Yargıtay hizmet süresinin belirlenmesinde sadece SGK kayıtlarının değil, tanık beyanları ve diğer delillerin de esas alınması gerektiğine hükmetti.
Haber Giriş Tarihi: 02.09.2026 15:41
Haber Güncellenme Tarihi: 02.09.2026 15:48
Kaynak:
İHA
Eksik prim veya hizmet günü nedeniyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinden yararlanamayanlar açısından dikkat çekici bir Yargıtay kararı çıktı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hizmet süresinin belirlenmesinde yalnızca SGK kayıtlarının esas alınamayacağını, gerekli durumlarda tanık anlatımlarının ve diğer delillerin de değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Karar, çalışma süresinin SGK kayıtlarında eksik görünmesi nedeniyle emeklilik hakkını kıl payı kaybeden çalışanlar açısından önem taşıyor.
23 YILLIK ÇALIŞMA İDDİASI
Uyuşmazlık, 1994 yılında bir üretim tesisinde çalışmaya başlayan M.D.’nin sigorta kayıtlarında eksiklik bulunduğunu fark etmesiyle ortaya çıktı. M.D., 2017 yılında sağlık kuruluşuna başvurduğu sırada sigortasının düzenli yatırılmadığını öğrendi.
İşten ayrılmasının ardından mahkemeye başvuran çalışan; ücret, kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra fazla çalışma ve kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin ödenmesini talep etti. İlk derece mahkemesi, tanık beyanlarını da dikkate alarak çalışanın aynı işyerinde 1995-2017 döneminde 23 yıl 2 ay boyunca kesintisiz çalıştığı sonucuna vardı.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ SGK KAYITLARINI ESAS ALDI
İşverenin karara itiraz etmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. Mahkeme, hizmet süresinin ispatının çalışana ait olduğunu belirterek SGK kayıtlarını esas aldı.
Davacının tanıklarının yakın akrabaları olması ve çalışma döneminin tamamında kendisiyle birlikte çalışmamaları nedeniyle tanık anlatımlarının yeterli olmadığı değerlendirmesinde bulunuldu. Böylece çalışanın SGK kayıtlarında görünen toplam 13 yıl 2 ay 25 günlük hizmet süresi üzerinden hesaplama yapılmasına karar verildi.
YARGITAY’DAN TANIK BEYANI VURGUSU
Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise akrabalık ilişkisinin tek başına tanık anlatımının geçersiz sayılması için yeterli olmayacağına dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının 1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine karar verdi. Sonraki dönemler için ise SGK kayıtlarının dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Yargıtay bu gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozarak dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle hükmetti.
HİZMET SÜRESİ SADECE SGK KAYITLARIYLA BELİRLENMEYECEK
Kararda, çalışanın gerçek hizmet süresinin tespitinde farklı delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Buna göre SGK kayıtlarının yanı sıra işveren ve işyeri belgeleri, işe giriş-çıkış kayıtları, kurum içi yazışmalar, aynı işyerinde çalışanların ifadeleri, komşu işyerlerinde görev yapan kişilerin tanıklıkları ve dosyadaki diğer kanıtlar da hizmet süresinin belirlenmesinde dikkate alınabilecek.
Kararın, hizmet günleri SGK kayıtlarında eksik görünen ve bu nedenle emeklilik şartlarını karşılayamadığını düşünen çalışanlar açısından emsal niteliğinde değerlendirmelere konu olması bekleniyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
EYT’Yİ KAÇIRANLARA YARGITAY’DAN UMUT VEREN KARAR
Yargıtay hizmet süresinin belirlenmesinde sadece SGK kayıtlarının değil, tanık beyanları ve diğer delillerin de esas alınması gerektiğine hükmetti.
Eksik prim veya hizmet günü nedeniyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinden yararlanamayanlar açısından dikkat çekici bir Yargıtay kararı çıktı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hizmet süresinin belirlenmesinde yalnızca SGK kayıtlarının esas alınamayacağını, gerekli durumlarda tanık anlatımlarının ve diğer delillerin de değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Karar, çalışma süresinin SGK kayıtlarında eksik görünmesi nedeniyle emeklilik hakkını kıl payı kaybeden çalışanlar açısından önem taşıyor.
23 YILLIK ÇALIŞMA İDDİASI
Uyuşmazlık, 1994 yılında bir üretim tesisinde çalışmaya başlayan M.D.’nin sigorta kayıtlarında eksiklik bulunduğunu fark etmesiyle ortaya çıktı. M.D., 2017 yılında sağlık kuruluşuna başvurduğu sırada sigortasının düzenli yatırılmadığını öğrendi.
İşten ayrılmasının ardından mahkemeye başvuran çalışan; ücret, kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra fazla çalışma ve kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin ödenmesini talep etti. İlk derece mahkemesi, tanık beyanlarını da dikkate alarak çalışanın aynı işyerinde 1995-2017 döneminde 23 yıl 2 ay boyunca kesintisiz çalıştığı sonucuna vardı.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ SGK KAYITLARINI ESAS ALDI
İşverenin karara itiraz etmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. Mahkeme, hizmet süresinin ispatının çalışana ait olduğunu belirterek SGK kayıtlarını esas aldı.
Davacının tanıklarının yakın akrabaları olması ve çalışma döneminin tamamında kendisiyle birlikte çalışmamaları nedeniyle tanık anlatımlarının yeterli olmadığı değerlendirmesinde bulunuldu. Böylece çalışanın SGK kayıtlarında görünen toplam 13 yıl 2 ay 25 günlük hizmet süresi üzerinden hesaplama yapılmasına karar verildi.
YARGITAY’DAN TANIK BEYANI VURGUSU
Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise akrabalık ilişkisinin tek başına tanık anlatımının geçersiz sayılması için yeterli olmayacağına dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının 1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine karar verdi. Sonraki dönemler için ise SGK kayıtlarının dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Yargıtay bu gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozarak dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle hükmetti.
HİZMET SÜRESİ SADECE SGK KAYITLARIYLA BELİRLENMEYECEK
Kararda, çalışanın gerçek hizmet süresinin tespitinde farklı delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Buna göre SGK kayıtlarının yanı sıra işveren ve işyeri belgeleri, işe giriş-çıkış kayıtları, kurum içi yazışmalar, aynı işyerinde çalışanların ifadeleri, komşu işyerlerinde görev yapan kişilerin tanıklıkları ve dosyadaki diğer kanıtlar da hizmet süresinin belirlenmesinde dikkate alınabilecek.
Kararın, hizmet günleri SGK kayıtlarında eksik görünen ve bu nedenle emeklilik şartlarını karşılayamadığını düşünen çalışanlar açısından emsal niteliğinde değerlendirmelere konu olması bekleniyor.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler