#Ege Üniversitesi

- Ege Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ege Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİNDEN YENİ MEDYA VE PODCAST EĞİTİMİ Haber

EÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİNDEN YENİ MEDYA VE PODCAST EĞİTİMİ

Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi ile Karşıyaka Alev Alatlı Anadolu Lisesi iş birliğinde düzenlenen "Yeni Medya ve Dijital Teknoloji Okuryazarlığı Eğitimi ve Podcast Atölyesi" ile lise öğrencilerinin dijital medya alanındaki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen proje kapsamında öğrencilerin, dijital medyanın pasif tüketicileri olmaktan çıkarak bilinçli ve üretken içerik oluşturucular haline gelmeleri amaçlanıyor. Projenin koordinatörlüğünü yürüten EÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Elgün, dijital çağın sunduğu fırsatların yanı sıra çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini belirterek gençlerin bu alanda bilinçli yetişmesinin önemine dikkat çekti. YENİ MEDYANIN FIRSATLARI VE RİSKLERİ ANLATILDI İki aşamalı olarak planlanan eğitim programının ilk bölümünde öğrencilere yeni medya ve dijital okuryazarlık konusunda teorik bilgiler verildi. Doç. Dr. Özgür Köseoğlu tarafından yürütülen eğitimlerde; dezenformasyon, mezenformasyon ve malenformasyon kavramları ele alınırken, haber doğrulama yöntemleri, tıklama tuzağı uygulamaları, çerçeveleme teknikleri, yankı odaları ve haber balonları gibi güncel dijital iletişim konuları da işlendi. ÖĞRENCİLER KENDİ PODCAST İÇERİKLERİNİ HAZIRLADI Programın ikinci bölümünde ise öğrenciler Podcast Atölyesi'ne katılarak teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu. Atölye kapsamında podcast yayıncılığının temel prensipleri, içerik üretim süreçleri ve teknik hazırlık aşamaları anlatılırken, öğrenciler kendi podcast içeriklerini tasarlayarak dijital platformlarda yayın üretmenin temel dinamiklerini öğrendi. Doç. Dr. Elgün, proje sayesinde gençlerin yalnızca içerik tüketen bireyler değil, aynı zamanda etik değerlere bağlı, eleştirel düşünebilen ve bilinçli içerik üreticileri olarak yetişmelerine katkı sağlandığını ifade etti. AKADEMİSYENLERDEN DESTEK Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü ile Karşıyaka Alev Alatlı Anadolu Lisesi ortaklığında yürütülen projede alanında uzman akademisyenler görev aldı. Projede; Doç. Dr. Aslı Elgün, Doç. Dr. Özgür Köseoğlu, Prof. Dr. Pelin Baytekin, Prof. Dr. Nahit Erdem Köker ve Prof. Dr. Mine Yeniçeri Alemdar uygulayıcı olarak yer aldı.

CEMİL TUGAY KİMDİR, CEMİL TUGAY HANGİ PARTİLİ? Haber

CEMİL TUGAY KİMDİR, CEMİL TUGAY HANGİ PARTİLİ?

