#Sürdürülebilirlik

- Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NE AVRUPA’DAN “ÖZEL TAKDİR” ÖDÜLÜ Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ’NE AVRUPA’DAN “ÖZEL TAKDİR” ÖDÜLÜ

Bursa’nın Nilüfer Belediyesi, vatandaşların kent yönetimine katılımını artırmayı hedefleyen projesiyle Avrupa Kamu Sektörü Ödülleri’nde (EPSA) “Özel Takdir” ödülüne layık görüldü. Avrupa Kamu Yönetimi Enstitüsü (EIPA) tarafından düzenlenen EPSA 2025-2026 kapsamında 30 ülkeden 134 proje değerlendirildi. Nilüfer Belediyesi’nin “Benim Şehrim, Benim Geleceğim’den Birlikte Üret, Birlikte Yönet’e” projesi, sürekli gelişim ve uzun vadeli sürdürülebilirlik kapsamında “Special Recognition” ödülüne değer görüldü. Ödül, Hollanda’nın Maastricht kentinde düzenlenen törende Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e takdim edildi. VATANDAŞ KATILIMINI MERKEZE ALAN PROJE EIPA’nın proje kaydına göre çalışma, Nilüfer’de vatandaşların ve farklı paydaşların kent yönetimine daha aktif şekilde katılmasını amaçlıyor. Proje kapsamında özellikle gençlerin görüşlerinin karar süreçlerine yansıtılması için atölyeler ve fikir paylaşım toplantıları gibi çalışmalar gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi, katılımcı yönetim anlayışını mahalle buluşmaları, atölyeler ve dijital araçların yanı sıra çeşitli katılımcı yönetişim yöntemleriyle sürdürdüğünü belirtiyor. “GELECEĞİ VATANDAŞLARIMIZLA BİRLİKTE TASARLIYORUZ” Ödülü teslim alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kent yönetiminde ortak aklı merkeze aldıklarını söyledi. Özdemir, Nilüfer’i kentte yaşayan herkesin görüşlerini aktarabildiği ve karar süreçlerine katkı sunabildiği bir yaşam alanı olarak gördüklerini belirterek, ödülün belediyenin uzun süredir sürdürdüğü yönetim anlayışının uluslararası düzeyde takdir edilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Katılımcı yöntemlerin 2025-2029 Stratejik Planı’nın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Özdemir, kentin geleceğinin vatandaşlarla birlikte şekillendirilmesinin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir sonuçlar ortaya çıkaracağı görüşünü dile getirdi. EIPA’nın resmi EPSA sonuçlarında Nilüfer Belediyesi, 2025-26 döneminde “Special Recognition” alan kurumlar arasında Türkiye’den yer alan kuruluş olarak listeleniyor.

ÖZDİLEK'TEN BADIRGA'DA 120 MİLYON DOLARLIK TEKSTİL YATIRIMI Haber

ÖZDİLEK'TEN BADIRGA'DA 120 MİLYON DOLARLIK TEKSTİL YATIRIMI

120 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen ve 106 bin metrekare kapalı alana sahip olan kompleks; ileri teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağında tasarlanan entegre üretim yapısıyla Özdilek'in üretim gücünü geleceğe taşıyacak. Özdilek Holding'in ev tekstili alanındaki en önemli yatırımı olan Özdilek Üretim Kompleksi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bursa Nilüfer Badırga'da, Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde 90 bin metrekare arsa üzerinde hayata geçirilen kompleks, 60 bin metrekare inşaat oturum alanı ve 106 bin metrekare kapalı alanıyla modern ve entegre bir üretim tesisi olarak faaliyet gösterecek. Açılış törenine, kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin yer aldığı protokol üyeleri ile holding Yönetim Kurulu Başkanı Emir Murat Özdilek, üst yönetim ekibi ve çok sayıda davetli katıldı. Kurdele kesimiyle Özdilek Üretim Kompleksi resmen hizmete açılırken, Emir Murat Özdilek, "55. yılımızı kutladığımız bu yıl, yaklaşık 50 yıllık Özdilek Havlu Fabrikamızı yenilemiş bulunuyoruz. 3 yıllık yoğun bir çalışma neticesinde bugün hayata geçen tesisimizde, şu anda 650 kişiye istihdam sağlanmaktadır. Bu sayı, ileriki dönemlerde bin 50 kişiye kadar da ulaşabilmektedir" dedi. 120 MİLYON DOLARLIK YATIRIM Üretim Kompleksi'nin 120 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini ve dünyanın en üst standartlarında tasarlanmış bir tesis olduğunu belirten Emir Murat Özdilek, "6 bin 600 ton yıllık kapasitesi bulunan tesisimizdeki kapasite miktarı, farklı ürün talepleriyle daha da fazla artış gösterebilmektedir. Yatırımın maliyetinin 60 milyon doları makinelerden, 60 milyon doları ise yapıdan gelmektedir" ifadelerini kullandı. "Dokuma, boyahane ve konfeksiyon olmak üzere 3 ana bölümden oluşan kompleks, bugünden itibaren havlu - bornoz adına tüm üretim ihtiyaçlarımızı karşılayacaktır" diyen Emir Murat Özdilek, boya - baskı ve iplik üretimine yönelik diğer ihtiyaçların ise Bursa İnegöl OSB'deki tesislerinde karşılanmaya devam edeceğini belirtti. ÜRETİMDE VERİMLİLİK VE REKABET GÜCÜ Emir Murat Özdilek, yeni tesisin yalnızca kapasite artışı sağlayan bir yatırım olmadığını, küresel tekstil sektöründeki rekabet koşullarına karşı markanın gücünü artıracak stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Yeni tesisimizin teknolojisi de kapasitesi gibi takdire şayan. Üretim hızının eskiye nazaran yaklaşık yüzde 35 oranında artmasını beklemekteyiz. Süratteki bu kazanım, üretim maliyetlerine toplam etkisi yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olacaktır" dedi. Konuşmasında yatırımın firmanın ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücüne katkısına da değinen Emir Murat Özdilek, daha yüksek kalite ve katma değerli ürün geliştirme kabiliyetinin yeni üretim altyapısıyla daha da güçleneceğini belirtti. Ayrıca modern, verimli ve teknolojik üretim altyapısının Türkiye'de oluşturulmasının, katma değerli tekstil üretiminin sürdürülebilirliği ve sektörün uluslararası rekabet gücünün desteklenmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı. MODERN ÇALIŞMA KOŞULLARI VE SOSYAL İMKÂNLAR Söz konusu üretim kompleksi, çalışanlara sunduğu modern çalışma standartları ve sosyal imkânlarla da öne çıkıyor. Üretim alanlarında kullanılan son teknoloji ısıtma, soğutma ve iklimlendirme sistemleriyle daha sağlıklı ve konforlu çalışma koşulları sunulurken 240 kişilik çok amaçlı salon ve farklı kapasitelerdeki toplantı odaları da ekip çalışmasını destekliyor. Komplekste ayrıca çalışanların ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla 20 kişi kapasiteli 170 metrekarelik sağlıklı yaşam ve spor alanı; 20 çocuk kapasitesi olan, 200 metrekarelik kapalı alanı ve 80 metrekarelik oyun bahçesi bulunan, 2 öğretmen ve 1 çocuk bakıcısının görev aldığı bir kreş bulunuyor. ENERJİDE VERİMLİLİK VE ÜRETİMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖN PLANDA Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik de kompleksin tasarımında önemli bir yer tutuyor. Bu doğrultuda tesisin çatısına kurulması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile yıllık 8 milyon 877 bin 600 kWh elektrik üretilmesi hedefleniyor. GES'in devreye alınmasıyla kompleksin toplam elektrik tüketim ihtiyacının yüzde 50'sinin, Özdilek Holding'in toplam elektrik tüketim ihtiyacının ise yüzde 6'sının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması planlanıyor. Özdilek Üretim Kompleksi ile 55 yıllık üretim deneyimini dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında geleceğe taşımayı hedefleyen Özdilek Holding, Türkiye'nin ekonomisine katma değer sağlamaya devam edecek. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Ak Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Devlet Eski Bakanı Cavit Çağlar ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'da yaptığı konuşmada yatırımlarla ilgili memnuniyetlerini dile getirdi.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDEN GENÇLERE SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK KAMPI Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDEN GENÇLERE SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK KAMPI

