilecektir” denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.