Yerel yönetimlerdeki çalışmaları ve siyasi kariyeriyle dikkat çeken Cemil Tugay, özellikle İzmir’deki görevleri nedeniyle kamuoyunun yakından takip ettiği isimler arasında bulunuyor. Peki, Cemil Tugay kimdir, kaç yaşındadır ve siyasi hayatını hangi parti çatısı altında sürdürmektedir? Siyaset gündeminde öne çıkan isimlerden biri olan Cemil Tugay hakkında merak edilen soruların başında “Cemil Tugay kimdir?” ve “Cemil Tugay hangi partili?” geliyor. Tıp doktoru kimliğinin ardından siyasete adım atan Tugay, yerel yönetimlerde üstlendiği görevlerle tanınıyor. İşte Cemil Tugay’ın hayatı, kariyeri ve mensubu olduğu siyasi parti hakkında merak edilen detaylar. CEMİL TUGAY KİMDİR? Öğretmen bir baba ve ev hanımı bir annenin çocuğu olarak, 1967 yılında babasının mecburi hizmeti sırasında Van’da dünyaya geldi. İzmir İnönü Lisesi’nin ortaokul bölümünden 1980 yılında, lise bölümünden ise 1983 yılında mezun oldu. 1989 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Çorum ve Tire’de 4 yıl pratisyen hekimlik yaptı. 1993-2000 yılları arasında Plastik Cerrahi ihtisası yaptı, 2000 yılında ise İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman doktorluğunu aldı. 1997’de ABD, Cleveland Clinic’te 1 yıl araştırmacı doktor olarak çalıştı. Uzman olduktan sonra 2001-2005 yılları arasında Karşıyaka Devlet Hastanesi’nde, 2005-2009 yılları arasında da İzmir Çiğli Kent Hastanesi’nde Plastik Cerrahi uzmanı olarak görev yaptı. 2009 yılında Karşıyaka’da serbest hekimlik yapmaya başladı ve bir süredir Alsancak’ta faaliyet gösteren muayenehanesini, belediye başkanı seçilmesinin ardından kapattı. Evli ve 3 çocuk babasıdır. Büyük kızı yüksek lisans, oğlu üniversite ve küçük kızı lisede öğrenim görmektedir. Tugay, İngilizce ve Fransızca konuşuyor. Siyaset Ve Sivil Toplum Kuruluşu Geçmişi 2010 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldu. 2011 yılında CHP İzmir il BYKP sağlık komisyon üyesi olarak parti çalışmalarına katıldı. 2012-2016 yılları arasında, İzmir Tabip Odası Özel Hekimlik Komisyon Başkanlığı, Türk Tabipler Birliği Özel Hekimlik Kolu yürütme kurulu üyeliği ve 2 dönem TTB Kol Başkanlığını yürüttü. 2013-2014 yıllarında CHP İzmir İl Ar-ge Kurulu üyeliği ve ardından başkanlığını yaptı. 2014 yılında Karşıyaka Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeliğine seçildi ve 1 yıl süreyle Kent Konseyi’nde çalıştı. 2015 yılında Genel Merkez atamasıyla CHP Karşıyaka İlçe Yönetim Kurulu’nda önce Bilişim Sorumlusu, daha sonra seçim ve hukuk işlerinden sorumlu başkan yardımcılığı yaptı. 2016 yılında önce, Karşıyaka İnönü Mahallesi delegesi, daha sonra ilçe kongresinde seçilerek CHP Karşıyaka İlçe Yönetim Kurulu’nda, STK ve Meslek Odalarından sorumlu başkan yardımcılığı görevini yürüttü. 2016 yılında Türk Plastik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve 1 yıl boyunca bu görevde bulundu. 2017-2018 yıllarında Ege Bölgesi Plastik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve görev yaptı. 2019-2024 yıllarında Karşıyaka Belediye Başkanlığı görevinde bulundu. 4 Haziran 2024 tarihinde Bursa'da gerçekleşen Türkiye Sağlık Kentler Birliği 41. Olağan Meclis Toplantısında yapılan seçim sonrası Birliğin Başkanı oldu. CEMİL TUGAY HANGİ PARTİLİ? Cemil Tugay bugün CHP’den istifa etti.

