#Entübe

- Entübe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Entübe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GRİP SANDILAR BOCA VİRÜSÜ ÇIKTI: 4 YILDIR YATAĞA BAĞIMLI Haber

GRİP SANDILAR BOCA VİRÜSÜ ÇIKTI: 4 YILDIR YATAĞA BAĞIMLI

Antalya’da yaşayan Aydoğdu ailesinin 7 yaşındaki oğulları Kaan Ege, 3 yaşında yakalandığı ve grip sanılan bir enfeksiyonun ardından Boca virüsü teşhisiyle 4 yıldır yatağa bağımlı yaşıyor. Aile, hastalığın yol açtığı ağır tabloya rağmen “yeniden ayağa kalkması için umudumuzu kaybetmedik” diyor. HER ŞEY BİR SABAH BAŞLADI Anne Sabahat Aydoğdu, 3 yaşına kadar diğer çocuklar gibi gelişim gösteren oğlunun, bir sabah solunum sıkıntısıyla uyanmasıyla hastaneye kaldırıldığını anlattı. İlk etapta grip sanılan belirtilerin ardından daha donanımlı bir hastaneye sevk edilen Kaan Ege’ye Boca virüsü teşhisi konuldu. Aydoğdu, yaşanan süreci şu sözlerle aktardı: "Virüs doğrudan ciğerlerini sardı, oğlum entübe edildi. Hastalık hızla ilerledi ve kalbine sıçradı. İki kez kalbi durdu, toplamda 15 dakika yaşam fonksiyonları kayboldu. Doktorlar büyük çabayla hayata döndürdü ama beyin hasarı oluştu." YATAĞA BAĞIMLI KALDI, KONUŞMAYI VE YÜRÜMEYİ UNUTTU Kaan Ege, geçirdiği ağır enfeksiyon ve yoğun bakım süreci sonrası yürüme ve konuşma yetilerini kaybetti. Yoğun fizik tedavi ve özel eğitim sürecine başlandığını belirten anne Aydoğdu, oğlunun bugün destekle oturabildiğini, sınırlı da olsa adım atabildiğini söyledi: "Sesi bile çıkmıyordu. Şimdi ‘anne’ diyebiliyor. Haftada 2 saat fizik tedavi alıyor, özel eğitim görüyor. Daha önce mide hortumuyla besleniyordu, artık ağızdan besleniyor. Yavaş da olsa gelişme var." "GRİP SANDIK, İHMAL ETTİK" Virüsün belirtilerinin grip ile karıştırıldığını vurgulayan Sabahat Aydoğdu, aileleri dikkatli olmaya çağırdı: "Virüsün belirtileri grip gibi başlıyor. Biz de ilk başta hafif geçer diye düşündük. Ama bu çok tehlikeli bir virüs. Ciğerleri kapatıyor, kalbi durdurabiliyor. Ailelerin bilinçli olması gerekiyor." “YENİDEN KOŞTUĞU GÜNLERİ HAYAL EDİYORUZ” Devletin sunduğu sağlık hizmetlerine teşekkür eden aile, oğullarının daha nitelikli bir tedaviye erişmesi için yardım ve destek arayışlarını sürdürüyor. Aydoğdu, "Bir gün yeniden koştuğunu, oyun oynadığını görmek en büyük hayalim. O gün gelene kadar mücadele etmeye devam edeceğim" dedi. BOCA VİRÜSÜ NEDİR? Boca virüsü, özellikle küçük çocuklarda görülen ve solunum yollarını hedef alan bir virüs türü. Grip benzeri belirtilerle başlayan virüs, hızla akciğerlere ve bazı vakalarda kalp ya da beyne sıçrayarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, tanının geç konulmasının ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

ÜNLÜ SANATÇI HALDUN DORMEN HAYATINI KAYBETTİ Haber

ÜNLÜ SANATÇI HALDUN DORMEN HAYATINI KAYBETTİ

Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden Haldun Dormen, 97 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir yoğun bakımda tedavi gören ve son günlerinde entübe edilen Dormen’in vefat haberi, sanat dünyasında ve sevenleri arasında büyük üzüntüye yol açtı. ACI HABERİ OĞLU ÖMER DORMEN DUYURDU Haldun Dormen’in ölüm haberini oğlu Ömer Dormen sosyal medya hesabından duyurdu. Yaptığı paylaşımda, “Sevgili babam Haldun Dormen’i ebediyete uğurlamanın tarifsiz üzüntüsü içindeyim. Onu tanıyan, seven ve hayatına dokunduğu herkese başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun. Cenaze töreni ile ilgili bilgiler bilahare paylaşılacaktır” ifadelerini kullandı. TİYATRONUN USTASIYDI, NESİLLER YETİŞTİRDİ 1928 yılında Mersin’de dünyaya gelen Haldun Dormen, Türk sahne sanatlarının modernleşmesinde öncü bir rol üstlendi. Robert Kolej’deki eğitiminin ardından tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi'nde tamamladı. 1955 yılında kurduğu Dormen Tiyatrosu, Türkiye’de batılı anlamda tiyatro geleneğinin yerleşmesinde ve özellikle bulvar komedisi ile müzikal türlerinin tanınmasında önemli bir kilometre taşı oldu. “Sokak Kızı İrma”, “Papaz Kaçtı”, “Lüküs Hayat” gibi unutulmaz yapımların sahnelenmesinde yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı. Yüzlerce sanatçının yetişmesine katkı sağlayan Dormen, sadece sahnede değil, kamera arkasında ve eğitim alanında da tiyatroya büyük hizmetler sundu. SANATIN HER ALANINDA İZ BIRAKTI Tiyatro sahnelerinin yanı sıra, sinema ve televizyon dünyasında da aktif olarak yer alan Dormen, kaleme aldığı kitapları ve televizyon programlarıyla kültür dünyasına katkı sundu. Özellikle genç kuşaklara tiyatroyu sevdirmek adına verdiği eğitimler ve konferanslarla sanat yolculuğunu ömrünün son anına dek sürdürdü. Aynı zamanda Türkiye’nin en prestijli ödül programlarından biri olan Afife Tiyatro Ödülleri’nin kurucularından biri olan Dormen, meslektaşlarının onurlandırılması ve sahne sanatlarının hak ettiği değeri görmesi adına önemli çalışmalar yaptı. “SANAT HAYATIM DEĞİL, HAYATIM SANATTIR” Disiplinli çalışma ahlakı, zarif üslubu ve entelektüel birikimiyle sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda bir kültür elçisi olan Haldun Dormen, ilerleyen yaşına rağmen tiyatrodan hiç kopmadı. “Sahne benim nefesimdir” sözleriyle tanımladığı tiyatro aşkını, öğrencilerine ve izleyicilerine daima hissettirdi. SANAT CAMİASI YASA BOĞULDU Dormen’in vefat haberi sanat dünyasında büyük bir üzüntüyle karşılandı. Birçok oyuncu, yönetmen ve sanatsever sosyal medyada başsağlığı mesajları paylaşırken, kültür-sanat camiası büyük bir çınarını kaybetmenin hüznünü yaşıyor. Haldun Dormen’in cenaze törenine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde ailesi tarafından paylaşılması bekleniyor.

ORTAKÖY ZEHİRLENME FACİASINDA GELİŞME: 2 KİŞİ DAHA HASTANEDE Haber

ORTAKÖY ZEHİRLENME FACİASINDA GELİŞME: 2 KİŞİ DAHA HASTANEDE

Almanya’dan tatile gelen Böcek ailesinden üç kişinin hayatını kaybetmesinin ardından, aynı otelde kalan iki turist daha hastanede. Olayla ilgili soruşturma genişletildi, cinayet şüphesi değerlendirilmeye başlandı. İTALYAN VE FASLI TURİSTLER RAHATSIZLANDI Olayın yaşandığı Fatih’teki otelde bu sabah saatlerinde İtalyan ve Fas uyruklu iki turistin rahatsızlanması üzerine sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan turistler, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Her iki kişinin de sağlık durumlarının yakından takip edildiği öğrenildi. AİLEDEN ÜÇ KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ Hatırlanacağı üzere, 9 Kasım’da İstanbul’a gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti ile çocukları Kadir Muhammet Böcek (6) ve Masal Böcek (3), Ortaköy’de seyyar satıcıdan midye, bir restoranda tavuk tantuni ve sucuk yedikten sonra rahatsızlanmıştı. Küçük çocuklar tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamış, ardından anne Çiğdem Böcek de hastanede hayatını kaybetmişti. Baba Servet Böcek ise hâlâ entübe durumda. CİNAYET BÜRO AMİRLİĞİ DEVREDE Üç kişinin ölümüne rağmen otopsi raporlarında ölüme neden olacak net bir travmatik bulguya rastlanmaması, olayın seyrini değiştirdi. Otopsi bulgularında mide duvarında ülserli alanlar ve yaygın kanama dışında belirgin bir neden tespit edilemedi. Bu nedenle başsavcılık, ölüm nedeninin dış müdahale olup olmadığını araştırmak üzere dosyayı Cinayet Büro Amirliği’ne sevk etti. Soruşturma artık cinayet, intihar gibi ihtimallerle kriminal olarak yürütülüyor. MİKROBİYOLOJİK VE TOKSİKOLOJİK ANALİZLER SÜRÜYOR Adli Tıp Kurumu, hayatını kaybeden anne ve iki çocuktan alınan örneklerin mikrobiyolojik ve toksikolojik analizlerini sürdürüyor. Yetkililer, kesin ölüm nedenlerinin bu analizler sonucunda netleşeceğini belirtti. 4 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI, RESTORAN MÜHÜRLENDİ Olayın ardından harekete geçen emniyet birimleri, ailenin yemek yediği iddia edilen Ortaköy’deki restoranı mühürledi. Ayrıca, yiyecek temin ettikleri seyyar midyeci, lokumcu ve restoran sahibinin de aralarında bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler: Yusuf D. (Seyyar midyeci) Ercan E. (Restoran sahibi) Fatih T. (Lokum satıcısı) Bir diğer şüpheli hakkında bilgi verilmedi. OTEL KAMERALARI İNCELENİYOR Ailenin konakladığı otelin güvenlik kamera kayıtları incelemeye alındı. Aynı otelde kalan iki turistin de benzer semptomlar göstermesi, zehirlenmenin otel kaynaklı olabileceği ihtimalini de gündeme taşıdı. Bu kapsamda hem otel içi hijyen koşulları hem de gıda kaynakları detaylı şekilde araştırılıyor.

