#Yıllık İzin

- Yıllık İzin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıllık İzin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EMSAL KARAR: İZNE ÇIKAN İŞÇİ YA MAAŞINI YA DA AVANS ALACAK Haber

EMSAL KARAR: İZNE ÇIKAN İŞÇİ YA MAAŞINI YA DA AVANS ALACAK

İş Kanunu kapsamında, yıllık izin kullanan işçiye, yıllık izin süresine ilişkin ücretinin izne çıkışta peşin olarak ödenmesi gerekiyor. Özel sektör çalışanlarının mağduriyet yaşadığı olaya dair Yargıtay’dan emsal bir karar çıktı. İzne giderken, peşin ödeme ya da avans alamayan işçinin, istifa etmesi halinde kıdem tazminatı alabileceğine vurgu yaptı. Yüksek Mahkeme, işçiye hak ettiği süreden daha fazla izin kullandırılmış olmasının izin süresine ilişkin ücretin peşin ödenmesi yükümlüğünü ortadan kaldırmayacağına dikkat çekti. KONU HAKKINDA YARGITAY KAPISI AÇILMIŞTI Yargıtay’ın yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesinin işçi açısından haklı fesih sebebi olarak kabul edilmesinin arkasında aynı şehirde iki ayrı mahkemenin farklı karar vermesi olduğu ortaya çıktı. Yıllık izne giderken izin dönemine ait ücreti peşin alamayan A.B. isimli işçi, İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Davacı A.B., yoğun bir çalışma temposundan sonra ailesiyle tatil planı yaparken izin çıkışı peşin ödeme ya da avans alamadığı için iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini dile getirdi. İş Mahkemesi feshin haklı olduğuna, davacıya kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmetti. Karar istinafa taşındı Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 15. Hukuk Dairesi itirazları geri çevirdi. Benzer bir durumun mağduru olan B.K. isimli işçi de izne çıkarken peşin ödeme alamadığı için istifa etti. Kıdem tazminatı alamayan B.K., İş Mahkemesi’nin kapısını çaldı. Mahkeme; davacının feshe konu ettiği hususların haklı fesih sebebi teşkil etmediği gerekçesiyle reddetti. İstinafa taşınan dosya BAM 9. Hukuk Dairesi gündemine geldi. Daire, itirazları geri çevirdi. Aynı şehirde, aynı binada aynı davalarda iki farklı dairenin kesin nitelikteki kararlarının uyuşmaması üzerine devreye Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu girdi. Kurul, yıllık izne çıkan işçiye peşin ödeme ya da avans verilmemesi durumunda nasıl hüküm kurulması konusunda Yargıtay’ın kapısını çaldı. EMSAL KARAR Bölge Adliye Mahkemesi’nin 9 ve 15. Hukuk Dairelerinin kanunda açıkça düzenlenen peşin veya avans olarak ödeme yükümlülüğünün ihlali halinde çalışanın iş akdini haklı nedenle fesih hakkına dair farklı yönde kararlar vermesi üzerine; uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla verilen kararda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nce işverenin yıllık izin ücreti ödeme borcunun kapsamı ortaya konuldu. Kararda; işverenin yıllık izin ücreti ödeme yükümlülüğünü düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. Maddesindeki, "İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır" hükmü hatırlatıldı. ''İŞÇİ BAKIMINDAN HAKLI NEDENLE FESİH SEBEBİ'' Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışanın yıllık ücretli izne çıkmasından önce çalışanın talebi olmasa dahi işverenin yıllık izin ücretini peşin veya avans olarak işçiye ödememesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-(e) hükmünde işveren tarafından işçiye ücretinin kanun hükümlerine uygun olarak ödenmesi ve aynı maddenin (f) alt bendinde çalışma şartlarının uygulanması düzenlemelerine aykırılık oluşturacağı ve haklı nedenle fesih gerekçesi olacağını tekrar vurguladı. Kararda şöyle denildi: ‘’Davalı tarafça aksi savunulmuş ise de davacıya nispi emredici nitelikte olan 4857 sayılı Kanun’un 53. maddesine göre hak kazandığı yıllık izin süresinin üstünde yıllık izin kullandırılmış olması, yıllık izin ücretinin mutlak emredici nitelikte olan 57. maddeye göre izin başlamadan evvel peşinen veya avans olarak ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşveren tarafından işçiye ücretinin kanun hükümlerine uygun olarak ödenmemesi ve aynı maddenin (f) alt bendinde çalışma şartlarının uygulanmaması, haklı fesih nedeni olarak düzenlenmiştir. Şu hâlde anılan hükümler gereğince yıllık izne ilişkin ücretin, yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle yapılan fesih haklı nedene dayalıdır. Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın, işverenin işçinin yıllık izin dönemine ilişkin ücretinin izinden önce peşinen veya avans olarak ödeme zorunluluğuna ilişkin yükümlülüğüne aykırı davranışının işçi bakımından haklı nedenle fesih sebebi teşkil edeceğine dair Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.’’

EV HİZMETLİLERİ VE MEVSİMLİK İŞÇİLER DE TAZMİNAT ALABİLECEK Haber

EV HİZMETLİLERİ VE MEVSİMLİK İŞÇİLER DE TAZMİNAT ALABİLECEK

Yargıtay'dan ev hizmetleri alanında ve mevsimlik tarım işçilerini ilgilendiren bir karar ortaya çıktı. Oy ile alınan kararda tazminat tazminatı şartlarının Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükmüne tabi olduğu, kanun kapsamı dışında kalınsa dahi, iş ilişkisinin belirsiz süreli bir sözleşmeye dayanmadığı solunum birliği tazminatı doğabileceği vurgulandı. Bir çiftlikte çalışan kar koca, tazminatsız şekilde kapı önüne konuldu. 1. İş Mahkemesi'nin kapısını çalan ZM ve SM çifti, ücret ve tazminat alacaklarının tahsilini istedi. SM, çiftlikte 15 at, 1 inek ve iki köpeğin bakım işleri, Temizlik bakımı ve bahçe işlerinden sorumlu olduğunu, eşi ZM'nin de yemek ve ev işleri ile uğraştığını, 5 yıl boyunca sürekli çalıştıklarını ileri sürdü. Haksız ve ihbarsız olarak işlerine son verildiğini iddia ederek kıdem ve tazminat tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin verilmeyen izin alacaklarının tahsilini talep etti. Davalı at çiftliği sahibi, SM'nin çiftlikte at bakıcılığı yaptığı, davacının 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilemediği dile getirildi. Davacının atlarla ilgilendiğini, Şirketin temiz çalıştığını, sabah yapılan işlerin 3 saat sürdüğünü, akşama kadar davacının boşta kaldığını, boş zamanlarında kendisi için ekibin biçtiği sebze bahçesi ile ilgilendiğini, akşam üstü atlara yapılan işlem ise 1 saati geçmediğini kaydetti. Diğer davacı ZM'nin ise çiftlik evi içerisinde çalıştırıldığı, bu dönemde ise çalıştırılmadığını savunarak davanın reddini istedi. 1. İş Mahkemesi, SM'nin işverenlikte seyis olarak gösterdiği çabayı 4857 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin imkânının mevcut olduğuna hükmetti. Davacı ZM'nin de davalı işverenlikte ev hizmetlerinde emeği, yine 4857 sayılı Kanun'un 4/1-(e) hükmünce ev hizmetlerinde çalışanlara da 4857 sayılı Kanun hükmünün uygulanamayacağı davanın reddine karar verdi. Karar davacı kar - koca tarafından teklif edilince devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda şu ifadelere yer verildi; Yargılama sırasında dinlenen davacı ve davalı tanıkların iş sözleşmesinin feshine ilişkin somut ve görgüye dayalı bir bilgi bulunmamaktadır. Davalı işverence dosyaya davacılar hakkında işe gelmedikleri iddia edilen günlere ilişkin herhangi bir devamsızlık tutanağı ibraz edilmemiştir. belirtilen özelliklerin ve dosya kapsamının dikkate alınması; Davacıların iş sözleşmelerinin davalı işverence feshedildiği ancak ispat yükü üzerinde olan işverence fesih haklı nedene dayalı olarak ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Şu anda yapılan iş üzerinde göz önünde bulundurularak davacılar kıdem tazminatına hak kazanamasa da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 432 ve 438. maddelerin saklanmadığı ihbarı tazminat sözü kazandıkları, elde edilenlerin hesaplanarak hüküm çerçevesinde toplanması gerekir.'

