#Sürdürülebilirlik

- Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAŞKAN TUGAY’DAN UFI AVRUPA KONFERANSI’NDA DÜNYAYA ÇAĞRI Haber

BAŞKAN TUGAY’DAN UFI AVRUPA KONFERANSI’NDA DÜNYAYA ÇAĞRI

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde düzenlenen UFI Avrupa Konferansı, 36 ülkeden yaklaşık 400 fuarcılık profesyonelini Fuar İzmir'de bir araya getirdi. Konferansın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Türkiye'de fuarcılığın doğduğu kent olarak kabul edilen İzmir, 52 yıl aradan sonra yeniden UFI Avrupa Konferansı'na ev sahipliği yapıyor. 3-5 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyona dünyanın farklı ülkelerinden sektör temsilcileri katıldı. "İZMİR FUARCILIĞIN TEMELLERİNİN ATILDIĞI ŞEHİR" Konferansın açılışında İngilizce konuşan Cemil Tugay, İzmir'in tarih boyunca ticaret ve kültürlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Tugay, "52 yıl sonra yeniden uluslararası bir UFI organizasyonuna ev sahipliği yapmak bizim için büyük bir gurur. Bu buluşma yalnızca bir konferans değil, aynı zamanda kentimizin köklü ticaret ve fuarcılık birikiminin sürdüğünün güçlü bir göstergesidir" dedi. İzmir Enternasyonal Fuarı'nın 1947 yılında UFI üyeliği alan ilk Türk fuarı olduğunu hatırlatan Tugay, bu nedenle İzmir'in "Fuarlar Şehri" olarak anıldığını ifade etti. "YENİ İŞ BİRLİKLERİ GELİŞTİRELİM" Konuşmasında Fuar İzmir'in Türkiye'nin en büyük ve en modern fuar komplekslerinden biri olduğunu vurgulayan Tugay, tesisin uluslararası ihtisas fuarlarına ev sahipliği yaptığını söyledi. Konferansta sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zekâ destekli yeni nesil fuar modelleri gibi başlıkların ele alınacağını belirten Tugay, katılımcılara şu çağrıda bulundu: "Sizleri, Fuar İzmir'in sunduğu güçlü altyapı ve imkanlardan yararlanmaya, aynı zamanda İzmir'in üretim ve ticaret kültürünün bir parçası olmaya davet ediyorum. Bu eşsiz platformda yeni iş birlikleri geliştirelim, uluslararası ortaklıklarımızı güçlendirelim ve geleceği birlikte inşa edelim." Konuşmasının ardından Tugay, konferansın geleneksel açılış zilini çaldı. "AVRUPA'DAKİ EN YÜKSEK KATILIMLI KONFERANS" UFI Avrupa Bölge Direktörü Nick Dugdale-Moore ise organizasyonun bugüne kadar düzenlenen UFI Avrupa Konferansları arasında en yüksek katılıma ulaşan etkinlik olduğunu söyledi. Dugdale-Moore, yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek organizasyona katkı sağlayan kurum ve katılımcılara teşekkür etti. İZMİR'İN TANITIMINA KATKI SAĞLIYOR İzmir'de daha önce 1966 ve 1974 yıllarında UFI kongreleri düzenlenmişti. Yarım asrı aşkın aranın ardından gerçekleştirilen konferansın, kentin uluslararası fuarcılık alanındaki konumunu yeniden öne çıkarması hedefleniyor. Program kapsamında katılımcılar, İzmir'in tarihi ve kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı bulurken, kentin mimari dokusu, sosyal yaşamı ve körfez kültürü hakkında da bilgi ediniyor.

