#Sürdürülebilirlik

- Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SALEP NASIL ÜRETİLİR? AŞAMALARI VE PÜF NOKTALARI... Haber

SALEP NASIL ÜRETİLİR? AŞAMALARI VE PÜF NOKTALARI...

Salep yetiştiriciliği, orkide yumrularının Eylül-Ekim aylarında humuslu ve drenajı iyi toprağa, 5-10 cm derinliğe dikilmesiyle (genellikle 10x10 veya 15x15 cm arayla) başlar. Organik gübreli, nemli toprakta gelişen bitki, Mayıs-Haziran aylarında çiçeklenip yavru yumrular oluşturduğunda sökülür, temizlenir ve kurutularak veya dondurma yapılarak pazarlanır. Salep Yetiştiriciliğinin Temel Aşamaları Yumru Seçimi ve Ekim (Eylül-Ekim): Sağlıklı ve kaliteli salep orkidesi yumruları seçilir. Dekara ortalama 100-125 kg yumru dikimi yapılarak, yaklaşık 300-375 kg yaş ürün verimi elde edilebilir. Toprak Hazırlığı: Humus bakımından zengin, hafif asidik ve su tutmayan, drenajı yüksek topraklar tercih edilmelidir. Toprak işleme öncesi dekara 4-5 ton yanmış ahır gübresi veya 400-500 kg solucan gübresi karıştırılması verimi artırır.Dikim Şekli: Yumrular 5-10 cm derinliğe, yaklaşık 25-30 cm yüksekliğinde hazırlanan sırtlara (yataklara) dikilir.Sulama ve Bakım: Toprağın sürekli nemli kalması sağlanmalı ancak aşırı su birikintisinden kaçınılmalıdır. Yabancı ot temizliği düzenli yapılmalıdır.Hasat (Mayıs-Haziran): Bitkiler çiçek açıp toprak üstü kısımları kurumaya başladığında yumrular sökülür. Sökümde, bir sonraki yılın ürünü için yumruların bir kısmı toprakta bırakılabilir. Yetiştiriciliğinin Püf Noktaları Sürdürülebilirlik: Doğal orkide yumrularının tamamını sökmemek, üretimin devamlılığı için kritiktir.Gübreleme: Eylül ayında, toprak hazırlığı aşamasında azot, fosfor ve potasyum (N, (P_{2}O_{5}), (K_{2}O)) takviyesi yapılmalıdır.Ekonomik Değer: Yaklaşık 5-6 kg yaş üründen 1 kg kuru ürün elde edilir.Devlet Desteği: Salep yetiştiriciliği için devletin %50 hibe desteği gibi teşvikleri bulunmaktadır. [1, 2, 3, 4] Uyarı: Orkidelerin doğal ortamdan sökülmesi yasaktır; yetiştiricilik sadece kültür ortamında (ekim yapılarak) gerçekleştirilmelidir.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

YEŞİL BETON PROJESİ DESTEK ALMAYA HAK KAZANDI Haber

YEŞİL BETON PROJESİ DESTEK ALMAYA HAK KAZANDI

BUÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Mardani’nin yürütücülüğünü üstlendiği "Sürdürülebilir Kent Mobilyası Üretimi İçin 3B Yazdırılabilir Yeşil Beton Geliştirilmesi" başlıklı proje, destek almayı başardı. Proje ile çevre dostu yaklaşımı ileri üretim teknolojileriyle birleştirerek 3B yazdırılabilir beton alanında yenilikçi çözümler geliştirilmesi amaçlanıyor. Proje detaylarına dair açıklamada bulunan Prof. Dr. Ali Mardani, proje kapsamında çimento tüketimini azaltmaya yönelik optimize edilmiş beton karışımları tasarladıklarını vurgulayarak; "Doğal agreganın bir kısmı geri dönüştürülmüş beton agregası ile değiştirerek inşaat ve yıkım atıklarının yeniden ekonomiye kazandırılmasını hedefliyoruz. Bu süreçte oluşabilecek performans kayıpları ise silis dumanı ve özel katkı sistemleri ile dengelenerek, hem mekanik dayanım hem de sürdürülebilirlik açısından yüksek performanslı bir malzeme geliştirmek istiyoruz" dedi. Geliştirilen malzemelerin yalnızca laboratuvar ortamında değil, gerçek uygulama şartlarında da test edileceği bilgisini paylaşan Prof. Dr. Ali Mardani; projenin çıktıları arasında, 3B yazıcı teknolojisi ile üretilmiş modüler kent mobilyası prototiplerinin yer aldığını aktardı. Bu ürünlerin dayanıklılık, estetik, fonksiyonellik ve kolay montaj kriterleri dikkate alınarak tasarlanacağının altını çizen Mardani; "Ayrıca betonun yazdırılabilirlik performansı, reolojik parametreler üzerinden detaylı şekilde analiz edilecek. Projenin çevresel etkileri ise uluslararası standartlara uygun olarak gerçekleştirilecek Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ile kapsamlı biçimde değerlendirilecek olan veriler, sürdürülebilir üretim politikalarına katkı sağlayacak nitelikte olacaktır" ifadelerini kullandı.

BURSA’DA BIÇAK FESTİVALİ BAŞLADI: USTALAR HÜNER SERGİLEDİ Haber

BURSA’DA BIÇAK FESTİVALİ BAŞLADI: USTALAR HÜNER SERGİLEDİ

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Bıçak Festivali”, yerli ve yabancı katılımcıların yoğun ilgisiyle kapılarını açtı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ustalar, el emeği bıçak'larını sergilerken festival alanı ziyaretçilerle doldu. YÜZYILLIK ZANAAT GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Festivalin açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa bıçakçılığının köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayarak, "Bu zanaat yüzyılların emeğini taşıyor. Amacımız bu mirası görünür kılmak ve dünyaya tanıtmak" dedi. Üç gün sürecek festivalde ziyaretçilerin yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TEMASI ÖNE ÇIKIYOR Bu yıl “sürdürülebilirlik” temasıyla düzenlenen festivalde, geleneksel bıçakçılık ile modern teknolojinin buluşması ele alınıyor. Geri dönüşüm malzemeleriyle düzenlenen şef bıçağı yarışması, zanaat ile çevre bilincini bir araya getiriyor. Ayrıca festival kapsamında çeşitli atölye çalışmaları ve uygulamalı gösteriler de ziyaretçilere sunuluyor. ULUSLARARASI KATILIM DİKKAT ÇEKTİ Festival çerçevesinde düzenlenen uluslararası bıçak fuarına Rusya ve Almanya’dan gelen zanaatkarların yanı sıra Bursa başta olmak üzere birçok ilden ustalar katıldı. Yaklaşık 100 profesyonel standın yer aldığı fuarda, el yapımı ürünler büyük ilgi gördü. HEDEF: MARKA DEĞERİNİ ARTIRMAK Bursa’nın bıçakçılık alanındaki marka değerini artırmayı hedefleyen festival, aynı zamanda kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Yetkililer, etkinliğin 3 Mayıs’a kadar ziyaret edilebileceğini belirterek vatandaşları festivale davet etti.