İZMİR'DE ESKİ DEKAN VE BAŞHEKİM TUTUKLANDI Haber

İZMİR'DE ESKİ DEKAN VE BAŞHEKİM TUTUKLANDI

İzmir'de Ege Üniversitesi'nin eski dekan, başhekim, genel sekreter ve çok sayıda şirket yöneticisi tutuklandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı. Tutuklananlar arasında üniversitenin eski başhekimi ve eski genel sekreteri ile çok sayıda şirket yöneticisi bulunuyor. İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ege Üniversitesi'ndeki ihale ve doğrudan temin alımlarındaki usulsüzlük iddiaları üzerine 9 Haziran günü geniş çaplı bir operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara ve Sayıştay raporlarına göre, 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin üniversite içerisinde organize bir yapı oluşturdukları tespit edildi. Soruşturma detaylarında; Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde sadece verilen talimatları şartsız yerine getirecek personelin görevlendirildiği, üniversiteyle iş yapan ve idareye yakın olan şirket yöneticilerinin ise adeta kurum yöneticisi gibi hareket ederek yetki kullandığı ortaya çıkarıldı. Kurum yöneticileri tarafından verilen usulsüz talimatları reddeden kamu görevlilerinin sistematik olarak birimden uzaklaştırıldığı belirlenirken, gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan işlerin sürekli aynı firmalara verildiği anlaşıldı. Organize şekilde yürütülen bu usulsüz işlemler sonucunda toplamda 3 milyar 100 milyon lira kamu zararı tespit edildi. ESKİ BAŞHEKİM DAHİL 27 TUTUKLAMA Operasyon kapsamında eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan 47 şüpheliden, emniyet ve savcılık ifadelerinin ardından 7'si serbest bırakılırken, mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 13'ü adli kontrol şartıyla salıverildi. Hakim karşısına çıkan, aralarında üniversitenin eski üst düzey yöneticileri ve firma sahiplerinin bulunduğu 27 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan şüpheliler arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekanı ve hastane eski Başhekimi D.B., Üniversite Hastanesi eski Başmüdürü Ö.Ö., eski Genel Sekreter M.A., Satın Alma Müdürlüğü eski Mali Hizmetler Müdürü H.Z. ile İzmir Defterdarlığı Personel Müdürlüğünde görevli Defterdarlık Uzmanı S.Ö. yer aldı. Ayrıca hastane bünyesinde görevli memur, tekniker ve işçilerden oluşan T.B., O.Ö., R.D. ve M.E.U. ile milyarlarca liralık ihaleleri alan çeşitli tıbbi cihaz, inşaat, bilişim ve temizlik şirketlerinin sahipleri/yöneticileri konumundaki Ş.Ç., A.G., A.K., B.E., E.K., M.C., M.K., M.C., G.Ş., E.Ç.S., N.G., Ö.F.B., S.Ö., T.K., Y.B.A., Y.Y., Y.Ç.U. ve M.A. tutuklanan diğer isimler oldu. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 13 şüphelinin ise üniversite personelleri ve firma yetkililerinden oluşan B.K., R.H., F.A., M.Ç., F.A., M.T., D.Ö., S.S., M.S.A., M.K.G., H.T., R.K.Ç. ve S.D. olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında emniyet ve savcılık aşamasında ise R.C., R.U., K.T., E.Y., A.C., A.Ö. ve E.Ş. serbest bırakıldı.