YEŞİL ÇEVRE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK VURGUSU Haber

YEŞİL ÇEVRE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK VURGUSU

S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu’nda Platin Sponsor olarak yer aldı. Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, çevre sektörünün geleceği açısından organizasyonun önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa Business School ev sahipliğinde "Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen etkinlik, kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programda; sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği, atık yönetimi, su verimliliği ve sanayide çevre odaklı dönüşüm başlıkları ele alındı. Yeşil Çevre Kooperatifi açtığı etkinlikte stantta ziyaretçilerine, atık su arıtma faaliyetleri, çevre danışmanlığı, laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanımı alanındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk de Yeşil Çevre standını ziyaret ederek Genel Müdür Mehmet Aydın’dan kooperatifin çalışmaları ve yeni dönem projeleri hakkında bilgi aldı. Ayrıca organizasyona sunduğu katkılardan dolayı Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın’a, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Uludağ Çevre Forumu’nun çevre alanında farklı kurumları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturduğunu belirten Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, "Yeşil Çevre olarak ilk günden beri organizasyonun içinde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu platformun çevre sektörüne önemli katkılar sunduğunu, farklı sektörlerden kurum ve firmaları bir araya getirerek ortak aklı güçlendirdiğini görüyoruz" dedi. Yeşil Çevre’nin 1998 yılında Bursa’nın doğu bölgesindeki sanayi kuruluşlarının atık sularını arıtmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Aydın, bugün gelinen noktada kurumun önemli bir kapasiteye ulaştığını ifade etti. Aydın, "Yeşil Çevre bugün 445 sanayi kuruluşunun endüstriyel ve evsel atıkları ile Kestel ve Gürsu ilçelerinde oluşan atık suları arıtan, günlük 100 bin metreküp kapasiteye sahip bir kurum haline geldi. Zaman içinde çevre danışmanlığı, akredite laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanımı gibi alanlarda da hizmet yelpazemizi genişlettik" diye konuştu. Yeşil Çevre’nin katı atık yönetimi alanında da önemli çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Aydın, sanayi tesislerinde üretim sonrası oluşan ambalaj atıkları ile tehlikesiz atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanıma kazandırılması noktasında ortaklarına kapsamlı hizmet sunduklarını belirtti. Aydın, bu çalışmaların hem döngüsel ekonomi anlayışını desteklediğini hem de sanayinin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını ifade etti. Bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların Yeşil Çevre’nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını vurgulayan Mehmet Aydın, su geri kazanımı projesine de dikkat çekti. Aydın, "Bölgemizde yaşanan su sıkıntısı hepimizin malumu. Yeşil Çevre olarak ortalama 40-45 bin metreküp suyu yeniden arıtarak geri kazanmayı ve ortaklarımızın kullanımına sunmayı hedefliyoruz. Bu projeyle hem sanayimize sürdürülebilir bir kaynak sağlayacak hem de yeraltı sularımızın korunmasına katkı sunacağız" ifadelerini kullandı. Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aydın, "Başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’a, konsey üyelerine, konuşmacılara, paydaşlara ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bursa’da başlayan bu platformun Türkiye genelinde ses getiren bir yapıya dönüşmesi hepimiz için gurur verici" dedi.

AVRUPA FIRSATLARI ÜNİVERSİTELİ GENÇLERLE BULUŞTU Haber

AVRUPA FIRSATLARI ÜNİVERSİTELİ GENÇLERLE BULUŞTU

Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor" etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, "Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum" dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, "Gençlik Fırsatları" başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, "Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor. diye konuştu. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, "Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, "Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık" dedi.

SALEP NASIL ÜRETİLİR? AŞAMALARI VE PÜF NOKTALARI... Haber

SALEP NASIL ÜRETİLİR? AŞAMALARI VE PÜF NOKTALARI...

