#Yeni Nesil

- Yeni Nesil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeni Nesil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİRLİ TAKSİCİLERE FABRİKA ÇIKIŞLI LPG’Lİ ARAÇ İÇİN YENİ İŞBİRLİĞİ Haber

İZMİRLİ TAKSİCİLERE FABRİKA ÇIKIŞLI LPG’Lİ ARAÇ İÇİN YENİ İŞBİRLİĞİ

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, kentteki ticari taksi filosunun yenilenmesi ve işletme maliyetlerinin azaltılması amacıyla Renault Mais ve Dacia ile işbirliğine gitti. Protokol kapsamında fabrika çıkışlı LPG’li araçların kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenirken, oda tarafından yapılan hesaplamaya göre ayda 10 bin kilometre yol yapan bir taksicinin yakıt giderinde yaklaşık 30 bin lira, yılda ise 360 bin liraya varan avantaj sağlanabileceği belirtildi. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının ticari taksi esnafının ihtiyaçları doğrultusunda yaklaşık 6 aydır yürüttüğü çalışmaların ardından Renault Mais ve Dacia ile yapılan işbirliğinin ayrıntıları açıklandı. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen toplantıya İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, Dacia Marka Direktörü Serhat Güngör, Dacia Türkiye Satış Müdürü Birol Bek, Dacia Ege ve Akdeniz Bölge Satış Müdürü Umut Cengiz, Orfin Bölge Satış Müdürleri Vahit Ünal ve Ömer Kaan Tüter ile taksici esnafı katıldı. Toplantıda, araç yenileme sürecinde taksicilere sunulacak bakım, servis ve finansman imkanlarının yanı sıra fabrika çıkışlı LPG’li araçların işletme maliyetlerine etkisine ilişkin bilgi verildi. AYLIK 30 BİN LİRALIK YAKIT AVANTAJI HESAPLANDI Odanın paylaştığı hesaplamaya göre, fabrika çıkışlı LPG’li yeni nesil araçların kilometre başına ortalama yakıt maliyetinin yaklaşık 2,5 lira, benzinli veya dizel araçların ise 5,5-6 lira seviyesinde olduğu belirtildi. Bu hesaplamadan hareketle LPG’li araçların kilometre başına yaklaşık 3 liralık maliyet avantajı sağlayabileceği ifade edildi. Ayda ortalama 10 bin kilometre yol yapan bir taksicinin bu şekilde yakıt giderinden aylık yaklaşık 30 bin lira, yıllık ise 360 bin lira tasarruf sağlayabileceği hesaplandı. Söz konusu rakamların araç kullanım koşulları, yakıt tüketimi ve akaryakıt fiyatlarındaki değişikliklere göre farklılık gösterebileceği belirtiliyor. BAKIM ARALIĞI 20 BİN KİLOMETREYE ÇIKARILDI İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, protokol kapsamında Dacia Jogger ve Logan modellerinin taksi filosunda kullanılmasına yönelik çeşitli avantajların sağlandığını söyledi. Yaklaşık 6 aydır çalışma yürüttüklerini belirten Özkan, esnafın taleplerini firma yetkililerine aktardıklarını ifade etti. Özkan, ❝6 aydır süren bir çalışmamız vardı. Esnafımızın bize ilettiği talepleri firma yetkililerine aktardık. Bu anlamda İzmirli taksicilere özel avantajlar sunuldu. Daha önceden 10 bin kilometre olan bakım aralığı İzmir’e özgü olarak 20 bin kilometreye çıkarıldı.❞ dedi. Servis ve bakım maliyetlerinde de indirim sağlandığını kaydeden Özkan, ❝İkinci olarak servis ve bakım ücretlerinde yüzde 30 gibi bir indirim yapıldı. Ayrıca 3 günü aşan ve firmadan kaynaklı servis durumlarında, esnafımızın iş kaybını ve mağduriyetini önlemek için ikame araç bedeli ödenmesi gibi ayrıcalıklar tanındı.❞ ifadelerini kullandı. ARAÇ YENİLEMEDE YENİ FİNANSMAN İMKANI Özkan, taksicilerin yeni araç alımında yaşadığı finansman sorunlarına yönelik de düzenleme yapıldığını belirtti. Taksici esnafının kredi kefalet kooperatiflerinden kullandığı krediler nedeniyle araç üzerinde birinci derece rehin bulunduğunu anlatan Özkan, bu durumun başka finansman kaynaklarına erişimi güçleştirdiğini söyledi. Yeni çalışmayla ikinci dereceden finansman imkanının sağlandığını aktaran Özkan, ❝Esnafımız 1 milyon TL’yi esnaf kefaletten kullanıp, geri kalan kısmı için ilgili firmanın 2. derece ipotekli finansmanını kullanarak araç yenileme sorununu tamamen çözmüş oldu.❞ dedi. İzmir’deki taksilerin yaklaşık yüzde 95’inde söz konusu gruba ait araçların kullanıldığını belirten Özkan, işbirliğinde emeği geçen marka yöneticilerine teşekkür etti. ❝TÜKETİM AVANTAJI YARI YARIYA, HATTA DAHA FAZLA❞ Dacia Marka Direktörü Serhat Güngör de 2026 yılı için taksici esnafına yönelik yeni bir strateji başlattıklarını söyledi. Fabrika üretimi LPG teknolojisinin ticari taksi kullanımında maliyet avantajı sağladığını ifade eden Güngör, ❝Markamız ürün tipi, fiyatları ve en önemlisi fabrika üretimi LPG teknolojisiyle taksi kullanımına çok uygun. Taksici esnafımız dizel veya benzinli araçlarla, fabrika çıkışı LPG’li araçlarımızın maliyetini kıyasladığında tüketim avantajının yarı yarıya, hatta daha bile fazla olduğunu net bir şekilde görecektir.❞ diye konuştu. Protokolle İzmir’deki taksi filosunun daha yeni araçlarla yenilenmesi, taksici esnafının yakıt, bakım ve servis giderlerinin azaltılması ve araç alımında finansmana erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor.

