#Adli Tıp

- Adli Tıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Tıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA AİLE FACİASI: ÖLDÜRDÜĞÜ DAYISIYLA AYNI EVDE KALDI Haber

BURSA'DA AİLE FACİASI: ÖLDÜRDÜĞÜ DAYISIYLA AYNI EVDE KALDI

Olay, Bursa'nın Osmangazi İstiklal Mahallesi Uludağ Sokak'ta bulunan bir evde 23 Mayıs 2026 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cüneyt Taşkıran (60), kısa süre önce kardeşi Ç.A. (63) ve yeğeni E.A. (35) ile aynı evde yaşamaya başladı. Olay günü evde alkol alan Taşkıran ve yeğeni E.A., tartışmaya başladı. Annesine yönelik şiddet iddiasına tepki gösteren Taşkıran ile yeğeni E.A. arasındaki tartışma, kısa sürede şiddetli kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında Taşkıran, darp sonucu hayatını kaybetti. Şüpheli E.A., öldürdüğü dayısı ve darbettiği annesiyle, aynı evde kalmaya devam etti. E.A.'nın, dışarı çıksa da çevresindekilere farklı bilgiler verdiği 3 gün sonra ortaya çıktı. Mahallesindeki taksi durağına 25 Mayıs'ta giden E.A., dayısının evde hareketsiz yattığını söylemesi üzerine, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İhbar sonrası adrese gelen polis ve sağlık ekipleri, evde Taşkıran'ın cansız bedeniyle karşılaştı. Taşkıran'ın cansız bedeni ilk incelemenin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yaralı durumda olan anne Ç.A. ise ambulansla hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı. Olayın ardından şüpheli E.A. polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin emniyette verdiği ilk ifadede suçlamaları kabul etmediği ve olay sırasında evde bulunmadığını öne sürdüğü öğrenildi. Ayrıca, E.A.'nın geçmişte de annesi Ç.A.'ya yönelik şiddet iddiaları nedeniyle emniyette suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

HANDE ÇİNKİTAŞ CİNAYETİNDE 25 YIL SONRA TUTUKLAMA Haber

HANDE ÇİNKİTAŞ CİNAYETİNDE 25 YIL SONRA TUTUKLAMA

Kadıköy’de 2001 yılında 12 yaşındaki Hande Çinkitaş’ın öldürülmesine ilişkin davada, hakkında müebbet hapis cezası onanan baba Nezih Çinkitaş tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın çözülmesinde, yıllar sonra gelişen teknolojiyle yapılan DNA incelemeleri etkili oldu. Kadıköy İçerenköy’de 4 Ocak 2001 tarihinde meydana gelen olayda, 12 yaşındaki Hande Çinkitaş evinde öldürülmüş halde bulunmuştu. Uzun yıllar boyunca kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda, baba Nezih Çinkitaş ile üvey anne Şehnaz Çinkitaş hakkında açılan davada delil yetersizliği gerekçesiyle ceza verilmemişti. Cinayetin ardından hukuk mücadelesini sürdüren anne Handan Yılmazer’in girişimleriyle dosya yeniden gündeme geldi. Olaydan yaklaşık 19 yıl sonra Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı yeni rapor doğrultusunda soruşturma yeniden derinleştirildi. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, olay yerinden elde edilen ve yıllardır adli emanette bulunan deliller yeniden incelendi. Gelişmiş kriminal inceleme yöntemleriyle cinayette kullanıldığı değerlendirilen bıçak üzerinde yapılan DNA analizinde, bıçağın keskin kısmında yoğun şekilde Nezih Çinkitaş’a ait DNA profiline rastlandığı belirtildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Nezih Çinkitaş’ın emniyette verdiği ifadelerde çelişkiler bulunduğu öğrenildi. Yaklaşık 7 saat süren son ifadesinde suçlamaları reddeden Çinkitaş’ın, olay günü eve geldiğinde kızını yerde kanlar içinde bulduğunu öne sürdüğü belirtildi. Polis ekiplerinin soruşturma kapsamında aralarında akrabalar ve komşuların da bulunduğu 20’den fazla kişinin ifadesine başvurduğu, tanıkların büyük bölümünün Çinkitaş hakkında olumsuz beyanda bulunduğu öğrenildi. Yargıtay’ın müebbet hapis cezasını onamasının ardından hakkında tutuklama kararı çıkarılan Nezih Çinkitaş, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çinkitaş, "Bu yargı rezaleti. Ben bir şey yapmadım, itiraf edecek bir şey yok" dedi. Mahkemece tutuklanan Nezih Çinkitaş cezaevine gönderildi.

ESKİ FUTBOLCU ÜMİT KARAN HAKKINDA 10 YIL HAPİS TALEBİ Haber

ESKİ FUTBOLCU ÜMİT KARAN HAKKINDA 10 YIL HAPİS TALEBİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski futbolcu Ümit Karan hakkında, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma, satın alma” suçlamasıyla 10 yıldan az olmamak üzere hapis istemiyle iddianame düzenlendi. Uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla 16 Ocak’ta tutuklanan eski milli futbolcu Ümit Karan hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Karan, “sanık” sıfatıyla yer aldı. TANIK İFADESİ SORUŞTURMAYI BAŞLATTI İddianamede, Ş.N.Ö. isimli kişinin 14 Ocak 2026 tarihinde tanık sıfatıyla verdiği ifadeye yer verildi. Tanık ifadesinde, "Ümit Karan isimli kişiyi tanırım. Yaklaşık 3 kez birlikte uyuşturucu madde kullandık. Kendisi uyuşturucu madde getirip bana ikram etti" beyanında bulundu. Bu ifade üzerine soruşturmanın başlatıldığı belirtildi. EVİNDE SUÇ UNSURUNA RASTLANMADI Soruşturma kapsamında Ümit Karan’ın Bakırköy’deki evinde arama yapıldığı, ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı kaydedildi. İddianamede yer alan savunmasında suçlamaları reddeden Karan, "Uyuşturucu madde kullanmadım, kimseye de uyuşturucu vermedim" dedi. Karan ifadesinde, "Ş.N.Ö. isimli kişiyi tanırım. Aramızda duygusal ilişki oldu ancak kendisine uyuşturucu madde vermedim. Aramızdaki tartışmalar nedeniyle böyle bir iddiada bulunduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Geçmişte yurt dışında ne olduğunu bilmediği bir madde kullandığını söyleyen Karan, kendisine gösterilen WhatsApp yazışmalarındaki fotoğrafın ise kendisine ait olduğunu kabul etti. ADLİ TIP RAPORUNDA KOKAİN TESPİTİ İddianamede, tanık beyanlarının doğruluğunun araştırılması amacıyla Adli Tıp Kurumu’nda inceleme yapıldığı belirtildi. Yapılan incelemelerde hem Ş.N.Ö.’nün hem de Ümit Karan’ın vücut örneklerinde “kokain” isimli uyuşturucu madde kullanımına rastlandığı kaydedildi. Ayrıca iddianamede, Ümit Karan’ın kokain maddesini üç farklı zamanda temin ederek zincirleme şekilde suç işlediğinin değerlendirildiği ifade edildi. 10 YILDAN AZ OLMAMAK ÜZERE HAPİS TALEBİ Savcılık, Ümit Karan hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma, satın alma" suçundan 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası talep etti. Hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