EGE ÜNİVERSİTESİ'NDE 3 MİLYAR LİRALIK KAMU ZARARI İDDİASI Haber

EGE ÜNİVERSİTESİ'NDE 3 MİLYAR LİRALIK KAMU ZARARI İDDİASI

Ege Üniversitesi'de kamu zararı iddiaları şafak baskınını getirdi. İzmir merkezli 6 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'ndeki ihale ve alımlarda usulsüzlük yaparak kamuyu 3 milyar 100 milyon lira zarara uğrattığı belirlenen 44 şüpheli gözaltına alındı. Sayıştay raporlarındaki tespitler doğrultusunda Ege Üniversitesi bünyesinde organize şekilde hareket ederek kamu kaynaklarını menfaat amacıyla kullandığı iddia edilen zanlılara yönelik çok yönlü soruşturma devam ediyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında, Üniversitede Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün gerçekleştirdiği ihale ve doğrudan temin alımları mercek altına alındı. Kurum yöneticileri ile bazı şirket temsilcilerinin organize bir şekilde hareket ederek ihale süreçlerinde rekabet şartlarını ortadan kaldırdıkları ve kamu kaynaklarını belirli kişi ve firmalara menfaat sağlamak amacıyla kullandıkları iddiaları üzerine çalışma başlatıldı. 3 MİLYAR 100 MİLYON KAMU ZARARI İDDİASI Yapılan detaylı inceleme ve değerlendirmeler ile Sayıştay raporlarına yansıyan tespitler neticesinde, gerçekleştirilen usulsüz alım işlemleri nedeniyle kamunun yaklaşık 3 milyar 100 milyon Türk Lirası zarara uğratıldığı tespit edildi. 6 İLDE ŞAFAK BASKINI Kamu görevlileri ve firma temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 45 şüpheli hakkında yakalama kararı verilmesinin ardından ekipler sabah saatlerinde harekete geçti. 9 Haziran 2026 tarihinde İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon için düğmeye basıldı. Gerçekleştirilen operasyonun neticesinde; haklarında yakalama kararı bulunan 45 şüpheliden 44'ü kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca ile incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu. Firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise hız kesmeden devam ettiği bildirildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin D.B., Ö.Ö., M.A., H.Z., H.T., R.K.Ç., R.U., E.T.B., B.K., F.B., M.K.G., R.H., O.Ö., S.Ö., S.D., R.D., Ş.Ç., S.S., A.Ö., A.C., A.G., A.K., B.E., E.Ş., D.Ö., E.Y., E.K., F.A., K.T., M.C., M.E.U., M.S.A., M.K., M.C., G.Ş., Y.Y., E.Ç.S., N.G., Ö.F.B., R.C., S.Ö., T.K., Y.B.A. ve Y.Ç.U. olduğu öğrenildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, konuya ilişkin başlatılan soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.

RESTORANDA ÜZERİNE KIZGIN YAĞ DÖKÜLEN BEBEK İÇİN 19 BİN TL! Haber

RESTORANDA ÜZERİNE KIZGIN YAĞ DÖKÜLEN BEBEK İÇİN 19 BİN TL!