TÜRKSAT GEÇİŞİ SONRASI TELEVİZYONLARDA KANAL VE SES SORUNU Haber

TÜRKSAT GEÇİŞİ SONRASI TELEVİZYONLARDA KANAL VE SES SORUNU

Türksat 3A’daki televizyon ve radyo yayınlarının yeni nesil uydulara aktarılmasının ardından bazı televizyon kullanıcıları yayınlara erişimde sorun yaşamaya başladı. Bazı cihazlarda kanalların kaybolduğu, sinyal problemleri yaşandığı ve görüntü olmasına rağmen ses alınamadığı bildirildi. YAYINLAR YENİ UYDU SİSTEMİNE AKTARILDI 15 Ağustos’u 16 Ağustos’a bağlayan gece gerçekleştirilen geçişle birlikte Türksat 3A’daki yayınlar yeni nesil Türksat uydularına taşındı. Bu değişikliğin ardından farklı televizyon markalarında kanal listelerinin güncellenmemesi ve bazı yayınların kullanılamaması gibi sorunlar ortaya çıktı. BAZI TELEVİZYONLARDA MANUEL AYAR GEREKİYOR Yaşanan sorunların cihazların desteklediği teknolojilere göre farklılık gösterdiği belirtildi. TKGS desteği bulunmayan televizyon ve uydu alıcılarında yeni yayınlara ulaşabilmek için kanal taraması veya yeniden kurulum yapılması gerekebiliyor. TKGS DESTEKLİ CİHAZLARDA İŞLEM DAHA KOLAY Türksat Kanal Güncelleme Sistemi’ni destekleyen televizyonlarda yeni kanal ve frekans bilgilerinin otomatik olarak alınabilmesi, kullanıcıların manuel ayar yapma ihtiyacını azaltıyor. Sistem, uydu yayınlarında meydana gelen frekans değişikliklerinin uyumlu cihazlara aktarılmasını sağlıyor. KANAL LİSTELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAŞANABİLİYOR Frekans geçişleri sonrasında bazı kullanıcıların daha önce oluşturduğu kanal sıralamasının değiştiği de görüldü. TKGS ile uyumlu bazı televizyonlarda ise kişiselleştirilmiş kanal listesinin korunmasına yönelik özellikler bulunuyor. SES SORUNU DA KULLANICILARIN GÜNDEMİNDE Yeni uydu geçişinin ardından bazı televizyon kullanıcıları, kanalları yeniden yüklemelerine rağmen görüntü bulunduğu halde ses alamadıklarını bildirdi. Özellikle bazı cihazlarda kanal taraması sonrasında ses sorunlarının devam ettiği yönünde kullanıcı şikâyetleri bulunuyor. MANUEL KANAL TARAMASI GEREKEBİLİR TKGS desteği bulunmayan cihazlarda güncel Türksat yayınlarına ulaşmak için yeniden kanal taraması yapılması gerekebilir. Cihazın menüsünden uydu ve kanal kurulum seçeneklerine girilerek güncel yayınların yeniden aranması mümkün. Yaşanan gelişmeler, uydu yayın altyapısındaki değişikliklerde televizyonların otomatik kanal güncelleme özelliklerinin kullanıcı açısından önemini bir kez daha ortaya koydu.

YENİ NESİL CERRAHİ İPLİKLE HIZLI İYİLEŞME Haber

YENİ NESİL CERRAHİ İPLİKLE HIZLI İYİLEŞME

Bursa Teknik Üniversitesi bilim insanları, ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandırabilecek yeni nesil cerrahi iplik geliştirmek için çalışıyor. Destek alan projede, dokuların daha hızlı yenilenmesine yardımcı olacak biyolojik kaplama teknolojisi geliştirilecek. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü'nde YÖK Doktora Sonrası Araştırmacı İstihdamı programı dâhilinde görev yapan Dr. Halime Serinçay'ın yürütücülüğünü üstlendiği araştırma projesi, 2218 Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı tarafından desteklenmeye hak kazandı. Danışmanlığını Doç. Dr. Gökçe Taner'in yaptığı projede, ameliyatlarda kullanılan cerrahi ipliklerin yara iyileşmesini destekleyeceği yeni bir teknoloji geliştirilmesi hedefleniyor. Ameliyat sonrasında kullanılan cerrahi iplikler, yaraların kapanması ve dokuların yeniden birleşmesinde önemli rol oynuyor. Ancak günümüzde kullanılan birçok cerrahi iplik, yara kapatma ve enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olsa da yara dokusunun yenilenmesini doğrudan destekleyemiyor. BTÜ'de yürütülen araştırmada ise bu soruna çözüm geliştirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında, doğal dokuların yapısını taklit eden biyolojik bir kaplama geliştirilerek cerrahi ipliklerin yüzeyine uygulanacak. Böylece ameliyat sonrası iyileşme sürecinde hücrelerin daha kolay çoğalması ve yeni dokunun daha hızlı oluşması hedefleniyor. Projede sığır derisinden üretilecek olan hücresizleştirilmiş hücre dışı matriksin metakrilat türevleri ile fonksiyonelleştirilmesi ve elde edilen bu biyokompozit yapının ticari cerrahi ipliklerin yüzeyine kaplama yapılması planlanıyor. Proje Yürütücüsü Dr. Halime Serinçay, geliştirilecek kaplamanın yara bölgesinde doğal bir iyileşme ortamı oluşturarak dokuların kendini daha hızlı onarmasına katkı sağlayacağını belirtti. Mevcut cerrahi ipliklere uygulanabilecek şekilde tasarlanan sistemin, sağlık alanında kolaylıkla kullanılabilecek bir teknolojiye dönüşme potansiyeli taşıdığını dile getiren Dr. Serinçay, "Geliştirdiğimiz bu yeni nesil cerrahi iplik kaplama teknolojisinin, hem enfeksiyonlarla mücadeleye destek olması hem de yara iyileşme sürecini hızlandırmasıyla cerrahi tedavilerde önemli faydalar sağlamasını bekliyoruz" dedi. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, sağlık alanında yaşam kalitesini artırmaya yönelik araştırmaların üniversitenin öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, "Akademisyenlerimizin yürüttüğü bu çalışma, bilimsel bilginin toplumsal faydaya dönüştürülmesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Desteklenen projenin, ameliyat sonrası iyileşme süreçlerine katkı sağlayacak yenilikçi sonuçlar ortaya koyacağına inanıyorum. Projede görev alan araştırmacılarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu.

