#Toplum

- Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DOĞUM İZNİ SÜRESİNİN 24 HAFTAYA ÇIKARILMASI ÖNERİLDİ Haber

DOĞUM İZNİ SÜRESİNİN 24 HAFTAYA ÇIKARILMASI ÖNERİLDİ

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği doğum izni konusundaki çalışmanın tamamlandığını açıkladı. Mevcut durumda 16 hafta olan doğum izninin 24 haftaya çıkarılması için yasal düzenleme önerildiğini belirten Göktaş, yeni düzenlemenin önümüzdeki haftalarda Meclis gündemine geleceğini duyurdu. “AİLE YILI” KAPSAMINDA ÖNEMLİ ADIM TBMM’de düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Göktaş, 2026’nın “Aile Yılı” ilan edilmesinin ardından, aileyi güçlendirecek çeşitli sosyal politika adımlarının hızla hayata geçirildiğini vurguladı. Bu adımların en önemlilerinden biri olarak doğum izni süresinin uzatılması gösterildi. “Doğum izni çalışmamız tamamlandı. 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasını önerdik. Mevcut olarak doğum izninde olanlar da bu düzenlemeden faydalanacak. Yani sadece yeni doğum yapacak anneler değil, halihazırda doğum izninde bulunan anneler de bu haktan yararlanacak.” BABALIK İZNİ DE İKİ KATINA ÇIKARILACAK Sadece anneler değil, babalar için de bir müjde veren Bakan Göktaş, özel sektörde 5 gün olan babalık izninin 10 güne çıkarılması yönünde bir düzenleme üzerinde de çalıştıklarını ifade etti. “Babalık iznini artırmak da aile bütünlüğünü ve ebeveynlik sürecindeki dengeyi destekleyecek. Aile Yılı’nda özellikle sahadan gelen talepler doğrultusunda, toplumun her kesimini kapsayan sosyal destekleri planlıyoruz.” SOSYAL MEDYA KULLANIM YAŞINA DÜZENLEME GELİYOR Bakan Göktaş, dijital güvenlik ve çocukların korunması kapsamında sosyal medya kullanım yaşına sınırlama getirilmesi konusunda da çalışmalara başlandığını açıkladı. Sosyal medya platformlarına kayıt yaşının 15 yaş ve üzeri olması gerektiği yönünde bir öneri üzerinde durduklarını belirtti. “Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerini dikkate alıyoruz. İlk yasaklama kararı Avustralya'dan geldi. Avrupa ülkeleri de benzer düzenlemeleri gündemlerine aldı. Biz de çocuklarımızı dijital tehditlerden korumak için hazırlığımızı yapıyoruz. Bu konuyu Meclis takvimine göre geliştireceğiz.” “AİLE YAPISINI KORUMAYA KARARLIYIZ” Bakan Göktaş, Türkiye'nin sosyal politikalar konusunda aile yapısını temel alan bir yaklaşımla ilerlediğini ifade ederek, bu çalışmaların daha geniş kapsamlı sosyal dönüşümün parçaları olduğunun altını çizdi: “Türkiye Yüzyılı vizyonunda güçlü aile, güçlü toplum ilkesiyle hareket ediyoruz. Kadının iş gücüne katılımını desteklerken, çocuk gelişimini ve ebeveyn desteğini de önceliyoruz.”

