#Toplum

- Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HANDE ERÇEL'İN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

HANDE ERÇEL'İN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Hande Erçel, İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında savcılığa verdiği ifadede, iddiaları reddettiğini belirterek "Böyle bir dosyada adımın geçmesi nedeniyle üzüntü duyuyorum" dedi. SORUŞTURMADA İFADESİ ORTAYA ÇIKTI İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifadesi alınan oyuncu Erçel, hayatının hiçbir döneminde uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanmadığını söyledi. Erçel, "Sağlıklı yaşama işim gereği de dikkat ederim" ifadelerini kullandı. “PARTİLERE KATILMADIM” Erçel, dosyada adı geçen etkinlik ve partilerle herhangi bir bağlantısının olmadığını belirterek, yalnızca Bebek’teki bir otelin restoranına iş görüşmesi için gittiğini ifade etti. "Bu tür organizasyonlara katılmadım, davet de almadım" diyen Erçel, söz konusu kişilerden hiçbirini tanımadığını dile getirdi. “13 YILDIR HASSAS DAVRANDIM” Yaklaşık 13 yıldır ekran önünde olduğunu belirten oyuncu, toplum üzerindeki etkisinin farkında olduğunu vurgulayarak "Herkese örnek olmaya ve ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştım" dedi. SABANCI HAKKINDA AÇIKLAMA Erçel, Hakan Sabancı hakkında da "Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığını hiç görmedim" ifadelerini kullandı. “ÜZERİME ATILI SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM” Erçel, ifadesinin sonunda "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diyerek iddiaları reddetti. Soruşturma sürüyor.

BURSA'DA NEVRUZ BAYRAMI COŞKUYLA KUTLANDI Haber

BURSA'DA NEVRUZ BAYRAMI COŞKUYLA KUTLANDI

Bursa Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen kutlamalar, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program Tayyare Kültür Merkezi’nde devam etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen törene katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Nevruz’un köklü bir medeniyetin ortak değeri olduğunu belirtti. Baharın müjdecisi olan Nevruz Bayramı’nın kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Saldız, "Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Nevruz, sadece doğanın uyanışı değil; aynı zamanda gönüllerimizin birleştiği, kardeşliğin ve dayanışmanın güç kazandığı özel bir gündür. Bu anlamlı miras, bizleri ortak bir kültürde buluşturan en kıymetli değerlerimizdendir. Bursa’da bu ruhu hep birlikte yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak en önemli sorumluluğumuzdur" dedi. Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu ise Nevruz’un toplumları bir araya getiren önemli bir değer olduğuna dikkat çekti. Nevruz’un dostluğun, kardeşliğin ve yeniden doğuşun simgesi olduğunu dile getiren Gençoğlu, daha güçlü bir toplum olma yolunda Nevruz’un taşıdığı anlamı iyi kavramak gerektiğini ifade etti. Nevruz komitesinde yer alan sivil toplum kuruluşları adına konuşma yapan Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Başkanı İrfan Tatlıoğlu da Nevruz’un Türk dünyasını bir araya getiren önemli bir kültürel değer olduğunu söyledi. Türk dünyasının dört bir yanında aynı coşkuyla kutlanan bayramın birlik ve beraberliği daha da güçlendirdiğini anlatan Tatlıoğlu, bu geleneği yaşatmak ve genç nesillere aktarmak zorunda olduklarını belirtti. Kutlamalar mehter takımı eşliğinde yapılan Nevruz yürüyüşü ile devam etti. Bursa Posoflular Derneği Ahıska Türkleri halk dansları gösterisi, Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Turan Gençleri gösterisi, Bursa Azerbaycan İnovasyon Derneği orta oyunu, demir dövme ve ateşten atlama ritüelleriyle devam eden etkinliklerde renkli görüntüler yaşandı. Katılımcılara geleneksel Nevruz pilavı ikram edilirken, vatandaşlar bayram coşkusunu doyasıya yaşadı.