Nilüfer Belediyesi’nin sürdürülebilirlik konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği yaz kampı, gençleri doğa ve spor etkinliklerinde buluşturdu. “Yeşil Beceriler” temasıyla gerçekleştirilen Gençlik ve Spor Kampı’na 39 genç katıldı. ÜÇ GÜN BOYUNCA DOĞA VE SPOR ETKİNLİKLERİ Nilüfer Belediyesi Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde 28-30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen kamp, gençlere hem fiziksel aktiviteler hem de çevre odaklı eğitimler sundu. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Belediyespor Kulübü, Nilüfer Kent Konseyi, Bir Bulut Olsam Derneği ve Alternatif Yaşam Derneği iş birliğiyle düzenlenen programda gençler sabah saatlerinde doğa yürüyüşü, oryantiring ve takım sporlarına katıldı. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI ATÖLYELER DÜZENLENDİ Kampın öğleden sonraki bölümünde ise sürdürülebilirlik, iş birliği ve kaynakların doğru kullanımı konularına odaklanan simülasyon oyunları gerçekleştirildi. Gençlerin birlikte karar verme, birbirlerini dinleme ve mevcut kaynakları adil biçimde paylaşma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan etkinliklerin ardından değerlendirme toplantıları yapıldı. Bu oturumlarda kampta edinilen deneyimlerin günlük yaşama nasıl aktarılabileceği ele alındı. KARAGÖZ: GENÇLERİMİZ ÇEVRE BİLİNCİ KAZANIYOR Kampı ziyaret eden Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ile Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, gençlerle bir araya geldi. Emre Karagöz, sürdürülebilirlik anlayışının küçük yaşlardan itibaren geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, gençlerin sporun birleştirici yönüyle çevre bilincini aynı programda deneyimlemesini hedeflediklerini belirtti. Karagöz, kampta gençlerin doğayla iç içe bir ortamda birlikte üretme ve kaynakları ortak akılla kullanma konusunda uygulamalı deneyim kazandığını ifade etti. Ayrıca belediye ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmasının projeye önemli katkı sağladığını söyledi. KAMP SERTİFİKA TÖRENİYLE TAMAMLANDI Üç gün süren programın sonunda katılımcılara sertifikaları verildi. Gençlik ve Spor Kampı, sertifika töreninin ardından sona erdi.

İAOSB FİRMALARI SANAYİDEKİ GÜCÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ Haber

İAOSB FİRMALARI SANAYİDEKİ GÜCÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) katılımcısı firmaları, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda 14, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda ise 11 firmayla yer alırken, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri'nde 6 kategorinin 5'inde ödül kazanarak üretim, ihracat ve sürdürülebilirlik alanındaki başarılarını ortaya koydu. İAOSB, katılımcı firmalarının ulusal ölçekte elde ettiği başarılarla Türkiye'nin önde gelen sanayi merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Bölgede faaliyet gösteren firmalar, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla Türkiye'nin en saygın araştırma ve ödül programlarında önemli başarılara imza attı. İHRACAT VE ÜRETİMDE GÜÇLÜ PERFORMANS TİM tarafından açıklanan İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda İAOSB'den 14 firma yer alırken, İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda ise 11 İAOSB firması Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında gösterildi. Bu sonuçlar, İAOSB'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü, yüksek katma değerli üretim kapasitesini ve Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı bir kez daha ortaya koydu. YEŞİL DÖNÜŞÜMDE ÖRNEK UYGULAMALAR Üretim ve ihracattaki başarısını sürdürülebilirlik alanına da taşıyan İAOSB firmaları, EBSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri'nde 6 kategorinin 5'inde ödüle layık görüldü. Enerji verimliliği, su yönetimi, atıkların geri kazanımı ve emisyonların azaltılmasına yönelik projeler geliştiren firmalar, çevre dostu üretim anlayışıyla dikkat çekti. ÖDÜL ALAN İAOSB FİRMALARI ŞÖYLE SIRALANDI: Atık Yönetimi: Bak Gravür Teknolojisi Sanayi ve Ticaret A.Ş. Su Yönetimi: CMS Jant Sanayi A.Ş. Enerji Yönetimi: Abalıoğlu Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. Emisyon Yönetimi: Dyo Boya Fabrikaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. Jüri Özel Ödülü: Baylan Ölçü Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.Karace "GÜÇLÜ SANAYİ EKOSİSTEMİMİZİN EN SOMUT GÖSTERGESİ" İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, elde edilen başarıların Bölgenin üretim gücü ve vizyonunu yansıttığını belirterek, katılımcı firmaların hem ihracat hem de sürdürülebilirlik alanındaki başarılarının gurur verici olduğunu söyledi. Karace, "Katılımcı firmalarımızın Türkiye'nin en büyük ihracatçıları ve sanayi kuruluşları arasında yer almasının yanı sıra çevre ve sürdürülebilirlik alanında geliştirdikleri projelerle ödüllendirilmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu başarılar, İAOSB'nin üretimde kaliteyi, ihracatta rekabetçiliği ve sürdürülebilir kalkınmayı aynı vizyonda buluşturduğunun en güçlü göstergesidir" dedi. Yeşil dönüşümün artık sanayinin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Karace, İAOSB'nin uzun yıllardır Yeşil OSB vizyonu doğrultusunda çevre yatırımlarını ve sürdürülebilirlik projelerini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Karace, sözlerini, "Ülkemize değer üreten, ihracatıyla ekonomimize katkı sağlayan, üretim gücüyle Türkiye sanayisinin gelişimine yön veren ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla örnek olan tüm katılımcı firmalarımızı ve bu başarılarda emeği bulunan çalışanlarını gönülden kutluyorum" ifadeleriyle tamamladı. Güçlü altyapısı, dijital dönüşüm projeleri ve Yeşil OSB vizyonuyla çalışmalarını sürdüren İAOSB, katılımcı firmalarının rekabet gücünü artırmaya yönelik projelerine devam ediyor. Üretim, ihracat, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında elde edilen bu sonuçlar, Bölgenin Türkiye sanayisindeki öncü konumunu pekiştiriyor.

