#Yusuf Tekin

- Yusuf Tekin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yusuf Tekin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EĞİTİM-İŞ DEPO OKUL UYGULAMASINA SERT TEPKİ VERDİ Haber

EĞİTİM-İŞ DEPO OKUL UYGULAMASINA SERT TEPKİ VERDİ

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “depo okul” uygulaması ve öğretmenlerin farklı okullarda görevlendirilmesine yönelik yaklaşımı eleştirerek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “EĞİTİM LOJİSTİK MESELE DEĞİL” Özbay, eğitimin bir lojistik planlama konusu gibi ele alınamayacağını belirterek, öğretmenlerin okullar arasında geçici görevlendirmelerle çözüm üretmenin doğru olmadığını ifade etti. “ÇÖZÜM NETTİR” Sorunun çözümünün açık olduğunu vurgulayan Özbay, “Okul yap, öğretmen ata” diyerek kalıcı ve sürdürülebilir adımlar atılması gerektiğini dile getirdi. BAKANLIĞIN YAKLAŞIMI TARTIŞMA YARATTI Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “depo okul” uygulaması ve öğretmenlerin farklı okullara görevlendirilmesine ilişkin açıklamaları kamuoyunda tartışmalara neden olurken, Eğitim-İş cephesinden gelen bu değerlendirme dikkat çekti. ÖZBAY'IN SOSYAL MEDYADAN YAPTIĞI AÇIKLAMA ŞU ŞEKİLDE: "Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ‘depo okul’ ve öğretmeni dolaştırma yaklaşımı, eğitimi bir kamu hizmeti olmaktan çıkarıp adeta lojistik bir meseleye indirgemektedir. Oysa eğitim; süreklilik, ilişki ve bütünlük gerektirir. Bir öğretmenin öğrencisini tanıması, okul kültürüne uyum sağlaması ve öğrenme sürecini takip etmesi zaman ister. Öğretmeni farklı okullar arasında dolaştırmak; pedagojik sürekliliği zedeler, öğrenci-öğretmen bağını zayıflatır, okulu kimliksizleştirir. Bu yaklaşım çözüm değil; sorunu görünmez kılmaktır. Çünkü sorun bellidir: plansızlık ve kadrolu öğretmen eksikliği. Çözüm nettir: Okul yap, öğretmen ata. Eğitim bir sistem işidir; planlama ister, kamusal sorumluluk ister, ciddiyet ister. Milli Eğitim, mağduriyet üretme bakanlığı olamaz!"

MİLLİ EĞİTİM BAKANI TEKİN’DEN ARA TATİL AÇIKLAMASI Haber

MİLLİ EĞİTİM BAKANI TEKİN’DEN ARA TATİL AÇIKLAMASI

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı iddialarına ilişkin, "Ara tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 TV’de ‘Arafta Sorular’ programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Okullarda geleneksel oyunlar, Filistin’e ilişkin anma programları ve çevre bilinci gibi konularda yayımlanan genelgelerin ardından gündeme gelen laiklik tartışmalarına ilişkin Tekin, eğitimde yalnızca akademik başarı ve teknolojik gelişmelerin değil, değer eğitiminin de önemli olduğunu vurgulayarak uluslararası toplantılarda dahi eğitimin temel amacının ‘iyi insan yetiştirmek’ olduğunun altını çizdi. Ayrıca Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin; tatilleri kaldırmayacaklarını, öğrencilerin mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirtti. TATİLLERİ KALDIRMIYORUZ Ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, öğrencilerin 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirterek, "Tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de 9’ar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk. Ara tatilin olduğu haftayla Ramazan Bayramı örtüştüğü için öğretmen arkadaşlarımız şunu bekliyor olabilirler. Seminer dönemi. Onu da online olarak yapacağız" diye konuştu. ŞİDDETLE MÜCADELE EĞİTİMİN İÇERİSİNDE Şiddet olaylarında sosyal medya ve toplumsal faktörlerin de etkili olduğunu dile getiren Tekin, "Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz. Bunun içinde sosyal medya, dijital mecralar, aileler, sanal bahisten kumara bir sürü sebep olabilir. Sadece öğrencilerin öğretmene yönelik şiddeti olarak değil, genel anlamda topyekun bir mücadele alanı oluşturmak gerekiyor. Bize düşen kısımda, karşısındakiyle ilişkiye geçerken onun temel hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, hoşgörü gösteren, değerlerine bağlı, temel hak ve hürriyetleri noktasında saygılı bireyler yetiştirecek müfredatımızın içerisine hususlar koyduk" ifadelerine yer verdi.