EĞİTİM-BİRSEN'DEN KADINLAR İÇİN HAFTADA 4 GÜN ÇALIŞMA TALEBİ Haber

EĞİTİM-BİRSEN'DEN KADINLAR İÇİN HAFTADA 4 GÜN ÇALIŞMA TALEBİ

Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, kadın kamu çalışanlarının iş-aile dengesini güçlendirmek amacıyla haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi gerektiğini söyledi. Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın kamu çalışanları için çalışma hayatında yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtti. Kadınların iş ve aile hayatı arasında denge kurmakta zorlandığını ifade eden Aydın, haftalık çalışma süresinin 32 saate düşürülmesi ve çalışma gününün 4 gün olarak düzenlenmesi çağrısında bulundu. “KADINLAR İÇİN YENİ BİR ÇALIŞMA MODELİ GEREKLİ” Kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatında karşılaştığı sorunlara dikkat çeken Aydın, Eğitim-Bir-Sen olarak bu konuda çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini söyledi. 214 bini aşkın kadın üye ile Türkiye’de kadınların en büyük örgütlü gücü olduklarını vurgulayan Aydın, şu ifadeleri kullandı: “Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum anlayışıyla çalışmalar yürütüyoruz. 2025 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranının yüzde 71,27’ye ulaşması bu mücadelenin sahada karşılık bulduğunu gösteriyor.” “DOĞURGANLIK ORANLARI DÜŞÜYOR” Türkiye’nin uzun süredir demografik bir dönüşüm yaşadığını belirten Aydın, nüfusun yaşlandığını ve doğurganlık oranlarının düştüğünü ifade etti. Aydın, bu durumun çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek kadınların annelik sorumlulukları ile iş hayatı arasında sıkıştığını söyledi. SAHA ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI AÇIKLANDI Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında yapılan “Türkiye’de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri” başlıklı araştırmanın sonuçlarını paylaşan Aydın, katılımcıların büyük çoğunluğunun doğum izinlerinin artırılmasını ve esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini istediğini aktardı. ARAŞTIRMAYA GÖRE: Katılımcıların yüzde 92’si yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, Yüzde 96’sı ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını talep ediyor. “HAFTADA 4 GÜN ÇALIŞMA MODELİ UYGULANMALI” Aydın, dünyada birçok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modelinin Türkiye’de de özellikle kadın kamu görevlileri için hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. “Kadınlar esnek çalışma modellerini destekliyor ancak hak ve gelir kaybı olmadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden uygulanmasını istiyor. Haftada 4 gün çalışma modeli ülkemizde de uygulanmalı ve özel sektörü teşvik edecek düzenlemeler yapılmalıdır” dedi. SENDİKANIN ÖNERİLERİ Eğitim-Bir-Sen’in kadın çalışanlar için önerdiği düzenlemeler ise şöyle sıralandı: Analık izni doğum öncesi 8, doğum sonrası 52 hafta olmak üzere toplam 60 hafta olmalı Süt izni 2 yıla çıkarılmalı Babalık izin süreleri artırılmalı Tüm kamu kurumlarında kreş hizmeti zorunlu hale getirilmeli veya kreş yardımı sağlanmalı Çocuk sayısına göre ilave prim günleri ve yıpranma payı uygulanmalı Yıllık izin süreleri çocuk sayısına göre artırılmalı Kamu görevlileri için gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli “KADINLARIN ÇALIŞMA ŞARTLARI İYİLEŞTİRİLMELİ” Sıdıka Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan doğum ve babalık izinlerinin artırılmasına yönelik kanun teklifini olumlu karşıladıklarını belirterek daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Aydın, kadınların daha iyi çalışma şartlarına kavuşması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

ATLAS ÇAĞLAYAN'IN AİLESİNDEN YARGIYA GÜVEN VURGUSU Haber

ATLAS ÇAĞLAYAN'IN AİLESİNDEN YARGIYA GÜVEN VURGUSU

İstanbul’un Güngören ilçesinde, henüz 17 yaşında olan Atlas Çağlayan’ın, 15 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak hayatını kaybettiği olay kamuoyunda derin üzüntü yaratırken, ailenin avukatı Mehtap Yılmaz, süren soruşturma hakkında açıklamalarda bulundu. Yılmaz, aile adına yaptığı açıklamada, yargıya olan güvenlerini yineleyerek, "Adaletin en doğru şekilde tecelli edeceğine inanıyoruz" dedi. BAKAN YERLİKAYA’DAN TAZİYE ZİYARETİ Acılı aileye destek ziyaretleri de sürüyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve eşi, Atlas Çağlayan’ın ailesini ziyaret ederek başsağlığı dileklerini iletti. Aile avukatı Mehtap Yılmaz, "Sayın Bakanımız ve eşinin ziyaretleri aile için çok anlamlıydı. Hem destek sundular hem de süreci dikkatle takip ettiklerini belirttiler. Ailemiz adına kendilerine teşekkür ediyoruz" dedi. “ATLAS HEPİMİZİN ÇOCUĞUYDU” Atlas’ın ölümünün sadece bir aileyi değil, toplumu derinden sarstığını belirten avukat Yılmaz, “Atlas yavrumuz hepimizin oğluydu. Gencecik bir hayat, anlamsız bir kavga sonucu elimizden alındı. Ailenin yaşadığı acı tarif edilemez” ifadelerini kullandı. TEHDİT EDENLER TUTUKLANDI Olayın ardından sadece cinayet değil, Atlas'ın ailesine yönelen tehditlerin de ciddi şekilde ele alındığını belirten Yılmaz, "Emniyet birimlerimiz 1 gün gibi kısa bir sürede aileyi tehdit eden kişileri yakaladı. Bu kişiler adli sürecin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hem emniyet hem de yargı hızlı ve etkili bir müdahaleyle örnek bir süreç yönetti" dedi. “YARGIYA GÜVENİMİZ TAM” Soruşturmanın titizlikle sürdüğünü aktaran Yılmaz, “Şu an adli süreç devam ediyor. Biz, yargının adil ve vicdani bir karar vereceğine yürekten inanıyoruz. Bu dava yalnızca bir aile için değil, toplum vicdanı için de büyük önem taşıyor. Atlas için, onun gibi gençlerin geleceği için adalet yerini bulmalı” şeklinde konuştu.

DOĞUM İZNİ SÜRESİNİN 24 HAFTAYA ÇIKARILMASI ÖNERİLDİ Haber

DOĞUM İZNİ SÜRESİNİN 24 HAFTAYA ÇIKARILMASI ÖNERİLDİ

