#Adli Tıp

- Adli Tıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Tıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESKİ EŞİNİ EŞARPLA BOĞAN SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

ESKİ EŞİNİ EŞARPLA BOĞAN SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Antalya'da boşandığı eşi Hanım Biçer'i (32 yaşındaki sanık Hızır Çelik'in eski eşi) eşarpla boğup yüzüne yastık bastırarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan Hızır Çelik, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın haksız tahrik indirimi talebine karşılık cezasında herhangi bir indirim uygulamazken, ölümün ardından cep telefonunu aldığı iddiasıyla yöneltilen hırsızlık suçundan beraatine karar verdi. Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde boşandığı eşi Hanım Biçer'i öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Hızır Çelik hakkındaki davada karar çıktı. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti. Mahkeme heyeti, sanığın savunmalarına rağmen haksız tahrik indirimi uygulamadı. Çelik hakkında ayrıca açılan ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçundan ise beraat kararı verildi. EŞARPLA BOĞDU, ARDINDAN YÜZÜNE YASTIK BASTIRDI Olay, 11 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesine bağlı Güzeloba Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Hızır Çelik, boşandığı eşi Hanım Biçer ile birlikte eve gitti. İkili arasında geçmişte yaşanan meseleler nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çelik, tartışma sırasında Biçer'i eşarbıyla boğdu, ardından yüzüne yastık bastırarak ölümüne neden oldu. Olayın ardından yaklaşık üç saat daha evde kalan Çelik, daha sonra adresten ayrıldı. ESKİ EŞİNİN KARDEŞİNİ ARAYIP ❝BEN KIZI ÖLDÜRDÜM❞ DEDİ Olaydan yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini telefonla arayan Çelik'in, ❝Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun.❞ dediği öğrenildi. Çelik, daha sonra Yeniköy Polis Amirliğine giderek teslim oldu. İhbar üzerine adrese sevk edilen polis ekipleri, Hanım Biçer'in cansız bedenini evde buldu. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Biçer'in cenazesi, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Gözaltına alınan Çelik, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sanığın ilk ifadesinde, ❝Eve beraber gittik, eski konuları açtı. O esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti.❞ dediği belirtildi. KAMERALARA BİRLİKTE GİRDİKLERİ EVİ TEK BAŞINA TERK ETTİĞİ YANSIDI Olay öncesi ve sonrasına ilişkin güvenlik kamerası kayıtları da soruşturma dosyasına girdi. Görüntülerde Hanım Biçer ile Hızır Çelik'in birlikte siteye girdikleri, Biçer'in kapıyı açmasının ardından eve geçtikleri görüldü. Bir süre sonra elinde poşetle evden tek başına çıkan Çelik'in, merdivenlerden indikten sonra eve doğru baktığı ve siteden ayrıldığı anlar kameralara yansıdı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Çelik'in eski eşini eşarpla boğarak öldürdüğü ve Biçer'e ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi. Sanık hakkında ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ ile ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçlarından dava açıldı. SON SAVUNMASINDA CİNAYETİ İNKÂR ETTİ Davanın karar duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Hızır Çelik, hayatını kaybeden Hanım Biçer'in ağabeyleri Resul Biçer ve Recep Biçer ile taraf avukatları katıldı. Son savunmasında cinayet işlediğini reddeden Çelik, ❝Cinayet işlemedim, işlemek isteseydim ilk gün gerçekleştirirdim. Soyut bir şey inkâr edilebilir ama somut bir şeyin inkâr edilmesini anlamıyorum.❞ ifadelerini kullandı. Eski eşi ve ailesine yönelik çeşitli iddialarda bulunan sanık, boşanmanın ardından uzun süre zor bir dönem geçirdiğini öne sürdü. Çelik, savunmasında, ❝8 ay boyunca kaçmaya çalıştım, çocuklarımı korumak için her şeyi yaptım. Birini öldürmek istesem inşaat işi yapıyordum, bir yere götürür öldürürdüm. 1 yıl boyunca cinnet halinde yaşadım.❞ dedi. ❝BURADAN ÇIKIP ÇOCUKLARIMI ALIP YURT DIŞINDA YAŞAMAK İSTİYORUM❞ Sanık Çelik'in son savunmasında gelecek planlarından söz etmesi de dikkat çekti. Hayatı boyunca çalıştığını ve hırsızlık yapmadığını ileri süren Çelik, hayatında Svetlana isimli bir kız arkadaşının bulunduğunu belirtti. Çelik, ❝Hayatım boyunca çalıştım, hırsızlık yapmadım. Hayatıma yeni düzen kurmak için kız arkadaşım Svetlana var hayatımda. Buradan çıkıp çocuklarımı alıp, yurt dışında yaşamak istiyorum.❞ ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KARARI Tarafların son beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, sanık hakkındaki kararını açıkladı. Heyet, Hızır Çelik'i ❝kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme❞ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanığın cezasında haksız tahrik indirimi uygulamadı. Çelik'in Hanım Biçer'e ait cep telefonunu alması nedeniyle yöneltilen ❝kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık❞ suçundan ise beraatine hükmedildi. ❝HER NE KADAR ÖLEN GERİ GELMESE DE VİCDANIMIZ RAHATLADI❞ Duruşmanın ardından Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına davayı takip eden avukat Yağmur Burçin Sayın Kurt, mahkemenin kararını değerlendirdi. Bir önceki duruşmada savcılığın esas hakkındaki mütalaasını sunduğunu hatırlatan Kurt, haksız tahrik indirimi uygulanmamasını önemli bulduklarını belirtti. Kurt, ❝Bir önceki celsede mütalaa verilmişti. Mütalaa doğrultusunda haksız tahrik indirimi uygulanmadan emsal niteliğinde bir karar aldık. Bu kararın diğer cinayet dosyalarında da uygulanmasını istiyoruz.❞ dedi. Sanığın savunmalarında hayatını kaybeden kadına yönelik iddialarda bulunduğunu ifade eden Kurt, sözlerini şöyle tamamladı: ❝Her ne kadar fazlasıyla haksız tahrik indiriminden faydalanmak için maktullere iftiralar atılmış olsa da bu dosyada bunu görmedik. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Her ne kadar ölen geri gelmese de vicdanımız rahatladı.❞ Mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis kararıyla dava ilk derece mahkemesinde sonuçlandı. Kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin ise henüz bilgi paylaşılmadı.