EĞİTİM-BİRSEN'DEN KADINLAR İÇİN HAFTADA 4 GÜN ÇALIŞMA TALEBİ Haber

EĞİTİM-BİRSEN'DEN KADINLAR İÇİN HAFTADA 4 GÜN ÇALIŞMA TALEBİ

Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, kadın kamu çalışanlarının iş-aile dengesini güçlendirmek amacıyla haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi gerektiğini söyledi. Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın kamu çalışanları için çalışma hayatında yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtti. Kadınların iş ve aile hayatı arasında denge kurmakta zorlandığını ifade eden Aydın, haftalık çalışma süresinin 32 saate düşürülmesi ve çalışma gününün 4 gün olarak düzenlenmesi çağrısında bulundu. “KADINLAR İÇİN YENİ BİR ÇALIŞMA MODELİ GEREKLİ” Kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatında karşılaştığı sorunlara dikkat çeken Aydın, Eğitim-Bir-Sen olarak bu konuda çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini söyledi. 214 bini aşkın kadın üye ile Türkiye’de kadınların en büyük örgütlü gücü olduklarını vurgulayan Aydın, şu ifadeleri kullandı: “Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum anlayışıyla çalışmalar yürütüyoruz. 2025 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranının yüzde 71,27’ye ulaşması bu mücadelenin sahada karşılık bulduğunu gösteriyor.” “DOĞURGANLIK ORANLARI DÜŞÜYOR” Türkiye’nin uzun süredir demografik bir dönüşüm yaşadığını belirten Aydın, nüfusun yaşlandığını ve doğurganlık oranlarının düştüğünü ifade etti. Aydın, bu durumun çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek kadınların annelik sorumlulukları ile iş hayatı arasında sıkıştığını söyledi. SAHA ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI AÇIKLANDI Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında yapılan “Türkiye’de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri” başlıklı araştırmanın sonuçlarını paylaşan Aydın, katılımcıların büyük çoğunluğunun doğum izinlerinin artırılmasını ve esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini istediğini aktardı. ARAŞTIRMAYA GÖRE: Katılımcıların yüzde 92’si yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, Yüzde 96’sı ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını talep ediyor. “HAFTADA 4 GÜN ÇALIŞMA MODELİ UYGULANMALI” Aydın, dünyada birçok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modelinin Türkiye’de de özellikle kadın kamu görevlileri için hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. “Kadınlar esnek çalışma modellerini destekliyor ancak hak ve gelir kaybı olmadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden uygulanmasını istiyor. Haftada 4 gün çalışma modeli ülkemizde de uygulanmalı ve özel sektörü teşvik edecek düzenlemeler yapılmalıdır” dedi. SENDİKANIN ÖNERİLERİ Eğitim-Bir-Sen’in kadın çalışanlar için önerdiği düzenlemeler ise şöyle sıralandı: Analık izni doğum öncesi 8, doğum sonrası 52 hafta olmak üzere toplam 60 hafta olmalı Süt izni 2 yıla çıkarılmalı Babalık izin süreleri artırılmalı Tüm kamu kurumlarında kreş hizmeti zorunlu hale getirilmeli veya kreş yardımı sağlanmalı Çocuk sayısına göre ilave prim günleri ve yıpranma payı uygulanmalı Yıllık izin süreleri çocuk sayısına göre artırılmalı Kamu görevlileri için gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli “KADINLARIN ÇALIŞMA ŞARTLARI İYİLEŞTİRİLMELİ” Sıdıka Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan doğum ve babalık izinlerinin artırılmasına yönelik kanun teklifini olumlu karşıladıklarını belirterek daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Aydın, kadınların daha iyi çalışma şartlarına kavuşması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.