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ Haber

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ

Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" sempozyumunda, yapay zekânın bilim, felsefe ve medeniyet perspektifleri ele alındı. Programa katılan bilim insanları, teknolojinin insan ve değerlerle birlikte düşünülmesi gerektiğine ve gelişenin yapay zekâ değil insan zekâsı olduğuna dikkat çekti. Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" başlıklı sempozyum düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, "Merhum Doç. Dr. Şakir Kocabaş, yapay zekâdan bilim felsefesine uzanan çalışmalarıyla, teknolojinin yalnızca nasıl üretildiğini değil, hangi amaçla geliştirildiğini de sorgulamış; bilginin ahlâk ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınması gerektiğini bizlere hatırlatmıştır. Bugünkü program, Şakir Kocabaş Hocamızı anmanın ötesinde; öğrencilerimizin onun açtığı ilmî ve fikrî yolu yeniden düşünmesine, bilime daha derin, daha anlamlı bir perspektiften bakmasına vesile olacaktır" dedi. "Robot ve insanların arkadaş olacağı hibrit toplum modeline doğru gidiyoruz" Açılış konuşmasının ardından sempozyumun ilk oturumuna geçildi. "Doç. Dr. Şakir Kocabaş ve Yapay Zekâ" başlıklı oturumda, Sempozyum Koordinatörü ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, "Yapay Zekânın, Dünü, Bugünü ve Geleceği" başlıklı konuşmasını yaptı. Yapay zekânın ilk adımlarının 1900’lü yıllarda bir hayalle başladığını ifade eden Prof. Dr. Öztemel, günümüzde yapay zekânın insan düşüncesine yakın bir hale geldiğini belirtti. Prof. Dr. Öztemel, 2030 yılına kadar toplumla bütünleşecek olan yapay zekânın; günlük yaşamı, endüstriyi, yönetimi ve bilimsel süreçleri etkileyerek topluma derinlemesine yerleşeceğini ifade etti. 2030 yılından sonra insanların robotlarla arkadaş olacağını, dolaysıyla hibrit bir toplum modelinin yerleşeceğini ifade eden Prof. Dr. Öztemel, "Robotlar ile toplumun bütünleştiği bir yaşama doğru yolculuk hızla devam ediyor. Toplumun hiçbir kesimi, yapay zekâdan soyutlanamaz. Ancak şu unutulmasın ki; gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır" diye konuştu. Prof. Dr. Saadettin Ökten: Karar vermek için hakikatin kaynağına bakmalı Düşünür, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Saadettin Ökten ise "Yapay Zekâ Çağında İnsan ve Medeniyet" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Saadettin Ökten, yapay zekâ tartışmalarında "nasıl yapılır" sorusunun yanında "niçin yapılır" sorusunun da sorulması gerektiğini belirterek, bilginin hikmetten koparıldığında yönünü kaybedebileceğini vurguladı. Yapay zekâ olgusunun günümüzde önemli bir fenomen olarak karşımıza çıktığını dile getiren Prof. Dr. Ökten, "Bu durum temelde bir bilgi meselesidir. Bilgi, büyük ölçüde bizim yönetimimizde üretilmekte ve kullanılmaktadır; ancak ortaya çıkan yetkinlik, hızı ve kapsamı bakımından çoğu zaman insanı aşan bir boyuta ulaşmaktadır. İnsan bir noktada karar veremediğinde, bilginin kaynağına bakmak zorundadır. Çünkü bizim hakikat anlayışımızın tamamı "Âlim" isminden beslenmektedir" dedi. Konuşmasında, Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın bilime yaklaşımını hatırlatan Prof. Dr. Saadettin Ökten, onun yapay zekâyı yalnızca teknoloji değil, insanı ve toplumu ilgilendiren bir mesele olarak ele alan öncü bir akademisyen olduğunu ifade etti. "Yaşamı robotlara teslim etmek varoluş anlamını sorgulatır" İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ise "Bilim Felsefesi ve Yapay Zekâ" başlıklı konuşmasını yaptı. Prof. Dr. Şen, "Her şeyden önce yapay zekâdan söz edebilmek için kelimelerin ve kavramların anlamlarının bilinmesi gerekir; çünkü kavramlar anlaşılmadan bilimsel bir düşünce üretilemez. Bugün insana ait görsel, bilimsel, estetik gibi farklı zekâ türlerinin verileri bilgisayarlarda toplanmakta, buna da yapay zekâ denmektedir. Ancak zekâ kavramı yalnızca maddi bir boyutla sınırlı değildir; manevi zekâ da bu bütünün önemli bir parçasıdır. Manevi zekâ söz konusu olduğunda, yapay zekânın insan zekâsını aşması mümkün görünmemektedir. Aksi takdirde, insanın hayatına anlam katan değerler ortadan kalkar ve yaşamın tüm sorumluluğu robotlara teslim edilmiş olur ki bu durumda insan varoluşunun anlamı ciddi biçimde sorgulanır" dedi. Farklı oturumlarla Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın yapay zekâya katkıları ele alındı Sempozyumun ikinci oturumunda, "Tanıdıklarının Dilinden Doç. Dr. Şakir Kocabaş" başlığıyla Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yayla Gül Ceren Karataş konuşmalarını gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ercan Öztemel’in üslendiği "Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın Yapay Zekâ Alanındaki Çalışmaları ve Alana KatkIları" başlıklı panelde; İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç konuşmasını gerçekleştirdi. "Genç Bilim İnsanlarının Gözünden Yapay Zekânın Yönü Paneli"nde ise BTÜ Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kocakulak moderatörlüğü üstlenirken; Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Zahid Yıldız, BTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Demir ve TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nden Dr. Esad Öztemel konuşmacı olarak yer aldı. Program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın konuşmacılara plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