KAYSERİ'DE BABASINI ÖLDÜRDÜ: CESETLE BİR GÜN AYNI EVDE KALDI Haber

KAYSERİ'DE BABASINI ÖLDÜRDÜ: CESETLE BİR GÜN AYNI EVDE KALDI

Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde babası Süleyman Dirik'i bıçaklayarak öldürdüğü belirtilen A.D.'nin, olayın ardından babasını'n cansız bedeniyle bir gün boyunca aynı evde kaldığı ortaya çıktı. Şüphelinin, babasının görüntülerini çekerek bir yakınına göndermesi üzerine olayın ortaya çıktığı öğrenildi. İlaç içerek intihar girişiminde bulunan A.D., polis eşliğinde hastaneye kaldırıldı. Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde baba ile oğlu arasında çıkan tartışmanın ölümle sonuçlandığı olayla ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Olay, Selçuklu Mahallesi Battalgazi Bulvarı üzerinde bulunan 8 katlı bir binanın zemin katındaki dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aynı evde yaşayan Süleyman Dirik ile oğlu A.D. arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine A.D.'nin babası Süleyman Dirik'i bıçaklayarak öldürdüğü belirtildi. BABASININ CANSIZ BEDENİYLE BİR GÜN AYNI EVDE KALDI Olayla ilgili ortaya çıkan ayrıntılara göre A.D., cinayetin ardından babasının cansız bedeninin bulunduğu evden ayrılmadı. Şüphelinin, babasının ölümünden sonra yaklaşık bir gün boyunca aynı evde kaldığı öğrenildi. A.D.'nin olaydan bir gün önce eve uyuşturucu madde etkisi altında geldiği ve babasıyla tartışmasının ardından cinayeti işlediği öne sürüldü. Uyuşturucu madde kullanımına ilişkin iddia hakkında resmi bir test sonucu paylaşılmadı. BABASININ GÖRÜNTÜLERİNİ YAKININA GÖNDERMİŞ Olayın ortaya çıkmasına ilişkin ayrıntılar da dikkat çekti. A.D.'nin, babasının cansız bedenini cep telefonuyla görüntüleyerek bir yakınına gönderdiği öğrenildi. Görüntülerin gönderilmesinin ardından yapılan ihbar üzerine polis ve sağlık ekipleri adrese sevk edildi. Böylece Süleyman Dirik'in hayatını kaybettiği olay, cinayetten yaklaşık bir gün sonra ortaya çıktı. POLİS VE SAĞLIK EKİPLERİ SEVK EDİLDİ İhbar üzerine Selçuklu Mahallesi Battalgazi Bulvarı'ndaki adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirildi. Polis ekipleri binanın çevresinde güvenlik önlemi alırken, sağlık görevlileri daireye girerek inceleme yaptı. Sağlık ekiplerinin ilk kontrolünde Süleyman Dirik'in hayatını kaybettiği belirlendi. ŞÜPHELİ OĞUL İLAÇ İÇEREK İNTİHARA KALKIŞTI Babasını öldürdüğü belirtilen A.D.'nin, olayın ardından ilaç içerek intihar girişiminde bulunduğu öğrenildi. İkamette sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan A.D., polis ekiplerinin eşliğinde ambulansla hastaneye kaldırıldı. Şüphelinin hastanedeki sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. CENAZE OTOPSİ İÇİN ADLİ TIP KURUMUNA KALDIRILDI Olay yeri inceleme ekipleri, Süleyman Dirik'in hayatını kaybettiği dairede çalışma gerçekleştirdi. Evdeki incelemelerin tamamlanmasının ardından Dirik'in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Kayseri Grup Başkanlığına götürüldü. Baba ile oğlu arasındaki tartışmanın çıkış nedeni henüz netlik kazanmazken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için başlatılan soruşturma sürüyor. Şüpheli A.D.'nin babasının cansız bedeniyle bir gün boyunca aynı evde kalması ve çektiği görüntüleri bir yakınına göndermesi, soruşturmada ortaya çıkan önemli ayrıntılar arasında yer aldı.