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK Haber

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech 12. Zeytin, Zeytinyağı Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan’da kapılarını açıyor. Fuar, 2 Mayıs’a kadar İzmir Fuar Alanı’nda sektör temsilcilerini bir araya getirecek. ULUSLARARASI KATILIM VE GENİŞ YELPAZE Zeytin ve zeytinyağı sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak gösterilen organizasyona, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan toplam 85 firma katılacak. Fuar; zeytin ve zeytinyağının üretiminden işlenmesine, pazarlamadan tüketime kadar uzanan geniş bir değer zincirini kapsarken, süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojileri gibi alanlarda da yenilikleri ziyaretçilerle buluşturacak. SEKTÖRÜN TÜM PAYDAŞLARI AYNI ÇATIDA Olivtech, yalnızca ticari bağlantılar kurulmasını değil, aynı zamanda sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirerek bilgi paylaşımını artırmayı hedefliyor. Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan çok sayıda sektör profesyonelinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. ZENGİN ETKİNLİK PROGRAMI DİKKAT ÇEKİYOR Fuar kapsamında söyleşiler, paneller, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve makine tanıtımları gerçekleştirilecek. Tarımda dönüşüm, sürdürülebilirlik, üretim süreçleri, markalaşma ve gastronomi gibi başlıklar ele alınacak. Açılış günü düzenlenecek panelde "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlığıyla sektörün güncel dinamikleri değerlendirilecek. GENÇ GİRİŞİMCİLER VE GELECEK VİZYONU Etkinlik programında ayrıca "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" ile "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" başlıklı panellerde, üretimde katma değer ve markalaşma süreçleri ele alınacak. İZMİR BAĞ YOLU LANSMANI YAPILACAK Fuar kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “İzmir Bağ Yolu” projesinin lansmanı da gerçekleştirilecek. Proje ile kentin gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor. ÜRETİMDEN TÜKETİME ÜÇ GÜNLÜK TEMATİK PROGRAM Fuarın ikinci günü “Üretim - Emek - Değer Zinciri”, son günü ise “Tüketim - Deneyim - Algı” temalarıyla düzenlenecek. Zeytinin yolculuğu, süt ve peynir üretimi, tüketim alışkanlıkları ve sağlık etkileri gibi konular farklı oturumlarda ele alınacak. TADIM ALANLARI VE MUTFAK ATÖLYELERİ Ziyaretçiler, “Olivbar” alanında zeytinyağı ve peynir tadımlarına katılabilecek, mutfak atölyelerinde ise Ege mutfağından özel tarifleri deneyimleme fırsatı bulacak. Olivtech Fuarı, 30 Nisan – 2 Mayıs tarihleri arasında her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

İNEGÖL AVM'YE 4 AYRI KATEGORİDE PLATİN ÖDÜL Haber

İNEGÖL AVM'YE 4 AYRI KATEGORİDE PLATİN ÖDÜL

İnegöl AVM, yerel kültürel mirası yaşatarak toplumsal etki oluşturan "Gelenekten Geleceğe" projesiyle Hermes Creative Awards'ta 4 ayrı kategoride Platin ödülün sahibi oldu. Fiba Commercial Properties'in yatırımcısı ve yöneticisi olduğu İnegöl AVM, "Gelenekten Geleceğe" projesiyle uluslararası iletişim ve pazarlama dünyasının en saygın ödül platformlarından Hermes Creative Awards'ta dört ayrı kategoride en yüksek seviye olan Platin ödül kazandı. AVM'nin kültürel mirası geleceğe taşıma vizyonuyla hayata geçirdiği proje; Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı, Özel Etkinlik İletişimi, İletişim Kampanyası ve Kültürel Sürdürülebilirlik/ Topluluk Katılımı kategorilerinde bu ödüle layık görüldü. Gelenekten Geleceğe projesi; yerel değerleri koruyan, toplumsal fayda yaratan ve kültürel sürdürülebilirliği destekleyen yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Proje kapsamında hayata geçirilen çalışmalar, yalnızca bir AVM iletişimi olmanın ötesine geçerek bölgesel kalkınmaya ve kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Hermes Creative Awards tarafından verilen bu dört ayrı ödül ile de İnegöl AVM'nin iletişimdeki bütüncül yaklaşımı ve uluslararası standartlardaki başarısı bir kez daha tescillemiş oldu. "Yerel kültüre saygı ve toplumsal sorumluluk vizyonumuzun uluslararası başarıyla taçlanmasından büyük gurur duyuyoruz" Fiba Commercial Properties CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, ödülle ilgili yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: "Bu başarıyı yalnızca tek bir projenin çıktısı olarak görmüyoruz; aynı zamanda yerel kültüre duyduğumuz saygının, topluma karşı sorumluluk anlayışımızın ve sürdürülebilirlik odaklı bakış açımızın güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. İnegöl AVM olarak, bulunduğumuz bölgeyle derin bir bağ kurmayı ve bir alışveriş merkezinin ötesinde, sosyal hayatın aktif bir parçası olmayı önemsiyoruz. ‘Gelenekten Geleceğe' projesiyle amacımız; geçmişten gelen değerleri bugüne taşıyarak, yerel halkın katılımıyla kültürel mirası yaşatmak ve gelecek nesillere ilham verecek şekilde aktarmak. El sanatlarından atölye çalışmalarına, eğitimlerden etkileşimli etkinliklere uzanan bu bütüncül yaklaşımın Hermes Creative Awards'ta dört ayrı kategoride en üst seviye olan Platin ödülle taçlandırılması bizim için son derece kıymetli. Bu ödül, Fiba CP'nin vizyonunun, projeye katkı sunan tüm paydaşlarımızın, İnegöl halkının desteğinin ve özveriyle çalışan AVM ekibimizin ortak emeğinin bir sonucudur."