İzmir Bornova'da, ailesiyle birlikte yemeğe gittiği ünlü bir döner restoranında üzerine kızgın yağ (tereyağı) dökülen 2 yaşındaki Mercan bebek, ağır yaralanarak hastanelik oldu. Aylarca süren acılı tedavi sürecinde konuşma kabiliyetini kaybeden ve vücudunda kalıcı hasar oluşan talihsiz bebeğin annesi Gülçin Demirkol, restoranlardaki 'tereyağı şovlarının' yasaklanmasını talep ederek, şirket yöneticilerinin cezalandırılmasını istedi. Olay, 14 Eylül 2025'te ünlü döner zinciri Baydöner şubesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Gülçin Demirkol ve ailesi hafta sonu yemeği için söz konusu restorana gitti. Siparişlerin verilmesinin ardından mutfağa yakın ilk masada oturan ailenin yanına, İskender döner servisi yapmak üzere garson yaklaştı. Garsonun elindeki ağzına kadar köpürmüş, kaynar ve kızgın yağ tereyağı dolu tavanın sapı, tam annenin tabağının önüne uzatıldığı esnada aniden koptu. Ters dönen tavadan saçılan kaynar yağ, annesinin sağ tarafında oturan 2 yaşındaki Mercan bebeğin üzerine döküldü. ACI ÇIĞLIKLAR RESTORANI AYAĞA KALDIRDI Küçük kızın acı içindeki çığlıkları üzerine restoranda büyük bir panik yaşandı. İlk müdahalesi alışveriş merkezinin revirinde yapılan talihsiz bebek, daha sonra taksiyle en yakın hastane olan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilerek tedavi altına alındı. Yapılan kontrollerde küçük Mercan'ın sol dirseği, sol bel kısmı ve arka bacak bölgesinde yarıya kadar çok derin 2. derece yanıklar oluştuğu tespit edildi. Olay anı kamerada Öte yandan yaşanan olay, restoranın güvenlik kamerası tarafından da kaydedildi. Görüntüde, içerisinde kızgın yağ olan tavanın masaya getirildiği, daha sonra tam tabağa koyulacağı esnada tava sapının kırılması ve kızgın yağın küçük çocuğun üzerine dökülme anı yer aldı. Olayın ardından yaşanan panik dolu anlar da kamera tarafından kaydedildi. "HER PANSUMANDA JİLETLE KAZIDILAR, KONUŞMASI DURDU" Yaşadıkları dehşet dolu günleri gözyaşlarıyla anlatan anne Gülçin Demirkol, mutfak ekipmanlarının denetlenmediğini vurgulayarak, kızının çok ağır acılar çektiğini söyledi. Anne Demirkol, "Mercan henüz 2 yaşındaydı. Günde 3-4 kere hastaneye gitmek zorunda kaldık. Her gün, her pansumanda kızımın yanık yerlerini jiletle kazıdılar. Çok büyük acılar çekti. Tam yeni konuşmaya başlamıştı, o süreçten sonra konuşması tamamen durdu. 3-4 ay boyunca yatakta sadece yüzüstü yatabildi. Şu anda da hala tedavisi devam ediyor. Belli bölgelerde tıp dilinde 'keloid' denilen et parçaları oluştu. Doktorlar ileride bir estetik operasyon, cerrahi bir müdahale gerekebileceğini söylediler" dedi. "BİZ BU OLAYA 15-20 YILDIR BİR ÇÖZÜM BULAMADIK DEDİLER" Olayın ardından ilgili firmanın kendileriyle hiçbir şekilde ilgilenmediğini öne süren acılı anne, "Bizi sadece o gece Ege Bölge Müdürü İbrahim Bey diye bir beyefendi aradı. Kendisi bana açıkça 'İşte biz 15-20 yıldır bu tereyağı dökülme olayına bir çare, bir çözüm bulamadık' dedi. Ertesi güne kadar bizden bir özür dileyen, geçmiş olsuna gelen birilerini bekledik ama ne gelen oldu ne giden. Daha önce de başka bir şubede bir vatandaşın montuna dökmüşler, gidip montun yenisini alarak konuyu bu şekilde çözmüşler. Yani insan canı bu kadar ucuz mu? Bu şovu yapmayıverin, gidin mutfakta dökün tereyağını" diyerek tepki gösterdi. "HEM FİZYOLOJİK HEM PSİKOLOJİK OLARAK YIKILDIK" Yaşanan travmanın tüm aileyi sarstığını ve kendisinin de psikolojik destek almak zorunda kaldığını belirten Gülçin Demirkol, "Kızım kreşe gidiyordu, kendini ifade edebiliyordu. Şimdi 3 ay evde kaldıktan sonra hiçbir şekilde kendini ifade edemiyor. Sadece 'gel, anne, baba, mama aç' diyor. Sadece fizyolojik değil, psikolojik anlamda da bittik. Ne zaman İzmir Bornova'da Ege Üniversitesi yolunu kullansak, kızım bacağını ve kolunu göstererek 'anne uf bitti' diyor. Kurabildiği tek cümle bu. Bir anne olarak her gün ağlıyorum, yardım alıyorum. 'Nasıl çocuğuma destek olabilirim, ona nasıl iyi gelebilirim' diye çabalarken hep kendimi suçladım, keşke o firmaya gitmeseydim dedim" ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN ÇIKAN CEZAYA İSYAN: "BU ŞOVLAR TAMAMEN YASAKLANMALI" Olayın hemen ardından suç duyurusunda bulunduğunu ve ceza davasının geçtiğimiz hafta sonuçlandığını kaydeden anne Demirkol, mahkemenin sadece garson ve mesul müdürü sorumlu tutarak sırasıyla 7 bin 500 TL ve 11 bin 200 TL adli para cezası verdiğini söyledi. Karara isyan eden anne, sözlerini şöyle tamamladı: "Aslında garsonun bir kabahati yok. Belki videoda görüldüğü gibi tavayı sallarken o an tavanın sapı gevşekti, sallanıyordu; belki yüzde 50 suçu vardır ama bunun iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, firması yok mu? Müdür ya da üst düzey yöneticiler ekipmanları denetlemiyor mu? Bence denetlemiyorlar. Ben o garsonun değil, şirket yöneticilerinin ceza almasını istiyorum. Yetkililerden rica ediyorum; restoranlarda böyle şovlar yapmasınlar, bu gösteriler komple yasaklansın. Bunun acısı 2 yaşındaki bir bebekten çıktı, diğer çocukların başına gelmesin. O gün kızım mama sandalyesinde olsa; kafasından, aşağısına doğru da dökülebilirdi. Pusette yatan bir bebeğin üstüne de gelebilirdi. Kızım ömür boyu bu izleri taşıyacak, başka canlar yanmasın."

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE TÜRKİYE-ÖZBEKİSTAN GENÇLİK BULUŞMASI Haber

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE TÜRKİYE-ÖZBEKİSTAN GENÇLİK BULUŞMASI

Ege Üniversitesi Genç Ofis koordinasyonunda düzenlenen “Kelimelerin Rengi: Dil ve Kültür Yolculuğu” başlıklı Uluslararası Gençlik Değişim Programı, Türkiye ile Özbekistan’dan gençleri İzmir’de bir araya getirdi. Ege Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen program kapsamında gençlerin ortak tarih, dil ve kültür mirasını tanıması ve kültürel bağların güçlendirilmesi hedefleniyor. Program çerçevesinde Özbekistan’dan gelen heyet, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nü ziyaret ederek Enstitü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün ile görüştü. Görüşmede, Türk dünyası gençliği arasındaki akademik ve kültürel iş birliğinin önemi ele alındı. HIDIRELLEZ ŞENLİĞİNE KATILDILAR Heyet ayrıca enstitü bünyesinde düzenlenen geleneksel Hıdırellez Şenliği programına da katıldı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte gençler, Türk dünyasına ait ortak gelenekleri deneyimleme fırsatı buldu. ATÖLYE VE KÜLTÜREL ETKİNLİKLER DÜZENLENECEK Program süresince katılımcılar; yaygın eğitim yöntemleriyle gerçekleştirilecek atölye çalışmaları, kültürel geziler ve etkileşim odaklı faaliyetlerde bir araya gelecek. Etkinliklerle gençlerin iletişim, empati ve hoşgörü becerilerinin geliştirilmesi, iki ülke arasındaki kültürel bağların güçlendirilmesi amaçlanıyor. “Kelimelerin Rengi: Dil ve Kültür Yolculuğu” programının hafta boyunca İzmir ve çevresinde düzenlenecek sosyal ve kültürel etkinliklerle devam edeceği bildirildi.

GENÇ İLETİŞİMCİLER 15 TEMMUZ RUHUNU MANŞETLERE TAŞIDI Haber

GENÇ İLETİŞİMCİLER 15 TEMMUZ RUHUNU MANŞETLERE TAŞIDI

Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılı etkinlikleri kapsamında iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik hayata geçirilen ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi’nin üçüncüsü Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Genç gazeteci adaylarının 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin farkındalıklarını artırmak ve kriz ile olağanüstü durumlarda doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi kazanmalarına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi’nin üçüncü etkinliğinde Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirme imkânı buldu. Etkinliğin açılış konuşmasını İletişim Fakültesi Dekanı ve Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyesi Prof. Dr. Bilgehan Gültekin yaptı. 15 TEMMUZ’U GELECEK NESİLLERE AKTARMAK BİZ İLETİŞİMCİLERİN GÖREVİ Hem fakülte dekanı hem de Genel Kurul üyesi olarak iki ayrı onur yaşadığını belirten Prof. Dr. Gültekin, 15 Temmuz’un gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı. Öğrencilerin o tarihte henüz çocuk yaşta olduğunu hatırlatan Gültekin, “Toplumsal hafıza çok önemli. 15 Temmuz olduğunda kaç yaşındaydınız? Benim siyaset bilimi ve siyasal iletişim dersi öğrencilerim burada; 2016’da 9 yaşındaydınız. Aradan 10 sene geçmiş. Biz bunu nesiller geçtikçe anlatmalıyız. 15 Temmuz, milli iradenin zaferidir. Bunu nesillere aktarmak biz iletişimcilerin görevidir” açıklamasında bulundu. DEZENFORMASYONA KARŞI DALGAKIRAN OLMALISINIZ Basın İlan Kurumu İzmir Bölge Müdürü Osman Başeğmez ise konuşmasında 15 Temmuz direnişine ve gazeteciliğin bu süreçteki kritik rolüne değindi. Gençlerin dezenformasyon dalgalarına karşı birer ‘dalgakıran’ olması gerektiğini belirten Başeğmez, “Sizler Türk basınının yarınlarını yazacak güçlü kalemlersiniz” diyerek, milli iradeye sahip çıkmanın önemini vurguladı. 15 Temmuz direnişini ‘halkın tanklara karşı gösterdiği eşsiz bir mücadele’ olarak nitelendiren Başeğmez, gazetecilerin kritik dönemlerdeki görevini anlatırken “Gazetecilik, milletin vicdanı, hafızası ve sesi olma sorumluluğunu taşır” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Basın İlan Kurumu’nun iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik başlattığı staj programına da değinen Başeğmez, başvuruların 15 Mayıs 2026 tarihine kadar Kurumun internet sitesi üzerinden yapılabileceğini söyledi. Açılış konuşmalarının ardından programın medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında eğitimler verilen ilk bölümüne geçildi. 15 TEMMUZ GECESİ TÜRK MEDYASI TEK YÜREK OLDU Etkinliğe katılarak genç iletişimcilerle mesleki deneyimlerini paylaşan gazeteci-yazar Ekrem Kızıltaş, 49 yıldır mesleğin içinde olduğunu belirterek, mesleğin yaşadığı dönüşümü anlattı. Kızıltaş, gazeteciliğin artık ‘yeni medya’ döneminde olduğunu vurguladı. 15 Temmuz gecesinde Türk basınının sergilediği tutuma değinen Kızıltaş, o gece Türk basınının darbecilere karşı ‘tek yürek’ olduğunu ifade etti. “Medyanın bir bölümü, 27 Mayıs’tan 28 Şubat’a kadar darbe dönemlerinde maalesef alkışladı. Fakat 15 Temmuz’da sağından soluna Türkiye’deki bütün medya yazılı basını, interneti, televizyonu tek yürek oldu. Milletin şahlanışına eşlik etti” diyen Kızıltaş, o geceyi 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndaki toplumsal kenetlenmeye benzetti. Gençlere seslenen Kızıltaş, “Gazetecilik; ilgi duymak, öğrenmek, merak etmek ve çabalamakla alakalıdır. Temel yol okumak; ama telefonla, bilgisayarla ve kes-yapıştır şeklinde değil; araştırarak, soruşturarak okumaktır” tavsiyesinde bulundu. Kızıltaş konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Gazetecilik bir kamu görevidir. Abdi İpekçi haberi 3-4 yerden teyit etmeden yayınlamazdı. Sizler hangi mecrada olursanız olun ‘haber kutsal, yorum hürdür’ anlayışıyla bu ülkenin gerçeklerini gündemde tutmalısınız. Hafızayı koruyun, hakikati yazın.” KRİZ HABERCİLİĞİ HIZ KADAR DOĞRULUK İSTER Öğrencilere afet haberciliği ve kriz iletişiminin temel ilkelerini anlatan Yeni Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Emel Kuşku Özdemir, “Kriz haberciliği sorumlulukla taşınması gereken bir alan. Burada yapılan bir yanlış, çok fazla insanın mağduriyet yaşamasına sebep olabilir. Kriz haberciliği hız kadar doğruluk ister” şeklinde konuştu. Afet haberciliğini anlatırken Kahramanmaraş depremleri üzerine yaptığı bir araştırmayı paylaşan Özdemir, “Kamuoyunun en fazla etkileşim gösterdiği konu dezenformasyon uyarıları oldu. 6-7 milyon etkileşim aldı. Çünkü sahada çok ciddi bir dezenformasyon vardı. Yardım yapılması gereken yerlere yardım gidemedi, ihtiyaç duyan insanlar desteklere ulaşamadı” açıklamasında bulundu. Kriz anında gazetecilerin görevini ‘belirsizliği azaltmak, güven oluşturmak ve toplumsal koordinasyonu sağlamak’ olarak özetleyen Özdemir, teyit edilmemiş bilgilerin paylaşılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bazen o konuyu veren tek kaynak siz olabilirsiniz. Sizin verdiğiniz haber, insanlar için tek gerçek olabilir” dedi. İLETİŞİMDE ETİK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR Ege Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selma Didem Özşenler ise dijital çağda etik ve ikna ilişkisini mercek altına aldı. Etiğin sadece bir kurallar bütünü olmadığını vurgulayan Özşenler, “Etik, kişisel vicdanla başlayıp evrensel değerlere uzanan, her iletişimcinin her an uygulaması gereken bir süzgeçtir. İletişimin her aşamasında etik bir tercih değil, zorunluluktur” ifadesini kullandı. Öğrencilere sadece teorik bilgiyle yetinmemeleri gerektiğini hatırlatan Özşenler, eleştirel analiz yeteneğini geliştirmek için metinlere ‘Bu bana ne anlatmaya çalışıyor?’ sorusuyla yaklaşılmasını önerdi. ÖĞRENCİLER KENDİ MANŞETLERİNİ ATTI Programın ikinci bölümünde öğrenciler, sektörün tecrübeli isimleri tarafından verilen uygulamalı çalışmayla kendi gazete sayfalarını oluşturdu. Atölye çalışmasının sonunda, projeye akademik ve mesleki birikimleriyle destek veren akademisyen ve gazetecilere teşekkür belgeleri verildi, eğitimi tamamlayan öğrencilere ise katılım sertifikaları takdim edildi. ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi’nin dördüncüsü 9 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.