İZMİR'DE PSİKOPAT İTFAİYECİ EVİNİ KUNDAKLAMIŞTI: ESKİ SEVGİLİ ÖLDÜ Haber

İZMİR'DE PSİKOPAT İTFAİYECİ EVİNİ KUNDAKLAMIŞTI: ESKİ SEVGİLİ ÖLDÜ

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, itfaiye eri olarak görev yapan eski sevgilisi tarafından evinin benzin dökülerek ateşe verildiği iddia edilen Ebru Serep, tedavi gördüğü hastanede 6 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Serep'in cenazesi otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderilirken, olayın ardından yakalanan şüpheli A.K.'nin tutuklandığı öğrenildi. İzmir'in Seferihisar ilçesinde 7 Ekim'de meydana gelen kundaklama olayında ağır yaralanan Ebru Serep'ten acı haber geldi. Edinilen bilgiye göre, Gümüldür İtfaiyesinde görev yapan A.K., yaklaşık 10 yıldır ilişki yaşadığı belirtilen eski sevgilisi Ebru Serep'in Seferihisar'daki evine gitti. İddiaya göre, olay öncesinde bir akaryakıt istasyonundan bidonla benzin temin eden A.K., Serep'in yaşadığı eve gelerek benzini evin içerisine döktü ve ateşe verdi. Kısa sürede büyüyen alevler evi sararken, içeride bulunan Serep ağır yaralandı. ALEVLERİN ARASINDAN KURTARILDI Evden yükselen alevleri fark eden çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınırken, alevlerin arasında kalan Ebru Serep bulunduğu yerden çıkarıldı. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı kadın, ambulansla Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine kaldırıldı. Serep, hastanede yoğun tedavi altına alındı. 6 GÜNLÜK YAŞAM MÜCADELESİNİ KAYBETTİ Yangında ağır yaralanan Ebru Serep, hastanede 6 gün boyunca yaşam mücadelesi verdi. Ancak Serep, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak 13 Ekim'de hayatını kaybetti. Serep'in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. ŞÜPHELİ İTFAİYE ERİ TUTUKLANDI Olayın ardından soruşturma başlatan polis ekipleri, yangını çıkardığı iddia edilen itfaiye personeli A.K.'yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen A.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaklaşık 10 yıllık ilişkinin ardından yaşandığı belirtilen olayda, şüphelinin eski sevgilisinin evini neden ateşe verdiğine ilişkin ayrıntılar henüz netlik kazanmadı. KADININ ÖLÜMÜYLE SORUŞTURMADA YENİ SÜREÇ Başlangıçta ağır yaralanmayla sonuçlanan kundaklama olayı, Ebru Serep'in hastanede hayatını kaybetmesiyle ölümle sonuçlanan bir saldırıya dönüştü. Serep'in ölümünün ardından, tutuklu şüpheli A.K. hakkındaki soruşturmada otopsi raporu ve diğer delillerin değerlendirilmesi bekleniyor. Ebru Serep'in kesin ölüm nedeni otopsiyle belirlenecek. Şüphelinin ölüm nedeniyle karşı karşıya kalacağı suçlamalara ilişkin nihai hukuki değerlendirme ise soruşturma kapsamında yapılacak.

TİRE'DE İŞE GİTMEK İÇİN EVDEN ÇIKAN GENÇ ÖLÜ BULUNDU Haber

TİRE'DE İŞE GİTMEK İÇİN EVDEN ÇIKAN GENÇ ÖLÜ BULUNDU

İzmir'in Tire ilçesinde, işe gitmek üzere evinden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan 24 yaşındaki genç Mustafa Saltuk Doğan'ın cansız bedeni, iki gün süren arama çalışmalarının ardından boş bir arazide bulundu. Gencin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için cenazesi İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Olay, İzmir'in Tire ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mustafa Saltuk Doğan (24), 9 Ekim Cuma günü sabah saat 07.00 sıralarında işe gitmek üzere evinden ayrıldı. Akşam mesai saatinin bitmesine rağmen eve dönmeyen Doğan'a ulaşmaya çalışan ailesi, gencin cep telefonundan da yanıt alamadı. Doğan'dan haber alamayan yakınları, durumdan endişelenerek polis ekiplerine kayıp ihbarında bulundu. AİLESİNİN İHBARI ÜZERİNE ARAMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI Kayıp ihbarının ardından harekete geçen polis ekipleri, Mustafa Saltuk Doğan'ın bulunması amacıyla bölgede geniş çaplı arama çalışması başlattı. Gencin evinden ayrılmasının ardından kendisinden haber alınamaması üzerine ailesi de arama çalışmalarından gelecek sonucu beklemeye başladı. İki gün boyunca Doğan'a ulaşmak için yürütülen çalışmalar, 11 Ekim Pazar gecesi sonuçlandı. CANSIZ BEDENİ BOŞ ARAZİDE BULUNDU Polis ekiplerinin yürüttüğü arama çalışmaları sırasında Mustafa Saltuk Doğan'ın cansız bedeni boş bir arazide bulundu. İhbarın ardından olay yerine gelen ekipler, gencin bulunduğu alanda inceleme başlattı. Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının tamamlanmasının ardından Doğan'ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. KESİN ÖLÜM NEDENİ OTOPSİYLE BELİRLENECEK Olay yerinde yapılan ilk değerlendirmelerde intihar ihtimali üzerinde durulduğu öğrenildi. Ancak Mustafa Saltuk Doğan'ın ölüm nedenine ilişkin henüz kesin bir tespit açıklanmadı. Gencin nasıl ve hangi koşullarda hayatını kaybettiğinin belirlenmesi için otopsi sonuçları bekleniyor. OLAYLA İLGİLİ SORUŞTURMA SÜRÜYOR İşe gitmek üzere evinden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan Mustafa Saltuk Doğan'ın ölümüyle ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor. Polis ekipleri olayın meydana geliş koşullarını araştırırken, 24 yaşındaki gencin kesin ölüm nedeninin adli tıp incelemesi sonucunda açıklığa kavuşması bekleniyor.

DENİZLİ'DE ŞİFALI PANSİYONDA ŞÜPHELİ ÖLÜM: YAŞLI ÇİFT BANYODA ÖLÜ BULUNDU Haber

DENİZLİ'DE ŞİFALI PANSİYONDA ŞÜPHELİ ÖLÜM: YAŞLI ÇİFT BANYODA ÖLÜ BULUNDU

Denizli'nin Pamukkale ilçesindeki termal sularıyla ünlü Karahayıt Mahallesi'nde bir pansiyonda konaklayan Yaşariye Ünver (79) ile eşi Tahsin Ünver (80), odalarına yerleştikten iki gün sonra banyoda ölü bulundu. Çiftin kükürt gazından zehirlenmiş olabileceği değerlendirilirken, kesin ölüm nedenlerinin otopsi sonucunda belirleneceği bildirildi. Olay, Pamukkale ilçesine bağlı Karahayıt Mahallesi'ndeki bir pansiyonda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süre önce yurt dışından Türkiye'ye kesin dönüş yapan Yaşariye Ünver ile eşi Tahsin Ünver, iki gün önce Karahayıt'taki bir pansiyona yerleşti. Konakladıkları odaya girdikten sonra iki gün boyunca dışarı çıkmayan çiftten haber alınamaması üzerine pansiyon işletmecileri durumdan şüphelendi. Odayı kontrol etmek isteyen işletmeci, yaşlı çifti banyoda hareketsiz halde buldu. İKİ GÜN BOYUNCA ODALARINDAN ÇIKMADILAR Pansiyon işletmecisinin durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İhbarın ardından pansiyona ulaşan sağlık ekipleri, banyoda hareketsiz halde bulunan Yaşariye ve Tahsin Ünver'e müdahale etti. Yapılan kontrollerde 79 yaşındaki Yaşariye Ünver ile 80 yaşındaki Tahsin Ünver'in hayatını kaybettiği belirlendi. Çiftin ölümünün ardından pansiyonda olay yeri incelemesi başlatıldı. KÜKÜRT GAZINDAN ZEHİRLENME İHTİMALİ ARAŞTIRILIYOR Olay yerine gelen Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekipleri, çiftin bulunduğu banyoda ve konakladıkları odada inceleme yaptı. İlk incelemelerde yaşlı çiftin vücutlarında herhangi bir darp veya yara izine rastlanmadığı öğrenildi. Çiftin ölümüne ilişkin kükürt gazından zehirlenme ihtimali üzerinde durulduğu bildirildi. Ancak zehirlenme şüphesine ilişkin henüz kesin bir tespit yapılmadı. Ölümün gaz maruziyetinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının adli incelemeler sonucunda açıklığa kavuşması bekleniyor. CENAZELER OTOPSİ İÇİN ADLİ TIP KURUMUNA KALDIRILDI Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemelerinin tamamlanmasının ardından Yaşariye ve Tahsin Ünver'in cenazeleri, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Denizli Grup Başkanlığı morguna götürüldü. Otopsi sonucunda çiftin kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi bekleniyor. Olayın yaşandığı pansiyonda ölüm nedenine ilişkin incelemeler sürerken, gaz zehirlenmesi ihtimalinin araştırıldığı öğrenildi. UŞAK'TA TOPRAĞA VERİLECEKLER Yaşariye ve Tahsin Ünver çiftinin cenazelerinin, otopsi işlemlerinin ardından memleketleri Uşak'ın Sivaslı ilçesine götürülmesi planlanıyor. Çiftin, 9 Ekim'de düzenlenecek cenaze töreninin ardından Sivaslı'da toprağa verilmesinin beklendiği bildirildi. Yaşlı çiftin pansiyon odasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma başlatılırken, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi için otopsi sonuçları bekleniyor.