KARABAĞLAR’DA İKİ YILDA PLANLI VE KAMUCU DÖNÜŞÜM Haber

KARABAĞLAR’DA İKİ YILDA PLANLI VE KAMUCU DÖNÜŞÜM

Karabağlar Belediyesi, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından geçen iki yılda; ekonomik zorluklara ve kısıtlı bütçe koşullarına rağmen planlı, kamucu ve halk odaklı belediyecilik anlayışıyla 58 mahallenin tamamında kalıcı hizmetler üretti. Mali disiplinden ödün verilmeden sürdürülen çalışmalar; kentsel dönüşüm, altyapı, sosyal destekler, kültür-sanat, spor ve sürdürülebilirlik başlıklarında somut sonuçlar ortaya koydu. Göreve gelinen günden bu yana “gösteriş değil kalıcı hizmet” anlayışıyla, belediyenin kendi üretim gücünü artıran, kaynakları verimli kullanan ve vatandaşın günlük yaşamına doğrudan dokunan güçlü bir hizmet modeli oluşturuldu. KENTSEL DÖNÜŞÜMDE SOMUT VE KATILIMCI ADIM İki yıllık dönemin en stratejik başlıklarından biri kentsel dönüşüm oldu. Toplam 106 hektarlık riskli alanın ilk etabı olarak Osman Aksüner Mahallesi’nde 6 hektarlık alanda dönüşüm süreci fiilen başlatıldı. Kentsel Dönüşüm Ofisi mahalleye taşınırken, yapılan bilgilendirme toplantılarıyla vatandaş sürece doğrudan dahil edildi. Dijital alan taramaları, mevcut durum tespiti ve değerleme çalışmaları tamamlandı. Uzlaşma görüşmelerinin ardından temel atma aşamasına geçilmesi planlanıyor. NELER YAPILDI? ALTYAPI, ULAŞIM VE YEŞİL ALANLAR İlçe genelinde 32 bin tonun üzerinde asfalt üretimi ve dökümü yapılarak 212 sokakta yol yenileme çalışması tamamlandı. Doğalgaz çalışmalarında 644 sokak tamamlandı, 74 sokakta çalışmalar sürüyor. Ayrıca 220 sokakta altyapı, 36 mahallede 180 sokakta inşai çalışma gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Dostluk Bulvarı Projesi ile ulaşım rahatlatılırken, 5 yeni park ve 5 pati park hizmete açıldı. 33 parkta yenileme çalışması yapıldı. SOSYAL DESTEKLERDE RAKAMSAL GÜÇ Ekonomik koşullara karşı sosyal belediyecilik uygulamaları büyütüldü. Bu kapsamda; 63 üniversite öğrencisine 630 bin TL eğitim desteği 301 ilkokul öğrencisine kırtasiye desteği 1 milyon 600 bin TL amatör spor kulübü desteği 1.700 kişiye sosyal destek kartı 790 kişiye sosyal market yardımı 1.843 kişiye bayram desteği 5 Halk Ekmek büfesi ve Askıda Ekmek Projesi Yaklaşık 300 öğrenciye yurt desteği KARBEM’de 1.500 öğrenciye eğitim desteği 818 erkek, 1002 kadın ve 38 engelli olmak üzere toplam 1820 vatandaşa istihdam desteği sağlandı. Sağlık hizmetlerinde muayene, laboratuvar, hasta nakil ve evde bakım uygulamaları sürdürüldü. KALICI YATIRIMLAR VE SOSYAL YAŞAM Yeşilyurt Pazaryeri’nde fiziki ilerleme yüzde 40’ı aşarken, Uzundere Atatürk Gençlik Merkezi açılış aşamasına geldi. 