BURSA KOZAHAN'DA KALDIRILAN MASALAR GERİ GELDİ Haber

BURSA KOZAHAN'DA KALDIRILAN MASALAR GERİ GELDİ

Bursa'da 530 yıllık tarihi miras olan simge yapılardan Kozahan'da Osmangazi Belediyesi'nin restorasyon yapacağı gerekçesiyle kafelerin masa sandalyeleri toplanmıştı. Ancak belediye restorasyon kararını öteleyince kafeler yeniden hizmete başladı. Kozahan yönetiminden de İstanbul Kapalıçarşı örneğinde olduğu gibi Valilik, yerel yönetimler, vakıflar, anıtlar kurulu ve çarşı yönetiminin de katılımıyla bir koordinasyon ve çalışma komisyonu kurulması talebi geldi. Kozahan Dernek Yönetimi adına açıklama yapan Mesut Ceylan, Kozahan bünyesindeki işyerlerinin ruhsat alabilmek için belediyeye başvurduğunu hatırlatarak, "Ancak ruhsatlandırma sürecinde, restorasyon ve rölöve projelerine ilişkin değerlendirmelerin birbiriyle karıştırılması nedeniyle bazı işyerleri hakkında fen zabıtları düzenlenmiş ve bu işlemler ruhsat başvurularının reddedilmesine gerekçe gösterilmiştir. Daha sonra yapılan incelemeler sonucunda, mevcut durumun önemli ölçüde yürürlükteki rölöve projesine uygun olduğu anlaşılmış ve çok sayıda fen zaptı ile bunlara dayalı encümen kararları iptal edilmiştir. Kozahan esnafı, işyeri sahipleri ve malikler tarihi yapıya aykırı bir müdahale gerçekleştirme amacı taşımamaktadır. Aksine, tüm paydaşlar tarihi mirasın korunmasının birinci derecede sorumluluk olduğunun bilincindedir. Çarşı esnafı Deprem Yönetmeliği ve Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında can ve mal güvenliğini ilgilendiren hususlardan taviz verilmesi söz konusu değildir. Kozahan'ın güvenliğinin sağlanması, tarihi kimliğinin korunması kadar önceliklidir. Bu doğrultuda ilgili tüm kurumlarla iş birliği içerisinde hareket edilmekte ve gerekli çalışmaların ortak akıl çerçevesinde yürütülmesi desteklenmektedir. Kamuoyunda oluşan algının aksine, tespit edilen aykırılıklar Kozahan'ın tamamını kapsayan bir durum olmayıp çok sınırlı sayıdaki işyeri ile ilgilidir. Kozahan'ın büyük çoğunluğu uzun yıllardır mevcut kullanım şekliyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Ayrıca bugün tartışma konusu yapılan uygulamaların önemli bir kısmı yeni tarihli uygulamalar olmayıp, yaklaşık 50 yılı, hatta bazı durumlarda 100 yılı aşkın süredir devam eden tarihsel kullanım biçimlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle değerlendirmelerin yalnızca geçmiş dönem uygulamaları üzerinden değil; günümüz ihtiyaçları, mevcut kullanım şekli ve tarihi yapının yaşayan niteliği dikkate alınarak yapılması gerektiğine inanıyoruz." dedi "Kozahan'da günümüz ihtiyaçları dikkate alınmalı" Kozahan'ın, yalnızca tarihi bir yapı değil; yüzyıllardır kesintisiz şekilde devam eden ticari hayatın ve ipekçilik kültürünün merkezi olduğunu kaydeden Mesut Ceylan, "Aynı zamanda İpek Yolu'nun son durağı olarak kabul edilen ve dünyada benzeri son derece sınırlı olan bu eşsiz miras, ipekçilik faaliyetlerinin bir arada sürdürüldüğü en önemli merkezlerden biridir. Bu nedenle, koruma anlayışının yalnızca geçmişteki kullanım biçimlerini esas alan bir yaklaşımla değil; günümüz ihtiyaçları, sürdürülebilirlik ilkeleri ve yaşayan ticari