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Demirtaş bölgesinde farklı sektörlerde üretim yapan firmaları ziyaret ederek, iş dünyasının görüş, beklenti ve önerilerini dinledi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, yönetim kurulu ve meclis divanı üyelerinin de katıldığı ziyaretlerde, üretimden ihracata, yeni nesil yatırımlardan yapay zekâya kadar Bursa iş dünyasının gelecek vizyonu ele alındı. "Küresel rekabete güç katan merkezleri hayata geçirdik" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Bursa’nın üretim gücünü geleceğin teknolojileriyle daha ileriye taşıma hedefinde birlik ve beraberliğin belirleyici olduğunu söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumunu koruması için üretim, teknoloji, ihracat ve nitelikli insan kaynağı alanlarında attığı adımların önemine değinen İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin Bursa iş dünyasının ortak iradesiyle hayata geçtiğini kaydetti. Başkan Burkay, BTSO’nun BUTEKOM, MESYEB, GUHEM, Model Fabrika, KFA Fuarcılık, EVM ve TEKNOSAB gibi merkezlerle firmaların küresel rekabet gücünü artırmaya odaklandığını kaydetti. "Bu şehir için dertlenmek gerekiyor" Bursa iş dünyasının üretirken aynı zamanda şehrin ve ülkenin geleceğine katkı sağladığını belirten Burkay, sivil toplum kuruluşlarında ortaya konan çabanın büyük bir bilgi birikimi ve tecrübenin sonucu olduğunu söyledi. Burkay, "Bu salonda bu şehrin meseleleriyle dertlenen, ülkesinin geleceğine katkı sunmak isteyen kıymetli insanlar var. Bizim bir araya gelişimizin temelinde değer üretme iradesi bulunuyor. Kazançlarımızla devletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken, elde ettiğimiz tecrübeyi de şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Sivil toplum çalışmalarını, bu bilgi birikiminin zekâtı olarak görüyorum. Bursa’nın geleceğine omuz veren bu birlikteliği çok kıymetli buluyorum." dedi. "Anlattığımız hayalleri birer birer hayata geçirdik" Başkan Burkay, BTSO olarak yola çıktıkları ilk dönemde Bursa sanayisi için önemli hedefleri paylaştıklarını hatırlattı. 2013 yılında ortaya koydukları 16 projenin tamamını hayata geçirdiklerini belirten Burkay, bu projelerin sayısını 60’ın üzerine çıkartarak Bursa iş dünyasının hizmetine sunduklarını ifade etti. Başarıların temelinde menfaat değil, örnek birlikteliğin ve dayanışmanın bulunduğuna işaret eden İbrahim Burkay, "Biz bu yolculuğa çıkarken Bursa için büyük hedefler ve hayaller ortaya koyduk. Demirtaş bölgesinde sanayicilerimize Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden birini oluşturma irademizi anlattık. Uzay, havacılık, mükemmeliyet merkezleri, MESYEB, BUTEKOM ve farklı alanlardaki projelerimizi o gün paylaşmıştık. Aradan geçen süreçte bu projeleri tek tek hayata geçirdik. Hatta bu 16 projenin üzerine onlarca yeni çalışmayı daha ekledik. Bunu mümkün kılan şey, birlik ve beraberliğimiz oldu" diye konuştu. "Bursa vizyonunu kaybetmemeli" BTSO Yönetim kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şehirlerin geleceğe bilim, teknoloji ve doğru iş modelleriyle hazırlanacağını belirterek, "Bu şehir, geçmişte ortaya konan doğru kararlarla Türkiye’nin üretim başkentlerinden biri haline geldi. 1961 yılında ilk organize sanayi bölgesi kurulduğunda o gün bu yatırımlara öncülük eden büyüklerimiz belki bugünkü tabloyu tam olarak öngöremedi ama doğru bir iş yaptıklarını biliyorlardı. Bugün bizim de aynı cesarete ve vizyona ihtiyacımız var. Dünyayı iyi okuyarak, bilimin merkezinde duran projeler geliştirmek durumundayız. BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri bu anlayışın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bursa bu vizyonu korursa gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır." ifadelerini kullandı. "Yeni nesil alanlarda oyunun içinde yer almalıyız" Yeni dönemde yapay zekâ, veri merkezleri, otomasyon, girişimcilik ve dijital dönüşümün firmalar için belirleyici hale geldiğini söyleyen Başkan Burkay, iş dünyasının bu alanlarda daha etkin rol alması gerektiğini belirtti. BTSO liderliğinde yeni nesil yatırımlar ve fon modelleriyle Bursa firmalarını geleceğin ekonomisine hazırlamayı amaçladıklarını ifade eden Burkay, şirketlerin teknoloji ve dijital yetkinliklerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, "Kendi işlerimize sahip çıkarken başımızı kaldırıp dünyada neler olduğunu da görmek zorundayız. Yeni nesil alanlarda, girişimcilikte, yapay zekâda, veri merkezlerinde ve dijital dönüşümde oyunun içinde yer almalıyız. Bugün birçok genç girişimci, büyük şirketlerin sahip olduğu yeni değer alanları oluşturuyor. Bursa olarak bizler bu ekosistemin dışında kalamayız. Model Fabrika’dan mükemmeliyet merkezlerine kadar bütün çalışmalarımızı bu dönüşüme göre şekillendiriyoruz. Yeni dönemde maliyetleri düşüren, kapasiteyi artıran ve şirketlere organizasyon kabiliyeti kazandıran sistemler öne çıkacak. Bu süreçte farkındalık sahibi olmak ve aksiyon almak çok önemli." dedi. Başkan Burkay, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve BTSO öncülüğünde hayata geçirilen projelerle dünyada yaşanan yeni ekosisteme en hazır şehirlerden biri olduğunu söyledi.