İSTANBUL’DA LİSEDE SALDIRI SONRASI SENDİKALARDAN SERT TEPKİ Haber

İSTANBUL’DA LİSEDE SALDIRI SONRASI SENDİKALARDAN SERT TEPKİ

İstanbul'da Çekmeköy’de bir lisede yaşanan bıçaklı saldırı sonrası öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesinin ardından Eğitim Sen İzmir Şubeleri, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Öğretmen Sendikası ortak açıklama yaptı. Sendikalar, artan okul şiddetine karşı Milli Eğitim Bakanlığı’nı sorumluluk almaya çağırdı. OKULDA BIÇAKLI SALDIRI: BİR ÖĞRETMEN HAYATINI KAYBETTİ 2 Mart Pazartesi günü İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrenci yaralandı. Yaralanan öğretmenlerden Fatma Nur Çelik, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından eğitim sendikaları ortak bir açıklama yayımlayarak hem hayatını kaybeden öğretmen için başsağlığı mesajı verdi hem de okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekti. “BU SALDIRI MÜNFERİT DEĞİL” Sendikalar tarafından yapılan açıklamada, yaşanan saldırının tekil bir olay olmadığı vurgulandı. Okullarda artan şiddet vakalarının uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtilerek, gerekli önleyici politikaların hayata geçirilmemesinin sorumluluğunun Milli Eğitim Bakanlığı’nda olduğu ifade edildi. Açıklamada, bir okul ortamında kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesinin güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini ortaya koyduğu kaydedildi. “ÖĞRETMENLER HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR” Metinde, medyada ve siyasette kullanılan sert ve kutuplaştırıcı dilin eğitim emekçilerini hedef gösterdiği savunuldu. Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırıldığı ve sorumluluğun sistematik biçimde öğretmenlere yüklendiği ifade edilerek, bu söylemlerin şiddet ortamını beslediği ileri sürüldü. Ayrıca pedagojik temelden yoksun uygulamaların ve bilimsel eğitim anlayışından uzak politikaların okul ortamını güvenli bir öğrenme alanı olmaktan çıkardığı belirtildi. EKONOMİK KRİZ VE PSİKOLOJİK DESTEK VURGUSU Açıklamada, artan yoksulluk ve gençler arasında yaygınlaşan gelecek kaygısının da şiddet riskini artıran toplumsal faktörler arasında yer aldığı ifade edildi. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersiz olduğu, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. SENDİKALARIN TALEPLERİ Sendikalar, yetkililere şu çağrılarda bulundu: Okul güvenliği konusunda bilimsel ve bütünlüklü bir politika hayata geçirilmeli Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmeli Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programları uygulanmalı Okullarda şiddeti önlemeye yönelik bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalı Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak net bir tutum sergilenmeli Açıklamada ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrısı da yer aldı. “OKULLARIMIZI ŞİDDETE TESLİM ETMEYECEĞİZ” Sendikalar, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve ihmali bulunanların hesap vermesi gerektiğini belirtti. Eğitim emekçileri olarak güvenli çalışma ortamı talep ettiklerini ifade eden sendika temsilcileri, bu talebin bir ayrıcalık değil temel bir hak olduğunu vurguladı. Açıklama, “Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz” mesajıyla son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.