hayatın devamlılığı gözetilerek ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Tarihi kimliğine ve özgün değerlerine sadık kalınarak, Kozahan'ın bugünün ihtiyaçlarına da cevap verebilecek şekilde değerlendirilmesi; proje ve uygulamaların günümüz ihtiyaçları ve sürdürülebilir kullanım ilkeleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun ile ilgili Yönetmelik'in temel yaklaşımı dikkate alınmalıdır. Anılan düzenlemeler; tarihi alanların yalnızca korunmasını değil, aynı zamanda yaşatılarak kullanılmasını, sürdürülebilir hale getirilmesini ve bu süreçte ilgili kurumlar, uzmanlar, malikler, kullanıcılar ve diğer paydaşların iş birliği içerisinde hareket etmesini öngörmektedir." diye konuştu "İstanbul Kapalıçarşı örneği uygulanmalı" Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsa Altıkardeş ve yönetimi ile çok sayıda esnafın da destek verdiği basın açıklamasında İstanbul Kapalıçarşı benzeri bir yaklaşım oluşturulması gerektiğini talep eden Kozahan yönetiminden Mesut Ceylan şunları kaydetti: " İstanbul Kapalıçarşı'da da tarihi alanın korunması ve sürdürülebilir şekilde yaşatılması amacıyla kamu kurumları, malikler, esnaf temsilcileri ve ilgili paydaşların katılımıyla ortak çalışma ve koordinasyon mekanizmaları oluşturulmuş ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsenmiştir. Biz de Kozahan için, 5366 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik'in öngördüğü katılımcı ve çözüm odaklı yaklaşımın benimsenmesini talep ediyoruz. Bu doğrultuda; Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, ilgili meslek odaları, malikler, işyeri sahipleri ve Kozahan temsilcilerinin katılımıyla, 5366 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik çerçevesinde bir koordinasyon ve çalışma komisyonu oluşturulmasını talep ediyoruz. Talebimiz ayrı ayrı yaptırımlar uygulanması değil; 5366 sayılı Kanun'un öngördüğü katılım, koordinasyon ve birlikte yönetim anlayışı doğrultusunda tüm paydaşların aynı masa etrafında buluşmasıdır. Talebimiz; yaptırımların ertelenmesi değil, uygulanacak tüm süreçlerin kurumlar, malikler ve kullanıcıların katılımıyla planlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yol haritası çerçevesinde yürütülmesidir. Bu komisyonun amacı; tarihi yapının korunması, deprem ve yangın güvenliğinin sağlanması, ruhsatlandırma süreçlerinin tamamlanması ve uzun yıllardır devam eden kullanım biçimlerine ilişkin uygulanabilir ve kalıcı çözümler üretilmesi olmalıdır. Kozahan, yalnızca korunması gereken bir tarihi yapı değil; sürdürülebilir bir anlayışla yaşatılması gereken yaşayan bir kültür ve ticaret mirasıdır. Bu nedenle çözümün; kurumlar, malikler, işyeri sahipleri ve ilgili tüm paydaşların ortak aklıyla şekilleneceğine inanıyoruz" Öte yandan geçtiğimiz hafta sonu restorasyon yapılacağı gerekçesiyle Osmangazi Belediyesi Fen İşleri ekipleri malzemeleri Kozahan'a getirmiş kafelerin masa sandalyeleri kaldırılmıştı. Belediyenin restorasyon malzemelerini dün geri götürmesi üzerine kafeler masa sandalyelerini yeniden açtı. Kozahan'da turizm sezonu öncesinde restorasyon başlatılacağı bilgisi vatandaşların ve turistlerin tepkisine yol açmıştı.