Salep yetiştiriciliği, orkide yumrularının Eylül-Ekim aylarında humuslu ve drenajı iyi toprağa, 5-10 cm derinliğe dikilmesiyle (genellikle 10x10 veya 15x15 cm arayla) başlar. Organik gübreli, nemli toprakta gelişen bitki, Mayıs-Haziran aylarında çiçeklenip yavru yumrular oluşturduğunda sökülür, temizlenir ve kurutularak veya dondurma yapılarak pazarlanır. Salep Yetiştiriciliğinin Temel Aşamaları Yumru Seçimi ve Ekim (Eylül-Ekim): Sağlıklı ve kaliteli salep orkidesi yumruları seçilir. Dekara ortalama 100-125 kg yumru dikimi yapılarak, yaklaşık 300-375 kg yaş ürün verimi elde edilebilir. Toprak Hazırlığı: Humus bakımından zengin, hafif asidik ve su tutmayan, drenajı yüksek topraklar tercih edilmelidir. Toprak işleme öncesi dekara 4-5 ton yanmış ahır gübresi veya 400-500 kg solucan gübresi karıştırılması verimi artırır.Dikim Şekli: Yumrular 5-10 cm derinliğe, yaklaşık 25-30 cm yüksekliğinde hazırlanan sırtlara (yataklara) dikilir.Sulama ve Bakım: Toprağın sürekli nemli kalması sağlanmalı ancak aşırı su birikintisinden kaçınılmalıdır. Yabancı ot temizliği düzenli yapılmalıdır.Hasat (Mayıs-Haziran): Bitkiler çiçek açıp toprak üstü kısımları kurumaya başladığında yumrular sökülür. Sökümde, bir sonraki yılın ürünü için yumruların bir kısmı toprakta bırakılabilir. Yetiştiriciliğinin Püf Noktaları Sürdürülebilirlik: Doğal orkide yumrularının tamamını sökmemek, üretimin devamlılığı için kritiktir.Gübreleme: Eylül ayında, toprak hazırlığı aşamasında azot, fosfor ve potasyum (N, (P_{2}O_{5}), (K_{2}O)) takviyesi yapılmalıdır.Ekonomik Değer: Yaklaşık 5-6 kg yaş üründen 1 kg kuru ürün elde edilir.Devlet Desteği: Salep yetiştiriciliği için devletin %50 hibe desteği gibi teşvikleri bulunmaktadır. [1, 2, 3, 4] Uyarı: Orkidelerin doğal ortamdan sökülmesi yasaktır; yetiştiricilik sadece kültür ortamında (ekim yapılarak) gerçekleştirilmelidir.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

YEŞİL BETON PROJESİ DESTEK ALMAYA HAK KAZANDI Haber

YEŞİL BETON PROJESİ DESTEK ALMAYA HAK KAZANDI

BUÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Mardani’nin yürütücülüğünü üstlendiği "Sürdürülebilir Kent Mobilyası Üretimi İçin 3B Yazdırılabilir Yeşil Beton Geliştirilmesi" başlıklı proje, destek almayı başardı. Proje ile çevre dostu yaklaşımı ileri üretim teknolojileriyle birleştirerek 3B yazdırılabilir beton alanında yenilikçi çözümler geliştirilmesi amaçlanıyor. Proje detaylarına dair açıklamada bulunan Prof. Dr. Ali Mardani, proje kapsamında çimento tüketimini azaltmaya yönelik optimize edilmiş beton karışımları tasarladıklarını vurgulayarak; "Doğal agreganın bir kısmı geri dönüştürülmüş beton agregası ile değiştirerek inşaat ve yıkım atıklarının yeniden ekonomiye kazandırılmasını hedefliyoruz. Bu süreçte oluşabilecek performans kayıpları ise silis dumanı ve özel katkı sistemleri ile dengelenerek, hem mekanik dayanım hem de sürdürülebilirlik açısından yüksek performanslı bir malzeme geliştirmek istiyoruz" dedi. Geliştirilen malzemelerin yalnızca laboratuvar ortamında değil, gerçek uygulama şartlarında da test edileceği bilgisini paylaşan Prof. Dr. Ali Mardani; projenin çıktıları arasında, 3B yazıcı teknolojisi ile üretilmiş modüler kent mobilyası prototiplerinin yer aldığını aktardı. Bu ürünlerin dayanıklılık, estetik, fonksiyonellik ve kolay montaj kriterleri dikkate alınarak tasarlanacağının altını çizen Mardani; "Ayrıca betonun yazdırılabilirlik performansı, reolojik parametreler üzerinden detaylı şekilde analiz edilecek. Projenin çevresel etkileri ise uluslararası standartlara uygun olarak gerçekleştirilecek Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ile kapsamlı biçimde değerlendirilecek olan veriler, sürdürülebilir üretim politikalarına katkı sağlayacak nitelikte olacaktır" ifadelerini kullandı.