EGE ÜNİVERSİTESİ VE TÜPRAŞ İŞ BİRLİĞİ İLE STAJ Haber

EGE ÜNİVERSİTESİ VE TÜPRAŞ İŞ BİRLİĞİ İLE STAJ

Ege Üniversitesi ile enerji şirketi Tüpraş iş birliğinde hayata geçirilen “Temel Rafinericilik Staj Programı” için başvurular başladı. Program kapsamında öğrenciler, rafineri sahasında uygulamalı eğitim alma imkanı bulacak. Tüpraş’ın, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü kazandırmayı hedeflediği belirtildi. Ege Üniversitesi bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ile Ege Meslek Yüksekokulu öğrencilerine yönelik hazırlanan programın, Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi bölümlerinde öğrenim gören öğrencilere açık olduğu bildirildi. SAHADA UYGULAMALI EĞİTİM VERİLECEK 20 Temmuz-14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek programda katılımcılar, “Temel Rafinericilik Eğitimi”nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalarına katılacak. Öğrencilerin üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek teknik bilgi ve becerilerini geliştirmesinin hedeflendiği aktarıldı. Programı başarıyla tamamlayan öğrencilere, Tüpraş Akademi tarafından “Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası” verileceği kaydedildi. “ENERJİ SEKTÖRÜNE DAHA HAZIR KATILACAKLAR” Ege Üniversitesi Senato Salonu’nda düzenlenen imza töreninde konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, öğrencilerin teorik eğitimlerini sahada deneyimleme fırsatı bulacağını belirterek, üniversite-sanayi iş birliğinin önemine dikkat çekti. Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise öğrencilerin gerçek rafineri ortamında uygulamalı eğitim alacağını ifade ederek, "Gençlerimizin mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır ve donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz" dedi. Programın, üniversite-sanayi iş birliğinin sürdürülebilir örneklerinden biri olarak değerlendirildiği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.