Yozgat'ta yaşayan 52 yaşındaki Neriman Aksoy, 20 yıl gül hastalığı ile mücadele etti.
Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 12:31
Haber Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 12:39
Kaynak:
İHA
Yozgat’ta yaşayan 4 çocuk annesi 52 yaşındaki Neriman Aksoy’un hayatı, yaklaşık 20 yıl önce halk arasında “gül hastalığı” olarak bilinen cilt rahatsızlığıyla tanışmasıyla değişti. Başlangıçta dudağının kenarında çıkan küçük bir sivilceyle başlayan süreç, zamanla yüzünde yaygın yaralara ve iltihaplı sivilcelere dönüştü.
Strese bağlı olarak ilerleyen hastalık, yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da Aksoy’u derinden etkiledi. Yüzündeki yaralar nedeniyle insanların bakışlarından rahatsız olmaya başlayan Aksoy, zamanla sosyal hayattan tamamen uzaklaştı.
OĞLUNUN DÜĞÜNÜNE BİLE KATILAMADI
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte evden çıkmakta zorlanan Aksoy, yaşadığı utanç ve özgüven kaybı nedeniyle en mutlu günlerden birini bile yaşayamadı. Oğlu evlenmeye karar verdiğinde, kız isteme merasimine katılamadı. Yüzündeki yaralar nedeniyle oğlunun düğününe de gitmeyen Aksoy, o günleri büyük bir üzüntüyle hatırlıyor.
YAŞADIKLARINI ANLATAN NERİMAN AKSOY, ŞU İFADELERİ KULLANDI:
“Bu hastalık 20 yıldır bende vardı. Çok fazla doktora gittim ama çaresini bulamadım. Önceden böyle bir rahatsızlığım yoktu. Strese bağlı olarak çıktı. İlk olarak dudağımın kenarında bir sivilce oldu, sonra çoğalmaya başladı. Kim ne dediyse yaptım. Yüzüme sarımsak, çamur gibi şeyler sürdüm. Ama daha kötü oldu. İnsan içine çıkamaz oldum. Oğlumun kız istemesine gidemedim. Yaralarımdan dolayı düğününe bile katılamadım.”
YILLARCA ÇARE ARADI, SONUÇ ALAMADI
Aksoy, çevresinden duyduğu birçok yöntemi denediğini ancak bilinçsiz uygulamaların cildini daha da kötüleştirdiğini söyledi. Farklı şehirlerde çok sayıda doktora başvurduğunu belirten Aksoy, uzun yıllar boyunca kalıcı bir çözüm bulamadığını ifade etti.
Son çare olarak Sivas’ta görev yapan Dermatoloji Uzmanı Selma Uçar’a başvuran Aksoy’un hayatı bu noktada değişmeye başladı.
“AĞLAYARAK GELDİM, YÜZÜM GÜLMEYE BAŞLADI”
Tedavi sürecini anlatan Aksoy, ilk gün kliniğe büyük bir umutsuzlukla gittiğini söyledi:
“İlk buraya geldiğimde yüzüm çok kötüydü. Ağlayarak tedavi olmaya geldim. Daha sonrasında ise yüzüm gülmeye başladı. Tedavi aşaması 6 ay sürdü. Hocama ve çalışanlara çok teşekkür ediyorum.”
Birkaç seansın ardından yüzündeki yaralarda belirgin azalma olduğunu fark eden Aksoy, zamanla sosyal hayata yeniden karışmaya başladı. Uzun yıllar sonra özgüvenini yeniden kazandığını belirten Aksoy, artık çekinmeden dışarı çıkabildiğini ve insanlarla rahatça iletişim kurabildiğini söyledi.
Hastanın tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Dermatoloji Uzmanı Selma Uçar, Aksoy’un kliniğe başvurduğu ilk günü unutamadığını belirtti.
“Hastam yaklaşık bir yıl önce Yozgat’tan başvurdu. Hikayesini bize gözleri dolarak anlattı. Yüzündeki yaralar nedeniyle oğlunun düğününe gidemediğini söyledi. Çok üzgündü ve insanların bakışlarından rahatsız olduğunu ifade etti.”
Uçar, gül hastalığının (rozasea) genetik ve kronik bir rahatsızlık olduğunu belirterek, klasik kremler ve ilaçların çoğu zaman yetersiz kaldığını söyledi.
“Bu hastalık yüzde damarları çatlatıp kalıcı hasara neden olabiliyor. Ancak lazer ve mezoterapi uygulamalarıyla belirgin iyileşme sağlanabiliyor. Hastalığı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil çünkü genetik bir rahatsızlık. Ancak kontrol altına alarak hastanın sosyal hayatını geri kazandırabiliyoruz.”
SOSYAL HAYATINA GERİ DÖNDÜ
Tedavi sonrası yaşadığı değişimi “özgüven patlaması” olarak nitelendiren uzmanlar, cilt hastalıklarının bireylerin psikolojisini ve sosyal yaşamını ciddi şekilde etkileyebildiğini vurguladı.
Neriman Aksoy ise artık geçmişte yaşadığı utancı geride bıraktığını belirterek, hayatına yeniden umutla baktığını söyledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
SURATI YÜZÜNDEN 20 YIL EVDEN ÇIKAMADI
Yozgat'ta yaşayan 52 yaşındaki Neriman Aksoy, 20 yıl gül hastalığı ile mücadele etti.