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği doğum izni konusundaki çalışmanın tamamlandığını açıkladı. Mevcut durumda 16 hafta olan doğum izninin 24 haftaya çıkarılması için yasal düzenleme önerildiğini belirten Göktaş, yeni düzenlemenin önümüzdeki haftalarda Meclis gündemine geleceğini duyurdu. “AİLE YILI” KAPSAMINDA ÖNEMLİ ADIM TBMM’de düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Göktaş, 2026’nın “Aile Yılı” ilan edilmesinin ardından, aileyi güçlendirecek çeşitli sosyal politika adımlarının hızla hayata geçirildiğini vurguladı. Bu adımların en önemlilerinden biri olarak doğum izni süresinin uzatılması gösterildi. “Doğum izni çalışmamız tamamlandı. 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasını önerdik. Mevcut olarak doğum izninde olanlar da bu düzenlemeden faydalanacak. Yani sadece yeni doğum yapacak anneler değil, halihazırda doğum izninde bulunan anneler de bu haktan yararlanacak.” BABALIK İZNİ DE İKİ KATINA ÇIKARILACAK Sadece anneler değil, babalar için de bir müjde veren Bakan Göktaş, özel sektörde 5 gün olan babalık izninin 10 güne çıkarılması yönünde bir düzenleme üzerinde de çalıştıklarını ifade etti. “Babalık iznini artırmak da aile bütünlüğünü ve ebeveynlik sürecindeki dengeyi destekleyecek. Aile Yılı’nda özellikle sahadan gelen talepler doğrultusunda, toplumun her kesimini kapsayan sosyal destekleri planlıyoruz.” SOSYAL MEDYA KULLANIM YAŞINA DÜZENLEME GELİYOR Bakan Göktaş, dijital güvenlik ve çocukların korunması kapsamında sosyal medya kullanım yaşına sınırlama getirilmesi konusunda da çalışmalara başlandığını açıkladı. Sosyal medya platformlarına kayıt yaşının 15 yaş ve üzeri olması gerektiği yönünde bir öneri üzerinde durduklarını belirtti. “Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerini dikkate alıyoruz. İlk yasaklama kararı Avustralya'dan geldi. Avrupa ülkeleri de benzer düzenlemeleri gündemlerine aldı. Biz de çocuklarımızı dijital tehditlerden korumak için hazırlığımızı yapıyoruz. Bu konuyu Meclis takvimine göre geliştireceğiz.” “AİLE YAPISINI KORUMAYA KARARLIYIZ” Bakan Göktaş, Türkiye'nin sosyal politikalar konusunda aile yapısını temel alan bir yaklaşımla ilerlediğini ifade ederek, bu çalışmaların daha geniş kapsamlı sosyal dönüşümün parçaları olduğunun altını çizdi: “Türkiye Yüzyılı vizyonunda güçlü aile, güçlü toplum ilkesiyle hareket ediyoruz. Kadının iş gücüne katılımını desteklerken, çocuk gelişimini ve ebeveyn desteğini de önceliyoruz.”