BAŞKAN TUGAY’DAN UFI AVRUPA KONFERANSI’NDA DÜNYAYA ÇAĞRI Haber

BAŞKAN TUGAY’DAN UFI AVRUPA KONFERANSI’NDA DÜNYAYA ÇAĞRI

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde düzenlenen UFI Avrupa Konferansı, 36 ülkeden yaklaşık 400 fuarcılık profesyonelini Fuar İzmir'de bir araya getirdi. Konferansın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Türkiye'de fuarcılığın doğduğu kent olarak kabul edilen İzmir, 52 yıl aradan sonra yeniden UFI Avrupa Konferansı'na ev sahipliği yapıyor. 3-5 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyona dünyanın farklı ülkelerinden sektör temsilcileri katıldı. "İZMİR FUARCILIĞIN TEMELLERİNİN ATILDIĞI ŞEHİR" Konferansın açılışında İngilizce konuşan Cemil Tugay, İzmir'in tarih boyunca ticaret ve kültürlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Tugay, "52 yıl sonra yeniden uluslararası bir UFI organizasyonuna ev sahipliği yapmak bizim için büyük bir gurur. Bu buluşma yalnızca bir konferans değil, aynı zamanda kentimizin köklü ticaret ve fuarcılık birikiminin sürdüğünün güçlü bir göstergesidir" dedi. İzmir Enternasyonal Fuarı'nın 1947 yılında UFI üyeliği alan ilk Türk fuarı olduğunu hatırlatan Tugay, bu nedenle İzmir'in "Fuarlar Şehri" olarak anıldığını ifade etti. "YENİ İŞ BİRLİKLERİ GELİŞTİRELİM" Konuşmasında Fuar İzmir'in Türkiye'nin en büyük ve en modern fuar komplekslerinden biri olduğunu vurgulayan Tugay, tesisin uluslararası ihtisas fuarlarına ev sahipliği yaptığını söyledi. Konferansta sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zekâ destekli yeni nesil fuar modelleri gibi başlıkların ele alınacağını belirten Tugay, katılımcılara şu çağrıda bulundu: "Sizleri, Fuar İzmir'in sunduğu güçlü altyapı ve imkanlardan yararlanmaya, aynı zamanda İzmir'in üretim ve ticaret kültürünün bir parçası olmaya davet ediyorum. Bu eşsiz platformda yeni iş birlikleri geliştirelim, uluslararası ortaklıklarımızı güçlendirelim ve geleceği birlikte inşa edelim." Konuşmasının ardından Tugay, konferansın geleneksel açılış zilini çaldı. "AVRUPA'DAKİ EN YÜKSEK KATILIMLI KONFERANS" UFI Avrupa Bölge Direktörü Nick Dugdale-Moore ise organizasyonun bugüne kadar düzenlenen UFI Avrupa Konferansları arasında en yüksek katılıma ulaşan etkinlik olduğunu söyledi. Dugdale-Moore, yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek organizasyona katkı sağlayan kurum ve katılımcılara teşekkür etti. İZMİR'İN TANITIMINA KATKI SAĞLIYOR İzmir'de daha önce 1966 ve 1974 yıllarında UFI kongreleri düzenlenmişti. Yarım asrı aşkın aranın ardından gerçekleştirilen konferansın, kentin uluslararası fuarcılık alanındaki konumunu yeniden öne çıkarması hedefleniyor. Program kapsamında katılımcılar, İzmir'in tarihi ve kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı bulurken, kentin mimari dokusu, sosyal yaşamı ve körfez kültürü hakkında da bilgi ediniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.