3 yeni çocuk oyun akademisi, 2 ileri yaş akademisi ve Nokta İleri Yaş alma Merkezi hizmete açıldı. Gemi Restoran ve Karafatma Sosyal Tesisleri yenilenirken, Uğur Mumcu Parkı, Nazım Hikmet Parkı ve belediye binasında 3 KAR KAFE hizmete alındı. Karabağlar Kent Tiyatrosu kurularak salonlar aktif hale getirildi. 58 mahallede kültür-sanat etkinlikleri yaygınlaştırıldı. 19 spor tesisinde 15 branşta 3.800 öğrenciye spor eğitimi verildi. Aqua Havuz tesislerinde ise 86 binin üzerinde misafir ağırlandı. KAMUCU TASARRUF VE GÜÇLÜ KURUMSAL YAPI Araç kiralama yöntemine son verilerek 68 araçlık belediye filosu oluşturuldu. Belediye mutfağında günlük yaklaşık 700 kişilik yemek üretimi yapılarak dış hizmet alımına son verildi. Bahçelievler’de yenilenen Kadın ve Yeşil İstasyon, kadın istihdamını destekleyen ve kendi enerjisini üreten örnek bir kamu yatırımı oldu. Personel sayısı artırılmadan hizmet kapasitesi büyütülürken, 34 spor antrenörü ve eğitmeni kadroya alındı. BAŞKAN MAHALLEDE “SÖZ VATANDAŞTA, ÇÖZÜM BİRLİKTE” “Başkan Mahallede” projesiyle Başkan Kınay, makamını mahallelere taşıdı. İki haftada bir farklı mahalle ve parklarda kurulan buluşmalarda; başkanlık ofisi, Hemşehri İletişim Merkezi ve Bölgesel İstihdam Ofisi (BİO) ekipleriyle birlikte vatandaşların talep ve önerileri yerinde dinleniyor. “Söz vatandaşta, çözüm birlikte” anlayışıyla bugüne kadar gerçekleştirilen 25 buluşma ile 58 mahallenin tamamını kapsayan ilk tur tamamlandı. Mahalle muhtarlarının da aktif katılımıyla yürütülen süreçte, yerel ihtiyaçlar sahada doğrudan tespit edilerek çözüme kavuşturuluyor. Uygulamanın ikinci turuna geçilirken, mahalle odaklı katılımcı hizmet anlayışı kesintisiz şekilde sürdürülüyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR VE DİRENÇLİ KENT HEDEFİ Karabağlar Belediyesi, SECAP’ı kendi imkânlarıyla sıfır bütçeyle hazırlayarak çevresel ayak izi ve azaltım hedeflerini belirledi. Yerel Eşitlik Eylem Planı, İZKA iş birliğiyle yürütülen afet risk analizleri ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Belgesi ile sürdürülebilirlik alanında kurumsal kapasite güçlendirildi. NASIL YAPILDI? Bu hizmet modeli; kamucu yönetim anlayışı, mali disiplin, gider ekonomisi, sürdürülebilir personel politikası ve kurumlar arası güçlü iş birlikleriyle hayata geçirildi. KARBİM ile vatandaş talepleri tek merkezde toplandı. Muhtarlar sürecin aktif paydaşı haline getirilirken, hizmetler doğrudan mahallelere taşındı. ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE NELER YAPILACAK? Önümüzdeki dönemde; Kentsel dönüşümde temel atma aşamasına geçilmesi 2. Sosyal Marketin açılması KARBEM’de online eğitim altyapısının devreye alınması ve yeni şubesinin yakın zamanda açılması Tekstil ve Mutfak Akademilerinin kurulması Yeni çocuk oyun akademilerinin açılması Risk temelli dönüşüm projeleriyle kentin dirençliliğinin artırılması hedefleniyor. EDİTÖRYEL