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ Haber

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ

Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" sempozyumunda, yapay zekânın bilim, felsefe ve medeniyet perspektifleri ele alındı. Programa katılan bilim insanları, teknolojinin insan ve değerlerle birlikte düşünülmesi gerektiğine ve gelişenin yapay zekâ değil insan zekâsı olduğuna dikkat çekti. Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" başlıklı sempozyum düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, "Merhum Doç. Dr. Şakir Kocabaş, yapay zekâdan bilim felsefesine uzanan çalışmalarıyla, teknolojinin yalnızca nasıl üretildiğini değil, hangi amaçla geliştirildiğini de sorgulamış; bilginin ahlâk ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınması gerektiğini bizlere hatırlatmıştır. Bugünkü program, Şakir Kocabaş Hocamızı anmanın ötesinde; öğrencilerimizin onun açtığı ilmî ve fikrî yolu yeniden düşünmesine, bilime daha derin, daha anlamlı bir perspektiften bakmasına vesile olacaktır" dedi. "Robot ve insanların arkadaş olacağı hibrit toplum modeline doğru gidiyoruz" Açılış konuşmasının ardından sempozyumun ilk oturumuna geçildi. "Doç. Dr. Şakir Kocabaş ve Yapay Zekâ" başlıklı oturumda, Sempozyum Koordinatörü ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, "Yapay Zekânın, Dünü, Bugünü ve Geleceği" başlıklı konuşmasını yaptı. Yapay zekânın ilk adımlarının 1900’lü yıllarda bir hayalle başladığını ifade eden Prof. Dr. Öztemel, günümüzde yapay zekânın insan düşüncesine yakın bir hale geldiğini belirtti. Prof. Dr. Öztemel, 2030 yılına kadar toplumla bütünleşecek olan yapay zekânın; günlük yaşamı, endüstriyi, yönetimi ve bilimsel süreçleri etkileyerek topluma derinlemesine yerleşeceğini ifade etti. 2030 yılından sonra insanların robotlarla arkadaş olacağını, dolaysıyla hibrit bir toplum modelinin yerleşeceğini ifade eden Prof. Dr. Öztemel, "Robotlar ile toplumun bütünleştiği bir yaşama doğru yolculuk hızla devam ediyor. Toplumun hiçbir kesimi, yapay zekâdan soyutlanamaz. Ancak şu unutulmasın ki; gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır" diye konuştu. Prof. Dr. Saadettin Ökten: Karar vermek için hakikatin kaynağına bakmalı Düşünür, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Saadettin Ökten ise "Yapay Zekâ Çağında İnsan ve Medeniyet" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Saadettin Ökten, yapay zekâ tartışmalarında "nasıl yapılır" sorusunun yanında "niçin yapılır" sorusunun da sorulması gerektiğini belirterek, bilginin hikmetten koparıldığında yönünü kaybedebileceğini vurguladı. Yapay zekâ olgusunun günümüzde önemli bir fenomen olarak karşımıza çıktığını dile getiren Prof. Dr. Ökten, "Bu durum temelde bir bilgi meselesidir. Bilgi, büyük ölçüde bizim yönetimimizde üretilmekte ve kullanılmaktadır; ancak ortaya çıkan yetkinlik, hızı ve kapsamı bakımından çoğu zaman insanı aşan bir boyuta ulaşmaktadır. İnsan bir noktada karar veremediğinde, bilginin kaynağına bakmak zorundadır. Çünkü bizim hakikat anlayışımızın tamamı "Âlim" isminden beslenmektedir" dedi. Konuşmasında, Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın bilime yaklaşımını hatırlatan Prof. Dr. Saadettin Ökten, onun yapay zekâyı yalnızca teknoloji değil, insanı ve toplumu ilgilendiren bir mesele olarak ele alan öncü bir akademisyen olduğunu ifade etti. "Yaşamı robotlara teslim etmek varoluş anlamını sorgulatır" İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ise "Bilim Felsefesi ve Yapay Zekâ" başlıklı konuşmasını yaptı. Prof. Dr. Şen, "Her şeyden önce yapay zekâdan söz edebilmek için kelimelerin ve kavramların anlamlarının bilinmesi gerekir; çünkü kavramlar anlaşılmadan bilimsel bir düşünce üretilemez. Bugün insana ait görsel, bilimsel, estetik gibi farklı zekâ türlerinin verileri bilgisayarlarda toplanmakta, buna da yapay zekâ denmektedir. Ancak zekâ kavramı yalnızca maddi bir boyutla sınırlı değildir; manevi zekâ da bu bütünün önemli bir parçasıdır. Manevi zekâ söz konusu olduğunda, yapay zekânın insan zekâsını aşması mümkün görünmemektedir. Aksi takdirde, insanın hayatına anlam katan değerler ortadan kalkar ve yaşamın tüm sorumluluğu robotlara teslim edilmiş olur ki bu durumda insan varoluşunun anlamı ciddi biçimde sorgulanır" dedi. Farklı oturumlarla Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın yapay zekâya katkıları ele alındı Sempozyumun ikinci oturumunda, "Tanıdıklarının Dilinden Doç. Dr. Şakir Kocabaş" başlığıyla Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yayla Gül Ceren Karataş konuşmalarını gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ercan Öztemel’in üslendiği "Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın Yapay Zekâ Alanındaki Çalışmaları ve Alana KatkIları" başlıklı panelde; İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç konuşmasını gerçekleştirdi. "Genç Bilim İnsanlarının Gözünden Yapay Zekânın Yönü Paneli"nde ise BTÜ Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kocakulak moderatörlüğü üstlenirken; Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Zahid Yıldız, BTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Demir ve TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nden Dr. Esad Öztemel konuşmacı olarak yer aldı. Program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın konuşmacılara plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

