#Sürdürülebilirlik

- Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA BÜYÜKŞEHİR’DEN EKOLOJİK TEMELLİ KENTSEL DÖNÜŞÜM ADIMI Haber

BURSA BÜYÜKŞEHİR’DEN EKOLOJİK TEMELLİ KENTSEL DÖNÜŞÜM ADIMI

Bursa Büyükşehir Belediyesi, çarpık ve plansız yapılaşmış bölgelerde bütüncül bakış açısıyla kentsel dönüşüm tasarım çalışmalarına başladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, birinci derece deprem kuşağında olan Bursa’nın afet riskine karşı daha dirençli hale gelmesi, düzensiz yapılaşmanın önlenmesi ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması için çalışmalarını sürdürüyor. 380 HEKTARLIK ALANDA KAPSAMLI DÖNÜŞÜM Bu çerçevede Bursa Planlama Ajansı tarafından Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan’ın koordinasyonunda yürütülen Ekolojik Temelli Bütüncül Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında ilk etapta Merinos Parkı çevresi ile Soğanlı ve çevre mahalleleri kapsayan yaklaşık 380 hektarlık alanda kapsamlı bir dönüşüm süreci ele alınıyor. Bursa’nın merkezinde yer alan bölgelerde, uzun yıllarda oluşan plansız yapılaşma, dar parseller, yetersiz yol genişlikleri ve eskiyen yapı stoku; hem yaşam kalitesini düşüren hem de deprem riski açısından kırılgan bir kentsel yapı ortaya koyuyor. Deprem riski açısından öncelikli alanlar arasında yer alan bölgede, güvenli, sağlıklı ve doğayla uyumlu yaşam çevrelerinin yeniden kurulmasını hedefliyor. MAHALLE ÖLÇEĞİNDE GÜÇLÜ KAMUSAL ALANLAR Kentsel dönüşümü yalnızca yapı yenileme olarak ele almayan çalışma, ulaşım, açık-yeşil alan sistemi, sosyal yaşam ve ekolojik sürdürülebilirlik bileşenleriyle birlikte değerlendiren bütüncül bir planlama yaklaşımı sunuyor. Hazırlanan ‘Ekolojik Temelli Bütüncül Kentsel Tasarım Planı’; blok nizam yerleşim modeliyle daha büyük ve düzenli imar adaları oluşturmayı, yapılaşmayı kontrollü biçimde yeniden kurgulamayı ve mahalle ölçeğinde güçlü kamusal alanlar üretmeyi amaçlıyor. Dar ve işlevsiz ara yolların kaldırılmasıyla elde edilen alanlar yeşil altyapıya dâhil edilirken; yapı adalarının merkezinde konumlanan avlular, meydanlar ve açık alanlarla mahalle yaşamı destekleniyor. Zemin katlarda bırakılan yaya geçişleri ve iç bağlantılar sayesinde kesintisiz yaya dolaşımı sağlanıyor. ÇOCUKLAR İÇİN ARAÇ TRAFİĞİNDEN ARINDIRILMIŞ ÇEVRE Planlama sürecinin temel önceliklerinden birisi de günlük yaşamın yaya öncelikli kurgulanmasıdır. Eğitim, park ve sosyal donatı alanları arasında 1–2 kilometre aralığında, kesintisiz ve güvenli yaya ulaşımı sağlanarak çocukların ve kentlilerin araç trafiğinden arındırılmış bir çevrede hareket edebilmesi hedefleniyor. Araç trafiği ise kontrollü biçimde çevre yollara yönlendirilerek yaya güvenliği önceliklendiriliyor. AĞAÇ SAYISININ 45 BİNİN ÜZERİNE ÇIKARILMASI HEDEFLENİYOR Yeşil altyapı, projenin ana taşıyıcı unsurlarından biri olarak ele alınıyor. Mevcut durumda sınırlı olan yeşil alan oranı, parsel içi pasif yeşil alanlarla birlikte önemli ölçüde artırılıyor. Ağaç sayısının yaklaşık 1.500’den 45 binin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Kurakçıl ve iklime dayanıklı bitki türleriyle oluşturulan sistem, kentin mikro klimasını iyileştirirken afet anlarında güvenli toplanma alanları da sunuyor. Bahçe duvarlarının kaldırılmasıyla açık, geçirgen ve paylaşımcı bir kamusal yaşam anlayışı güçlendiriliyor. Yapılaşma kararları, enerji verimliliğini önceleyen ‘Pasif Ev’ yaklaşımıyla destekleniyor. Kompakt blok nizam yapı formu sayesinde fosil yakıt kullanımını minimize eden, düşük enerji tüketimli ve uzun vadede sürdürülebilir konut alanları oluşturulması hedefleniyor. KUZEY BULVARI PROJESİ Bu bütüncül dönüşüm yaklaşımının en önemli mekânsal bileşenlerinden biri ise Kuzey Bulvarı Projesi. Ankara–İzmir Yolu’na alternatif olarak planlanan ve kentin kuzey aksında süreklilik gösteren Kuzey Bulvarı; yalnızca bir ulaşım hattı değil, Bursa’nın farklı kentsel parçalarını birbirine bağlayan güçlü bir kentsel omurga olarak ele alınıyor. Yaklaşık 65 metre genişliğinde tasarlanan bulvarın, Ekolojik Temelli Bütüncül Kentsel Tasarım Planı kapsamındaki yaklaşık 3,7 kilometrelik bölümü planlama alanından geçiyor. YEREL ULAŞIMI GÜVENCE ALTINA ALIYOR Kuzey Bulvarı; servis yolları, yaya ve bisiklet yolları ile desteklenen kesiti sayesinde araç trafiğini düzenlerken, yerel ulaşımı ve kamusal mekân sürekliliğini de güvence altına alıyor. Metro ve tramvay hatlarının kesiştiği düğüm noktalarında önerilen özel proje alanları, kentsel yönlenmeyi kolaylaştıran, kamusal kullanımlarla desteklenen ve kent içerisinde yeni cazibe merkezleri oluşturacak mekânsal odaklar olarak kurgulanıyor. “EKOLOJİK TEMELLİ YEŞİL SİSTEME UYGUN” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 380 hektarlık alanda yeni bir kentsel tasarım anlayışının hayata geçirildiğini belirterek, “Yeni alternatif yolları da bu planlama süreçlerinde ortaya çıkıyor. Ankara–İzmir Yolu’nda, Mudanya Yolu’na paralel olacak şekilde 65 metrelik Kuzey Bulvarı’nı ortaya çıkaran bir planlama yapıldı. 380 hektarlık alanda, ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yürüyerek gidebileceği kentsel tasarımı aralıksız sürdürüyoruz” dedi. DOĞAYLA UYUMLU DÖNÜŞÜM MODELİ Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Bursa Planlama Ajansı Kentsel Tasarım Birimi tarafından geliştirilen yaklaşım; kentsel dönüşümü yoğunluğu artıran bir süreç olarak değil, doğayla uyumlu, enerji verimli, sosyal ilişkileri güçlendiren ve güvenli yaşam çevreleri oluşturan bir dönüşüm modeli olarak ele alıyor. Aşamalı ve esnek biçimde uygulanması öngörülen planlama süreci, Bursa için sürdürülebilir ve yaşanabilir bir kentsel geleceğin temelini oluşturmayı amaçlıyor.