MİDYE VE KUMPİR ZEHİRLER Mİ? UZMANLAR AÇIKLADI Haber

MİDYE VE KUMPİR ZEHİRLER Mİ? UZMANLAR AÇIKLADI

Uzmanlar, sokakta satılan midye, kumpir ve benzeri ürünlerin ciddi sağlık riskleri taşıyabileceği konusunda vatandaşları uyardı. BİR AİLE 24 SAATTE YOK OLDU Servet ve Çiğdem Böcek çifti, çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal Böcek (3) ile birlikte 11 Kasım’da Ortaköy’de midye, tantuni ve sucuk yedikten sonra mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye başvurdu. İki çocuk aynı gün hayatını kaybetti. Baba Servet Böcek entübe edildi, anne Çiğdem Böcek ise ertesi sabah yaşamını yitirdi. “EN RİSKLİ GIDALAR PROTEİNLİ ÜRÜNLERDİR” Gıda Güvenliği Derneği'nden Dr. Samim Saner, yüksek protein içeren hayvansal ürünlerin gıda zehirlenmeleri açısından en riskli grup olduğunu söyledi. Saner, "Zehirlenmemek için gıdanın iyi pişmiş olması gerekir. Özellikle köfte ve hamburger gibi ürünler az pişmiş servis edilmemeli" uyarısında bulundu. Soğuk sandviç, midye gibi gıdaların mutlaka soğukta muhafaza edilmesi gerektiğini vurgulayan Saner, "Açıkta satılan et veya tavuk ürünleri bakteri üremesi açısından çok tehlikelidir. Bunlardan uzak durulmalıdır" dedi. “MİDYE, BAKTERİ VE NÖROTOKSİN TAŞIYABİLİR” Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Boğa da midyenin doğası gereği algler, bakteriler ve nörotoksinler taşıyabileceğini belirtti. "Midyenin nereden geldiği çok önemlidir. Kanalizasyon sularının karıştığı bölgelerde toplanan midyeler, yoğun mikrobiyal yük taşıyabilir" ifadelerini kullanan Boğa, iyi pişmemiş midyelerin ciddi enfeksiyonlara yol açabileceğini kaydetti. Boğa, "Midye dolmadaki pirinç de bakteriler için uygun bir kültür ortamı sunar. Soğuk zincir kırıldığında hızlı şekilde kontamine olabilir" dedi. “ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR EN BÜYÜK RİSK GRUBU” İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Taşçı, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklar ve yaşlıların gıda zehirlenmelerinden daha ağır etkilenebileceğini söyledi. Taşçı, "Çocuklar toksinlere daha duyarlıdır. Aynı miktarda bakteri, bir yetişkinde hafif belirtilere yol açarken çocukta ölümcül olabilir" açıklamasında bulundu. Gıda zehirlenmesi semptomlarının genellikle ilk yarım saatte başlayabileceğine dikkat çeken Taşçı, "Mide bulantısı, şiddetli karın ağrısı, halsizlik, kusma gibi belirtilerle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır" dedi. “EVDE KENDİ TEDAVİNİZİ UYGULAMAYIN” Zehirlenme vakalarında evde yapılması gerekenlere dair uyarılarda bulunan uzmanlar şu önerilerde bulundu: Bol sıvı tüketilmeli Hafif gıdalarla destek sağlanmalı (pirinç lapası, muz, yoğurt) Antibiyotik ve ishal kesici ilaçlar doktora danışılmadan kullanılmamalı Bilinç bulanıklığı varsa gıda verilmemeli Kusma refleksi varsa, alınan gıdanın vücuttan atılması sağlanmalı HİJYEN VE SAKLAMA KOŞULLARI HAYATİ ÖNEMDE Dr. Taşçı, sokak satıcılarında eldiven, önlük ve saç bonesi gibi hijyen ekipmanlarının nadiren kullanıldığını, kesme tahtası ve bıçakların genellikle sık yıkanmadığını belirtti. "Bu da çapraz bulaşma riskini artırıyor" diyen Taşçı, soğutma sisteminin olmadığı tezgâhlardan gıda alınmaması gerektiğini vurguladı. "Az müşteri olan yerlerde ürünler uzun süre bekleyebilir. Bu nedenle sirkülasyonu yüksek, bilinen ve denetlenen işletmeler tercih edilmelidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.