ÇEŞME’DE 3 BİN 500 YILLIK TSUNAMİ FELAKETİNİN İZLERİ

Çeşme Kültür Yolu Festivali'nde ilçenin tarihi ele alındı.

Haber Giriş Tarihi: 28.10.2026 10:58
Haber Güncellenme Tarihi: 28.10.2026 11:03
Kaynak: İHA
ÇEŞME’DE 3 BİN 500 YILLIK TSUNAMİ FELAKETİNİN İZLERİ

Çeşme Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen söyleşide, ilçenin binlerce yıllık tarihi ve arkeolojik mirası ele alındı. Bağlararası kazılarında yaklaşık 3 bin 500 yıl önce yaşanan tsunami'nin izleri ve felaketle ilişkilendirilen 15 yaşlarındaki bir gencin iskeleti, etkinliğin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Çeşme Belediyesi Atatürk Kültür ve Spor Merkezi'nde gerçekleştirilen söyleşide, Erythrai ve Bağlararası kazılarından denizcilik tarihine, denizden çıkarılan nadir bronz heykellere kadar ilçenin kültürel mirası değerlendirildi. Müze Müdür Vekili Yumruk'un moderatörlüğündeki programa, Erythrai Kazı Başkanı Dr. Vapur, Bağlararası Kazı Başkanı Prof. Dr. Şahoğlu, emekli Albay ve tarihçi İşipek ile Dr. Çibuk konuşmacı olarak katıldı.

3 BİN 500 YILLIK TSUNAMİNİN İZLERİ BULUNDU

Bağlararası Kazı Başkanı Prof. Dr. Şahoğlu, Santorini'de yaklaşık 3 bin 500 yıl önce meydana gelen volkan patlamasının ardından oluşan tsunaminin Çeşme kıyılarındaki etkilerini anlattı. Kazılarda felakete ilişkin arkeolojik kanıtlara ulaşıldığını belirten Şahoğlu, tsunami dolguları arasında bulunan ve yaklaşık 15 yaşlarında olduğu değerlendirilen bir gence ait iskelet hakkında bilgi verdi. Şahoğlu, söz konusu iskeletin Santorini patlamasının yol açtığı felaketle ilişkilendirilen ilk insan kalıntısı olduğunu ifade etti.

ERYTHRAI'DE 4 BİN 500 YILLIK YAŞAMIN İZLERİ

Erythrai Kazı Başkanı Dr. Vapur, yaklaşık 4 bin 500 yıllık yerleşim geçmişine sahip antik kentte 2025 yılında gerçekleştirilen kazılarda elde edilen buluntuları tanıttı. Geç Arkaik-Erken Klasik Dönem'e tarihlendirilen kemik flüt parçalarının nadir eserler arasında bulunduğunu belirten Vapur, Athena betimli kabartmalı kutu kapağı, yüzük taşları ve cam eserlerin de gün yüzüne çıkarıldığını aktardı. Dokuma tezgâhı ağırlıkları ile mor boya üretiminde kullanılan deniz kabuklarının, antik kentteki tekstil faaliyetlerine ışık tuttuğunu belirten Vapur, seramik ve amfora üretiminin de Erythrai ekonomisinde önemli yer tuttuğunu söyledi.

BALIKÇI AĞLARINDAN ÇIKAN NADİR BRONZ HEYKELLER

Dr. Çibuk, Çeşme Müzesi koleksiyonunda bulunan ve balıkçı ağlarına takılarak gün yüzüne çıkarılan iki nadir bronz heykeli anlattı. Heykellerin üretim teknikleri, bilimsel incelemeleri ve korunmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi veren Çibuk, eserlerin antik dönem bronz heykel sanatının günümüze ulaşan ender örnekleri arasında değerlendirildiğini belirtti. Arkeolog Vural ise Alaçatı açıklarında balıkçı ağına takılan heykelin müzeye kazandırılma sürecini aktardı. Eserin zorlu kış koşullarında teslim alınarak Çeşme Müzesine getirildiğini anlatan Vural, heykelin bulunduğu noktanın ve ilişkili olabileceği batığın kesin olarak belirlenemediğini ifade etti.

ÇEŞME'NİN DENİZCİLİK TARİHİ İÇİN ANIT ÖNERİSİ

Emekli Albay ve tarihçi İşipek, Çaka Bey'den Cezayirli Gazi Hasan Paşa'ya uzanan süreçte Çeşme'nin denizcilik tarihindeki yerini değerlendirdi. 1770 Çeşme Deniz Savaşı'na da değinen İşipek, Osmanlı donanmasının yaşadığı ağır kayıpların ardından denizcilik eğitimi ve kurumsallaşmanın önem kazandığını belirtti. İşipek, Çeşme'nin denizcilik mirasının daha görünür hale getirilmesi ve bölgede kazanılan deniz zaferlerinin anısını yaşatacak bir anıt yapılması önerisinde bulundu. Söyleşi, Çeşme'nin arkeolojik zenginlikleri ve denizcilik geçmişine ilişkin değerlendirmelerle sona erdi.

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.