PALU AİLESİ VAKASI BELGESEL OLUYOR Haber

PALU AİLESİ VAKASI BELGESEL OLUYOR

Uluslararası dijital yayın platformu HBO, Türkiye’nin en tartışmalı aile vakalarından biri olan Palu Ailesi dosyasını belgesel formatında izleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor. Yapımdan ilk detaylar platformun sosyal medya hesapları üzerinden duyuruldu. “TÜRKİYE’NİN EN SARSICI DOSYASI YENİDEN AÇILIYOR” HBO tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye'nin en sarsıcı dosyalarından biri, araştırmacı gazetecilik yaklaşımıyla yeniden açılıyor" ifadeleri kullanıldı. Paylaşımlarda, belgeselin karanlık sırlar ve gerçek ifadelerle şekilleneceği vurgulandı. Belgeselin, HBO'nun dijital yayın platformu HBO Max üzerinden yayımlanacağı bildirildi. Yapımda, özel röportajlar, arşiv görüntüleri ve derinlemesine araştırmalar yer alacak. TÜRKİYE’DE GÜNDEM YARATAN DOSYA Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşayan Meryem Tanhal ve kızı Melike, 11 yıl önce kaybolmuş, 2018 yılında aile üyeleri “Müge Anlı ile Tatlı Sert” programına çıkarak yardım istemişti. Yayın sırasında ortaya atılan iddialar üzerine soruşturma yeniden açılmıştı. Ailenin damadı Tuncer Ustael, cesetlerin Tütünçiftlik sahiline gömüldüğünü öne sürmüş, bölgede yapılan aramalarda somut bir bulguya ulaşılamamıştı. Soruşturma kapsamında Havva Palu, Harun Palu, çocukları İsa, Fatih ve Ayşe Palu, damat Tuncer Ustael ve eşi Emine Ustael gözaltına alınmıştı. Harun Palu dışındaki tüm isimler tutuklanmıştı. MAHKEME SÜRECİ KAMUOYUNUN TAKİBİNDEYDİ 2019 yılında başlayan dava sürecinde, sanıkların akıl sağlıklarına dair raporlar talep edilmiş, duruşmalar toplumun ve medyanın yakın takibi altında gerçekleşmişti. ULUSLARARASI BİR PERSPEKTİFLE ELE ALINACAK HBO’nun hazırladığı belgesel, Palu Ailesi dosyasına ilk kez uluslararası bir perspektif kazandıracak. Platformun açıklamasına göre, sadece olayın kriminal boyutu değil, medya, toplum ve adalet sistemi üzerindeki etkileri de kapsamlı biçimde ele alınacak. Belgeselin yayın tarihiyle ilgili net bir açıklama yapılmazken, yapımın yakında HBO Max üzerinden izlenebileceği belirtildi.

BURSA'DA BAĞIMLILIKLA ETKİN MÜCADELE Haber

BURSA'DA BAĞIMLILIKLA ETKİN MÜCADELE

Bursa'yı daha yaşanabilir ve sağlıklı bir kent haline getirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bağımlılıkla mücadeleyi kurum içinde ve Bursa genelinde yürüttüğü eğitim çalışmalarıyla sürdürüyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından ‘Bağımlı Olma Özgür Ol' sloganıyla, toplum sağlığını tehdit eden bağımlılık sorununa karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik eğitim düzenleniyor. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu'nda gruplar halinde tüm belediye personeline verilecek olan eğitimlerde, uzmanlar tarafından ‘Bağımlılık nedir?' sorusuna yanıt verilirken, bağımlılık türleri, tanı ve tedavi yöntemleri ile beraberinde getirdiği sorunlar anlatılıyor. "2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Büyükşehir Belediyesi yöneticileriyle birlikte eğitime katıldı. Eğitim öncesinde konuşan Başkan Mustafa Bozbey, bağımlılıkla mücadelenin hem kurum kültürü hem de kent için büyük önem taşıdığını vurguladı. Bağımlılığın, günümüzde toplum sağlığını tehdit eden en ciddi sorunlardan biri olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Yürütülen çalışmalar sonucunda bugüne kadar 2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı. 2 bin 750 bağımlı yakını ile 13 bin 700 görüşme yapıldı. Toplamda ise 35 bin 100 bireysel görüşme gerçekleştirildi. Ayrıca 1762 kişi de sigara, alkol ve madde bağımlılığı tedavi programına katıldı. Vatandaşlarımızın, sağlıklı hayat yaşanmasına engel olan olumsuzlukları aşmalarında destek olmayı sürdüreceğiz" dedi. Danışanların AMATEM ve ÇEMATEM'e tıbbi tedavileri için 2550 kez ücretsiz ulaşım desteği sağladıklarını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, Gençlik ve Aile Destek Merkezi'nin (GADEM) sahada koruyucu ve önleyici çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı. Çalışmalar neticesinde bugüne kadar 23 bin 650 insana ulaşıldığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bu çalışmaların arkasında yeniden hayata tutunan bireylerin ve ailelerin umut hikayeleri var. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak toplumun her kesimine dokunmaya ve her bir bireye umut olmaya devam edeceğiz. Bağımlılıktan uzak, sağlıklı ve bilinçli bir Bursa hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz. Bağımlılıkla mücadele konusunda çalışanlarımızın ve vatandaşlarımızın bilinç düzeyini artırmaya yönelik eğitim, danışmanlık ve destek hizmetlerini sürdüreceğiz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.