VALİ YARDIMCISI İHSAN AYRANCI HAYATINA SON VERDİ Haber

VALİ YARDIMCISI İHSAN AYRANCI HAYATINA SON VERDİ

Kafasından silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan yoğun müdahaleye rağmen Ayrancı kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yeri inceleme ekiplerinin Ayrancı'nın cenazesi üzerinde yaptığı incelemelerin ardından naaşı, otopsi yapılmak üzere Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Yapılan incelemelerde Ayrancı'nın kendine ait beylik silahıyla kafasına tek el ateş ettiği tespit edildi. Olay sonrası Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, İl Emniyet Müdürü Gökhan Demirtola ve kurum müdürleri hastaneye gelerek bilgi aldı. Afyonkarahisar Valiliğinin resmi sosyal medya hesabından yayınlanan başsağlığı mesajında, yaşanan üzüntü dile getirildi. Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmanın devam ettiği bildirildi. VALİLİKTEN BAŞSAĞLIĞI MESAJI Afyonkarahisar Valiliği de resmî sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla İhsan Ayrancı'nın vefat haberini duyurdu. Valiliğin açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Vali Yardımcımız ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın İhsan Ayrancı, bu akşam saatlerinde vefat etmiştir. Merhum Vali Yardımcımız Sayın İhsan Ayrancı’ya Allah’tan rahmet; başta kıymetli ailesi ve yakınları olmak üzere, çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.” Valilik, açıklamasında “Konuyla ilgili adli ve idari tahkikat devam etmektedir.”

BURSA'DAKİ ÇİFT CİNAYETİNİN ŞÜPHELİSİ ÜST KAT KOMŞUSU ÇIKTI Haber

BURSA'DAKİ ÇİFT CİNAYETİNİN ŞÜPHELİSİ ÜST KAT KOMŞUSU ÇIKTI

Bursa’nın Gemlik ilçesinde 67 yaşındaki Vural Kara ve eşi Asiye Kara’yı evlerinde öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan üst komşuları K.S. (46), emniyetteki işlemlerinin ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Cinayetin arkasından uzun süredir devam eden "gürültü" tartışması çıktı. Olay, Halitpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Vural Kara ile eşi Asiye Kara’dan haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine eve gelen polis ve sağlık ekipleri, çifti hareketsiz halde buldu. Yapılan incelemede çiftin kesici alet ve sert cisim darbeleri sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, çiftin üst katında yaşayan K.S.’yi gözaltına aldı. Gürültü cinneti cinayetle bitti Soruşturmanın ilerlemesiyle cinayetin nedenine ilişkin yeni ayrıntılar da ortaya çıktı. İddiaya göre K.S., evinde kullandığı dambılları yere vurması ve çıkardığı gürültü nedeniyle apartman sakinleri tarafından daha önce birçok kez uyarıldı ve şikâyet edildi. K.S.’nin, alt katında oturan Vural ve Asiye Kara’nın da kendisini şikâyet eden kişiler arasında olduğunu düşündüğü, bu nedenle yaşlı çiftle arasında daha önce de tartışmalar yaşandığı öğrenildi. Şüphelinin olay günü alt kata inerek Kara çiftinin evine gittiği ve yaşanan tartışmanın ardından çifte demirle saldırdığı öne sürüldü. Olay yerindeki ilk incelemelerde çiftin vücutlarında sert cisim ve kesici alet darbelerine ilişkin örnekler tespit edildi. Cinayetin ardından gözaltına alınan K.S.’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheli, Orhangazi’de sağlık kontrolünden geçirildikten sonra geniş güvenlik önlemleri altında Gemlik Adliyesi’ne getirildi. Polis ekipleri adliye çevresinde ve girişinde yoğun güvenlik önlemi alırken, K.S.’nin savcılık işlemlerinin ardından hakimliğe sevk edilmesi bekleniyor. Vural ve Asiye Kara’nın cenazeleri ise kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

