EV HİZMETLİLERİ VE MEVSİMLİK İŞÇİLER DE TAZMİNAT ALABİLECEK
EV HİZMETLİLERİ VE MEVSİMLİK İŞÇİLER DE TAZMİNAT ALABİLECEK
Yargıtay, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kalan ev hizmetleri ve tarım işleri gibi alanlarda çalışanlara ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmetti.
Haber Giriş Tarihi: 17.06.2026 14:58
Haber Güncellenme Tarihi: 17.06.2026 15:15
Kaynak:
İHA
Yargıtay'dan ev hizmetleri alanında ve mevsimlik tarım işçilerini ilgilendiren bir karar ortaya çıktı. Oy ile alınan kararda tazminat tazminatı şartlarının Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükmüne tabi olduğu, kanun kapsamı dışında kalınsa dahi, iş ilişkisinin belirsiz süreli bir sözleşmeye dayanmadığı solunum birliği tazminatı doğabileceği vurgulandı.
Bir çiftlikte çalışan kar koca, tazminatsız şekilde kapı önüne konuldu. 1. İş Mahkemesi'nin kapısını çalan ZM ve SM çifti, ücret ve tazminat alacaklarının tahsilini istedi. SM, çiftlikte 15 at, 1 inek ve iki köpeğin bakım işleri, Temizlik bakımı ve bahçe işlerinden sorumlu olduğunu, eşi ZM'nin de yemek ve ev işleri ile uğraştığını, 5 yıl boyunca sürekli çalıştıklarını ileri sürdü.
Haksız ve ihbarsız olarak işlerine son verildiğini iddia ederek kıdem ve tazminat tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin verilmeyen izin alacaklarının tahsilini talep etti. Davalı at çiftliği sahibi, SM'nin çiftlikte at bakıcılığı yaptığı, davacının 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilemediği dile getirildi.
Davacının atlarla ilgilendiğini, Şirketin temiz çalıştığını, sabah yapılan işlerin 3 saat sürdüğünü, akşama kadar davacının boşta kaldığını, boş zamanlarında kendisi için ekibin biçtiği sebze bahçesi ile ilgilendiğini, akşam üstü atlara yapılan işlem ise 1 saati geçmediğini kaydetti. Diğer davacı ZM'nin ise çiftlik evi içerisinde çalıştırıldığı, bu dönemde ise çalıştırılmadığını savunarak davanın reddini istedi.
1. İş Mahkemesi, SM'nin işverenlikte seyis olarak gösterdiği çabayı 4857 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin imkânının mevcut olduğuna hükmetti. Davacı ZM'nin de davalı işverenlikte ev hizmetlerinde emeği, yine 4857 sayılı Kanun'un 4/1-(e) hükmünce ev hizmetlerinde çalışanlara da 4857 sayılı Kanun hükmünün uygulanamayacağı davanın reddine karar verdi.
Karar davacı kar - koca tarafından teklif edilince devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda şu ifadelere yer verildi; Yargılama sırasında dinlenen davacı ve davalı tanıkların iş sözleşmesinin feshine ilişkin somut ve görgüye dayalı bir bilgi bulunmamaktadır. Davalı işverence dosyaya davacılar hakkında işe gelmedikleri iddia edilen günlere ilişkin herhangi bir devamsızlık tutanağı ibraz edilmemiştir. belirtilen özelliklerin ve dosya kapsamının dikkate alınması; Davacıların iş sözleşmelerinin davalı işverence feshedildiği ancak ispat yükü üzerinde olan işverence fesih haklı nedene dayalı olarak ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Şu anda yapılan iş üzerinde göz önünde bulundurularak davacılar kıdem tazminatına hak kazanamasa da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 432 ve 438. maddelerin saklanmadığı ihbarı tazminat sözü kazandıkları, elde edilenlerin hesaplanarak hüküm çerçevesinde toplanması gerekir.'
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
EV HİZMETLİLERİ VE MEVSİMLİK İŞÇİLER DE TAZMİNAT ALABİLECEK
Yargıtay, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kalan ev hizmetleri ve tarım işleri gibi alanlarda çalışanlara ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmetti.
Yargıtay'dan ev hizmetleri alanında ve mevsimlik tarım işçilerini ilgilendiren bir karar ortaya çıktı. Oy ile alınan kararda tazminat tazminatı şartlarının Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükmüne tabi olduğu, kanun kapsamı dışında kalınsa dahi, iş ilişkisinin belirsiz süreli bir sözleşmeye dayanmadığı solunum birliği tazminatı doğabileceği vurgulandı.
Bir çiftlikte çalışan kar koca, tazminatsız şekilde kapı önüne konuldu. 1. İş Mahkemesi'nin kapısını çalan ZM ve SM çifti, ücret ve tazminat alacaklarının tahsilini istedi. SM, çiftlikte 15 at, 1 inek ve iki köpeğin bakım işleri, Temizlik bakımı ve bahçe işlerinden sorumlu olduğunu, eşi ZM'nin de yemek ve ev işleri ile uğraştığını, 5 yıl boyunca sürekli çalıştıklarını ileri sürdü.
Haksız ve ihbarsız olarak işlerine son verildiğini iddia ederek kıdem ve tazminat tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin verilmeyen izin alacaklarının tahsilini talep etti. Davalı at çiftliği sahibi, SM'nin çiftlikte at bakıcılığı yaptığı, davacının 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilemediği dile getirildi.
Davacının atlarla ilgilendiğini, Şirketin temiz çalıştığını, sabah yapılan işlerin 3 saat sürdüğünü, akşama kadar davacının boşta kaldığını, boş zamanlarında kendisi için ekibin biçtiği sebze bahçesi ile ilgilendiğini, akşam üstü atlara yapılan işlem ise 1 saati geçmediğini kaydetti. Diğer davacı ZM'nin ise çiftlik evi içerisinde çalıştırıldığı, bu dönemde ise çalıştırılmadığını savunarak davanın reddini istedi.
1. İş Mahkemesi, SM'nin işverenlikte seyis olarak gösterdiği çabayı 4857 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin imkânının mevcut olduğuna hükmetti. Davacı ZM'nin de davalı işverenlikte ev hizmetlerinde emeği, yine 4857 sayılı Kanun'un 4/1-(e) hükmünce ev hizmetlerinde çalışanlara da 4857 sayılı Kanun hükmünün uygulanamayacağı davanın reddine karar verdi.
Karar davacı kar - koca tarafından teklif edilince devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda şu ifadelere yer verildi; Yargılama sırasında dinlenen davacı ve davalı tanıkların iş sözleşmesinin feshine ilişkin somut ve görgüye dayalı bir bilgi bulunmamaktadır. Davalı işverence dosyaya davacılar hakkında işe gelmedikleri iddia edilen günlere ilişkin herhangi bir devamsızlık tutanağı ibraz edilmemiştir. belirtilen özelliklerin ve dosya kapsamının dikkate alınması; Davacıların iş sözleşmelerinin davalı işverence feshedildiği ancak ispat yükü üzerinde olan işverence fesih haklı nedene dayalı olarak ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Şu anda yapılan iş üzerinde göz önünde bulundurularak davacılar kıdem tazminatına hak kazanamasa da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 432 ve 438. maddelerin saklanmadığı ihbarı tazminat sözü kazandıkları, elde edilenlerin hesaplanarak hüküm çerçevesinde toplanması gerekir.'
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler