Doğar doğmaz eline akıllı telefonu alan son nesillere göre bizim yaşımızdakiler, kendimizi birdenbire dijital dünyanın içinde bulduk. Doğrusu bu dünyaya alışmakta zorlandığımızı da itiraf etmeliyim. Bilgisayar ve internet kullanımı ile ilgili kimi konularda daha önceden sormuş olmama rağmen hala kızıma danışıyorum.
Ne kadar kendimizi dışında tutmaya çalışsak da, hayatın merkezine oturan dijital dünya ister istemez bireyleri bir biçimde içine çekmiş durumda. Adım attığınızda kullanıcı adınızın ya da şifrenizin sorulduğu bir dünyanın içindeyiz.
“Şifrenizi mi unuttunuz?” Yandığınızın resmidir!
Eskiden cebimizdeki bir miktar nakit para ve nüfus cüzdanımız alışveriş, bürokrasi, ya da kişisel pek çok işlerimizi halledebilmemiz için yeterliydi. Günümüzde işler bilgisayar sistemleri ile çok daha kolay çözülür gibi görünse de, bu dünyaya alışmamış olanlar için hala bir muamma. Banka vb kurumların işlerliğini de arttırmış görünen dijital programlar, aslına bakılırsa sadece bir çırpıda siliniverecek, ya da şifrenizin ele geçirilmesi ile kolayca boşaltılabilecek sanal rakamları ifade ediyor. Son zamanlarda sosyal medyada da sıkça yer alan, dünya genelinde elektrik kesintilerinin beklendiği söylentileri de dijital dünyaya olan güveni bir kez daha sorgulamamız gerektiğini gösteriyor.
Çok sık kullanılan facebook ya da instagram gibi sosyal medya programlarının, çoğunlukla okumadan onayladığımız sözleşmeler yoluyla, tüm bilgileri kullanım hakkı için her kullanıcının onayını aldığı gerçeği ise çok daha ürkünç ! Belli ki bu güvensiz dünya bilerek ya da bilmeyerek başımızı her tür belaya sokabilir. Hatta haberimiz bile olmadan. Nihayetinde ele geçirilen bazı sosyal medya adresleriyle ilgili sorun yaşayanlar olduğunu duyuyoruz. Henüz benim başıma gelmese de korkulu rüyam olduğunu da söylemeliyim.
İşin kötüsü sosyal medyanın ahtapot gibi kollarının birine elinizi verdiniz mi, çıkamayacağınız bir girdabın içine çekiyor sımsıkı sararak. Hal böyle olunca doğru olan; istemeden alışkanlığa dönüşen bu renkli, ışıltılı dünyanın içinde kalmak mı, yoksa kenara çekilip, eskiden olduğu gibi gerçek uğraşlara zaman ayırmak mı? Kararı siz verin.
Dijital dünya, kaçınılmaz ve sonu belirsiz bir serüvene sürüklüyor insanlığı. Yakında her birimizin adının önünde (hatta belki de yerinde) kullanımı zorunlu şifrelerimiz olacak gibi görünüyor. Kimlik numaralarımız bunun ön habercisi değil mi zaten?
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Oya Gündüz Aksu
Kullanıcı Adınız Lütfen?
Doğar doğmaz eline akıllı telefonu alan son nesillere göre bizim yaşımızdakiler, kendimizi birdenbire dijital dünyanın içinde bulduk. Doğrusu bu dünyaya alışmakta zorlandığımızı da itiraf etmeliyim. Bilgisayar ve internet kullanımı ile ilgili kimi konularda daha önceden sormuş olmama rağmen hala kızıma danışıyorum.
Ne kadar kendimizi dışında tutmaya çalışsak da, hayatın merkezine oturan dijital dünya ister istemez bireyleri bir biçimde içine çekmiş durumda. Adım attığınızda kullanıcı adınızın ya da şifrenizin sorulduğu bir dünyanın içindeyiz.
“Şifrenizi mi unuttunuz?” Yandığınızın resmidir!
Eskiden cebimizdeki bir miktar nakit para ve nüfus cüzdanımız alışveriş, bürokrasi, ya da kişisel pek çok işlerimizi halledebilmemiz için yeterliydi. Günümüzde işler bilgisayar sistemleri ile çok daha kolay çözülür gibi görünse de, bu dünyaya alışmamış olanlar için hala bir muamma. Banka vb kurumların işlerliğini de arttırmış görünen dijital programlar, aslına bakılırsa sadece bir çırpıda siliniverecek, ya da şifrenizin ele geçirilmesi ile kolayca boşaltılabilecek sanal rakamları ifade ediyor. Son zamanlarda sosyal medyada da sıkça yer alan, dünya genelinde elektrik kesintilerinin beklendiği söylentileri de dijital dünyaya olan güveni bir kez daha sorgulamamız gerektiğini gösteriyor.
Çok sık kullanılan facebook ya da instagram gibi sosyal medya programlarının, çoğunlukla okumadan onayladığımız sözleşmeler yoluyla, tüm bilgileri kullanım hakkı için her kullanıcının onayını aldığı gerçeği ise çok daha ürkünç ! Belli ki bu güvensiz dünya bilerek ya da bilmeyerek başımızı her tür belaya sokabilir. Hatta haberimiz bile olmadan. Nihayetinde ele geçirilen bazı sosyal medya adresleriyle ilgili sorun yaşayanlar olduğunu duyuyoruz. Henüz benim başıma gelmese de korkulu rüyam olduğunu da söylemeliyim.
İşin kötüsü sosyal medyanın ahtapot gibi kollarının birine elinizi verdiniz mi, çıkamayacağınız bir girdabın içine çekiyor sımsıkı sararak. Hal böyle olunca doğru olan; istemeden alışkanlığa dönüşen bu renkli, ışıltılı dünyanın içinde kalmak mı, yoksa kenara çekilip, eskiden olduğu gibi gerçek uğraşlara zaman ayırmak mı? Kararı siz verin.
Dijital dünya, kaçınılmaz ve sonu belirsiz bir serüvene sürüklüyor insanlığı. Yakında her birimizin adının önünde (hatta belki de yerinde) kullanımı zorunlu şifrelerimiz olacak gibi görünüyor. Kimlik numaralarımız bunun ön habercisi değil mi zaten?
Kullanıcı adınız lütfen?