TORBALI'DAKİ FABRİKA PATLAMASINDA 25 YAŞINDAKİ İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ Haber

TORBALI'DAKİ FABRİKA PATLAMASINDA 25 YAŞINDAKİ İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ

İzmir'in Torbalı ilçesinde metal fabrikasında meydana gelen patlamada ağır yaralanan 25 yaşındaki yabancı uyruklu işçi Halid Abdül Kadir, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Patlamada 3'ü ağır 7 işçi yaralanmıştı. Olayın nedeninin belirlenmesine yönelik soruşturma sürüyor. Torbalı ilçesine bağlı Subaşı Mahallesi'nde faaliyet gösteren İki-El Metal isimli fabrikada dün sabah saatlerinde henüz belirlenemeyen nedenle patlama meydana geldi. Patlamanın ardından bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Olayda fabrikada çalışan 3'ü ağır olmak üzere toplam 7 işçi yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. 25 YAŞINDAKİ HALİD ABDÜL KADİR KURTARILAMADI Patlamada ağır yaralanan işçilerden yabancı uyruklu Halid Abdül Kadir (25) hastanede tedavi altına alındı. Halid Abdül Kadir, doktorların müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kadir'in patlamanın meydana geldiği fabrikada çalıştığı ve aynı zamanda tesis bünyesinde yatılı olarak kaldığı öğrenildi. CENAZESİ MEMLEKETİNE GÖNDERİLECEK Hayatını kaybeden Halid Abdül Kadir'in cenazesinin, İzmir Adli Tıp Kurumunda yapılacak otopsi işlemlerinin ardından memleketine nakledileceği bildirildi. Kadir'in cenazesinin burada toprağa verileceği belirtildi. PATLAMANIN NEDENİ ARAŞTIRILIYOR Patlamada yaralanan diğer işçilerin tedavileri sürerken, olayın hangi nedenle meydana geldiğinin belirlenmesine yönelik incelemeler devam ediyor. Patlamanın çıkış nedeninin tespit edilmesi amacıyla başlatılan çok yönlü soruşturma sürüyor.