BURSA'DA FECİ KAZA: BABA ÖLDÜ, OĞLU AĞIR YARALI Haber

BURSA'DA FECİ KAZA: BABA ÖLDÜ, OĞLU AĞIR YARALI

Kaza, saat 08.30 sıralarında Bursa Doğancı Mahallesi'nde bulunan Doğancı Tüneli'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bilal Ç. yönetimindeki 16 BEZ 897 plakalı otomobil, aynı yönde seyir halinde olan Ali Bilensir idaresindeki 16 BRL 633 plakalı motosiklete henüz bilinmeyen bir nedenle çarptı. Şiddetli çarpmanın etkisiyle motosiklet metrelerce savrulurken, baba ve oğlu yola savruldu. Kazayı gören diğer sürücüler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde motosiklet sürücüsü Ali Bilensir'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Motosiklette yolcu olarak bulunan oğlu C.B. (12) ise kazada ağır yaralandı. Ayağında kırık olduğu öğrenilen çocuk, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Uludağ Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hayatını kaybeden Ali Bilensir'in profesyonel seslendirme sanatçısı olduğu öğrenilirken, sabah saatlerinde Bursa'da düzenlenecek motosiklet buluşmasına katılmak üzere yola çıktığı belirtildi. Acı haberin ardından yakınları ve motosiklet camiası büyük üzüntü yaşadı. Kaza nedeniyle tünelde trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Ali Bilensir'in cenazesi otopsi işlemleri için Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Kazayla ilgili adli tahkikat sürüyor.

KÜBRA YAPICI CİNAYETİNDE KAHREDEN DETAY Haber

KÜBRA YAPICI CİNAYETİNDE KAHREDEN DETAY

Burdur’da öldürülen 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın cenazesinin kimlik tespiti için ailesinden DNA örneği alınırken, baba Yunus Yapıcı’nın anlattığı detaylar yürek burktu. Yapıcı, kızının öldürülmesinin ardından şüphelilerin sosyal medya hesabına girerek beğeni yaptığını ve bu nedenle bir süre kızlarının yaşadığına inandıklarını söyledi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan bu yana haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın cesedi, ekiplerin çalışması sonucu yakılmış halde bulundu. Yapılan incelemede, genç kadının silahla öldürüldükten sonra gömüldüğü, daha sonra ise çıkarılarak yakıldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan İlyas Umut D. ile Ataberk S., çıkarıldıkları mahkemece “kadına karşı kasten öldürme” suçundan tutuklandı. AİLEDEN DNA ÖRNEĞİ ALINDI Kübra Yapıcı’nın ailesi, cenazeyi teslim alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan cenazenin kimlik tespiti amacıyla anne ve babadan DNA örneği alındı. İşlemlerin ardından açıklama yapan baba Yunus Yapıcı, olayın ardından yaşadıkları süreci anlattı. “INSTAGRAM’DAN BEĞENİ GELİNCE YAŞIYOR SANDIK” Baba Yapıcı, kızının sosyal medya hesabında ölümünden sonra hareketlilik olduğunu belirterek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram hesabında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ diye sevindik. Meğer kendileri girmiş ve onlar yapmış. Sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Şüphelilerin kızının telefonunun şifresini açmaya çalıştığını da öne süren Yapıcı, "Telefonunun şifresini açmak için 60’tan fazla deneme yapmışlar. Çocuğumun IBAN’ını boşaltmaya çalıştılar" ifadelerini kullandı. “EN AĞIR CEZAYI ALSINLAR” Kadın cinayetlerine verilen cezaların artırılması gerektiğini söyleyen Yunus Yapıcı, "Bu işe dahil olan herkesin en ağır cezayı almasını istiyorum. Kimsenin evladının canı bu kadar ucuz olmamalı" diye konuştu. Kızının geçen yıl yaklaşık 80 bin liraya aldığı saatinin de kayıp olduğunu belirten Yapıcı, çantasının da bulunamadığını söyledi. “ÇOCUĞUM BUNU HAK ETMEDİ” Kızının yardımsever biri olduğunu anlatan Yapıcı, "Markette bir çocuk görse bir şey alırdı, yaşlı görse yardım ederdi. Ona bu yapılmamalıydı" dedi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