BURSA'DA ATIK PİLLER İŞİTME ENGELLİLERE UMUT OLUYOR Haber

BURSA'DA ATIK PİLLER İŞİTME ENGELLİLERE UMUT OLUYOR

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk vizyonu doğrultusunda çevre bilincini artıracak ve işitme engelli bireylere destek sağlayacak anlamlı bir protokole imza attı. Rektörlük binasında düzenlenen imza törenine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Kartanesi İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi Sahibi Enis Özgünay, Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, Atık Yönetim Merkezi Koordinatörü Serkan Karakaya ve Çevre Mühendisi İrem Sevgi Yorgancı katıldı. İki kurum arasında hayata geçirilen iş birliği kapsamında, kampüs genelinde toplanacak atık piller sayesinde işitme engelli öğrencilerin ve vatandaşların işitme cihazı pil, bakım, onarım ve temizlik gibi ihtiyaçlarına destek verilmesi hedefleniyor. Törende projenin önemine dikkat çeken Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, üniversitede sürdürülebilirliği sağlamak, çevre ve atık bilincini güçlü kılmak adına bu tür etkinlikleri kararlılıkla yürüttüklerini belirtti. Personel ve öğrenciler ile birlikte 65 binden fazla büyük bir nüfusa sahip olan üniversite yerleşkelerinde yoğun bir pil kullanımı olduğunu ifade eden Çiftçi, tabiata bırakıldığında çevreye ciddi zararlar veren bu pillerin doğru yöntemlerle toplanıp imha edilmesinin hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Bu projeyi sadece çevre odaklı bir hareket olarak görmediklerini belirten Rektör Yardımcısı; kampüsten toplanan piller karşılığında işitme engelli öğrenci ve personele işitme cihazı bakımı, onarımı ve teknik destek gibi hizmetlerin sunulacak olmasının, üniversitenin toplumsal fayda ve farkındalık misyonuyla tam bir uyum sağladığını sözlerine ekledi. Kartanesi İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi Sahibi Enis Özgünay ise törende yaptığı değerlendirmede, sıradan atıkların aksine pillerin maddi bir geri dönüş avantajı sunmaması sebebiyle bugüne kadar bu alanda yeterince adım atılmadığını söyledi. BUÜ Sıfır Atık Vakfı ve üniversite yönetiminin destekleriyle Bursa'da çevre adına çok büyük bir adım attıklarını belirten Özgünay, kampüsten toplanacak pillerin tamamen bir bağış modeliyle teslim alınacağını ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yetkilendirmiş tek kuruluşu olan Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneğine (TAP) ücretsiz olarak ulaştırılacağını açıkladı. Proje sayesinde bu pillerden herhangi bir ticari kazanç sağlanmaksızın, doğanın korunmasına katkı sunarken aynı zamanda işitme engelli bireylere sponsorluk ve teknik servis desteklerini sunmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını ifade etti. Tören, imzaların ardından gerçekleşen fotoğraf çekimi ile sona erdi.

