GAZETECİ METİN GÖKTEPE’NİN KATLEDİLİŞİNİN 30. YILI

Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe’nin gözaltında öldürülmesinin üzerinden tam 30 yıl geçti.

Haber Giriş Tarihi: 08.01.2026 11:20
Haber Güncellenme Tarihi: 08.01.2026 11:42
Kaynak: Haber Merkezi- Editör: Sezin Türkyılmaz
GAZETECİ METİN GÖKTEPE’NİN KATLEDİLİŞİNİN 30. YILI

Türkiye basın tarihinde kara bir leke olarak yer eden olay, hala hafızalardaki tazeliğini korurken, Göktepe’nin gazetecilik mirası da her yıl artarak yaşatılıyor. Evrensel muhabiri Metin Göktepe, bu yılda polis tarafından öldürülüşünün 30. yılında, Esenler’deki Kemer Mezarlığı’ndaki mezarı başında anılacak. Program 8 Ocak Perşembe günü saat 11.00’de başlayacak.

Göktepe, 8 Ocak 1996’da Ümraniye Cezaevi’nde hayatını kaybeden iki tutuklunun cenaze törenini izlemek için İstanbul Eyüp’te görev başındaydı. Ancak polis, cenaze törenine yönelik sert güvenlik önlemleri almış, gazetecilerin töreni takip etmesini engellemişti. “Mutlaka ben izlemeliyim” diyerek haber takibine giden Göktepe, yüzlerce kişiyle birlikte gözaltına alındı. Götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda polisler tarafından saatlerce dövüldü. Henüz 28 yaşındayken, işkenceyle hayatını kaybetti.

ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR, GECİKEN ADALET

Göktepe’nin ölümünden sonra resmi makamlar önce onun gözaltına alınmadığını öne sürdü. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar bu yönde açıklamalar yaptı. Ancak kısa süre sonra Eyüp Savcılığı, Göktepe’nin gözaltına alındığını kabul etti, ancak “çay bahçesinde fenalaşarak düştüğünü” iddia etti. İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise, Göktepe’nin spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü savundu. Bu ifadeler, 12 Eylül dönemi gözaltı ölümlerindeki “düşerek öldü” açıklamalarını hatırlattı.

Buna karşın, Göktepe ile birlikte gözaltına alınıp serbest bırakılan tanıklar, onun saatlerce coplarla dövüldüğünü ifade etti. Kamuoyu tepkisi büyüdü. Ailenin adalet arayışı, gazetecilerin ve sivil toplumun mücadelesiyle birleşti. Dönemin insan haklarından sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından hazırlanan resmi raporda, “Metin Göktepe gözaltında polis tarafından öldürülmüştür” ifadesi yer aldı.

Beş polis yargılandı ve çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak 2000 yılında yürürlüğe giren infaz yasası nedeniyle cezaları tamamlanmadan tahliye edildiler.

HEDEF GÖKTEPE MİYDİ?

Metin Göktepe’nin çalışma arkadaşları, onun özellikle hedef alındığını savunuyor. Ölümünden günler önce, Evrensel Gazetesi’nde kaleme aldığı haberlerde, Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen mahkumlar hakkında polis şefi Orhan Taşanlar’a dikkat çekmişti. 5 Ocak 1996 tarihli haberinin başlığı “Taşanlar hedef gösterdi, asker öldürdü” idi. Tutuklu yakınlarının adliyeye yaptığı suç duyurusu ve polis müdahalesi, ertesi gün yine Göktepe’nin çektiği fotoğraflarla gazetede yer aldı.

ANISI YAŞATILIYOR

Metin Göktepe’nin öldürülüşü, 1990’lı yılların faili meçhullerle dolu karanlık atmosferinde basın özgürlüğüne vurulmuş acı bir darbe olarak hafızalara kazındı. Ancak Göktepe’nin gazetecilik anlayışı, etik duruşu ve halkın haber alma hakkına duyduğu saygı, bugün hâlâ meslektaşları için bir rehber olmaya devam ediyor.

1998 yılından bu yana her 10 Nisan’da – Göktepe’nin doğum gününde – onun adıyla anılan “Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri” düzenleniyor. Bu ödüller, basın özgürlüğünü ve kamu yararını önceleyen haberlere veriliyor.

BİR ANNENİN BİTMEYEN MÜCADELESİ

Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, oğlunun ölümünün ardından Türkiye’nin simge adalet figürlerinden biri haline geldi. Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki eylemlerine yıllarca katıldı. “Metin’in katillerinden hesap sormadan durmayacağım” diyerek yürüttüğü hukuk mücadelesiyle hafızalara kazındı. Yalnızca oğlu için değil, gözaltında kaybedilen ve öldürülen tüm insanlar için adalet talebini haykırdı.

30 YIL SONRA AYNI SORU: BASIN ÖZGÜR MÜ?

Aradan 30 yıl geçmesine rağmen Metin Göktepe’nin anısı, Türkiye’de basın özgürlüğü mücadelesinin sembollerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Gazetecilere yönelik baskıların sürdüğü dönemlerde, Göktepe’nin hikâyesi, gerçeklerin peşinden gitmenin bedelini ve onurunu bir kez daha hatırlatıyor.

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN PAYLAŞIMLAR;

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ;

Gazeteci Metin Göktepe’nin görevini yapmaya çalışırken polislerce öldürülmesinin üzerinden tam 30 yıl geçti. Öldürülmek istenen Göktepe olduğu kadar gazetecilik anlayışı ve gazetecilik mesleğiydi.

Gazetecilere yönelik saldırılar bugün de devam etmekte cezasızlık rejimi ne yazık ki aynı güçle sürmektedir. Gazetecilik; güvencesizlik, sansür ve oto sansür, işsiz bırakılmalar, soruşturmalar ile bugün yine nefes alamaz hale getirilmek istenmektedir.

Tüm bu olumsuzluklara karşı mesleğimizi aydınlatan unutulmayacak isimlerden birisi de kuşkusuz Metin Göktepe'dir. Katledilişinin 30. yılında Gazeteci Göktepe'yi saygı ve özlemle anıyoruz.
ÇGD Genel Merkezi

Kaynak: Haber Merkezi- Editör: Sezin Türkyılmaz

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.