BABA VE OĞLUNU ÖLDÜREN KANSER HASTASI YAŞLI ADAMA TAHLİYE Haber

BABA VE OĞLUNU ÖLDÜREN KANSER HASTASI YAŞLI ADAMA TAHLİYE

Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde sattığı otomobilin parasını alamadığı iddiasıyla baba ve oğlunu tabancayla vurarak öldüren 76 yaşındaki kanser hastası sanık, sağlık raporu doğrultusunda ev hapsi şartıyla tahliye edildi. Olay, 3 Temmuz 2025’te Kayacık Mahallesi 220. Cadde’de meydana geldi. Mehmet Canımoğlu (60) ile oğlu Aykut Canımoğlu (30), sokak ortasında İzzet Kalyon’un (76) silahlı saldırısına uğradı. Baba ve oğul olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan Kalyon, polis ekiplerince Gölcük ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan sanık hakkında “kasten öldürme” suçundan iki kez müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. “PARAMI ALAMADIM” SAVUNMASI İlk duruşmada savunma yapan sanık Kalyon, maktul Aykut Canımoğlu ile geçmişte aynı iş yerinde çalıştıklarını belirterek, oğlunun üzerine kayıtlı otomobili 1 milyon 600 bin liraya satın aldığını ancak devir işlemlerinin ardından parasını alamadığını öne sürdü. Olay günü hastaneye giderken maktullerle karşılaştığını iddia eden sanık, çıkan tartışma sırasında korktuğu için ateş ettiğini savundu. Mahkeme heyeti, sanığın sağlık durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına karar verdi. ADLİ TIP RAPORU SONRASI TAHLİYE Mahkemeye gönderilen Adli Tıp Kurumu raporunda, kanser hastası olan sanığın cezaevi koşullarında kalmasının sağlık açısından uygun olmadığı belirtildi. Raporu değerlendiren mahkeme heyeti, İzzet Kalyon’un ev hapsi şartıyla tahliyesine karar verdi.

MERSİN’DE İKİ KARDEŞİN ÖLÜMÜNDE KAHREDEN DETAY Haber

MERSİN’DE İKİ KARDEŞİN ÖLÜMÜNDE KAHREDEN DETAY

Mersin’in Bozyazı ilçesinde bayram ziyareti için geldikleri babaevinde rahatsızlanarak yaşamını yitiren 2 kardeşin ölümüne ilişkin yürütülen incelemede, çocukların uyuduğu odada “fosfor içerikli zehirli gaz” tespit edildiği bildirildi. Karaman’da görev yapan polis memuru Musa Tülü’nün, eşi ve çocuklarıyla birlikte 1 Mayıs tatili için Bozyazı ilçesindeki babaevine geldiği öğrenildi. İddiaya göre aile fertleri, gece saatlerinde mide bulantısı ve kusma şikayetleri yaşamaya başladı. Hastaneye kaldırılan aileden 4 yaşındaki Ömer Selim ile 7 yaşındaki Azra Tülü, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. AFAD EKİPLERİ GAZ TESPİT ETTİ Olayın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla eve giren AFAD ekipleri, özel cihazlarla yaptıkları incelemede çocukların kaldığı odada insan sağlığı açısından son derece tehlikeli olduğu belirtilen “fosfor içerikli zehirli gaz” tespit etti. Uzmanların ilk değerlendirmesine göre gazın, odada bulunan yaklaşık 5 metrekarelik ahşap tahıl ambarından sızdığı değerlendiriliyor. Söz konusu gazın, tarım ilaçlarında kullanılan ve sinir gazı etkisi oluşturabilen fosfor bileşenli maddeler içerdiği belirtildi. HAMİLE ANNE YOĞUN BAKIMDA Çocuklarını kaybeden aileden hamile olduğu öğrenilen anne Ebru Tülü’nün Mersin Şehir Hastanesi’nde yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü bildirildi. Baba Musa Tülü’nün ise müşahade altında tutulduğu öğrenildi. Olay sonrası evin çevresinde güvenlik önlemleri alınırken, kesin ölüm nedeninin Adli Tıp Kurumu’nun toksikolojik incelemesinin ardından netlik kazanacağı belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.