TÜRKİYE'NİN GİRİŞİMCİ KADINLARI BURSA'DA BULUŞTU Haber

TÜRKİYE'NİN GİRİŞİMCİ KADINLARI BURSA'DA BULUŞTU

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada'nın girişimci kadınları dijital ticaretin sunduğu fırsatlarla buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Türkiye'nin Girişimci Kadınları Buluşuyor’ programının ikinci durağı Bursa oldu. Ankara'da başlayan ve yıl boyunca farklı şehirlerde devam edecek buluşmalar kapsamında girişimci ve kendi işini kurmak isteyen kadınlar ile kadın kooperatifleriyle bir araya gelinerek e-ticaretten yapay zekâ uygulamalarına, lojistikten satış geliştirme stratejilerine kadar pek çok konuda eğitimler düzenleniyor. Kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendirmeyi ve yerel üretimin daha geniş pazarlara ulaşmasını amaçlayan buluşmanın Bursa ayağında katılımcılar; e-ticarette başarılı olmanın ipuçları, yapay zekâ destekli içerik üretimi, satış artırma yöntemleri, HepsiJET'in sunduğu lojistik ve teslimat çözümleri ile HepsiAd'in reklam çözümleri hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. Girişimci kadınlara dijital ticaret desteği Yapılan açıklamaya göre, toplantıda eğitimlerin yanı sıra girişimci kadınlar ve kadın kooperatiflerine sunulan destekler de paylaşıldı. Hepsiburada’da mağazası olan girişimci kadınlara 1 milyon TL ciro limitine ulaşana kadar yüzde 50 komisyon indirimi, HepsiAd reklam desteği ve ücretsiz profesyonel ürün fotoğraf çekimi imkânı sunuluyor. Kadın kooperatifleri ise süresiz yüzde 1 komisyon oranı ve ücretsiz kargo avantajıyla ürünlerini Türkiye'nin dört bir yanındaki müşterilere ulaştırabiliyor. "Kadın girişimcilerimizi dijital ekonominin güçlü aktörleri haline getiriyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, Hepsiburada iş birliğiyle yürütülen ‘Türkiye’nin Girişimci Kadınları’ protokolü kapsamında düzenlenen ‘Türkiye’nin Girişimci Kadınları Buluşuyor’ etkinliğinin ikinci durağı olan Bursa’da kadın girişimcilerle bir araya geldi. Kadın girişimcilerin ekonomik kalkınmanın, istihdamın ve toplumsal refahın en önemli aktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Yenigün, Bakanlık olarak kadınların girişimcilik ekosisteminde daha güçlü yer alması için çeşitli politika ve programlar yürüttüklerini ifade etti. Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı doğrultusunda hayata geçirilen çalışmaların yanı sıra Yükselen Kadınlar Programı, Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı, Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi ve kadın kooperatiflerine yönelik desteklerle kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bakan Yardımcısı Yenigün, dijitalleşmenin girişimcilik üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekerek, Bakanlık ile Hepsiburada arasında imzalanan "Türkiye’nin Girişimci Kadınları İş Birliği Protokolü" sayesinde bugüne kadar 10 bini aşkın kadın girişimcinin e-ticaret yoluyla satış yapmaya başladığını kaydetti. Protokolün 2026 yılı programı kapsamında yüz yüze e-ticaret eğitimleri düzenleneceğini, kadın kooperatiflerine danışmanlık desteği sağlanacağını ve dijital ekonomide kadınların daha güçlü yer almalarının destekleneceğini belirten Yenigün Bursa’daki buluşmanın da kadın girişimciler arasında dayanışmayı artıran, bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendiren önemli bir platform olduğunu ifade etti. Kadınların e-ticaret ve yapay zekâ destekli içerik üretimi alanlarında yeni beceriler kazanarak rekabet güçlerini artıracaklarını vurgulayan Yenigün, daha fazla kadını dijital ekonomiye kazandırmak için iş birliklerini sürdüreceklerini söyledi. "Teknoloji ve ticari kabiliyetlerimizi kadın girişimciliği için kullanıyoruz" Hepsiburada Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Sosyal Etki Direktörü Canan Binal Yılmaz, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımının Türkiye’nin kalkınması açısından kritik olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla, teknoloji ve ticari kabiliyetlerimizi kadın girişimciliğini büyütmek için kullanıyor, onların dijital ekonominin sunduğu fırsatlardan daha fazla yararlanmalarına katkı sağlıyoruz. Bugün 72 binden fazla girişimci kadın ve 320’nin üzerinde kadın kooperatifine ulaşan programımız, kadınların e-ticarette seslerini duyurmaları ve yeni pazarlara erişmeleri için onlara yol arkadaşı oluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yürüttüğümüz bu buluşmalar da girişimci kadınlarla doğrudan bir araya gelmemize, e-ticarette başarı getirecek çözümleri ilk ağızdan anlatmamıza ve günümüzün yenilikçi çözümleri ile buluşturmamıza olanak tanıyor. Platform olarak kadınların sürdürülebilir başarı hikâyeleri yazarken yanlarında olmaya, 2030 yılına kadar 120 bin kadını e-ticaretle buluşturma hedefimiz doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz."