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ'NDE GELECEĞE YATIRIM SÜRÜYOR Haber

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ'NDE GELECEĞE YATIRIM SÜRÜYOR

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), teknoloji ve inovasyon odaklı vizyonuna bir yenisini ekleyerek, ileri yapı malzemeleri alanında sektöre yön verecek olan "3B Yazdırılabilir Beton Laboratuvarı"nın açılışını gerçekleştirdi. İnşaat Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Mardani koordinatörlüğünde hizmet verecek olan laboratuvarın açılış törenine Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediye Başkanı Vekili Emrah Mutlu, İMO Bursa Şubesi Başkanı Atilla Erdem ile çok sayıda akademisyen ve sektör temsilcisi katıldı. Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Birimi desteğiyle hayata geçirilen laboratuvar, sürdürülebilir ve inovatif yapı çözümleri üzerine nitelikli araştırmalara ev sahipliği yapacak. Açılışta konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Mühendislik Fakültesi ve İnşaat Mühendisliği bölümünün üniversitenin en dinamik birimleri arasında yer aldığını hatırlattı. BAP birimi aracılığıyla öz kaynaklarını bilimsel araştırmalar için en etkin şekilde kullandıklarını belirten Rektör Yılmaz, proje ve yayın kültürü güçlü olan akademisyenlerin bu fonlardan öncelikli olarak yararlandığını ifade etti. Prof. Dr. Ali Mardani’nin bilimsel başarısı ve yayın taahhüdü ile bu desteği hak ettiğini dile getiren Yılmaz, üniversite içindeki fonların yanı sıra dış fonların kullanımının da akademik derinlik açısından kritik önem taşıdığını belirterek laboratuvarın hayırlı olmasını diledi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise modern üretim anlayışında makinelerden ziyade akıl, yazılım, tasarım ve inovasyonun ön planda olduğunu vurguladı. Büyükşehir Belediyesi olarak bilime olan inançlarının tam olduğunu ifade eden Gazioğlu, üniversite bünyesinde geliştirilen bu tür fonlamaların ve iş birliklerinin arkasında durmaya kararlı olduklarını belirtti. Bursa’nın ancak bu tür yüksek teknolojili projelerle gerçek anlamda gelişebileceğini söyleyen Gazioğlu, yerel yönetim olarak bilimsel gelişimin her aşamasında destek vermeye hazır olduklarını yineledi. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetim olarak teknoloji, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı bir belediyecilik anlayışını benimsediklerini söyledi. Dünyadaki teknolojik gelişmelerin Bursa ve Türkiye’de eş zamanlı olarak karşılık bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Taban, laboratuvarda üretilen 3 boyutlu yazıcı çıktılarını ve kent mobilyalarını son derece kıymetli bulduğunu belirtti. Bilimin sanayi şehri Bursa’nın güçleriyle birleşmesinin büyük işlere kapı aralayacağını ifade eden Taban, bu inovatif girişimin gelecekteki daha büyük projelerin sembolik bir başlangıcı olduğunu vurguladı. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gemlik’in bir deprem bölgesinde yer alması nedeniyle yeni nesil inşaat teknolojilerine duyulan ihtiyacın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üniversite ile iş birliği içerisinde yürütülen protokollerin önemine değinen Deviren, ilçenin sadece sanayi değil, aynı zamanda tarım ve turizm kimliğiyle de bilimin ışığında gelişmesi gerektiğini ifade etti. Üniversite-kent buluşmasının bir parçası olmaktan gurur duyduğunu belirten Deviren, akademik bilginin saha uygulamalarındaki rehberliğine her zaman ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. Laboratuvarın vizyonunu paylaşan Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Mardani, merkezin ekonomik ve ekolojik yaklaşımlarla 3 boyutlu yazdırılabilir yüzey sistemleri üzerine yoğunlaşacağını belirtti. Mardani, çalışma alanlarının sadece beton basmakla sınırlı olmadığını; kent mobilyalarından yapay resiflere, hava kalitesini iyileştiren fotokatalitik yüzeylerden geçirgen malzemelere kadar geniş bir yelpazede Ar-Ge yürüteceklerini ifade etti. Sanayi ortaklı projelerin hâlihazırda TÜBİTAK sürecinde olduğunu müjdeleyen Mardani, Jet Robotik, Cihan Grup ve Kalekim-Lyksor Kimya gibi paydaşların desteğiyle bilimsel bilginin ticarileşerek toplumsal faydaya dönüşmesini hedeflediklerini vurguladı.

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK BULUŞMA NOKTASI HALİNE GELDİ Haber

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK BULUŞMA NOKTASI HALİNE GELDİ

Bursa Business School (BBS), ulusal ve uluslararası ölçekte ses getiren organizasyonlarla Türkiye'nin stratejik buluşma noktası haline geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın vizyonuyla çevre, enerji, gıda, otomotiv, şehircilik, dijital dönüşüm ve liderlik gibi birçok alanda düzenlenen üst düzey organizasyonlar; kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini Bursa’da bir araya getirdi. Bursa Business School, bu yönüyle yalnızca bir eğitim merkezi değil, ortak aklın üretildiği, politika ve stratejilerin şekillendiği bir platform olarak öne çıktı. Bursa Business School, 2025 yılında düzenlediği bu zirvelerle sadece sektörlerin güncel gündemlerini ele almakla kalmadı; aynı zamanda Türkiye genelinde ulusal düzeyde iş dünyası, kamu ve akademi arasında köprüler kuran bir platform haline geldi. Stratejik Zirvelerle Geleceğe Yön Veren Platform 2025 yılı boyunca düzenlenen forum ve zirveler; yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dirençli şehirler, enerji dönüşümü ve gıda arz güvenliği gibi kritik başlıklarda kapsamlı değerlendirmelere zemin hazırladı. Ulusal ve uluslararası düzeyde katılımcı profiline sahip organizasyonlar, Türkiye’nin farklı sektörlerdeki dönüşüm sürecine katkı sunarken, Bursa Business School’u referans bir buluşma noktası haline getirdi. İş Dünyası, Kamu ve Akademi Aynı Çatı Altında Bursa Business School’da gerçekleştirilen etkinlikler, iş dünyasının ihtiyaçları ile kamu politikaları ve akademik bilgi birikimini aynı zeminde buluşturdu. Sürdürülebilir Gıda ve Arz Güvenliği temasıyla düzenlenen Uludağ Gıda Zirvesi, Yapay Zeka ve Otomotiv Sektöründe Gelecek Stratejilerinin ele alındığı Next Level Uludağ Zirvesi, Şimdi Dönüşüm: Yenilikçi Yarınlar mottosuyla düzenlenen Uludağ Dirençli Kentler Zirvesi ile Geleceğin Enerji Stratejisine dikkat çeken Uludağ Enerji Zirvesi Bursa Business School’da yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin çevre, iklim değişikliği ve kalkınma hedefleri doğrultusunda ikinci kez gerçekleştirilen Uludağ Çevre Forumu ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlendi. Bakanlık temsilcileri, sektör liderleri, uzmanlar ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen programlar, hem karar alıcılara hem de sektör temsilcilerine yol gösterici çıktı ve öneriler sundu. Eğitimden Tedarik Zincirine Güçlü Ekosistem BBS, 2025 yılında yalnızca zirvelere değil; tedarikçi buluşmaları, sektörel eşleştirme programları ve yeni nesil eğitimlere de ev sahipliği yaptı. Savunma, otomotiv, turizm ve hizmet sektörlerine yönelik düzenlenen programlar, firmalar arası iş birliklerini güçlendirirken, B2B pazarlama ve satış programı, kadın liderlik ve veri odaklı yönetim gibi alanlarda gerçekleştirilen eğitimler iş dünyasının insan kaynağına doğrudan katkı sağladı. Dünya markalarının lansmanlarından üst düzey yönetici eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Bursa Business School, Uludağ’ı küresel ölçekte cazibe merkezi haline getirmeye devam ediyor. "BBS Kongre Turizminde Çekim Merkezi" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Uludağ’ın kalbinde, tarihi kimliği ve sahip olduğu benzersiz fiziki imkânlarla hayata geçirilen Bursa Business School’un, kentin ve bölgenin dönüşüm vizyonunda stratejik bir rol üstlendiğini söyledi. Bursa Business School’un bugün dünya genelinde öne çıkan ilk üç destinasyon arasında yer aldığını belirten İbrahim Burkay, merkezin Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın önemli eğitim merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Bursa Business School’un kongre turizmi açısından da güçlü bir çekim noktası olmayı hedeflediğini dile getiren Burkay, bu yapının turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı. Dört Mevsim Uludağ Hedefi Gerçekleşecek İbrahim Burkay, önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ’ın, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı marka değerinin hakkını verecek bir konuma ulaşacağını, yılın 365 günü dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan bir merkez haline geleceğini kaydetti. Bu yıl da Bursa Business School ev sahipliğinde en az 10 zirve düzenleneceğini açıklayan Burkay, söz konusu organizasyonlarla Uludağ ve Bursa’nın bölgesel ve uluslararası ölçekte etkisinin ve gücünün daha da artacağını söyledi. İbrahim Burkay, "Bursa Business School, önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere değişimin, dönüşümün ve yenilenmenin en güçlü sahaları arasında yer alacak. BBS, dört mevsim Uludağ hedefimizde çok güçlü bir role sahip. Uludağ’daki tüm otel ve tesislerimiz de bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecek." dedi.