BURFAŞ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÖNE ÇIKTI Haber

BURFAŞ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÖNE ÇIKTI

BURFAŞ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Sıfır Atık’ projesi kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda Sıfır Atık Belgesi ile ödüllendirildi. Daha yaşanabilir bir kent ve sağlıklı bir gelecek için birçok projeyi hayata geçiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde anlamlı bir başarı elde etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki BURFAŞ’a bağlı Merinospark Sosyal Tesisleri, sürdürülebilirlik ve çevre duyarlılığı alanında yapılan çalışmalar neticesinde ‘Sıfır Atık Belgesi’ aldı. Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen belgeyle, tesiste kurulan Sıfır Atık Yönetim Sistemi’nin başarıyla uygulandığı tescillendi. Merinospark Sosyal Tesisinde atıkların kaynağında ayrıştırılması, gıda israfının azaltılması, atık yağ ve geri dönüşüm süreçlerinin etkin yönetimi, doğal kaynakların korunmasına yönelik uygulamalar sistematik bir şekilde hayata geçirildi. Sürdürülebilir mutfak anlayışı doğrultusunda; çevreye duyarlı, kaynakları verimli kullanan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı hedefleyen çalışmalarına devam eden BURFAŞ, Uluslararası Sıfır Atık Günü vesilesiyle tüm paydaşlarını ve vatandaşları bu bilinçli dönüşümün bir parçası olmaya davet etti.

BURSA'DA YEŞİM'E KADIN DOSTU MARKALAR FARKINDALIK ÖDÜLÜ Haber

BURSA'DA YEŞİM'E KADIN DOSTU MARKALAR FARKINDALIK ÖDÜLÜ

Bursa'da Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun yıllardır kararlılıkla yürüttüğü çalışmalarla Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından Kültür Merkezi'nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri'nde ödüle layık görüldü. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri, 5 Mart 2026 tarihinde Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Kadın girişimciliğinin desteklenmesinden kadın istihdamına, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinden eğitim ve kültürde fırsat eşitliğine kadar birçok farklı başlıkta projelerin değerlendirildiği zirvede, 8 ayrı kategoride toplam 30 proje ödülle onurlandırıldı. Sunuculuğunu oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci'nin üstlendiği, iş dünyası, sanat ve sivil toplumdan birçok önemli ismi bir araya getiren ve "İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer" temasıyla düzenlenen törende Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. "Köklerden Geleceğe Eşit Yarınlar İçin" başlıklı proje, başkanlığını Prof. Dr. Ithır Erhart'ın yürüttüğü, akademi, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 22 kişilik bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 62 proje arasından seçilerek "Kadın İstihdamı ve İş Yaşamında Fırsat Eşitliği" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül, Yeşim Grup adına Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Kurumsal İletişim Şefi Gizem İskeçeli Ok ve Kurumsal İletişim Uzmanı Furkan Güneri'ye takdim edildi. Yeşim Grup'un "Önce İnsan" anlayışına vurgu yapan Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, "Toplumsal cinsiyet eşitliği, 1988 yılından bu yana kurum kültürümüzün temelini oluşturan önemli değerlerden biri. Kadınların iş yaşamında eşit fırsatlara sahip olduğu ve potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği bir çalışma ortamı oluşturmanın hem kurumsal gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Bu ödül, kapsayıcı ve âdil kurum kültürümüzün bir yansıması olması açısından bizim için ayrıca anlam taşıyor. Çok paydaşlı iş birlikleriyle güçlenen projemiz; uzun yıllara yayılan sürdürülebilir yaklaşımı, ortaya koyduğu ölçülebilir sonuçlar ve kurum sınırlarını aşarak daha geniş bir toplumsal etki alanı göstermesiyle dikkat çekiyor. Bu alanda uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların böyle anlamlı bir platformda takdir edilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı." dedi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş yaşamında güçlenmesine yönelik çalışmalarıyla uluslararası platformlarda dikkat çeken Yeşim Grup, Just Style Excellence Awards kapsamında Ecollectiv projesiyle çeşitlilik, kapsayıcılık ve sosyal etki kategorilerinde ödüle layık görülürken, "UN Global Compact Network Ukrayna" tarafından yürütülen "Sürdürülebilirlik Ortaklığı Ödülü 2025" kapsamında ise "Sosyal Değişim" kategorisinde örnek gösterilen projeler arasında yer almıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.