Yozgat’ta yaşayan 4 çocuk annesi 52 yaşındaki Neriman Aksoy’un hayatı, yaklaşık 20 yıl önce halk arasında “gül hastalığı” olarak bilinen cilt rahatsızlığıyla tanışmasıyla değişti. Başlangıçta dudağının kenarında çıkan küçük bir sivilceyle başlayan süreç, zamanla yüzünde yaygın yaralara ve iltihaplı sivilcelere dönüştü.
Strese bağlı olarak ilerleyen hastalık, yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da Aksoy’u derinden etkiledi. Yüzündeki yaralar nedeniyle insanların bakışlarından rahatsız olmaya başlayan Aksoy, zamanla sosyal hayattan tamamen uzaklaştı.
OĞLUNUN DÜĞÜNÜNE BİLE KATILAMADI
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte evden çıkmakta zorlanan Aksoy, yaşadığı utanç ve özgüven kaybı nedeniyle en mutlu günlerden birini bile yaşayamadı. Oğlu evlenmeye karar verdiğinde, kız isteme merasimine katılamadı. Yüzündeki yaralar nedeniyle oğlunun düğününe de gitmeyen Aksoy, o günleri büyük bir üzüntüyle hatırlıyor.
YAŞADIKLARINI ANLATAN NERİMAN AKSOY, ŞU İFADELERİ KULLANDI:
“Bu hastalık 20 yıldır bende vardı. Çok fazla doktora gittim ama çaresini bulamadım. Önceden böyle bir rahatsızlığım yoktu. Strese bağlı olarak çıktı. İlk olarak dudağımın kenarında bir sivilce oldu, sonra çoğalmaya başladı. Kim ne dediyse yaptım. Yüzüme sarımsak, çamur gibi şeyler sürdüm. Ama daha kötü oldu. İnsan içine çıkamaz oldum. Oğlumun kız istemesine gidemedim. Yaralarımdan dolayı düğününe bile katılamadım.”
YILLARCA ÇARE ARADI, SONUÇ ALAMADI
Aksoy, çevresinden duyduğu birçok yöntemi denediğini ancak bilinçsiz uygulamaların cildini daha da kötüleştirdiğini söyledi. Farklı şehirlerde çok sayıda doktora başvurduğunu belirten Aksoy, uzun yıllar boyunca kalıcı bir çözüm bulamadığını ifade etti.
Son çare olarak Sivas’ta görev yapan Dermatoloji Uzmanı Selma Uçar’a başvuran Aksoy’un hayatı bu noktada değişmeye başladı.
“AĞLAYARAK GELDİM, YÜZÜM GÜLMEYE BAŞLADI”
Tedavi sürecini anlatan Aksoy, ilk gün kliniğe büyük bir umutsuzlukla gittiğini söyledi:
“İlk buraya geldiğimde yüzüm çok kötüydü. Ağlayarak tedavi olmaya geldim. Daha sonrasında ise yüzüm gülmeye başladı. Tedavi aşaması 6 ay sürdü. Hocama ve çalışanlara çok teşekkür ediyorum.”
Birkaç seansın ardından yüzündeki yaralarda belirgin azalma olduğunu fark eden Aksoy, zamanla sosyal hayata yeniden karışmaya başladı. Uzun yıllar sonra özgüvenini yeniden kazandığını belirten Aksoy, artık çekinmeden dışarı çıkabildiğini ve insanlarla rahatça iletişim kurabildiğini söyledi.
DERMATOLOJİ UZMANI: “HİKAYESİNİ GÖZLERİ DOLARAK ANLATTI”
Hastanın tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Dermatoloji Uzmanı Selma Uçar, Aksoy’un kliniğe başvurduğu ilk günü unutamadığını belirtti.
“Hastam yaklaşık bir yıl önce Yozgat’tan başvurdu. Hikayesini bize gözleri dolarak anlattı. Yüzündeki yaralar nedeniyle oğlunun düğününe gidemediğini söyledi. Çok üzgündü ve insanların bakışlarından rahatsız olduğunu ifade etti.”
Uçar, gül hastalığının (rozasea) genetik ve kronik bir rahatsızlık olduğunu belirterek, klasik kremler ve ilaçların çoğu zaman yetersiz kaldığını söyledi.
“Bu hastalık yüzde damarları çatlatıp kalıcı hasara neden olabiliyor. Ancak lazer ve mezoterapi uygulamalarıyla belirgin iyileşme sağlanabiliyor. Hastalığı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil çünkü genetik bir rahatsızlık. Ancak kontrol altına alarak hastanın sosyal hayatını geri kazandırabiliyoruz.”
SOSYAL HAYATINA GERİ DÖNDÜ
Tedavi sonrası yaşadığı değişimi “özgüven patlaması” olarak nitelendiren uzmanlar, cilt hastalıklarının bireylerin psikolojisini ve sosyal yaşamını ciddi şekilde etkileyebildiğini vurguladı.
Neriman Aksoy ise artık geçmişte yaşadığı utancı geride bıraktığını belirterek, hayatına yeniden umutla baktığını söyledi.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler