#Recep Tayyip Erdoğan

- Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN O İSME ÇİFTE GÖREV Haber

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN O İSME ÇİFTE GÖREV

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararına göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine atanırken aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirildi. RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANDI 31 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararda, Suver’in Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak görevlendirildiği ifade edildi. Aynı karar kapsamında Suver’in, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görev yapacağı kaydedildi. GÖREVLERİ VE SORUMLULUKLARI Atama ile Suver’in: Cumhurbaşkanlığı bünyesinde politikalar geliştirme ve koordinasyon süreçlerini yönetmesi, Bakan Yardımcısı olarak çevre politikaları, şehircilik uygulamaları ve iklim değişikliğiyle mücadele alanlarında çalışmalara katkı sunması bekleniyor. HASAN SUVER KİMDİR? Hasan Suver, 1961 yılında Sürmene’de doğdu. İlk ve ortaokul eğitimini Trabzon, lise eğitimini Samsun’da tamamladı. Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu ve İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans yaptı. Siyasi ve sivil toplum alanında aktif görevlerde bulunan Suver: AK Parti Fatih İlçe Teşkilatı’nın kurucularından, Fatih Belediyesi Meclis Üyeliği, Üç dönem Fatih Belediyesi Başkan Yardımcılığı, Meclis I. Başkan Vekilliği ve Fatih Kent Konseyi Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu. 2018 – 2019 yılları arasında ise Fatih Belediyesi Başkanlığı yaptı. Ayrıca pek çok sivil toplum kuruluşunda yönetim kurulu üyeliği bulunan Suver’in beş adet kitabı bulunuyor. İngilizce bilen Suver, evli ve 3 çocuk babasıdır. Hasan Suver, 26 Aralık 2019’dan bu yana Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak görev yapıyordu ve yeni atamayla bu göreviyle birlikte Cumhurbaşkanlığı’nda da danışman olarak hizmet verecek.

TANJU ÖZCAN VE CHP’Lİ YÖNETİCİLERE BERAAT KARARI Haber

TANJU ÖZCAN VE CHP’Lİ YÖNETİCİLERE BERAAT KARARI

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz ve CHP Merkez İlçe Başkanı Çetin Uç, geçtiğimiz yıl düzenlenen bir yürüyüş sırasında yaptıkları açıklamalar nedeniyle "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılandıkları davadan beraat etti. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuksuz yargılanan üç siyasetçi ve avukatları katıldı. Duruşmada Cumhuriyet Savcısı, sanıkların suç teşkil eden ifadeler kullandığını savunarak cezalandırılmaları yönünde mütalaa verdi. Ancak mahkeme heyeti, sanıkların sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek, üç isim hakkında beraat kararı verdi. YARGILAMAYA KONU YÜRÜYÜŞ 21 MART 2025'TE GERÇEKLEŞTİ Olayın başlangıcı, 21 Mart 2025 tarihinde Bolu’da düzenlenen bir protesto yürüyüşüne dayanıyor. Yürüyüş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı sürecine tepki olarak CHP tarafından organize edilmişti. Etkinliğe çok sayıda partili katılırken, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da yürüyüşte yer almış ve bir konuşma yapmıştı. Yürüyüş sırasında sarf edilen bazı sözlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret içerdiği gerekçesiyle Özcan, Karagöz ve Uç hakkında savcılık tarafından dava açılmıştı. SANIKLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ Duruşma boyunca verdikleri ifadelerde suçlamaları reddeden Tanju Özcan ve diğer sanıklar, söyledikleri sözlerin eleştiri hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Özcan savunmasında, “Demokratik bir ülkede siyasi aktörlerin ve kamu görevlilerinin eleştiriye açık olması gerekir. Yaptığımız konuşma, siyasi bir tepkiydi, hakaret içermez” ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ” VURGUSU Kararını açıklayan Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların sözlerinin siyasi bir eleştiri niteliğinde olduğuna ve Anayasa’da güvence altına alınan ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığına hükmetti. Böylece üç CHP’li isim hakkında açılan dava, beraatle sonuçlandı. ÖZCAN’DAN İLK DEĞERLENDİRME: “ADALET YERİNİ BULDU” Kararın ardından kısa bir açıklama yapan Tanju Özcan, “Hakkımızda açılan bu davanın siyasi bir baskı unsuru olduğunu düşünüyorduk. Mahkeme, haklılığımızı ve ifade özgürlüğünün önemini bir kez daha ortaya koydu. Adalet yerini buldu” dedi.

BAHÇELİ: ÖNÜNE GELEN BİHTER ÖNÜNE GELEN BEHLÜL OLMUŞ! Haber

BAHÇELİ: ÖNÜNE GELEN BİHTER ÖNÜNE GELEN BEHLÜL OLMUŞ!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, son dönemde kamuoyunda tartışma konusu olan özel jet iddialarına değinerek, "Medeniyet mirasımız dört bir yandan hücuma uğruyor. Ünlüsü ünsüzü bataklıkta çırpınıyor. Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş" ifadelerini kullandı. "BU HALLERE NASIL DÜŞTÜK" Bahçeli, bazı kişilerin adlarının karıştığı özel jet olaylarını eleştirerek, yaşananların toplumun değerleriyle bağdaşmadığını belirtti. "Bu hallere nasıl düştük. Yaşanılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır?" diyen Bahçeli, ahlaki yozlaşma karşısında uyarılarda bulundu. EMEKLİ MAAŞI VE İKTİDAR TARTIŞMASI: "İTTİFAK ORTAĞIYIZ, İKTİDAR ORTAĞI DEĞİLİZ" Bahçeli, daha önce en düşük emekli maaşı için kullandığı "sefalet ücreti" ifadesinin arkasında durduğunu yineleyerek, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Cumhur İttifakı ortağı olduğunu ancak iktidar ortağı olmadığını vurguladı: "Biz ne söylediysek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatırız. MHP, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin aldığı kararları desteklemeyi siyasi ahlak gereği olarak görür, ama karar mekanizmasının içinde değildir." CHP’YE VE ÖZGÜR ÖZEL’E ELEŞTİRİ CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, emekli maaşları üzerinden MHP’ye yönelik eleştirilerini de yanıtlayan Bahçeli, "Tatlı su kurnazlıklarına pabuç bırakmayız" diyerek şu ifadeleri kullandı: "CHP boş keseden sallarken, MHP vatandaşlarımızın geçim meselesini kalıcı çözüme kavuşturmak amacıyla ekonomik ve sosyal politikalar üretmektedir." SDG/YPG VE SURİYE MESAJI: "SDG TERÖR ÖRGÜTÜDÜR" Suriye’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, SDG'nin Fırat’ın batısından çıkarıldığını söyledi. SDG ile Kürt vatandaşların ayrı tutulması gerektiğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: "Kürt kardeşlerimiz başka, SDG ve YPG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Kürtler adına konuşamaz. Yeni Suriye’de kapsayıcı, uzlaşmacı bir anayasa yapılmalı; hiçbir etnik grup dışlanmamalıdır." ATLAS ÇAĞLAYAN CİNAYETİ: "TOPLUMSAL DOKU TAHRİP EDİLİYOR" Bahçeli, İstanbul Güngören’de öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’a da değinerek, çocukların suça sürüklenmesine karşı güçlü bir mücadele gerektiğini belirtti: "Ahmet Minguzzi cinayeti tekrar etti. Türkiye’nin toplumsal dokusu tahrip ediliyor. Cinnet, cinayet, sanal bahis, uyuşturucu… Hepsiyle eş zamanlı mücadele etmeliyiz." FİLİSTİN İÇİN ÖNERİ: "BARIŞIN BAŞI ERDOĞAN OLMALI" Bahçeli, Gazze ve Filistin meselesine ilişkin çözüm önerisini de yineleyerek, şu çağrıda bulundu: "Barışın başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı’dır. Tüm dünya bu gerçeği görmelidir."

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DAN 2026 MESAJI Haber

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DAN 2026 MESAJI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yıl mesajında 2025 yılına ilişkin genel değerlendirmelerde bulunurken, 2026 yılı hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. "Laf değil iş üreteceğiz" diyen Erdoğan, Türkiye Yüzyılı reformlarının adım adım hayata geçirileceğini vurguladı. “DEPREM KONUTLARI SÖZ VERDİĞİMİZ GİBİ TESLİM EDİLİYOR” 6 Şubat depremlerine dikkat çeken Erdoğan, afetzedeler için yürütülen konut çalışmalarına değinerek, Hatay’da 455 bininci konutun anahtarının teslim edildiğini hatırlattı. “Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı başardık” diyen Erdoğan, inşaatlarda emeği geçen tüm işçilere, kurumlara ve hayırseverlere teşekkür etti. “EKONOMİDE REFORM YILI OLACAK” 2026’nın, ekonomik reformlarla öne çıkacağını belirten Cumhurbaşkanı, dezenflasyon sürecinin sürdüğünü ve Merkez Bankası rezervlerinin güçlendiğini belirtti. Erdoğan, "Üretimde vites yükselttik, turizmden savunma sanayiine birçok alanda rekora koşuyoruz" dedi. "SURİYE VE GAZZE İÇİN DİPLOMATİK ÇABA SÜRECEK" Dış politika mesajlarında Suriye'deki gelişmelere ve Gazze'deki insani duruma değinen Erdoğan, Suriyeli 600 bin kişinin geri dönüş yaptığını belirterek, “Siyasi birliğini sağlamış güçlü bir Suriye, bölge için de umut kaynağı olacaktır” dedi. Gazze'de kalıcı barış için Türkiye'nin diplomatik çabalarının sürdüğünü belirtti. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNDE ÖNEMLİ EŞİĞİ GEÇTİK" Terörle mücadelede "Terörsüz Türkiye" vizyonuna işaret eden Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak bu sürecin arkasında durduklarını belirterek, “Milli Dayanışma Komisyonu yakında nihai raporunu tamamlayacak” açıklamasında bulundu. Bu sürecin siyasi çıkar hesaplarına kurban edilmemesi gerektiğini de vurguladı. “TÜRKİYE YÜZYILI YOLUNDA KARARLILIKLA İLERLİYORUZ” "2026’da polemik değil icraat konuşulacak" diyen Erdoğan, Türkiye Yüzyılı idealine sahip çıkan herkese teşekkür ederek mesajını şu sözlerle tamamladı: “2026 yılında laf yerine iş, tartışma yerine eser üretmeye devam edeceğiz. Milletimize hizmet yolculuğunda 86 milyonun her bir ferdini kucaklamayı sürdüreceğiz. Yeni yılın ülkemiz ve insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

TBMM’DE BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE “MEZARDA RAKI” GERGİNLİĞİ Haber

TBMM’DE BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE “MEZARDA RAKI” GERGİNLİĞİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bütçe görüşmeleri sırasında, AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Ethem Taş’ın savunma sanayisine ilişkin konuşmasında kullandığı “Mezar başında rakı içenler” ifadesi, Genel Kurul’da gerginliğe neden oldu. TBMM Genel Kurulu’nda, Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere birçok kurumun 2026 yılı bütçesi görüşülmeye başlandı. AK Parti TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında yürütülen görüşmelerde söz alan AK Parti Milletvekili İbrahim Ethem Taş, savunma sanayisindeki gelişmelere değinerek, Türkiye'nin İHA, SİHA ve insansız savaş uçağı Kızıl Elma gibi teknolojilerle dünyada söz sahibi olduğunu vurguladı. Taş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Geçtiğimiz günlerde Kızıl Elma, radarımızın tespit ettiği jet motorlu hedefi milli Gökdoğan füzesiyle tam isabetle vurdu. Böylece Kızıl Elma, dünyada havadan havaya görüş ötesi hedefi vuran ilk insansız savaş uçağı oldu. Bu, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletimizin tarihi bir başarısıdır.” Ancak Taş’ın devamında yaptığı açıklama tartışmanın fitilini ateşledi: “Bu başarıdan rahatsız olanlar var. Kimler rahatsız biliyor musunuz? Mezar başında rakı içenler. Cumhurbaşkanımızın adını anmadan siyaset yapamayanlar, kameraları bantlayanlar, konserlerle milletin parasını israf edenler.” CHP’DEN SERT TEPKİ: “HERKESİN ÖZEL HAYATINA SAYGINIZ OLSUN” Taş’ın bu ifadeleri üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, “Bu ülkede içen içer, içmeyen içmez. Daha önce bu ülkede bazı cumhurbaşkanlarının da içki içtiği kamuoyuna açıktır. Özel hayata bu kadar müdahale edilmesi doğru değildir” diyerek tepkisini dile getirdi. Başarır’ın açıklamalarının ardından AK Parti sıralarından yüksek sesli tepkiler yükseldi. Genel Kurul’da CHP ve AK Parti milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı. Gerginlik, oturumu yöneten Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın araya girmesiyle yatıştırıldı. TBMM’deki bütçe görüşmeleri gergin atmosferde devam ediyor.

EGE ÜNİVERSİTE REKTÖRÜ PROF. DR. MUSA ALCI MAZBATASINI ALDI Haber

EGE ÜNİVERSİTE REKTÖRÜ PROF. DR. MUSA ALCI MAZBATASINI ALDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ege Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Musa Alcı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen törende mazbatasını alarak görevine resmen başladı. Mazbata, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından takdim edildi. Mazbata teslimi sırasında konuşan Prof. Dr. Özvar, Prof. Dr. Alcı’yı tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi. “70. YILDA BU GÖREVİ ÜSTLENMEK GURUR VERİCİ” Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, Ege Üniversitesi gibi köklü bir kurumun 70. yılında rektör olarak atanmanın kendisi için büyük bir onur ve sorumluluk olduğunu vurguladı. Üniversitede çeyrek asırdır görev yaptığını belirten Alcı, “Bu bilim çınarının gelişimi ve gençlerin nitelikli şekilde yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz” dedi. “BİLİM, EĞİTİM VE ARAŞTIRMAYA ODAKLANACAĞIZ” Yeni dönemde üniversitenin tüm kaynaklarının bilim, araştırma ve eğitime öncelik verilerek kullanılacağını ifade eden Alcı, “Köklü araştırma ve eğitim geleneğimizle ulusal ve uluslararası sıralamalarda daha üstlerde yer almak için var gücümüzle çalışacağız. Dijitalleşme ve verimlilik artırıcı önlemlerle hem akademik hem de idari personelimizin yükünü azaltmayı hedefliyoruz” dedi. “TOPLUMSAL SORUMLULUK VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ ÖNCELİK OLACAK” Topluma hizmetin üniversitelerin temel görevlerinden biri olduğunu hatırlatan Alcı, EBİLTEM aracılığıyla üniversite-sanayi iş birliğini güçlendireceklerini belirtti. Ayrıca teknoloji transfer ofisinin daha aktif kullanılacağını ve bilimsel üretimin teknolojiye dönüşmesinin destekleneceğini ifade etti. “ALTYAPIYI GÜÇLENDİRMEK İÇİN MASTER PLAN HAZIR” Ege Üniversitesi kampüsünde yer alan eski binaların altyapı sorunlarını çözmek amacıyla kapsamlı bir master plan üzerinde çalışmalara başlayacaklarını dile getiren Alcı, eğitim ve çalışma ortamını daha huzurlu ve verimli hâle getirmeyi hedeflediklerini söyledi. CUMHURBAŞKANI VE YÖK BAŞKANI’NA TEŞEKKÜR Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a teşekkür eden Rektör Alcı, Ege Üniversitesi’ni “ülkemizin ve dünyanın en önemli bilim üretim merkezlerinden biri” haline getirmek için gece gündüz çalışacaklarını belirtti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İŞVERENE SESLENDİ: KEFENİN CEBİ YOK Haber

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İŞVERENE SESLENDİ: KEFENİN CEBİ YOK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından gerçekleştirilecek olan çalışmalarda işverenleri temsilen yer alan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) heyetinden ellerini taşın altına koymalarını beklediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium’da gerçekleştirilen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) 29. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kurulun, Türkiye, Türk milleti, işverenler ve çalışma hayatının tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını, kurulda alınacak kararlarla belirlenecek yol haritasının işçi, işveren ve sendikasıyla iş dünyasının tamamı için faydalı sonuçlar getirmesini canı gönülden temenni ettiğini söyledi. TİSK camiasının 2,3 milyon çalışanıyla tam 63 yıldır güçlü ve kurumsal bir varlık gösterdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "‘Birlikte mümkün’ anlayışıyla çalışmalarını sürdüren TİSK ailesi ülkemizin gayrisafi yurt içi hasılasına 200 milyar dolar, ihracatına ise 100 milyar doların üstünde çok önemli katkılar sunuyor. Türkiye'nin en büyük 5 yüz sanayi kuruluşunun yer aldığı ISO-500’deki ilk 10 işletmemizin 7 TİSK camiası içerisindedir. İhracatımızın neredeyse yarısı TİSK bünyesindeki işletmeler tarafından gerçekleştiriliyor. Ayrıca TİSK, 40’ın üzerinde ulusal 10’u aşkın uluslararası platformda işverenlerimizi başarıyla temsil ediyor" ifadelerini kullandı. "Dünya değişirken işletmelerimizin ve işverenlerimizin bu yeni gerçekliğe uyum sağlamasa kritik önemlidir" TİSK’in icraat odaklı ve gerçekçi bir yaklaşımla hareket ettiğini memnuniyetle müşahede ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Dünya değişirken, küreselleşme tüm hızıyla devam ederken, teknoloji baş döndürücü bir şekilde ilerlerken işletmelerimizin ve işverenlerimizin bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması kritik önemdedir. Bu anlamda planlamadan seri üretime, istihdam politikasından proje uygulama süreçlerine, ihracat stratejilerinden dijital dönüşüme, reel sektörün tüm aktörlerinin yeni şartlara hızla adapte olması büyüme ve kalkınmanın yanı sıra küresel rekabette de elimizi güçlendiren ekonomimize dinamizm katan önemli faktörlerdir" açıklamasında bulundu. Erdoğan, üç dönemdir refah ve istikrarı tehdit eden sımalarla mücadelede TİSK’in Türk milleti ve devletinin yanında olduğunu açık ve net bir şekilde gösterdiğini belirterek, "Dışarıdan aldıkları talimatlarla siyaset ve toplum mühendisliğine soyunan, vesayete vefa borcunu ödemeye çalışan kimi oluşumların aksine TİSK, kritik dönemeçlerde yerli ve milli bir duruş sergilemiştir" şeklinde konuştu. "İşçi ve işveren arasındaki ilişkilerin adil, sürdürülebilir ve hakkaniyetli olması bizim için vazgeçilmezdir" İşçi ve işveren arasındaki ilişkilerin adil, sürdürülebilir ve hakkaniyetli olmasının kendileri için vazgeçilmez olduğunu aktaran Erdoğan, "Bu ilişki sağlıklı bir zemine oturtulmadığında Allah muhafaza sömürü ve adaletsizliğe giden yol önümüzde açılacaktır. Bu da yalnızca sosyal barışın altını oymakla kalmayacak aynı zamanda birlik ve dayanışma iklimine de zarar verecektir. Geçmişte bunun acı örneklerini millet olarak hep birlikte yaşadık. Anadolu'nun gönül hamurunu mayalayan o büyük insan Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri bu konuda bizlere neler söylüyor? ‘Ekmeği öğrendim, sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini, sonra ekmeği hakça bölüşmenin bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.’ Diğer tüm alanlarda olduğu gibi işçi ve işveren arasındaki ilişkilerde de baktığımız yer hak ve adalet eksenindedir" dedi. "Komisyon çalışmalarında işverenleri temsilen yer alan TİSK heyetinden ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısının yarın gerçekleştirileceğine dikkati çeken Erdoğan, "Komisyon çalışmalarında işverenleri temsilen yer alan TİSK heyetinden ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum. İşçi kardeşlerimize yönelik atacağınız her olumlu adım verimlilik, kazanç ve bereket olarak dönecektir. Hep söylerim, kefenin cebi yok. Dar dünyadan dar bekaya mal mülk değil, adalet, hakkaniyet, dürüstlük üzerine yaşanmış bir hayat ile hayır dualar götüreceğiz. İster siyasetçi ister işveren olalım eğer geride hayırla yad edilen bir miras bırakabiliyorsak işte asıl zenginlik budur. Bahtiyarlık kaynağı budur" ifadelerine yer verdi. Devlet olarak, emekçilerin güvenli ortamlarda gönül huzuruyla ve rahatça çalışabilmesi için tüm imkanları azami ölçüde seferber ettiklerini kaydeden Erdoğan, hem sertifikasyon hem teftiş mekanizmalarını tam anlamıyla işletmeye özen gösterdiklerini söyledi. Ayrıca Erdoğan, İzmir, İstanbul, Bolu ve Kocaeli’nde meydana gelen facialarda ihmali olan kim varsa kamu ve belediye görevlileri dahil olmak üzere kimsenin gözünün yaşına bakılmadığını, işverenlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri titizlikle yerine getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. "2028 için belirlediğimiz 1,9 trilyon dolar milli gelir hedefine emin adımlarla yürüyoruz" İktidar olarak ekonomiden demokrasiye hak ve özgürlüklerden güvenliğe uzanan geniş bir alanda son 23 yılda Türkiye’ye tarihi başarılar yansıttıklarının altını çizen Erdoğan, "Dış politikada sözü, tavrı ve duruşu dikkatle takip edilen, sadece bölgesinde değil küresel ölçekte etki sahibi bir Türkiye'yi sabırla hep birlikte inşa ettik. Dış ticarette sizlerin de emekleriyle ihracatımızı 36 milyar dolardan aldık, kasım ayı itibarıyla 270 milyar doların üzerine çıkarttık. Milli gelirimiz 238 milyar dolardı. 2025 yılı üçüncü çeyrek rakamlarına göre 1,5 trilyon doları aşmış bulunuyoruz. Ekonomik büyümemiz 21 çeyrektir kesintisiz bir şekilde sürüyor. Deprem bölgemizin ihyası için harcanan 90 milyar dolara rağmen bunları başardık. 2028 için belirlediğimiz 1,9 trilyon dolar milli gelir hedefine emin adımlarla yürüyoruz. Merkez Bankası rezervlerimiz güçlenirken ülke risk primimiz düşüyor" diye konuştu. "OVP’nin rehberliğinde enflasyonda nihayet hedefimiz olan tek haneli oranlara mutlaka ulaşacağız Erdoğan, enflasyonda kasım ayında umutları artıran bir tabloyla karşılaştıklarını ve kasım ayında 0,87 gelen enflasyonun doğru yolda olduklarını teyit ettiğini kaydederek, "Hayat pahalılığının temel sebeplerinden biri olan fiyatlama davranışındaki bozulma da yavaş yavaş düzeliyor. Fırsatçılıkla mücadelemiz ise hız kesmeden devam ediyor. Orta Vadeli Program’ın (OVP) rehberliğinde enflasyonda nihayet hedefimiz olan tek haneli oranlara mutlaka ulaşacağız. Bu süreçte hep yaptığımız gibi reel sektörümüzün önerilerine taleplerine ve eleştirilerine kulak vereceğiz. Son kabine toplantımızda emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerine yönelik koruma programını 2026 yılında da devam ettirmeyi kararlaştırdık. İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Ayrıca büyük ölçekli firmalarımızı da programa dahil ediyoruz. Böylece toplam 48 milyar liralık bir destekle 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. 2025 yılı için işverenlerimize asgari ücret desteği olarak her bir işçimiz için malumunuz bin lira veriyoruz. 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde istihdamın korunması amacıyla 53 milyar lira kaynak kullandık. Kadın, Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi Olanların Teşviki programında 24 ila 54 ay arasında sosyal güvenlik desteği sunuyoruz. Bu teşvik programının 2026 yılının sonuna kadar uzatılacağına dair müjdeyi de bugün burada paylaşmak istiyorum" ifadelerini kullandı. İş dünyasının finansman yükünü hafifletmek amacıyla farklı programları devreye aldıklarına da değinen Erdoğan, Merkez Bankası’nın günlük reeskont limitini 300 milyon liradan 15 kat artışla 4,5 milyar liraya çıkardığını söyledi. "Sadece ekonomimize maliyeti 2 trilyon doları bulan terör meselesini sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz" İş dünyasının desteğini bekledikleri meselelerden bir diğerinin de ‘Terörsüz Türkiye’ süreci olduğunu belirten Erdoğan, "Sizleri, 40 kırk yıldır ülkenin ayağına pranga olan terör sorununun çözümünün ülkemiz aslından ne manaya geldiğini en iyi bilenlerdensiniz. Türkiye'nin bu yükten kurtulduğunda hangi ölçekte bir potansiyelin çarpan etkisiyle devreye gireceğini hepimiz tahmin edebiliyoruz. Sadece ekonomimize maliyeti 2 trilyon doları bulan terör meselesini artık sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz. Bunu da olabilecek en geniş toplumsal ve siyasal mutabakatla milletimizin değerleriyle örtüşen bir zeminde yapmanın hassasiyeti içindeyiz. Gayemiz belli; artık kan akmasın, ocaklara ateş düşmesin ve yürekler dağlanmasın. Türkiye bu sorunu gündeminden tamamen çıkarsın. Terörden beslenen odakların tahrip edici, tahrik edici söylemlerine rağmen iktidar ve ittifak olarak ilk günden itibaren hem samimiyetimizin hem de kararlılığımızı yeter ki bu sorun çözülsün diye en yüksek düzeyde olduğunu gösterdik. Yine ittifak olarak elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koyduk" dedi. "Meclisimizde kurulan komisyon çok önemli bir misyon üstlendi" Terörsüz Türkiye sürecine muhalefet partilerinin de dahil olması için daima yapıcı davrandıklarını, uzlaşmacı bir tavırla hareket ettiklerini aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Meclisimizde kurulan komisyon kritik eşiklerde su koyuverenler olsa da gerek şeffaflık gerekse siyaset ve ilgili tüm tarafların katkısının alınması noktasında çok önemli bir misyon üstlendi. Milletimizin sürece dair umutlarını güçlendiren komisyonun aynı özgüvenli yaklaşımı son ana kadar devam ettireceğine inanıyorum. Komisyon raporunun sürecin önünü açacak öneri ve değerlendirmeleriyle müteakip adımlar için ortak bir perspektif çizmesini temenni ediyorum. Bunun yolu da sağduyuyla, samimiyetle hareket ederek bu tarihi süreci başta günlük siyasetin geçici tartışmaları olmak üzere küçük hesaplara kurban etmemekten geçiyor. Biz ilk günden beri bu hassasiyetimizi koruyoruz ve koruyacağız. ‘Yarımı yeme bütünü bölme’ anlayışıyla hiçbir yere varılmaz. Terörsüz Türkiye menziline ancak özgüvenle ve cesaretle ulaşabiliriz. Başarısız olmamızı bekleyenleri ancak bu şekilde hüsrana uğratabiliriz. Türkiye'yi yarım asırlık bu sıkıntısından ancak bu şekilde kurtarabiliriz."

MHP'Lİ BAŞKAN: ERZURUMLUYA ZULMEDENİ ERZURUM’A KURBAN EDERİZ Haber

MHP'Lİ BAŞKAN: ERZURUMLUYA ZULMEDENİ ERZURUM’A KURBAN EDERİZ

MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, sosyal medya hesaplarından tehdit gibi açıklama yayınladı. Şehir Hastanesi yönetimini sert sözlerle eleştiren Yurdagül, "Vatandaşlarımızdan gelen yoğun şikayet ve talep sebebiyle olaya bizatihi bizler tarafından müdahale etmek şart olmuştur. 'Erzurumluya zulmedeni, Erzurum’a kurban ederiz'" dedi. MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, Erzurum Şehir Hastanesi’nde yaşandığını iddia ettiği usulsüzlükler ve kötü yönetim uygulamalarına sert tepki gösterdi. Yurdagül, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, İl Sağlık Müdürlüğü’nün durumu bilmesine rağmen herhangi bir müdahalede bulunmadığını ifade ederek, "Erzurum’a ve Erzurumlu’ya zulmedeni de Erzurum’a kurban ederiz" dedi. "HİÇ KİMSE DEVLETE, MİLLETE AİT OLANI BABASININ MALI GİBİ KULLANAMAZ" Yurdagül’ün açıklamasında; hastanede yolsuzluk, adam kayırma, yüz kızartıcı suçlara göz yumulması ve hastalara kötü muamele iddialarını gündeme getirdi. "Hiç kimse devlete, millete ait olanı babasının malı gibi kullanamaz" diyen MHP İl Başkanı, vatandaşlardan gelen yoğun şikâyetler ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün sessiz kaldığını, bunun üzerine partinin devreye girmek zorunda kaldığı ifade etti. MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül’ün sosyal medya üzerinden 'Kamuoyunun Dikkatine' başlığı ile yayımladığı açıklama şöyle: "Cumhuriyet tarihinde en büyük ve en kapsamlı yatırımların yapıldığı günümüzde, Cumhur İttifakımız, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde memleketimize hizmet etmek adına var gücüyle çalışıyor ve Erzurum’da bu yatırımlardan nasibini alıyor. Bu hizmetlerden biriside Erzurum’a yapılan Şehir Hastanesidir. Uzun bir zamandır şehrimize ve hatta bölgemize hizmet veren Erzurum Şehir Hastanesinde yaşanan, hemşehrilerimizi ve duyunca bizleride ciddi anlamda rahatsız eden olaylar silsilesi kamuoyunun gündemini meşgul etmektedir. "Bizler tarafından müdahale etmek şart olmuştur" Hastane yönetimi yolsuzluk, adam kayırma, yüz kızartıcı suçlara göz yumma, hastalara kötü muamele başta olmak üzere birçok münferit suçla itham edilmekte ve herhangi bir düzeltme yapılmamaktadır. Bu duruma müdahale İl Sağlık Müdürlüğü tarafından da yapılmadığı için, vatandaşlarımızdan gelen yoğun şikayet ve talep sebebiyle olaya bizatihi bizler tarafından müdahale etmek şart olmuştur. "Yaşanan olaylar silsilesine kayıtsız kalmamız düşünülemez" Erzurum’da, Erzurumlu da bizim kırmızı çizgimizdir. Şehrimiz için sağlık alanında bu denli büyük bir yatırımın kendini bilmez birkaç kişi tarafından kötüye kullanılması kabul edilebilir değildir. Yaşanan olaylar silsilesine kayıtsız kalmamız, en başta Erzurumlu hemşehrilerimize olan sorumluluğumuz gereği düşünülemez. Erzurum Şehir Hastanesi Başhekiminin görev ve sorumluluk alanında yaşanılan olumsuzlukların bize iletildiği gibi il sağlık müdürlüğüne de talep ve şikayet olarak iletildiği, herkesin malumu olmasına rağmen ortada somut bir yaptırımın söz konusu olmaması da ayrı bir aymazlıktır. "Hiç kimse devlete, millete ait olanı babasının malı gibi kullanamaz" Hiç kimse devlete ait olanı, millete ait olanı babasının malı gibi kullanamaz. Biz bu duruma gereken müdahaleyi yapar, suçlulara gerekli cezanın verilmesi için tüm yargı yollarını sonuna kadar devreye sokarız. Bizim, canımız da malımız da Erzurum’a ve Erzurumluya kurbandır. Lakin, Erzurumluya zulmedeni de, Erzurum’a kurban ederiz. Bu böyle biline! Saygı ve hürmetlerimle."

ÖZEL: TÜRKİYE DE ESKİŞEHİR DE SATILIK DEĞİLDİR, SATTIRMAYIZ Haber

ÖZEL: TÜRKİYE DE ESKİŞEHİR DE SATILIK DEĞİLDİR, SATTIRMAYIZ

''Türkiye de Eskişehir de satılık değildir, sattırmayız''. CHP lideri Eskişer'den böyle seslendi. CHP'den 'nadir toprak elementleri' için Eskişehir'de tarihi mitingde Özgür Özel, Erdoğan'a 'Trump' göndermesi yaptı. 'Sattırmayız!'CHP’nin her hafta Türkiye’nin başka bir ilinde düzenlediği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 64'üncüsü Eskişehir'de düzenlendi. "Nadir toprak elementleri"ne (NTE) ilişkin önemli mesajlar veren CHP lideri Özgür Özel, Erdoğan'a "Tump" üzerinden yüklendi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Silivri’deki İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim sloganlarıyla her hafta başka bir ilde düzenlediği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 64.'sü Eskişehir'de düzenlendi. Gazi Yakup Satar Caddesi, Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitinge binlerce Eskişehir'li katıldı. Kalabalık, "Hak hukuk adalet" ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları attı. ''ERDOĞAN GİTTİ, MEŞRUİYETİ TRUMP'TA ARADI'' Miting'de konuşan CHP lideri Özgür Özel şunları söyledi: ''Türkiye'de sıfırı tüketen, siyaseten artık meşruiyetini yitiren, sandık kurulsa seçimi kaybedeceğini bilen birisi, meşruiyeti de geleceği de Amerika'da aramak için yola çıktı. Erdoğan gitti, meşruiyeti Trump'ta aradı, ABD'de aradı. Gitti Oval Ofise oturdu. Trump, görüşmeden memnuniyetini aktardı. Ruhban Okulu'nu Erdoğan'a söyletti.'' "SANA SATTIRMAYIZ!" Eskişehir'deki nadir elementler konusuna geniş ver veren Cumhurbaşkanı Recep Tayiip Erdoğan'ın bölgedeki nadir elementlerin satışı için ABD ile anlaştığı yüönündeki iddiasını şu sözlerle yeniledi: ''Dünyada beşinci en büyük rezerv Türkiye'de, Eskişehir'de. Büyük bir oyunla karşı karşıyayız. Erdoğan, Trump'a 'nadir toprak elementleri'ni ham cevher olarak vermeyi taahhüt ediyor. Eğer bunu verirsek, altın yumurtlayan tavuğu vermiş oluruz. Eğer bunu verirsek, geleceği vermiş oluruz. Nadir elementler bu ülkenin geleceğidir, sana sattırmayız!'' CHP Genel Başkanı Özgür Özel, nadir toprak elementlerinin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önemine dikkat çekerek, Eskişehir mitingi için çağrıda bulunmuştu. Özgür Özel, miting sonrasında ise sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı:

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.