BURSA'DA PLASTİK DÖNÜŞÜMÜ ÖDÜL GETİRDİ Haber

BURSA'DA PLASTİK DÖNÜŞÜMÜ ÖDÜL GETİRDİ

Bursa Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında plastik atıkları yüksek teknoloji ve yenilikçi yöntemlerle doğaya zarar vermeden dönüştürerek ham madde olarak yeniden üretime kazandıran Türkiye’nin öncü markası Burpol Polimer Plastik, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nde "Sürdürülebilirlik Stratejisi" kategorisinde sektör devlerinin ardından 3.’lük ödülüne layık görüldü. Ülke genelinden sektörünün öncüsü yüzlerce firmanın değerlendirildiği yarışmada dereceye giren Burpol Polimer Plastik, böylece başarısını bir kez daha taçlandırmış oldu. 2025 yılı İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank’ın da katılımıyla İstanbul Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1995 yılından bu yana düzenlediği İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri; öne çıkan başarılı ürün ve projeleri ödüllendirerek sanayide yeşil dönüşüm vizyonuna öncülük ediyor. Sürdürülebilir üretim yaklaşımını yaygınlaştırmak adına atılan adımları destekleyen bu prestijli ödül töreninde "Çevre", "Enerji Verimliliği" ve "Sürdürülebilirlik" ana başlıklarında toplam 6 kategoride ülke genelindeki başarılı firmalara ödül veriliyor. Törende bir konuşma yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nin, İSO’nun sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme verdiği önemin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, "Bu ödüllerle; üretim süreçlerinde olumsuz çevresel etkiyi azaltan, enerji ve kaynak verimliliğini artıran, döngüsel ekonomiye somut katkı sağlayan, yenilikçi ve öncü uygulamaları hayata geçiren firmalarımızı görünür kılıyoruz. Ödüle hak kazanarak sanayimizin geleceğine duyduğumuz güveni pekiştiren ilham verici şirketlerimizi, çevre dostu ürün ve projeleri hayata geçiren, sürdürülebilirliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası hâline getiren tüm sanayi kuruluşlarımızı ortaya koydukları değerli çalışmalar için kutluyorum" dedi. "Yeşil dönüşüm geleceğe karşı ortak bir sorumluluktur" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ise, sanayinin rekabet gücünün artık yalnızca üretim kapasitesiyle ölçülmediğini, çevresel performans, karbon ayak izinin azaltılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının küresel değer zincirlerinde kalıcı bir yer edinmenin temel şartı haline geldiğini belirterek, "Bu alanlar bir tercih olmaktan çıkarak açıkça bir zorunluluk haline geldi. Bugün burada yalnızca başarılı projeleri ödüllendirmek için değil, Türkiye sanayisinin geleceğini dönüştüren güçlü bir iradeyi görünür kılmak için bir aradayız. Bugün ödüllendirilen projeler, yeşil dönüşümün sanayide nasıl somutlaştığını açık biçimde ortaya koyuyor. Atık oluşumunu azaltan, döngüsel ekonomi süreçlerini üretime entegre eden, çevresel etkileri azaltan, enerji talebini yöneten ve geri kazanım ilkelerini benimseyen çalışmalar; sanayimizin dönüşüm kapasitesini net biçimde gösteriyor. Yeşil dönüşüm yalnızca bir çevre politikası değil, geleceğe karşı ortak bir sorumluluktur. Bu dönüşümü ancak birlikte hareket ederek, sanayimizi güçlendirerek ve kimseyi geride bırakmadan başarabiliriz. Daha çevreci ve daha rekabetçi bir Türkiye hedefiyle tüm paydaşlarımızla çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. "Gurur duyuyoruz" "Sürdürülebilirlik Stratejisi" kategorisindeki 3.’lük ödülünü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın elinden alan Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, ödüle layık görülmekten gurur duyduklarını belirterek, "Başarımızın, ulusal ölçekte bir kez daha ödüllendirilmesi ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ödülü, Burpol markasının başarı yolculuğunda