PALU AİLESİ VAKASI BELGESEL OLUYOR Haber

PALU AİLESİ VAKASI BELGESEL OLUYOR

Uluslararası dijital yayın platformu HBO, Türkiye’nin en tartışmalı aile vakalarından biri olan Palu Ailesi dosyasını belgesel formatında izleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor. Yapımdan ilk detaylar platformun sosyal medya hesapları üzerinden duyuruldu. “TÜRKİYE’NİN EN SARSICI DOSYASI YENİDEN AÇILIYOR” HBO tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye'nin en sarsıcı dosyalarından biri, araştırmacı gazetecilik yaklaşımıyla yeniden açılıyor" ifadeleri kullanıldı. Paylaşımlarda, belgeselin karanlık sırlar ve gerçek ifadelerle şekilleneceği vurgulandı. Belgeselin, HBO'nun dijital yayın platformu HBO Max üzerinden yayımlanacağı bildirildi. Yapımda, özel röportajlar, arşiv görüntüleri ve derinlemesine araştırmalar yer alacak. TÜRKİYE’DE GÜNDEM YARATAN DOSYA Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşayan Meryem Tanhal ve kızı Melike, 11 yıl önce kaybolmuş, 2018 yılında aile üyeleri “Müge Anlı ile Tatlı Sert” programına çıkarak yardım istemişti. Yayın sırasında ortaya atılan iddialar üzerine soruşturma yeniden açılmıştı. Ailenin damadı Tuncer Ustael, cesetlerin Tütünçiftlik sahiline gömüldüğünü öne sürmüş, bölgede yapılan aramalarda somut bir bulguya ulaşılamamıştı. Soruşturma kapsamında Havva Palu, Harun Palu, çocukları İsa, Fatih ve Ayşe Palu, damat Tuncer Ustael ve eşi Emine Ustael gözaltına alınmıştı. Harun Palu dışındaki tüm isimler tutuklanmıştı. MAHKEME SÜRECİ KAMUOYUNUN TAKİBİNDEYDİ 2019 yılında başlayan dava sürecinde, sanıkların akıl sağlıklarına dair raporlar talep edilmiş, duruşmalar toplumun ve medyanın yakın takibi altında gerçekleşmişti. ULUSLARARASI BİR PERSPEKTİFLE ELE ALINACAK HBO’nun hazırladığı belgesel, Palu Ailesi dosyasına ilk kez uluslararası bir perspektif kazandıracak. Platformun açıklamasına göre, sadece olayın kriminal boyutu değil, medya, toplum ve adalet sistemi üzerindeki etkileri de kapsamlı biçimde ele alınacak. Belgeselin yayın tarihiyle ilgili net bir açıklama yapılmazken, yapımın yakında HBO Max üzerinden izlenebileceği belirtildi.

BURSA'DA BAĞIMLILIKLA ETKİN MÜCADELE Haber

BURSA'DA BAĞIMLILIKLA ETKİN MÜCADELE

Bursa'yı daha yaşanabilir ve sağlıklı bir kent haline getirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bağımlılıkla mücadeleyi kurum içinde ve Bursa genelinde yürüttüğü eğitim çalışmalarıyla sürdürüyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından ‘Bağımlı Olma Özgür Ol' sloganıyla, toplum sağlığını tehdit eden bağımlılık sorununa karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik eğitim düzenleniyor. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu'nda gruplar halinde tüm belediye personeline verilecek olan eğitimlerde, uzmanlar tarafından ‘Bağımlılık nedir?' sorusuna yanıt verilirken, bağımlılık türleri, tanı ve tedavi yöntemleri ile beraberinde getirdiği sorunlar anlatılıyor. "2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Büyükşehir Belediyesi yöneticileriyle birlikte eğitime katıldı. Eğitim öncesinde konuşan Başkan Mustafa Bozbey, bağımlılıkla mücadelenin hem kurum kültürü hem de kent için büyük önem taşıdığını vurguladı. Bağımlılığın, günümüzde toplum sağlığını tehdit eden en ciddi sorunlardan biri olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Yürütülen çalışmalar sonucunda bugüne kadar 2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı. 2 bin 750 bağımlı yakını ile 13 bin 700 görüşme yapıldı. Toplamda ise 35 bin 100 bireysel görüşme gerçekleştirildi. Ayrıca 1762 kişi de sigara, alkol ve madde bağımlılığı tedavi programına katıldı. Vatandaşlarımızın, sağlıklı hayat yaşanmasına engel olan olumsuzlukları aşmalarında destek olmayı sürdüreceğiz" dedi. Danışanların AMATEM ve ÇEMATEM'e tıbbi tedavileri için 2550 kez ücretsiz ulaşım desteği sağladıklarını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, Gençlik ve Aile Destek Merkezi'nin (GADEM) sahada koruyucu ve önleyici çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı. Çalışmalar neticesinde bugüne kadar 23 bin 650 insana ulaşıldığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bu çalışmaların arkasında yeniden hayata tutunan bireylerin ve ailelerin umut hikayeleri var. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak toplumun her kesimine dokunmaya ve her bir bireye umut olmaya devam edeceğiz. Bağımlılıktan uzak, sağlıklı ve bilinçli bir Bursa hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz. Bağımlılıkla mücadele konusunda çalışanlarımızın ve vatandaşlarımızın bilinç düzeyini artırmaya yönelik eğitim, danışmanlık ve destek hizmetlerini sürdüreceğiz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.