BURSA’DA BIÇAK FESTİVALİ BAŞLADI: USTALAR HÜNER SERGİLEDİ Haber

BURSA’DA BIÇAK FESTİVALİ BAŞLADI: USTALAR HÜNER SERGİLEDİ

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Bıçak Festivali”, yerli ve yabancı katılımcıların yoğun ilgisiyle kapılarını açtı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ustalar, el emeği bıçak'larını sergilerken festival alanı ziyaretçilerle doldu. YÜZYILLIK ZANAAT GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Festivalin açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa bıçakçılığının köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayarak, "Bu zanaat yüzyılların emeğini taşıyor. Amacımız bu mirası görünür kılmak ve dünyaya tanıtmak" dedi. Üç gün sürecek festivalde ziyaretçilerin yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TEMASI ÖNE ÇIKIYOR Bu yıl “sürdürülebilirlik” temasıyla düzenlenen festivalde, geleneksel bıçakçılık ile modern teknolojinin buluşması ele alınıyor. Geri dönüşüm malzemeleriyle düzenlenen şef bıçağı yarışması, zanaat ile çevre bilincini bir araya getiriyor. Ayrıca festival kapsamında çeşitli atölye çalışmaları ve uygulamalı gösteriler de ziyaretçilere sunuluyor. ULUSLARARASI KATILIM DİKKAT ÇEKTİ Festival çerçevesinde düzenlenen uluslararası bıçak fuarına Rusya ve Almanya’dan gelen zanaatkarların yanı sıra Bursa başta olmak üzere birçok ilden ustalar katıldı. Yaklaşık 100 profesyonel standın yer aldığı fuarda, el yapımı ürünler büyük ilgi gördü. HEDEF: MARKA DEĞERİNİ ARTIRMAK Bursa’nın bıçakçılık alanındaki marka değerini artırmayı hedefleyen festival, aynı zamanda kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Yetkililer, etkinliğin 3 Mayıs’a kadar ziyaret edilebileceğini belirterek vatandaşları festivale davet etti.

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK Haber

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech 12. Zeytin, Zeytinyağı Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan’da kapılarını açıyor. Fuar, 2 Mayıs’a kadar İzmir Fuar Alanı’nda sektör temsilcilerini bir araya getirecek. ULUSLARARASI KATILIM VE GENİŞ YELPAZE Zeytin ve zeytinyağı sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak gösterilen organizasyona, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan toplam 85 firma katılacak. Fuar; zeytin ve zeytinyağının üretiminden işlenmesine, pazarlamadan tüketime kadar uzanan geniş bir değer zincirini kapsarken, süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojileri gibi alanlarda da yenilikleri ziyaretçilerle buluşturacak. SEKTÖRÜN TÜM PAYDAŞLARI AYNI ÇATIDA Olivtech, yalnızca ticari bağlantılar kurulmasını değil, aynı zamanda sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirerek bilgi paylaşımını artırmayı hedefliyor. Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan çok sayıda sektör profesyonelinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. ZENGİN ETKİNLİK PROGRAMI DİKKAT ÇEKİYOR Fuar kapsamında söyleşiler, paneller, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve makine tanıtımları gerçekleştirilecek. Tarımda dönüşüm, sürdürülebilirlik, üretim süreçleri, markalaşma ve gastronomi gibi başlıklar ele alınacak. Açılış günü düzenlenecek panelde "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlığıyla sektörün güncel dinamikleri değerlendirilecek. GENÇ GİRİŞİMCİLER VE GELECEK VİZYONU Etkinlik programında ayrıca "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" ile "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" başlıklı panellerde, üretimde katma değer ve markalaşma süreçleri ele alınacak. İZMİR BAĞ YOLU LANSMANI YAPILACAK Fuar kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “İzmir Bağ Yolu” projesinin lansmanı da gerçekleştirilecek. Proje ile kentin gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor. ÜRETİMDEN TÜKETİME ÜÇ GÜNLÜK TEMATİK PROGRAM Fuarın ikinci günü “Üretim - Emek - Değer Zinciri”, son günü ise “Tüketim - Deneyim - Algı” temalarıyla düzenlenecek. Zeytinin yolculuğu, süt ve peynir üretimi, tüketim alışkanlıkları ve sağlık etkileri gibi konular farklı oturumlarda ele alınacak. TADIM ALANLARI VE MUTFAK ATÖLYELERİ Ziyaretçiler, “Olivbar” alanında zeytinyağı ve peynir tadımlarına katılabilecek, mutfak atölyelerinde ise Ege mutfağından özel tarifleri deneyimleme fırsatı bulacak. Olivtech Fuarı, 30 Nisan – 2 Mayıs tarihleri arasında her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