payı olan tüm çalışma arkadaşlarım adına alıyorum" diye konuştu. Yıldırım, "Sürdürülebilirlik Stratejisi Ödülü, sürdürülebilirlik yönetimi konusundaki uygulamalarının tüm yönetim kademelerinde ele alındığını, sürdürülebilirliğin karar alma süreçlerine etkisinin varlığını, sürdürülebilirlik konusunda politika, hedef ve stratejiler geliştirildiğini ve kurumsal sürdürülebilirlik anlayışının yerleştiğini, firma faaliyetlerinin topluma ve tüm paydaşlarına olumlu katkılar sağlandığını kanıtlayan firmalara veriliyor" dedi. Çağımızın üretim ve tüketim anlayışını belirleyen yeşil dönüşüm anlayışının, iklim krizi, hava kirliliği, doğal kaynakların azalması gibi çevresel problemleri çözmeye yönelik bir strateji olarak ele alındığını, sanayi açısından ise ürün, ham madde ve teknoloji seçimlerinde kapsamlı bir dönüşümün ön plana çıktığı yeni bir düzen kurulduğunu dile getiren İlkay Yıldırım, bu doğrultuda teknoloji odaklı üretimin öneminin artarken küresel anlamda rekabetçi olabilmek için sanayinin daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital olmasının bir gereklilik halini aldığını ifade etti. "Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam" Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, "Plastik kirliliğiyle mücadeleye ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaya ilk günkü heyecanla devam edeceğiz. Küresel bir sorun haline gelen plastik kirliliği sorununu hep birlikte çözebiliriz. Burpol Polimer Plastik olarak daha temiz ve sağlıklı bir dünya için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. Burpol Polimer Plastik, 2023 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin "Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması"nda "En Çevre Dostu Kadın Girişimci Ödülü"ne, 2024’te de Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGÇEV) düzenlediği "Plastik Geri Dönüşüm Ödül Töreni"nde "Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü-Otomotiv ve Elektrik Ürünlerinde Kullanılan ve Geri Dönüştürülmüş Malzeme İçeren Plastik Parçalar" kategorisinde ödüle layık görülmüştü.

UEDAŞ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BÜYÜK ÖDÜLÜ’NÜ ALAN TEK KURUM OLDU Haber

UEDAŞ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BÜYÜK ÖDÜLÜ’NÜ ALAN TEK KURUM OLDU

UEDAŞ sürdürülebilirlik büyük ödülü’nü alan tek kurum oldu.Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen 2. Sürdürülebilirlik Konferansı, Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Konferans, kurumsal ve bireysel sürdürülebilirlik bilincinin artırılması ve sektörel farkındalık oluşturulması amacıyla alanında uzman isimleri ve iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Konferansta üretim süreçlerinin çevresel etkilerinin azaltılması, iklim değişikliğinin sektörler üzerindeki etkileri ve küresel beklentiler doğrultusunda sürdürülebilirliği kurumsal bir strateji haline getiren kuruluşlar ödüllendirildi. UEDAŞ, Sürdürülebilirlik Büyük Ödülü’nü alan tek kurum oldu. Ödüle ilişkin açıklamalarda bulunan UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, "Sürdürülebilirlik için yalnızca çevresel bir yaklaşım değil; tüm iş süreçlerimizi kapsayan stratejik bir önceliktir. Enerji dağıtım faaliyetlerimizi yürütürken çevresel etkileri azaltan, verimliliği ve dijitalleşmeyi odağına alan projeler geliştiriyoruz. Saha çalışmalarındaki önceliğimiz ise iş sağlığı ve güvenliği. Bu ödül, benimsediğimiz sürdürülebilirlik vizyonunun ve ekiplerimizin kararlılıkla yürüttüğü çalışmaların önemli bir göstergesidir" dedi. Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş., çevresel, sosyal ve yönetişim ilkeleri doğrultusunda, güvenli, verimli ve sürdürülebilir bir enerji altyapısı için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

GENÇ YAŞTA MESLEĞİNİ BIRAKTI: 50 METREKAREDE SAFRAN ÜRETİYOR Haber

GENÇ YAŞTA MESLEĞİNİ BIRAKTI: 50 METREKAREDE SAFRAN ÜRETİYOR

Yüksek katma değerli ve antioksidan açısından zengin olan safran, gramı 600 liradan satışa sunulurken, Yoltaş’ın meslekten üretime uzanan hikayesi dikkat çekiyor. Küçüklüğünden beri çiftçi olmak isteyen ve 2012 yılından bu yana bu alanda araştırmalar yapan 32 yaşındaki Şeyda Yoltaş, üniversitede eğitimini aldığı mali müşavirliği bırakarak tarıma yöneldi. Kiraladığı 50 metrekarelik odada yaklaşık 30 bin safran soğanı yetiştiren Yoltaş, gramı 600 liradan satılan bu değerli baharatla üretici olma hayalini gerçekleştirdi. "ÇİFTÇİLİK, İNSAN SAĞLIĞI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ" Çiftçiliğe başlama sürecini anlatan Yoltaş, “Hep çiftçi olmak istiyordum. 2012’den beri araştırma yapıyorum. Bu ortamı kurabildiğim için safrana karar verdim. Çiftçilik, insan sağlığı açısından çok kıymetli. Bilinçli bir çiftçi olmak, sürdürülebilirlik için çok önemli. Safranın göz sağlığına, cilt sağlığına, hatta kanserli hücrelere karşı faydası var. Tansiyonu düzenleyici ve anti-inflamatuar etkileri de mevcut. Fakat kronik rahatsızlığı olanlar mutlaka doktorlarına danışmalı, ayrıca günde bir bardaktan fazla tüketilmemeli,” dedi. "SAFRANIN İÇERİĞİ ÇOK GÜÇLÜ" Yüksek içerik değeri olan safran hakkında bilgi veren Yoltaş, “Safran takviyelerle de desteklenen, güçlü içeriğe sahip bir bitki. Toprakta yetiştirmek çok zahmetli, bu nedenle pahalı. Ama aslında bir gram safran bir kişiye bir ay yetiyor. Bu nedenle fiyatı görece makul kalıyor,” ifadelerini kullandı. "ODADA ÜRETMEK DAHA MASRAFSIZ VE VERİMLİ" Yoltaş, üretim sürecine ilişkin olarak, “1 Ekim’de safranları odaya aldık, Kasım ortasında hasada başladık. Çiçekler elle ve dikkatlice toplanıyor. Yeşil yapraklara zarar vermemek önemli, çünkü bunlar gelecek yılki üretimi belirliyor. Tarlada bu süreç daha zor ve maliyetli. Odada üretimle daha az iş gücüyle daha yüksek verim sağlanabiliyor,” dedi. "RİSKLERLE KARŞI KARŞIYASINIZ" Açık alanda üretimin daha riskli olduğuna dikkat çeken Yoltaş, “Kapalı ortamda ışık, sıcaklık, nem ve karbondioksit gibi değerleri kontrol edebiliyoruz. Bu, doğada mümkün değil. 30 bin soğanı tek tek elle topluyoruz. El emeği, safranı kıymetli yapıyor,” ifadelerini kullandı. "ASLINDA BEN KAPALI ORTAM TARIMI YAPIYORUM" Yapılan üretime neden “uzay tarımı” dendiğini açıklayan Yoltaş, “Bu sistem uzayda da kullanılabilecek tarım modeli. Ben topraksız değil, kapalı ortam tarımı yapıyorum. Hidroponik, aeroponik gibi çeşitli sistemler var. Burada suni ışık kullanılsa da üretim doğal ve içerik testlerinden geçiyor. Bu ürünler organik ve temizdir. Safranla ilgili pek çok bilimsel makale var, insanlar okuyarak içlerini rahatlatabilir,” diye konuştu.

YEŞİM GRUP, ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİ AĞIRLADI Haber

YEŞİM GRUP, ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİ AĞIRLADI

Yeşim Grup, 'önce insan' yaklaşımı ve eğitime verdiği desteğin bir yansıması olarak uzun yıllardır iş birliği yürüttüğü Türk Eğitim Vakfı ile birlikte Şükrü Şankaya Burs Fonu’ndan yararlanan üniversiteli gençleri Bursa’daki merkez fabrikasında ağırlayarak kurum kültürünü tanıtan anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yeşim Grup, uzun yıllardır iş birliği içinde olduğu Türk Eğitim Vakfı ile "Eğitim İçin Atılan Her Adım Hayatımızı Değiştirir" mottosu doğrultusunda anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Firma kurucularından merhum Şükrü Şankaya’nın vefatının ardından, 2006 yılında, onun insana değer veren yaklaşımını yaşatmak amacıyla kurulan Şükrü Şankaya Burs Fonu’ndan yararlanan üniversite öğrencileri, Bursa’daki merkez yerleşkesinde faaliyet gösteren Almaxtex Tekstil’de bir araya geldi. Etkinlik kapsamında bursiyerler, Yeşim Grup’un kurum kültürünü ve işleyişini yakından tanımak üzere çeşitli departmanlar tarafından hazırlanan oryantasyon sunumlarına katılarak şirketi bütüncül bir perspektifle deneyimleme fırsatı buldu. Buluşmanın açılış konuşmasını yapan Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Yeşim Grup’un insana dokunan tüm projelerinde sürdürülebilir bir değer üretme hedefiyle hareket ettiğini belirterek "Yeşim Grup olarak ‘önce insan’ anlayışını yalnızca bir ilke değil, tüm iş yapış biçimimize yön veren bir değer olarak benimsiyoruz. Kurucumuz merhum Şükrü Şankaya’nın gençlerin eğitimine duyduğu güçlü inanç, bugün Şükrü Şankaya Burs Fonu ile yaşamaya devam ediyor. Eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek, gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri alanlar oluşturmak ve onların geleceğe umutla hazırlanmasına katkı sağlamak bizim için büyük önem taşıyor. TEV ile yıllardır süren iş birliğimiz, bu etkiyi daha da güçlendiriyor. Bugün bursiyerlerimizi Yeşim Grup çatısı altında ağırlamak ve kendilerine ilham olabilecek bir deneyim sunmak bizler için ayrı bir değer taşıyor" dedi. TEV Bursa Şube Başkanı Sertaç Şipka ise konuşmasında firma ile kurulan uzun soluklu iş birliğinin önemine değinerek "Yeşim Grup’un ‘önce insan’ yaklaşımını yıllar önce burada staj yaptığım dönemde yakından tanıma fırsatı buldum. Bu kurumun insana verdiği değerin yıllar içerisinde daha da güçlenerek sürdüğünü görmek büyük bir mutluluk. Bugün bursiyerlerimizin burada ağırlanması hem kendileri için yeni ufuklar açıyor hem de eğitimde fırsat eşitliğine verilen önemin somut bir örneğini ortaya koyuyor. Şükrü Şankaya Burs Fonu, genç kızların hayatına dokunan çok kıymetli bir proje ve bu değerin TEV ile Yeşim Grup iş birliği içinde yaşatılıyor olması bizim için gurur verici. Gençlerin gelecekte burada karşılarına çıkabilecek fırsatları görmeleri ve ilham almaları çok kıymetli" ifadelerini kullandı. Etkinlik, oryantasyon sunumlarının ardından gerçekleştirilen fabrika gezisiyle sona erdi. Bursiyerler hem üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu hem de Yeşim Grup’un sürdürülebilirlik, kapsayıcılık ve insan odaklı çalışma kültürünü yakından gözlemledi. Bu önemli iş birliği, eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunmaya ve gençlerin kariyer yolculuklarına ilham vermeye devam edecek.

O İLİMİZDE EMEKLİ SAYISI AKTİF ÇALIŞANLARI GEÇTİ Haber

O İLİMİZDE EMEKLİ SAYISI AKTİF ÇALIŞANLARI GEÇTİ

Kentte toplam 142 bin 451 kişi emekli, dul ya da yetim maaşı alırken, zorunlu sigortalı aktif çalışan sayısı ise 139 bin 109 olarak kaydedildi. 21 İLDE PASİF SİGORTALI SAYISI DAHA YÜKSEK SGK’nın 2024 yılı sonu verileri, Türkiye genelinde aktif çalışan sayısının 25 milyon 625 bin 750 olduğunu, buna karşılık 16 milyon 677 bin 617 kişinin ise pasif sigortalı konumda olduğunu gösteriyor. Bu oranlar üzerinden hesaplanan aktif/pasif dengesi, birçok ilde alarm veriyor. Kütahya'nın dışında Amasya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Burdur, Çanakkale, Çorum, Edirne, Giresun, Kırklareli, Kırşehir, Ordu, Rize, Sinop, Tokat, Trabzon, Yozgat, Zonguldak, Bartın ve Karabük de pasif sigortalıların aktif çalışanları geçtiği iller arasında yer aldı. NÜFUS YAŞLANIYOR, GENÇLER GÖÇ EDİYOR Verilere göre, bu tablo özellikle nüfusu yaşlanan ve genç nüfusun büyükşehirlere göç ettiği illerde kendini daha net şekilde gösteriyor. SGK uzmanları, bu dengenin uzun vadede emeklilik sistemini sürdürülebilirlik açısından zorlayabileceğine dikkat çekiyor. SİSTEMSEL RİSKLER TARTIŞMA KONUSU Sosyal güvenlik alanında çalışan uzmanlar, aktif çalışan sayısının düşmesinin emekli maaşlarını finanse eden sistemde yükün artması anlamına geldiğini belirtiyor. Uzmanlar, yaşlanan nüfusun getirdiği bu tür ekonomik dengesizliklerin, yerel kalkınma politikaları ve göç yönetimiyle ele alınması gerektiğini ifade ediyor.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NE SOSYAL BELEDİYECİLİKTE BEŞ ÖDÜL BİRDEN Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ’NE SOSYAL BELEDİYECİLİKTE BEŞ ÖDÜL BİRDEN

Nilüfer Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği projelerle Ekim ayında ulusal ve uluslararası arenada beş farklı ödülün sahibi oldu. Nilüfer Belediyesi, engelli istihdamından dijital katılıma, sürdürülebilirlikten gıda dayanışmasına kadar hayata geçirdiği projelerle geniş bir yelpazede takdir topladı. Nilüfer Belediyesi,yenilikçi ve insan odaklı projeleriyle Ekim ayı boyunca adeta ödül yağmuruna tutuldu. Sosyal ve ekonomik eşitlikten dijital katılıma, sürdürülebilirlikten engelli istihdamına kadar geniş bir yelpazedeki çalışmalar, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda takdir topladı. Belediye, Ekim ayı içerisinde beş farklı prestijli ödüle layık görüldü. Dayanışma ve sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği "Nilüfer’in Dayanışma Sofrası" projesi, uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı. Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP) tarafından düzenlenen, 90 ülkeden 300 şehrin 621 iyi uygulama ile başvurduğu Milano Paktı Ödülleri 2025’te, "Sosyal ve Ekonomik Eşitlik" kategorisinde Özel Mansiyon Ödülü Kazandı.Kent Lokantası, Halk Kart, Aşevi ve Nilüfer Her Yerde mobil uygulaması üzerinden çevrimiçi Askıda Yemek Sistemi gibi birçok sosyal destek modelini tek çatı altında birleştiren projeye verilen ödülü, Milano’da düzenlenen törende Belediye Başkanı Şadi Özdemir aldı. Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından bu yıl 12’incisi düzenlenen "Sürdürülebilir İş Ödüller 2025"te Nilüfer Belediyesi, iki farklı kategoride ödüle layık görüldü. "Birlikte Daha Güçlü: İş Koçu Destekli İstihdam Projesi" ile "Çeşitlilik ve Kapsayıcılık" kategorisinde ödül kazanan Belediye, "Tarladan Sofraya Adil Bir Yolculuk: Hasanağa Gıda Merkezi" projesiyle de "Tedarik Zinciri Yönetimi" kategorisinde ödüle değer bulundu. Kent sakinlerinin yaşadıkları şehrin geleceğinde söz sahibi olmasını sağlayan "Pusulamız Dijital Katılım: Nilüfer Mahalle Komiteleri" projesi, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından "Akıllı Şehir" kategorisinde ödüle layık görüldü. İzmir’de gerçekleştirilen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 44. Olağan Meclis Toplantısı’nda ödülünü alan 64 mahallede, mahalle komiteleri seçimlerini "NİLÜFER HER YERDE" MOBİL UYGULAMASI ÜZERİNDEN TAMAMEN DİJİTAL OLARAK GERÇEKLEŞTİRDİĞİ PROJESİYLE DİKKAT ÇEKTİ. Nilüfer Belediyesi’nin "İş Koçu Destekli Engelli İstihdamı Çalışması", Tomurcuk Kooperatifi’nin düzenlediği "Bağımsız Yaşam ve Eşitlik Zirvesi"nde "Altın Dokunuş Ödülü"ne layık görüldü. Özel ihtiyaç sahibi bireylere yönelik katılımı destekleme odaklı bir model sunan proje, "Yerel Yönetimler" kategorisinde ödüllendirildi. BELEDİYE BAŞKANI ŞADİ ÖZDEMİR, ELDE EDİLEN BAŞARILARIN, BELEDİYENİN İNSANI MERKEZE ALAN SOSYAL BELEDİYECİLİK VİZYONUNUN DOĞAL BİR SONUCU OLDUĞUNU BELİRTEREK, ŞUNLARI SÖYLEDİ; "Her bir ödül, kimsenin kendini yalnız hissetmediği, adil, katılımcı ve sürdürülebilir bir Nilüfer oluşturma hedefimizin somut göstergesidir. Engelli istihdamından dijital demokrasiye, sürdürülebilir gıdadan dayanışma sofralarına kadar yürüttüğümüz tüm çalışmalar, Kentimiz halkının ve çalışma arkadaşlarımızın emeğinin ürünüdür. Bu ödüller bizlere sorumluluk yüklüyor; daha fazla çalışmak ve daha çok hizmet üretmek için bize güç veriyor. Herkesin sesinin duyulduğu ve değerli olduğunu bildiği bir kent oluşturmak için çalışmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.