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZI İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZI İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025’te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda “Güllü” adıyla tanınan sanatçı Gül Tut’un ölümüne ilişkin davada ilk duruşma yarın yapılacak. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkacak. Yaklaşık 10 aylık soruşturmanın ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianame mahkeme tarafından kabul edilmişti. İddianamede Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. OLAY NASIL MEYDANA GELDİ? İddianamede, Gül Tut’un 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık’taki evinin penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten düşerek yaşamını yitirdiği belirtildi. İlk duruşmada sanığın savunmasının alınması, dosyada bulunan delillerin değerlendirilmesi ve soruşturma kapsamında ifadeleri alınan bazı tanıkların dinlenmesi bekleniyor. İDDİANAMEDE ÇOK SAYIDA DELİL YER ALDI Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede olayla ilgili kamera ve ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları ve çeşitli dijital materyaller delil olarak yer aldı. Sanık Tuğyan Ülkem Gülter ise hakkındaki suçlamalara ilişkin savunmasını mahkeme huzurunda yapacak. GÜLLÜ’NÜN KANINDA 3,53 PROMİL ALKOL TESPİT EDİLDİ Adli Tıp Kurumu raporlarının da yer aldığı iddianamede, Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol bulunduğu kaydedildi. Raporda bazı ilaç etken maddelerine rastlandığı, ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Ölümün ise yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucunda meydana geldiği değerlendirildi. “ZEMİN KAYGANDI” İDDİASI İNCELENDİ Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nın incelemesinde zeminde kayganlığa yol açabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı. OLAY GECESİNE AİT SES VE KAMERA KAYITLARI DOSYADA İddianamede olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtlarının önemli deliller arasında bulunduğu belirtildi. Bilirkişi incelemesinde, Gül Tut’un banyodan çıktıktan sonra evde bulunan kişilerle konuştuğu ve “Malkata” isimli Roman havasının çaldığı kaydedildi. İddianamede ayrıca Gül Tut’un olay öncesinde söylediği bazı ifadeler de yer aldı. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan önce Sultan Nur Ulu’dan Gül Tut’un sevdiği belirtilen “Malkata” isimli şarkıyı açmasını istemesini de değerlendirdi. İddianamede müziğin Gül Tut’un düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan ve Sultan’ın aşağıya yönelmesiyle müziğin kesildiği belirtildi. Kamera kayıtlarında ise silinti veya manipülasyon tespit edilmediği aktarıldı. DÜŞME ÖNCESİ ÜÇ AYRI SES İNCELENDİ Bilirkişi raporunda olay öncesinde kayıtlara yansıyan üç ayrı darbe veya vurma sesi de değerlendirildi. İddianamede bu seslerin farklı nitelikte olabileceğine ilişkin bilirkişi değerlendirmelerine yer verildi. Savcılık ayrıca Tuğyan Ülkem Gülter’in olay sırasında Gül Tut’a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğuna yönelik bilirkişi değerlendirmesini de dosyaya dahil etti. SULTAN NUR ULU’NUN BEYANLARI DOSYADA Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun ifadeleri de iddianamede yer aldı. Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamasında Gül Tut’un pencereden düştüğünü anlattığı, daha sonraki ifadesinde ise farklı bir beyanda bulunduğu aktarıldı. İddianameye göre Ulu, sonraki anlatımında Tuğyan’ın Gül Tut’a arkadan yaklaşarak kalça ve bacak bölgesinden kavradığını gördüğünü söyledi. Ulu hakkında ayrıca “yalan tanıklık” suçundan ayrı dava açıldığı belirtildi. TANIKLARIN “ANNEMİ CAMDAN ATACAĞIM” İDDİASI İddianamede bazı tanıkların beyanlarına da yer verildi. M.A., S.D. ve G.Y. isimli tanıklar, olaydan yaklaşık üç ay önce Tuğyan Ülkem Gülter’in annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek “Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim” şeklinde sözler sarf ettiğini öne sürdü. R.G. isimli tanık ise Gül Tut’un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ileri sürdü. S.C. isimli tanık da Gülter’in kendisine “Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim” dediğini iddia etti. Söz konusu ifadeler iddianamede tanık beyanları olarak yer alırken, bu iddiaların doğruluğu yargılama sürecinde mahkeme tarafından değerlendirilecek. WHATSAPP MESAJLARI DA İNCELENDİ İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter’in annesiyle yaşadığı sorunlara ilişkin bazı WhatsApp yazışmalarına da yer verildi. Eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı yazışmalarda annesiyle ilgili bazı ifadeler kullandığı aktarılan Gülter’in, başka bir mesajında ise “Ben Güllü’nün kızı değilim, ben Tuğyan’ım” şeklinde yazdığı belirtildi. Dosyada ayrıca Gül Tut’un ölümünden önce gönderildiği belirtilen bazı mesajlar da deliller arasında gösterildi. İNTERNET ARAMALARI DA DOSYAYA GİRDİ Dijital incelemelerde Gülter’in uyuşturucu maddelerin vücuttan ve saçtan ne kadar sürede temizlendiğine ilişkin çeşitli internet aramaları yaptığı belirtildi. İddianamede ayrıca 24 Kasım 2025 tarihinde “Çözülmemiş davalar seri katil davası dedektif oyunu suçluyu bulma” adlı bir kutu oyununun internet üzerinden incelendiği kaydedildi. İLK DURUŞMA YARIN Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte dava aşamasına geçildi. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 Ekim 2026 Perşembe günü görülecek ilk duruşmada tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in savunmasının alınması ve tarafların dinlenmesi bekleniyor. Dosyada yer alan tanık beyanları ve diğer deliller de mahkemenin değerlendirmesine sunulacak. ALTERNATİF BAŞLIKLAR

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.