İNEGÖL AVM'YE 4 AYRI KATEGORİDE PLATİN ÖDÜL Haber

İNEGÖL AVM'YE 4 AYRI KATEGORİDE PLATİN ÖDÜL

İnegöl AVM, yerel kültürel mirası yaşatarak toplumsal etki oluşturan "Gelenekten Geleceğe" projesiyle Hermes Creative Awards'ta 4 ayrı kategoride Platin ödülün sahibi oldu. Fiba Commercial Properties'in yatırımcısı ve yöneticisi olduğu İnegöl AVM, "Gelenekten Geleceğe" projesiyle uluslararası iletişim ve pazarlama dünyasının en saygın ödül platformlarından Hermes Creative Awards'ta dört ayrı kategoride en yüksek seviye olan Platin ödül kazandı. AVM'nin kültürel mirası geleceğe taşıma vizyonuyla hayata geçirdiği proje; Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı, Özel Etkinlik İletişimi, İletişim Kampanyası ve Kültürel Sürdürülebilirlik/ Topluluk Katılımı kategorilerinde bu ödüle layık görüldü. Gelenekten Geleceğe projesi; yerel değerleri koruyan, toplumsal fayda yaratan ve kültürel sürdürülebilirliği destekleyen yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Proje kapsamında hayata geçirilen çalışmalar, yalnızca bir AVM iletişimi olmanın ötesine geçerek bölgesel kalkınmaya ve kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Hermes Creative Awards tarafından verilen bu dört ayrı ödül ile de İnegöl AVM'nin iletişimdeki bütüncül yaklaşımı ve uluslararası standartlardaki başarısı bir kez daha tescillemiş oldu. "Yerel kültüre saygı ve toplumsal sorumluluk vizyonumuzun uluslararası başarıyla taçlanmasından büyük gurur duyuyoruz" Fiba Commercial Properties CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, ödülle ilgili yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: "Bu başarıyı yalnızca tek bir projenin çıktısı olarak görmüyoruz; aynı zamanda yerel kültüre duyduğumuz saygının, topluma karşı sorumluluk anlayışımızın ve sürdürülebilirlik odaklı bakış açımızın güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. İnegöl AVM olarak, bulunduğumuz bölgeyle derin bir bağ kurmayı ve bir alışveriş merkezinin ötesinde, sosyal hayatın aktif bir parçası olmayı önemsiyoruz. ‘Gelenekten Geleceğe' projesiyle amacımız; geçmişten gelen değerleri bugüne taşıyarak, yerel halkın katılımıyla kültürel mirası yaşatmak ve gelecek nesillere ilham verecek şekilde aktarmak. El sanatlarından atölye çalışmalarına, eğitimlerden etkileşimli etkinliklere uzanan bu bütüncül yaklaşımın Hermes Creative Awards'ta dört ayrı kategoride en üst seviye olan Platin ödülle taçlandırılması bizim için son derece kıymetli. Bu ödül, Fiba CP'nin vizyonunun, projeye katkı sunan tüm paydaşlarımızın, İnegöl halkının desteğinin ve özveriyle çalışan AVM ekibimizin ortak emeğinin bir sonucudur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.