#Taş Ocağı

- Taş Ocağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taş Ocağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA KIZIL GEYİK AV İHALESİNE TEPKİ Haber

BURSA'DA KIZIL GEYİK AV İHALESİNE TEPKİ

Bursa'nın İnegöl ilçesinde DOĞADER tarafından, yaban hayatının korunması amacıyla İnegöl Orman İşletme Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Kızıl geyiklerin av turizmi adı altında öldürülmesine yönelik ihalenin iptal edilmesini isteyen DOĞADER, kararın doğaya, yaban hayatına ve İnegöl'ün gerçek turizm potansiyeline zarar vereceğini belirtti. DOĞADER tarafından yapılan açıklamada, yaşam alanları daraltılan ve orman alanları parçalanan yaban hayvanlarının korunması gerektiği vurgulanarak, kızıl geyiklerin av turizmi kapsamında öldürülmesine karşı çıkıldı. DOĞADER İnegöl Temsilcisi Barış Kama tarafından gerçekleştirilen açıklamada "Değerli doğaseverler bugün burada yaşam alanları daraltılan, orman alanları parçalanan yaban hayvanlarının en nadide canlılarından kızıl geyiğin av turizmi adı altında yapılmak istenen katliam ihalesinin iptal edilmesi talebiyle toplanmış bulunuyoruz. Bu kararı alanlar kimler ise, belli ki bu kişilerin İnegöl'ümüzün ne coğrafyasını ne tarihini ne de insanını tanımıyorlar. Tanısalardı böylesine değerli bir şehri tanıtmak için katliam turizmini seçmezlerdi. Şehrimizi tanımayan bu iş bilmez karar alıcılara ve bu kararı halen daha iptal ettirmeyen yöneticilere önce İnegöl'ümüzün gerçek turizm potansiyeline sahip alanlarını kısaca hatırlatalım. Aynı zamanda o bölgelerde devam eden ve yapılmak istenen kıyımı da anlatalım. Şimdiden yerli ve yabancı turistleri bölgeye çeken Kurşunlu'daki sıcak su kaynağının yakınında olan ve kaynağı besleyen Gedikpınar-Bozcaarmut Köyleri arasında yapılmak istenen, ağaç kıyımının şimdiden başlatıldığı ve daha binlerce ağacın yok edileceği altın madeni projesini iptal etsinler. Bu var olan turizm potansiyelini daha en başındayken bitirmeye çalışmasınlar. Bu arkadaşlar şehri tanıtmak isteselerdi, geçmiş tarihi Büyük İskender'e kadar giden Süpürtü Köyü yakınındaki, tarihi buluntuların çıktığı alanı hemen üzerinde bulunan ormanlık bölgeye taş ocağı izni verip dinamitle patlatma yaptırmazlardı. Şehri yönetenler İnegöl'ümüzü Turizm ile tanıtmak isteselerdi koca Bursa'nın çöpünün getirip Yeniyörük Köyü'ne dökülmesine izin vermezlerdi. Bu iş bilmezler bu kadar değer arasında, anlaşılan şunu düşünmüşler, iki üç avcı gelecek, güzelim geyikleri öldürecek ve şehir tanıtılacak. Bizler doğaseverler, hayvan hakları koruyucuları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, yani şehrin tüm bileşenleri olarak hep birlikte gerçek turizm projeleri için her zaman destek vermeye hazırız. Ancak öncesinde yetkililerden isteğimiz, bilmedikleri veya unuttukları, bu kadim şehrin coğrafyasını, ormanlarını, dağlarını önce bir gezsinler, o güzellikleri kendi gözleriyle görsünler ve en önemlisi de şehrin tarihini incelesinler.. Belli ki bu aklı tutulması esnasında şehrin tarihini de unutmuşlar, bizlerde bu sebeple ufak bir tarih hatırlatması da yapmak isteriz. Bursa'nın alınmasında önemli role sahip Anadolu Erenlerinden Hasan Baba, bilinen adıyla Geyikli Baba, Bursa'nın alınışında geyikleriyle birlikte savaşa katılmış, gazi olmuş, döneminin dervişidir. Geyikli Baba aynı zamanda bir doğal yaşam koruyucusudur. Geyiklerle arkadaş olmuş, onlarla yoldaşlık etmiş ve bölgeyi korumuştur. Eğer bugün Geyikli Baba yaşıyor olsaydı o güzel dağlardan kızıl geyikleriyle birlikte İnegöl'e iner ve o kararı alanların yanında değil, burada bizlerin yanında olurdu. Gerçek torunları o şahsiyetlerin hayat felsefelerini yaşatanlardır. Bu sebeptendir görmüş olduğunuz yazı ile geldik. Geyikli Baba'nın torunları burada, yetkililer nerede? Doğaseverler ve tüm bileşenler olarak bizlerin bu kararı alanlardan ve yöneticilerden talebi, katliam kararının ivedilikle geri çekilmesidir. Eğer çekmiyorlarsa bu ihaleye bizlerde gireceğiz. Gerekirse bu güzel canlılar için biçtikleri fiyat olan 225 bin lirayı aramızda toplayıp bu güzel canlıyı ve yaban hayatını korumaya devam edeceğiz. Çevresini, doğasını korumak için buraya gelen, gelemeyen ancak her daim destek vermiş, öldürmeyi değil yaşatmayı seçmiş herkese çok teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

KARŞIYAKA’DA 13 YILLIK İMAR DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLÜYOR Haber

KARŞIYAKA’DA 13 YILLIK İMAR DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLÜYOR

Aralık 2024’te yaklaşık 700 hak sahibine tapularının dağıtılmasının ardından, bu kez 2013’ten bu yana çözüm bekleyen riskli alan için hazırlanan imar planı değişiklikleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylandı ve askıya çıkarıldı. Yaklaşık 150 hak sahibini doğrudan ilgilendiren ve 2,59 hektarlık alanı kapsayan planların askıya çıkarılmasıyla birlikte, bölgedeki kentsel dönüşümün önündeki en kritik engellerden biri aşılmış oldu. Planların kesinleşmesi halinde, uzun yıllardır belirsizlik içinde yaşayan vatandaşların daha güvenli ve sağlıklı konutlara kavuşmasının önü açılacak. 2013’TEN BU YANA BEKLEYEN RİSKLİ ALAN İÇİN KRİTİK ADIM Cumhuriyet Mahallesi’nde “taş ocağı” olarak bilinen bölge, 2013 yılından bu yana imar ve dönüşüm süreci tamamlanamadığı için hem vatandaşlar hem de yerel yönetim açısından önemli bir sorun alanı olarak gündemde yer alıyordu. Bölgenin yapısal riskler taşıdığı, güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığı ve sağlıklı yapılaşmanın önüne geçen imar belirsizliğinin mahallede tedirginlik yarattığı biliniyordu. Karşıyaka Belediyesi ekipleri tarafından yürütülen yoğun teknik çalışmalar sonucunda, alanın dönüşümüne ilişkin yeni imar planı hazırlandı. Planlama sürecinde, hem dönüşümün uygulanabilir olması hem de hak sahiplerinin mağdur edilmemesi hedefi öne çıktı. Belediye tarafından yapılan açıklamada; dönüşüm sürecinin tüm hak sahiplerinin ikamesini sağlayacak şekilde, yeterli konut stoğunun oluşturulmasına imkan verecek biçimde planlandığı belirtildi. BAKANLIK ONAYIYLA RESMİ SÜREÇ BAŞLADI Hazırlanan planlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak resmi sürece dahil edildi. Bu kapsamda; 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü’nde ilan edilerek askıya çıkarıldı. Planlar 24 Şubat Salı gününe kadar askıda kalacak. Askı sürecinde yapılacak olası itirazların değerlendirilmesinin ardından planların kesinleşme aşamasına geçmesi bekleniyor. Planların kesinleşmesiyle birlikte, bölgedeki kentsel dönüşüm uygulamalarının hayata geçirilmesi için süreç resmen hız kazanacak. DÖNÜŞÜMLE BİRLİKTE GÜVENLİ KONUT HEDEFİ Yetkililer, planların yürürlüğe girmesiyle birlikte bölgede; depreme dayanıklı, modern şehircilik ilkelerine uygun, sosyal donatı alanlarıyla desteklenmiş bir dönüşümün mümkün olacağını vurguladı. Bu gelişme, yalnızca yapıların yenilenmesi açısından değil; aynı zamanda bölge halkının can ve mal güvenliği açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Karşıyaka Belediyesi’nin, dönüşüm sürecinde hak sahiplerini mağdur etmeyecek bir model üzerinde çalıştığı ve dönüşümün uygulanabilirliğini artırmak adına çevredeki yapılaşma koşullarıyla uyumlu bir planlama yaklaşımı benimsediği ifade edildi. BAŞKAN ÜNSAL: “EN KRİTİK EŞİĞİ AŞTIK” Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 13 yıldır çözülemeyen imar sorununu çözüme kavuşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Ünsal, şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Mahallemizdeki eski taş ocağı bölgesinde 13 yıldır süregelen imar sorununu çözüme kavuşturmak ve vatandaşlarımızın güvenli konut talebine yanıt vermek adına göreve geldiğimiz ilk günden bu yana kararlılıkla çalıştık. 2.59 hektarlık bu riskli alanda, yaklaşık 150 hak sahibimizi yakından ilgilendiren planlama sürecinde, teknik ekiplerimizin titiz çalışmaları sonucunda en kritik aşamayı geride bıraktık.” Planların onaylanarak askıya çıkmasının, dönüşüm için tarihi bir adım olduğunu vurgulayan Ünsal, süreçte destek veren kurumlara da teşekkür ederek şöyle devam etti: “Hazırladığımız planların onaylanarak askıya çıkmasıyla birlikte; mahallemizde depreme dayanıklı, modern şehircilik ilkelerine uygun ve sosyal donatıları güçlü bir dönüşümün önünü açmış olduk. Bu süreçte, gösterdikleri iş birliği için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyorum.” Ünsal ayrıca, askı süreci tamamlandıktan sonra hiçbir vatandaşın mağdur edilmeden dönüşüm adımlarının atılacağını belirtti.

ORDU ’DA TAŞ OCAĞINDA GÖÇÜK: 2 İŞÇİ İÇİN ZAMANLA YARIŞ Haber

ORDU ’DA TAŞ OCAĞINDA GÖÇÜK: 2 İŞÇİ İÇİN ZAMANLA YARIŞ

Ordu Valisi Muammer Erol, taş ocağında 2 kişinin enkaz altında kaldığı göçükte 20’ye yakın iş makinesi ile arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Olay, Fatsa ilçe merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki Sefaköy’de bulunan taş ocağında yaşandı. Edinilen bilgilere göre, saat 12.00 sıralarında rutin çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen patlatmanın ardından saat 16.30 civarında yamaçtan büyük bir kütle kaydı. Bir kamyon ve bir iş makinesi sürücüleri ile birlikte göçük altında kaldı. İhbar üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgede ekiplerin 20 iş makinesiyle arama kurtarma çalışmaları sürüyor. "ÇALIŞMALARIMIZ TİTİZLİKLE DEVAM EDİYOR" Ordu Valisi Muammer Erol yaptığı açıklamada, "Fatsa ilçe merkezine 7 kilometre mesafede, Sefaköy’de bulunan aktif bir taş ocağı. Bu taş ocağında saat 12.00 sıralarında rutin işler kapsamında yapılan bir patlatma var. Ancak saat 16.30 sıralarında üst taraftan büyük bir kütlenin hareketi söz konusudur. Şu anda kütlenin altında bir kamyon ve bir iş makinesi sürücüsü ve operatörü ile birlikte bulunuyor. Ekiplerimiz burada ocağı bilen arkadaşlarımızın tarif ettiği noktada üç ekskavatör çalışıyor. Ayrıca 20’ye yakın iş makinemiz de destek vermeye hazır durumda. AFAD, itfaiye, jandarma ekiplerimizle birlikte çalışmalarımız titizlikle devam ediyor. Amacımız göçük altında kalan vatandaşlarımıza en kısa sürede ulaşmak" dedi. Göçük altında kalan işçilerin M.Ş. ve B.K. olduğu öğrenildi.

BALIKESİR'İN BANDIRMA İLÇESİ'NDE ÇİFTÇİNİN TOZ İSYANI Haber

BALIKESİR'İN BANDIRMA İLÇESİ'NDE ÇİFTÇİNİN TOZ İSYANI

Balıkesir Bandırma'da Yeşilçomlu köyünde yaşayan çiftçiler, Bursa Beton'a ait taş ocağından yayılan toz nedeniyle tarımsal üretimlerinin büyük zarar gördüğünü açıkladılar. Köylüler, hem zeytin hem de kavun üretiminde ciddi kayıplar yaşadıklarını belirterek, yetkililere seslendi. Köylülerden Ahmet Sevim, yaşadıkları mağduriyeti şöyle dile getirdi: "Taş ocağı sorununu yıllardır yaşamaktayım. Bütün yetkililere sürekli başvurmama rağmen hiçbir sonuç alamadım. Şu anda mahkemelik olduk, mahkeme devam ediyor ama hiçbir netice yok. Her şeye itiraz ediyorlar. Tarlanın alt kısmına kavun ektim, kavunu yarı parasına sattım. Ziraatçi zarar kesti, ona da itiraz edildi. Ben arazimde toz istemiyorum. Yıllardır bu sıkıntıyı çekiyorum. Gitmediğim ve başvurmadığım bir yer kalmadı. Bana bu sorunu yaşatan Bursa Beton Taş Ocağı firması. Bu ürünleri, zeytinlerimi yıllardır bu şekilde ben toplayıp değerlendiremiyorum. Zeytinin üzerindeki toz bu şekilde. Bakın, elimle yapmama rağmen yağmurla dahi çıkmıyor. Bu şekilde devam ediyor. Ben bunu nasıl sileyim tek tek? Ben, yeri geldi kavunları bu şekilde tek tek sildim." "Kavun ve zeytinden gerektiği kadar mahsul alamıyoruz" Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunu köy sakini Süleyman Dayı ise, "Peyzaj Mimarlığı Bölümü mezunuyum, fakat çiftçilik yapıyorum. Köyümüz kuru tarımla geçimini sağlıyor. Üretim yaptığımız ve girdi olarak bize en fazla kazandıran ürün kavundur. Bunun yanı sıra arpa, buğday, ayçiçeği ve zeytincilik de yapılmaktadır. Köyümüz, Bandırma'ya 18 kilometre uzaklıkta olup çok eski köylerdendir. Köyümüzde yabancı yoktur, herkes birbirine akrabadır. Ancak köyümüzde Bursa Beton'a ait bir taş ocağı bulunmaktadır. Maalesef kurulu olduğu bölgede tozdan dolayı zarar görmekteyiz. Kavun ve zeytinden gerektiği kadar mahsul alamıyoruz. Bununla ilgili sıkıntılarımız var. Bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama kamu ve devlet gereğini yapıp bizimle ilgilenmediği için işlerimiz sürüncemede kalıyor. Üretimden zarar ediyoruz" ifadelerini kullandı. Köylüler çözüm bekliyor Her hasat dönemi aynı manzara ile karşı karşıya kalıp, hüsrana uğraşan Yeşilçomlu köyü sakinleri, kavun ve zeytin gibi önemli tarım ürünlerinin değer kaybettiğini vurgulayarak yetkililerin meseleye çözüm üretmesini istediler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.