BAŞKAN TUGAY’DAN UFI AVRUPA KONFERANSI’NDA DÜNYAYA ÇAĞRI Haber

BAŞKAN TUGAY’DAN UFI AVRUPA KONFERANSI’NDA DÜNYAYA ÇAĞRI

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde düzenlenen UFI Avrupa Konferansı, 36 ülkeden yaklaşık 400 fuarcılık profesyonelini Fuar İzmir'de bir araya getirdi. Konferansın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Türkiye'de fuarcılığın doğduğu kent olarak kabul edilen İzmir, 52 yıl aradan sonra yeniden UFI Avrupa Konferansı'na ev sahipliği yapıyor. 3-5 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyona dünyanın farklı ülkelerinden sektör temsilcileri katıldı. "İZMİR FUARCILIĞIN TEMELLERİNİN ATILDIĞI ŞEHİR" Konferansın açılışında İngilizce konuşan Cemil Tugay, İzmir'in tarih boyunca ticaret ve kültürlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Tugay, "52 yıl sonra yeniden uluslararası bir UFI organizasyonuna ev sahipliği yapmak bizim için büyük bir gurur. Bu buluşma yalnızca bir konferans değil, aynı zamanda kentimizin köklü ticaret ve fuarcılık birikiminin sürdüğünün güçlü bir göstergesidir" dedi. İzmir Enternasyonal Fuarı'nın 1947 yılında UFI üyeliği alan ilk Türk fuarı olduğunu hatırlatan Tugay, bu nedenle İzmir'in "Fuarlar Şehri" olarak anıldığını ifade etti. "YENİ İŞ BİRLİKLERİ GELİŞTİRELİM" Konuşmasında Fuar İzmir'in Türkiye'nin en büyük ve en modern fuar komplekslerinden biri olduğunu vurgulayan Tugay, tesisin uluslararası ihtisas fuarlarına ev sahipliği yaptığını söyledi. Konferansta sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zekâ destekli yeni nesil fuar modelleri gibi başlıkların ele alınacağını belirten Tugay, katılımcılara şu çağrıda bulundu: "Sizleri, Fuar İzmir'in sunduğu güçlü altyapı ve imkanlardan yararlanmaya, aynı zamanda İzmir'in üretim ve ticaret kültürünün bir parçası olmaya davet ediyorum. Bu eşsiz platformda yeni iş birlikleri geliştirelim, uluslararası ortaklıklarımızı güçlendirelim ve geleceği birlikte inşa edelim." Konuşmasının ardından Tugay, konferansın geleneksel açılış zilini çaldı. "AVRUPA'DAKİ EN YÜKSEK KATILIMLI KONFERANS" UFI Avrupa Bölge Direktörü Nick Dugdale-Moore ise organizasyonun bugüne kadar düzenlenen UFI Avrupa Konferansları arasında en yüksek katılıma ulaşan etkinlik olduğunu söyledi. Dugdale-Moore, yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek organizasyona katkı sağlayan kurum ve katılımcılara teşekkür etti. İZMİR'İN TANITIMINA KATKI SAĞLIYOR İzmir'de daha önce 1966 ve 1974 yıllarında UFI kongreleri düzenlenmişti. Yarım asrı aşkın aranın ardından gerçekleştirilen konferansın, kentin uluslararası fuarcılık alanındaki konumunu yeniden öne çıkarması hedefleniyor. Program kapsamında katılımcılar, İzmir'in tarihi ve kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı bulurken, kentin mimari dokusu, sosyal yaşamı ve körfez kültürü hakkında da bilgi ediniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.